<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. İlknur Er 2 Şiirleri
</description>
 <item>
<title> İm'ge</title>
<description>Biz seninle, farklı şehirlerde esen rüzgarlar gibiyiz sevgilim. Kök salmış ağaçlar gibiyiz. Biz, en deli dalgalara kaya olabilecek kadar cesur, en karmaşık labirentlerde çıkışa varacak kadar güce sahibiz. İşte bunun için, hiçbir zincir kilit vuramaz gözlerime değemesin diye gözlerine. Hiçbir yasak, kanım olmanı, damarlarımda dolaşmanı engelleyemez artık.  Birçok kez kırdım ucunu kelimelerin ve birçok kez dokundum sana, rüyalarımda. Yollar var kenarlarına tek tek hasreti ektiğim. Yıllar var takvimlerin yapraklarını vakti gelmeden yırtıp attığım. Ve tüm bunların önünde, öyle bir sen var ki içimde, adının tek harfi için bile dağları yürütmeye hazır olduğum. Öyle bir sen var ki bende bedenime sinen, derimi kazısam da çıkaramadığım üzerimden! Şimdi, tüm doğa kanunlarına inat, yanında olabiliyorsam ben, gökyüzüne her gece adını yazdırıyorsam yıldızlara, güvercinlerimi zamansız yolluyorsam göçe, bunun adı aşk değil de nedir sevdiğim? Ah aşk! Notasız bir şarkı düşün, öylesine sessiz ama aynı zamanda öylesine vurucu. İşte bunun içindir seni içimde biriktirişlerim. Her gece yarınlar dikiyorum artık dünlere. Döndüğünde hazır olacak bugünler büyütüyorum bize. Panjurlarını lila yapıyorum mesela evimizin ve hiçbir yere yazmıyorum bizi. Biri gelip masalımıza sonu gelmeden nokta koyamasın diye. Biz seninle, çok perdeli bir oyunda başrolleri paylaşan iki küçük çocuk gibiyiz sevgilim. Aramıza girmeleri halinde bütün dünyayı yakacak kadar gözlerini ateş bürümüş, iki küçük çocuk. Ve ben, sana dokunabileceksem eğer sonunda, mevsimlerin yönünü değiştirebilirim, doğan her çocuğa cinsiyet ayrımı yapmaksızın senin adını verebilirim, gökyüzünün yıldızlarını senin için toplayabilir, kıyamate dahi şahit olabilirim. </description>
<link>https://www.antoloji.com/im-ge-siiri/</link>
<guid>1272234</guid>
<pubDate>2009-10-19T17:16:00+03:00</pubDate>
<author>İlknur Er 2</author>
</item>
 <item>
<title> Araf</title>
<description>Her gece bize ait bir bebek doğuruyorum günahlarımızın bedeli olarak. Boğazımı yırtarcasına sesleniyorum sana her gece. Daha kaç kez senmişsin gibi sarılıp bir hayale Yüzünü senden almış bebekler doğurup, sabaha çıkmadan öldüreceğim onları söylesene?  Ah bir yalan, ardından başka bir yalanı sürükler her seferinde. </description>
<link>https://www.antoloji.com/araf-26-siiri/</link>
<guid>1272233</guid>
<pubDate>2009-10-19T17:15:00+03:00</pubDate>
<author>İlknur Er 2</author>
</item>
 <item>
<title>S/ben</title>
<description>S/Ben  Biraz olsun susmalı şehir Sesimi duymalı, O.  Bu gece son kez b/aktım sana sevgilim. </description>
<link>https://www.antoloji.com/s-ben-siiri/</link>
<guid>1244056</guid>
<pubDate>2009-08-26T15:29:00+03:00</pubDate>
<author>İlknur Er 2</author>
</item>
 <item>
<title>Şehr-i soyut</title>
<description>Bir kez solusan nefesimi Nefesim olsan hani.  Sen; hiç tanımadığım bir şehirdin Ve iklimin coğrafyama aykırıydı Gözlerimle sulamıştım kurak topraklarını. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sehr-i-soyut-siiri/</link>
<guid>1226088</guid>
<pubDate>2009-07-26T16:44:00+03:00</pubDate>
<author>İlknur Er 2</author>
</item>
 <item>
<title>Zeytin çekirdeği</title>
<description>Bu gece yalan söyle bana!  Kulağıma fısılda adını.  Bir sancıdan ibaret yaşamak. Gecenin s'ağır bir saatinde, şuursuzca gelip Ruhumu dikenli tellerle bedenimden ayırman gibi. </description>
<link>https://www.antoloji.com/zeytin-cekirdegi-2-siiri/</link>
<guid>1218043</guid>
<pubDate>2009-07-12T10:57:00+03:00</pubDate>
<author>İlknur Er 2</author>
</item>
 <item>
<title>Sadece...</title>
<description>Başı olmayan bir başlangıcın, Kesilmiş bir damarıyım kanınla hayat bulan!    Biliyordum, </description>
<link>https://www.antoloji.com/sadece-98-siiri/</link>
<guid>1218034</guid>
<pubDate>2009-07-12T10:32:00+03:00</pubDate>
<author>İlknur Er 2</author>
</item>
 <item>
<title>Damarlarına göm şevkati</title>
<description>Ah birkaç damla, Birkaç damla, susuşuna muhtaç bir çığlığa gebe adın. Ellerinde kirlettin bir türlü doğuramadığın bedenimi. Ben, hiç bu kadar kirlenmemiştim ellerinde. Ölümüme sebepsin işte. Etinle, kemiğinle, kasıklarınla, adınla… </description>
<link>https://www.antoloji.com/damarlarina-gom-sevkati-siiri/</link>
<guid>1218033</guid>
<pubDate>2009-07-12T10:29:00+03:00</pubDate>
<author>İlknur Er 2</author>
</item>
 <item>
<title>Faili ben</title>
<description>Ben, hiçbir zaman bir elmayı tek seferde soymayı beceremedim. Gitmene yataklık eden yolların damarlarını kesemediğim gibi!  Genetik bir hastalık gibi sardı kış yeryüzünü Oysa ne ellerin vardı ellerimi ısıtabilecek Ne de ceplerim. </description>
<link>https://www.antoloji.com/faili-ben-siiri/</link>
<guid>1218031</guid>
<pubDate>2009-07-12T10:18:00+03:00</pubDate>
<author>İlknur Er 2</author>
</item>
 <item>
<title>Bit'sen</title>
<description>Adını her anışımda,  beynimde ne denli travmalar yarattığının farkında mısın?   Dudaklarım kanıyor, Avuçlarım her zamankinden daha derin çukurlara ev sahibi bu gece. </description>
<link>https://www.antoloji.com/bit-sen-siiri/</link>
<guid>1218030</guid>
<pubDate>2009-07-12T10:16:00+03:00</pubDate>
<author>İlknur Er 2</author>
</item>
 <item>
<title>G'üz</title>
<description>Kimse söylememişti bana, Yüzün, dökülen yapraklarından ibaretti güzün.  Bir bahar sabahı, Narkoz karışmış kanımla kaynadım sana. Gelmeliydin </description>
<link>https://www.antoloji.com/g-uz-siiri/</link>
<guid>1218027</guid>
<pubDate>2009-07-12T10:15:00+03:00</pubDate>
<author>İlknur Er 2</author>
</item>
 <item>
<title>İ...f...</title>
<description>Hangi suçun hükmünü giymiştik biz?  Hiçbir masal bize ait olamamıştı. Biz, hiçbir masalı mutlu sonla bitirememiştik. Peki ya bizim sonumuz... Bizim sonumuzu güvercinlere mi attılar yem diye? Neden hep yok saydılar camdan yaptığımız kalelerimizi? </description>
<link>https://www.antoloji.com/i-f-siiri/</link>
<guid>1204089</guid>
<pubDate>2009-06-21T21:17:00+03:00</pubDate>
<author>İlknur Er 2</author>
</item>
 <item>
<title>M'asal</title>
<description>Ben, avuçlarımı bir bıçakla keser gibi sevdim seni. Ne/densizce… Çünkü seni sevmek, Göç mevsimi gelmiş bir güvercinin yuvasından ayrılamaması gibiydi. Seni sevmek, Dalgaların yıkacağını bile bile tekrar yapmaktan usanmadığım kaleler gibiydi. </description>
<link>https://www.antoloji.com/m-asal-siiri/</link>
<guid>1204084</guid>
<pubDate>2009-06-21T21:10:00+03:00</pubDate>
<author>İlknur Er 2</author>
</item>
 <item>
<title>Mansiyon</title>
<description>Sana git demenin çok yolu vardı Zoru seçip ‘gitme’ dedim Ama sen yine gittin.  Ah hiçbir ateş pişiremiyor bu gece hamurumu Hiçbir rüzgar yetmiyor alevimi yükseltmeye. </description>
<link>https://www.antoloji.com/mansiyon-siiri/</link>
<guid>1204085</guid>
<pubDate>2009-06-21T21:10:00+03:00</pubDate>
<author>İlknur Er 2</author>
</item>
 <item>
<title>Acı</title>
<description>Ne zaman ki terk ettin bu şehri, Havzasız bir göle döndü gözlerim!  Bu gece ne morfinlemeye gider elim düşlerimi Ne de adını yazmaya yeter gücüm. Gel bu gece, </description>
<link>https://www.antoloji.com/aci-267-siiri/</link>
<guid>1204082</guid>
<pubDate>2009-06-21T21:08:00+03:00</pubDate>
<author>İlknur Er 2</author>
</item>
 <item>
<title>Dün</title>
<description>Fiziksel yollarla bağlanmıştık seninle Şimdi kimyasallarla bile ayıramazlar bizi.  Ellerin değdi ellerime Ve gözlerim intihar etti!  </description>
<link>https://www.antoloji.com/dun-71-siiri/</link>
<guid>1204081</guid>
<pubDate>2009-06-21T21:07:00+03:00</pubDate>
<author>İlknur Er 2</author>
</item>
 <item>
<title>Dönence</title>
<description>Gözlerin yağmur bu gece Gidip dönmediğin günlerin meziyetleriyle dolusun Bana hiç öyle masummuşsun gibi bakma. Terliklerimin içine doldurduğun hayal kırıklarım Kaç kez kanattı ayaklarımı, Kaç kez her ay doğuşunda dudaklarından astım umutlarımı, </description>
<link>https://www.antoloji.com/donence-27-siiri/</link>
<guid>1204079</guid>
<pubDate>2009-06-21T21:04:00+03:00</pubDate>
<author>İlknur Er 2</author>
</item>
 <item>
<title>Soyut</title>
<description>Ellerinden tut bu gece rüyalarımın, Yollarını bulamayacak kadar sarhoşlar!  Bu gece kaç şişe devirdim bilmiyorum. Seni sevmek anayasaya aykırıydı benim ülkemde. Tuhaf bir şeydik biz. </description>
<link>https://www.antoloji.com/soyut-9-siiri/</link>
<guid>1204078</guid>
<pubDate>2009-06-21T21:03:00+03:00</pubDate>
<author>İlknur Er 2</author>
</item>
 <item>
<title>Tsunami</title>
<description>Derimin üzerinde kabuk tutmuş bir yarayı deşer gibi Deldim gökyüzünün masum yüzünü. Umurumda bile değildi Güneşin mor gözleriyle doğurduğum her bebeği acımadan katledeceği. Çünkü, derin avuçlarım yoktu benim ki Karaya vuran zamanı hayata döndürebileyim. </description>
<link>https://www.antoloji.com/tsunami-17-siiri/</link>
<guid>1191584</guid>
<pubDate>2009-06-06T18:25:00+03:00</pubDate>
<author>İlknur Er 2</author>
</item>
 <item>
<title>Döküntü</title>
<description>Köklerime sızıyor eriyen göz’bebeklerin Köklerimde sızıp kalıyor yine bir intihar sonrası. Olmamış bir şeyi olmuş gibi gösterme çabası değil bu Bedeninden arda kalan kırıntıların Hala senmişsin gibi davranmalarından Doğuyor tüm bu zihni kırık tavırlar. </description>
<link>https://www.antoloji.com/dokuntu-2-siiri/</link>
<guid>1191581</guid>
<pubDate>2009-06-06T18:24:00+03:00</pubDate>
<author>İlknur Er 2</author>
</item>
 </channel>
</rss>
