<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. İlknur Tavasav Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Hâlâ</title>
<description>Tan vaktinde yıkadı yağmurlar şehrimin sokaklarını.Şimşekler çaktı,bir yerlere düştümü, yıldırım bilinmez.Bildiğim,senin yıldırımlardan önce yüreğime düştüğün.Bir çok şeyin anlamını yitirdiği ,yaşamın kıyısında med /cezir e teslim zamanlarıydı.Gönlümün  ,gitmelere biçare kaldığı ,ümidin bittiği ,kayıp zamanlardı bahsettiğim.Mitolojik zamanlar değildi.Bir şovalye beklentim yoktu.Kuş kanadına sığacak bir özgürlüktü belki de tek dileğim.  Ve bir gün yasemin ağacının gölgesinde sana denk geldim.Nergislerin açma vaktiydi.Bu yüzdendir ki nergisler bana seni anımsatır her kokusunu içime çektiğimde.neydi ?seni bana getiren ,ya da beni sana doğru çeken bilinmez!  Ha  şu var ki,İki bilinmeyenli bir denklem de değil  bu.Trikotajla bir alakası da yok ,kader deyip de geçmeyeceğim.Nasip belki de. Sen sevilmek istedin belki de umarsızca.Yeniden keşfedilmek istedin.Muradına da  erdin kanımca!Zira benim içimde bir sevda denizi vardı ve tüm limanlar senindi.Benim ise tek derdim  farkına varılmaktı,önemsenmekti,belki de sadece ‘’nasılsın’’diye sorulmasını ,farkındalığımın farkına varılmasıydı.  Ben,hiçbir zaman normal olanlardan olmadım.Hep sıra dışıydım.Her şeyi uçlarda yaşamayı istedim.Başarılı olmalıydım,elimi attığım hiçbir şey avucumdan kaçmamalıydı.Sevdim mi biraz arabesk çe bir deyim lakin Allah’ına kadar sevmeli,ölümüne diyecek kadar da iddialıydım.Belki de bu yüzden hiçbir zaman bu duygularımdan vaz geçmedim.Belki de bu yüzden hayata ,yaşamaya direndim.Hani derler ya işte,ham dım,piştim. </description>
<link>https://www.antoloji.com/hala-120-siiri/</link>
<guid>3182459</guid>
<pubDate>2020-10-29T14:45:00+03:00</pubDate>
<author>İlknur Tavasav</author>
</item>
 <item>
<title>Sonuç</title>
<description>Bir zamanlar üşenmezdim hiç!alırdım elime kalemi hiç durmadan yazardım.Seni yazardım misal.Bahtsız bir bedevi oluşumu yazardım :) bazen günlük durum raporu veren bir haber spikeri misali olan biteni yazardım.Ama en çok ,bıkıp usanmadan sana olan sevdamı yangınımı yazardım.  Ne değişti diyeceksin.Aslında çok bir şey değişmedi.Ben yine aynı benim.Bir yanım halen hoyrat dört nala koşan bir kısrak misali hareketli.Saçlarıma bolca aklar düştü ve artık boyuyorum düzenli ,ama atamızda kalsın daha genç gösteriyor diye tercihim orkide moru  hoş beğeniyorum da boyadığım da aynadaki beni.Halen deli gibi koşturuyorum ,oturmuyorum bir o yana bir bu yana oldum olası işimde mükemmelliyetçiyim  ve sanki bana kalacak dünyanın tapusu da durup dinlenmek kelimesinden bi haberim.  Bu gün düşündüm bir an ve geçmişin süzgecinden geçirirken anıları ve aklıma şeytanın çarmıhına gerildiğim ilk an geldi usuma.İrkildim bir an nasılda elim ayağım dolanmıştı nasılda paniklemiştim /ben,seni seviyorum deyişini.Ne kadar yabancı olduğum bir kelimeydi.Ne kadar kapatmıştım kendimi bu denli kör karanlık kuyulara.Ne kadar yabancıydı bu duygular bana ve dahası ne kadar ağır gelmişti ve baş edememiştim bu duyguyla. Sonra zehrin bulaştı kanıma dönem dönem çok kızdım ,ama sakinleşince, dizelerinde huzur buldum.Kimi zaman için için ağladım ,kimi zaman sıcacık bir aşkım kelimesinde kavrulup göğe savruldum.Sende biliyorsun !bir gözü kör hastalıklı bir aşk hikayesi bizimkisi bir dönemi hastanelerde geçen.Ama sanıyorum bu şekilde olması kılıyor aşkın en hakikisi.Sevmek zor zanaat azizim sen bunu herkeslerden iyi bilirsin ,benden önce kaç kadına vurulmuştur bilirim o körpe masum yüreğin.Ama tevazuya yer yok bu konumda, hiç kimse de benim kadar vefalı ve aşık olmamıştır bunu da içten içe bilirsin.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/sonuc-67-siiri/</link>
<guid>2480212</guid>
<pubDate>2018-04-29T14:58:00+03:00</pubDate>
<author>İlknur Tavasav</author>
</item>
 <item>
<title>Dört mevsim.sevgiliye mektuplar</title>
<description>Kış dayandı kapıya... Ve, bilirsin ben kışı hiç sevmem.Tek güzel tarafı senin ikinci mevsimin olması güzel gözlüm. Ben; bir yazı severim.1.mevsimindir senin.Günebakanlar açılır.Güneşe dönerler yüzünü.Bir güneşe dönersin,bir bana.Ben bir arı misali gizlenirim taç yapraklarının arasına özüne inerim.Karışırım her bir zerrene.İnerim oradan ruhunun derinliklerine.Bir sen olurum bir ben...Sonrada biz olur bütünleşiriz.  Ben; bir de sadece ikinci kez özünü görmek için tüm nefretime ragmen kışı severim.Sevmek te bu değilmidir ki zaten! her şeye rağmen bir parçada olsa yaklaşabilmek...Ve sana yaklaşırken rüzgara ve soğuk havaya inat,kokun gelmeye başlar...Mevsimindir zira! ! ! Ekruı ve turuncunun harmanıyla nergis kokuları saçılır dört bir yana...İçime çekerim uzun uzun...Mest olur kendimden geçerim...  </description>
<link>https://www.antoloji.com/dort-mevsim-sevgiliye-mektuplar-siiri/</link>
<guid>2187546</guid>
<pubDate>2015-11-07T21:02:00+03:00</pubDate>
<author>İlknur Tavasav</author>
</item>
 <item>
<title>Sevgili sevgilim</title>
<description>Düşlerimde büyüttüğüm, Hayallerimde yaşattıgımdın. Saklandıgım sıgınagımdım. Dualar ettiğim, feryat figan,zifiri karanlıklarda,sabahı bulunmaz,gecenin koynunda yüreğimi koydugum sunaktın.Sen,bendin.Ben ise bütün ruhumla senindim.  Seni düşledim,düşlerken her aldığım nefeste bana can verendin.Sen,candelenimdin...sevgili sevgilim.Şimdi biliyorum ki sen benim dünyaya geliş sebeblerimdendin.Uzaktan da olsa seni bilmek,seni okumak,sesini duymaktı.Elini tutmak hayali,azraille karşılaşmak gibi olurdu diye düşünürdüm.Korkardım senden.Bilinmezden korkan,ürkek bir çocuk misali.Hayaldin benim için.SEN BİR GÜNEBAKANDIN...Zira, </description>
<link>https://www.antoloji.com/sevgili-sevgilim-11-siiri/</link>
<guid>2129367</guid>
<pubDate>2015-05-21T21:54:00+03:00</pubDate>
<author>İlknur Tavasav</author>
</item>
 <item>
<title>İki yarım bir tam</title>
<description>Ben,sıradan biriyim.Süper güçlerim yok benim. Sana,büyük şeyler vaad edemem. Güneşe meydan okuyamam mesela /ama aşkımla yakıp yıkarım tüm hücrelerini.  Öyle bir severim ki seni tutkulu /tutkulu. </description>
<link>https://www.antoloji.com/iki-yarim-bir-tam-2-siiri/</link>
<guid>2086336</guid>
<pubDate>2015-01-20T22:39:00+03:00</pubDate>
<author>İlknur Tavasav</author>
</item>
 <item>
<title>Başıboş mısralar 5</title>
<description>Aşka yürüyen aşk merdivenim'sin sen benim Onun gibi arsızca uzatıyorsun dallarını her bir yana. İstila ediyorsun /keşfe çıkıyorsun yüreğimin en uçlarına. Kanın en kırmızısına yelken açıyorsun. Kök saldıkça salıyorsun. Sardıkça sarıyorsun,sarmalıyor'sun. </description>
<link>https://www.antoloji.com/basibos-misralar-5-siiri/</link>
<guid>2075966</guid>
<pubDate>2014-12-21T17:13:00+03:00</pubDate>
<author>İlknur Tavasav</author>
</item>
 <item>
<title>Başıboş mısralar 6</title>
<description>Uzun zamandır dokunmadım mısralara. Ne kalemi sarmalamak istedi ellerim. Ne yüreğim,kelimelere sokulmaya çalıştı. Bir yalnızlık türküsü tutuşturdum dilime, sözlerini bile yarım yamalak bildiğim. söyledikçe söylediğim. </description>
<link>https://www.antoloji.com/basibos-misralar-6-siiri/</link>
<guid>2075967</guid>
<pubDate>2014-12-21T17:13:00+03:00</pubDate>
<author>İlknur Tavasav</author>
</item>
 <item>
<title>Başıboş mısralar 4</title>
<description>Durduramıyorum,içimden kopup gelen bu taşkın seli. Ben bile bilmezdim; kendimin,bir canlıyı bu kadar sevebileceğini,yüceltebileceğini. Evvelim/ahirim diyemem.Ama bir şeylerim olduğun kesin. Ama koyamadım adını daha. Söz. Bulduğumda,ezanla fısıldayacağım ismini kulağına. </description>
<link>https://www.antoloji.com/basibos-misralar-4-siiri/</link>
<guid>2075965</guid>
<pubDate>2014-12-21T17:12:00+03:00</pubDate>
<author>İlknur Tavasav</author>
</item>
 <item>
<title>Başıboş mısralar 3</title>
<description>Ne olmasını bekliyordun ki!  Hadi canım olmuyor.Vazgeçtim dememi mi! Ben daha ölmedim. Kim bilir belki ölümden sonrası'nada götüreceğim seni. </description>
<link>https://www.antoloji.com/basibos-misralar-3-siiri/</link>
<guid>2075964</guid>
<pubDate>2014-12-21T17:11:00+03:00</pubDate>
<author>İlknur Tavasav</author>
</item>
 <item>
<title>Başıboş mısralar 2</title>
<description>Ben/seni senden uzakta,kalabalıklar içinde,tek başıma yalnızlığın zehrini yudum yudum içerek sevmeyi öğrendim. Tıpkı bir çocuğun,düşe/kalka yürümeyi öğrenmesi gibi. </description>
<link>https://www.antoloji.com/basibos-misralar-2-siiri/</link>
<guid>2075963</guid>
<pubDate>2014-12-21T17:10:00+03:00</pubDate>
<author>İlknur Tavasav</author>
</item>
 <item>
<title>Başıboş mısralar 1</title>
<description>Sen günebakansın dedim. Ama sen de güne baktıransın dedi. sustum... </description>
<link>https://www.antoloji.com/basibos-misralar-1-siiri/</link>
<guid>2075962</guid>
<pubDate>2014-12-21T17:09:00+03:00</pubDate>
<author>İlknur Tavasav</author>
</item>
 <item>
<title>Bana İstanbul ol</title>
<description>Bana İstanbul ol.Yedi tepesin'de senden izler bulayım.Her bulduğum izde sana biraz daha sokulayım.Adın şiirim olsun.Sakla beni. Yüreğinin kuytularına gömmelisin beni, en gizli köşesine.Ama bana İstanbul ol.Esmelisin püfür püfür lodos gibi,imbat gibi.Yosun kokmalı nefesin,sevdiğim.  Ya'da bana İstanbul'u bağışla.Ruhum her kanadığında merhem diye seni yaralarıma basayım.İstanbul bizi sarsın,sen beni.Öyle sarıp sarmala ki beni, en yabani sarmaşıklar bizi kıskansın.Kız kulesinde gözlerinin dipsiz kuyularına düşeyim.Eminönü'nde en salaş balıkçı da senin ellerinden balık ekmek yemeliyim.Sultan Ahmet de seninle secdeye durmalıyım,sen önde ben ardında.Tüm aşk hayatımda peşinden geldiğim gibi.Unuttun mu? ben senin gölgenim.  Bana İstanbul ol sevgilim. Yada bana İstanbul'u bağışla. </description>
<link>https://www.antoloji.com/bana-istanbul-ol-siiri/</link>
<guid>2016009</guid>
<pubDate>2014-06-26T21:43:00+03:00</pubDate>
<author>İlknur Tavasav</author>
</item>
 <item>
<title>Benim sevgili öğretmenim</title>
<description>Sana yazıyorum. Seni yazıyorum. Bizi yazıyorum. Bitmeyecek olan sevdamızı,ey sevgili. Sevdiğim,bana alfabe gibi aşkı öğretenim/say ki öğretmenim. Seni yazıyorum.Bana verdiklerini/öğrettiklerini/beni ben yapan öğeleri.Hayatıma kattığın gizli özneleri.Beni canlandıran dolaylı tümleçleri,sevdamızda ki virgülleri yazıyorum bu mektubuma. </description>
<link>https://www.antoloji.com/benim-sevgili-ogretmenim-siiri/</link>
<guid>2014962</guid>
<pubDate>2014-06-23T23:25:00+03:00</pubDate>
<author>İlknur Tavasav</author>
</item>
 <item>
<title>Yalnızlık senfonisi</title>
<description>Ağır aksak, bir gözü kör,aşka müebbet giymiş bir sevda bizimkisi.Çoğu zaman tecrit edilmiş,susmaya mahkum.Bir yürekte sıkışıp kalmışız.Ne ben kendimi atıp çıkabiliyorum aydınlığa,ne de sen tutabiliyorsun semayı avuçlarında.Bir yalnızlık senfonisi bu.  Sıkışıp kaldık,tıpkı, koca şehir İstanbul gibi kalabalıklar arasında. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yalnizlik-senfonisi-32-siiri/</link>
<guid>2014036</guid>
<pubDate>2014-06-21T01:21:00+03:00</pubDate>
<author>İlknur Tavasav</author>
</item>
 <item>
<title>Yüreği,kendinden büyük sevgilim</title>
<description>Bu gün yollardaydım.İstanbul'un sokaklarını dolaştık tüm öğleden sonra.Kalabalıktık aslında.Ama kalabalık içerisinde ben yalnızdım,yapayalnız hemde.Zihnimden sen canlandın birden.Sen,yani benim yüreği kendinden büyük sevgilim.Yine kendi kendime gülümsedim,içimi bir sıcaklık kapladı birden.Hava mı sıcaktı yoksa senin varlığın mıydı? yüreğimi sahra çölüne döndüren bilinmez.Sesinin tınısı geldi aklıma,konuşurken ki kendinden eminliğin,hatta biraz  ukalaca,kendini beğenmişliğin :)   Gülümseyişin,seni seviyorum İlk nur'um deyişin,aldı işte yine beni, benden sevdiğim.  Sanki, beraber değilmişiz,yada içimde sanki umman denizler kadar büyük karşılıklı bir sevdam yokmuş.Sanki uzaklardaki bir sevgiliye duyulan karşılıksız  bir özlem misali yazıyorum cevapsız bir aşk mektubu gibi. Bıkmadan usanmadan.   Bilirsin,adını yüreğime kanla yazdım ben senin.Senin olmadığın bir gün ölümümdür dedimSen bana çorak to.raklarda cennetin krallığını bahşettin.Sen,masallarda ki gibi büyülü bir aşkı bahşettin.Günebakan çiçeği diye boşunamı seslendim.Sen,yıllar sonra ömrümün hazanında bana bahar   oldun,be,seni sevdim...Bana yeniden bak.Sevdiğim,ben seninle  yeşillendim. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yuregi-kendinden-buyuk-sevgilim-siiri/</link>
<guid>1881047</guid>
<pubDate>2013-06-24T22:10:00+03:00</pubDate>
<author>İlknur Tavasav</author>
</item>
 <item>
<title>Yediveren gülleri</title>
<description>Kaç kez almak istedim kalemimi elime ve kaç kez bıraktım bilmiyorum.Tek bildiğim kırgındım.Kırılmışlığım sanamıydı? hayır. Can damarımı kesip, kopup gelen keskin parçalar  bana saplanırken, sitemimse aşkaydı.Ben sana nasıl sitem edebilirim ki gün yüzlüm.İnsan var olma nedenine nasıl küsebilir,sitem edip,kahredebilir ki.Ben,senin tarafından şahsıma bahşedilen,yüreğimin coğrafyasına ilmek ilmek,binbir emekle,sabırla işlenen aşkını sevdim.Sende şekillendim,boy verdim,bir prizma gibi renkten renge girdim.Gök kuşağına seninle eriştim ve şimdi itiraf ediyorum ki ben en çok seni sevmeyi 'sevdim'.  Varlığın, başı başına  var olmama sebebti.Yediveren gülleri gibiydi senin sevdan.Bir tarafın solarken bir tarafın goncaya dururdu.Bir umutsuzluk bulutu kaplasa semayı,bir yanda güneş olup doğardın ve ben her daim güne bakardım sense güne baktırandın.Ben karanlık geceyi yırtmaya çalışırken sen şafağımı aydınlatandın.  Ben hayatla ilk kez seninle dalga geçtim,gülüp geçtim her şeye.Ciddiye aldığım şeylerdi beni yaralayan ve seninle kabuk bağladı dağladığım yürek yaram.İlk kez seninle şenlendi mısralarım,umutla doldu düşünü kuramadığım yarınlarım.Ve ilk kez seninle adım attım aşkın gizemli yollarına ve yelken açtı yüreğim, adı aşk olana 'adamların adamına'sevdalıma. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yediveren-gulleri-2-siiri/</link>
<guid>1844498</guid>
<pubDate>2013-03-19T21:13:00+03:00</pubDate>
<author>İlknur Tavasav</author>
</item>
 <item>
<title>Son nur</title>
<description>Seni sevmek bir ibadet oldu benim için.Günde beş vakit secdeye varıyorum Rabbimin huzurunda seni bana bahşettiği için. Adın dilimde bir dua.Ve zikir tesbihimde adını çekiyorum gece bitipte dönerken sabaha. İlk ezanda senin varlığınla güneşi karşılıyorum.Hoş geldin günüm,gül yüzlüm,evimi ışıtan nur yüzlüm. Varlığın okadar yakıştı ki yüreğimin sol köşesine.Sol köşesi diyorum çünkü bilirsin benim sol uzuvlarımdır iş gören.Sağım bir savaş mağduru.Sağım sana hayran,solum aşkına vurgun.Beynim sana hastalıklı denebilecek bir saplantıyla tutkulu.Kalbimde adın yazılı.Bağrımda aşkının sancağı.Dilimde sen,gözümde sen.Ve yıldızlar gibi ışıl ışılsın gecemi gündüze çeviren. Zarifliğin,inceliğin,nezaketin,beni büyük bir özlemle sevişin.Geç gelenim deyişin.Aşkım,canım sevgilim diyerek beni mutlu edişin.Ben seni iyi ki sevmişim. Birtanem,can tanem,sevda kilimimdeki mine çiçeğim.Yıllar sonra bana umut verenim.Aşkı sevenim daha da önemlisi aşkı sevdirenim.Sana bir gün değil ömrüm boyunca aşkımın  mısralarından oluşan  yollar döşerim. </description>
<link>https://www.antoloji.com/son-nur-siiri/</link>
<guid>1797139</guid>
<pubDate>2012-12-02T22:08:00+03:00</pubDate>
<author>İlknur Tavasav</author>
</item>
 <item>
<title>Ruh eşim.sevgiliye mektuplar</title>
<description>Seni taşımak istedim mısralarıma. ıSonra dedim ki bir mektup yazmalıyım ve öyle şeyler yazmalıyım ki sanki yanmda,yanıbaşımda değilde aramızda sanki kilometrelerce uzanan yollar,dağlar,tepeler varmışcasına gibi uzaklardaki sevgiliye yazılan bir mektup gibi olmalı dedim.Ağdalanmalı her kelime,her harften buram buram özlem düşmeli,seni ne kadar sevdiğimi,bir anlık yokluğunun bile yüreğimi ateşlere düşürdüğünü bilmeni,hissetmeni istedim.  Hayat garip oyunlar oynuyor insana.Bazen en ufak bir şeylere kırılabiliyoruz.Klişe bir laf gibi görünsede kişisel problemlerimiz olabiliyor ve bu bizlerin ruh halini değiştirebiliyor.Hele ki benim gibi her şeye kuşkuyla bakan paranoyaksan sıkca yaşanan bir durum olabiliyor.Sen her ne kadar beğenmesen de bu huyumu  beni ben yapan en önemli özelliğimdi ve bu saplantılı kişiliğim seni bana getirdi.  Sen başıma en gelen en güzel şeylerden biriydin bu hayat denilen senaryoda.Yorgun yüreğim seninle hazandan çıkıp yeşil bir bahara boyandı.Sevmek,özveri gerektirir.Sabırla beslenir.Yürekte bir tohumdan filizlenip yeşerir.Sen se bir sarmaşık misali sardın ruh umu,şenlendirdin gönül evimi.Bilirsin beni bazen uçuk kaçık bir kadınım bazen se kasvetli hüzünlerimi bu neşenin arkasına saklarım.Hayatıma her insanı dahil etmem.Kimse bilmez gerçek beni oysa bir ben var benden içeri.Oysa sen istila ettin tüm şehirlerimi,yıktın tüm geçilmez dediğim bentleri. Günebakan çiçeğim oldun açtın tüm ihtişamınla.Alev alev yaktı, sardı sarmaladı sevda ateşin beni.Sen üzülme,ben varım ve hep var olacağım ömrüm yettikce dedin.Ve ölümüne dedik and içtik son nefesimize dek sürecek. </description>
<link>https://www.antoloji.com/ruh-esim-sevgiliye-mektuplar-siiri/</link>
<guid>1796687</guid>
<pubDate>2012-12-01T22:52:00+03:00</pubDate>
<author>İlknur Tavasav</author>
</item>
 <item>
<title>Hasretle</title>
<description>Seni düşünüyorum bir yanım eksik,bir yarım kırık.Esrik bir tümcede kalmış misali boğazıma düğümlenirken kelimeler,fırtınaya tutulmuş batmakta olan hani esatirde adı geçen eski kalyonlar misali sürükleniyorum adeta kayalıklara doğru.  Pusulamı kaybettim.Dümenim başıboş,ay görünmüyor göğümün üzerinde,ya yıldızlar,yıldızlarım nerede? Denizlerimde fırtına var sanki.Bir boşluk var içimde dolduramadığım, adını koyamadığım,koklayamadığım yada sarıp sarmalamaya kıyamadığım hatta belkide koruyup kollayamadığım.En sonunda buldum .Anladım/çokca da katlandım nihayet çark etti benliğim/ can özüm/gün yüzlüm/yunus gözlüm </description>
<link>https://www.antoloji.com/hasretle-2-siiri/</link>
<guid>1782334</guid>
<pubDate>2012-10-26T01:48:00+03:00</pubDate>
<author>İlknur Tavasav</author>
</item>
 <item>
<title>Kız kulesinde kar</title>
<description>Canım sıkkın. Moralim bozuk,yaktım en fiyakalısından bir sigara ve İstanbul un karlı sokaklarına doğru üfürdüm dumanını. İçimden şimdi dedim tam da Salacak ta olacaktım kız kulesinden bir ışık huzmesi yayılacaktı hırçın denize doğru. Seyre dalacaktım yedi tepeli şehri.Dilim de sözlerini yarım yamalak bildiğim  bir Sezen şarkısı mırıldanıp sonrada sigaramdan bir nefes çekip sövmek isterdim yitip giden kaybolmuş gençliğime,bu çarpık düzenin gelmişine,geleceğine.  Yitip gidenleri düşündüm,avare gibi yürürken.Hayatımdan yıldız misali kayanları ve her şeye inat varlığımla onurlanıp beni hayatına katanları.Unutulanları anımsadım yada beni unutanları.Kısa metrajlı bir film misali geçti gözümün önünden.Ben her göz kırptığımda karlar yağdı,ayaz vurdu,don düştü yüreğime.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/kiz-kulesinde-kar-siiri/</link>
<guid>1672635</guid>
<pubDate>2012-01-30T21:05:00+03:00</pubDate>
<author>İlknur Tavasav</author>
</item>
 </channel>
</rss>
