<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. İbrahim &#214;zmen Şiirleri
</description>
 <item>
<title>İhtiyar</title>
<description>Tenhalığa terfi etmiş kocamış sahne, gelip geçen bir kaçı  olmasa iyice ıssızlığa düşecek ömrün son dem-i.  Tümceden de olsa gölgeler var şimdi dilimde, bir gölge oyunu alanı burası, soğuk repliklerimde </description>
<link>https://www.antoloji.com/ihtiyar-100-siiri/</link>
<guid>3036583</guid>
<pubDate>2019-09-13T16:51:00+03:00</pubDate>
<author>İbrahim Özmen</author>
</item>
 <item>
<title>Meyhane Masası 8 - "kim" Cinayete Kurban Gitti-</title>
<description>DİKKAT…DİKKAT….  Edebiyatımızın ve dilbilgimizin büyük öğesi gizli özne bugün tümleç dolaylarından karşılıksız aşk yaşarken, sözde bir özne tarafından belirtisiz bir nesne ile  öldürülmüş ve gencecik ömrü fiillerinden kopartılmıştır.   Cenazesi uygun bir zaman zarfında, sahipsiz  asri yazarlıklara gömülecek olup, </description>
<link>https://www.antoloji.com/meyhane-masasi-8-kim-cinayete-kurban-gitti-siiri/</link>
<guid>2901874</guid>
<pubDate>2018-10-18T17:22:00+03:00</pubDate>
<author>İbrahim Özmen</author>
</item>
 <item>
<title>Meyhane masası 7</title>
<description>  uyku tutmuyor be çocuk bak o da tutunamıyor bana, tutunamadık birbirimize ve unutamadık birbirimizi. bak çocuk, </description>
<link>https://www.antoloji.com/meyhane-masasi-7-siiri/</link>
<guid>2901873</guid>
<pubDate>2018-10-18T17:12:00+03:00</pubDate>
<author>İbrahim Özmen</author>
</item>
 <item>
<title>Meyhane masası 6</title>
<description>   Hiç beklenmedik yerde çıka gelen nöbetler, Birde zorunlu hizmetler, Rızaya hilaf yahut kabil, ilişkilerin düşüp kalktığı, </description>
<link>https://www.antoloji.com/meyhane-masasi-6-siiri/</link>
<guid>2898730</guid>
<pubDate>2018-10-11T14:42:00+03:00</pubDate>
<author>İbrahim Özmen</author>
</item>
 <item>
<title>Meyhane masası 5</title>
<description>Eveeeettt!!!!  Tanrının duvar yazılamalarına malzeme olmuş pörsümüş ömrüm…. Ömrüm de , ömrümü kaleme alanda hep bilin(e)meyeceksiniz maalesef.  Karşılaşırsak şayet bir gün bir yerde, sizi tanıyamadığıma üzülürüm, </description>
<link>https://www.antoloji.com/meyhane-masasi-5-siiri/</link>
<guid>2898729</guid>
<pubDate>2018-10-11T14:41:00+03:00</pubDate>
<author>İbrahim Özmen</author>
</item>
 <item>
<title>Meyhane masası 4</title>
<description>Neyin yazgısı bu söylenenler. Yahut ta birazdan söylenecekler…  Sanki madam , seslerin manasındaki har sönük,  seslere biçilmiş kaftanın her yanı sökük… Seslerimizin çıplaklığı dahi kurtarmıyor düştüğümüz yavanlıktan hatta çirkinlikten. .. Çok değer verdiğim seslere sırt döndüm gayri….. şimdi tüm seslerden ari bir masanın eksenine yine kelimeler saklamak istiyorum.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/meyhane-masasi-4-siiri/</link>
<guid>2898726</guid>
<pubDate>2018-10-11T14:38:00+03:00</pubDate>
<author>İbrahim Özmen</author>
</item>
 <item>
<title>Meyhane masası 3</title>
<description>Yalnız olanı sevmiyor bu cemiyet be madam… Yahut yalnızlığı sevmiyor yalnız kalmayı hep özleyenler…. Yalnız kalamadıklarından mıdır bu yalnız kalanlara karşı bu antipatik giydirmeler….  Yalnızlık sevilmez mi madam, Misal Yağmur, Tabiat ananın alın terisin sen, ve taneciklerin bana değerken ki sesinin yankısı ben en çok yalnızken duyabiliyorum. </description>
<link>https://www.antoloji.com/meyhane-masasi-3-siiri/</link>
<guid>2898725</guid>
<pubDate>2018-10-11T14:37:00+03:00</pubDate>
<author>İbrahim Özmen</author>
</item>
 <item>
<title>Meyhane masası 2</title>
<description>Mekanlar kül beşerle dolu herhal, İzmariti bilirsin işte, hani izmaritten çekilen ruhlardan arta kalan küle dönüşmüş sanki buradaki herkes, Yanıyor ömürleri, Anlamak zor bu bağımlılık yaratan yanık ilişkileri,   </description>
<link>https://www.antoloji.com/meyhane-masasi-2-siiri/</link>
<guid>2898724</guid>
<pubDate>2018-10-11T14:35:00+03:00</pubDate>
<author>İbrahim Özmen</author>
</item>
 <item>
<title>Meyhane masası 1</title>
<description>Bence madam, rakı beyazlığıyla değil, saflığıyla güzel, susuz yaşayabilen tek canlı türüdür  bende. kendi kendine çoğalabilen muhabbet hücresi sanki zalım..  ama ya bu mekanlar, hani şu ışıklı mekanlar </description>
<link>https://www.antoloji.com/meyhane-masasi-1-siiri/</link>
<guid>2898723</guid>
<pubDate>2018-10-11T14:34:00+03:00</pubDate>
<author>İbrahim Özmen</author>
</item>
 <item>
<title>Ü-ş-ü-mek</title>
<description>Üşümek Ne yazdımsa dönüp bir önceki yaşanmışlığa baktım. Üşümek yazdım misal ve geçmişin o sahte yanılsamalarına döndüm. Dönüp baktıklarım ve yansıyanlardan gördüklerim; Sahteydi. Sonra bu cümle yanlış mı oldu diye sordum, geçmiş olan gerçek; dönüp bakmak mıydı sahte olan. Sahte olan, benim bir limanmış gibi bakma eylemim belki de. </description>
<link>https://www.antoloji.com/u-s-u-mek-siiri/</link>
<guid>2427269</guid>
<pubDate>2018-01-05T11:17:00+03:00</pubDate>
<author>İbrahim Özmen</author>
</item>
 <item>
<title>Yağlı urgan ağır geliyor bedenime.</title>
<description>yağlı urgan ağır geliyor bedenime. kırık dökük anlar bir ayağı aksak sandalye,,, bakışlarımın arasında asılı kalmış ecel... şah damarıma tünemiş azraile yazıklar olsun... almış ganimetini şahlanmış gidiyorr..... ah zaman ah vakit ah melek yüzlü cellat... </description>
<link>https://www.antoloji.com/yagli-urgan-agir-geliyor-bedenime-siiri/</link>
<guid>2269734</guid>
<pubDate>2016-08-05T16:17:00+03:00</pubDate>
<author>İbrahim Özmen</author>
</item>
 <item>
<title>Benimle başlayacak ismin ve benle de bitecek cismin.</title>
<description>yosun içinde her bir kelime, neçe zaman olmuşta girmemişim alfabeye...  kaygılı bir titreme içinde dokunsam harflere, kayganlığından düşüyorum öyle derinlere. düştükçe nasır tutuyor tümcelerim. ve tedavisi yok diyor dilin bilgesi...  </description>
<link>https://www.antoloji.com/benimle-baslayacak-ismin-ve-benle-de-bitecek-cismin-siiri/</link>
<guid>2269733</guid>
<pubDate>2016-08-05T16:09:00+03:00</pubDate>
<author>İbrahim Özmen</author>
</item>
 <item>
<title>HERKES BiR YARANIN KENDİSİ YAHUT İZİDİR…</title>
<description>Tanrı hangi ara düşer dara, açar dünya bağrına bir yara…  Tanrı ne zaman bir derman arar, dünyanın bağrını yarar… her insan bir yaradır dünyaya atılmış  Kendime iliştirdiğim betimlemeler, bu aralar nedense daha çok tanrıya yük bindirdiğim anlamlardan alıyor menşesini. Mesela elinde hep bir falçata ile gezen bir tanrıyı düşünün. </description>
<link>https://www.antoloji.com/herkes-bir-yaranin-kendisi-yahut-izidir-siiri/</link>
<guid>2269732</guid>
<pubDate>2016-08-05T16:04:00+03:00</pubDate>
<author>İbrahim Özmen</author>
</item>
 <item>
<title>LAL u TOPRAK</title>
<description>his dilinin lal, dilin hissettiklerinin isyan diyarı. Bir göz, yuvasının çeperi kadar görebilir. Çeperi dışındaki her alan kör noktadır herkes için. Sırtını dönmekle kör olmak arasında ne fark var ARKADAŞ, . Geçmişin muhasebesinde, dönüp bakamıyorsak ardımıza, kör karanlık kalmışızdır bugünün arenasında… </description>
<link>https://www.antoloji.com/lal-u-toprak-siiri/</link>
<guid>2269731</guid>
<pubDate>2016-08-05T15:59:00+03:00</pubDate>
<author>İbrahim Özmen</author>
</item>
 <item>
<title>Ömrüm</title>
<description>ömür;  ne geçebiliyon benden, nede geçebiliyom senden, ne kalabiliyon bende ne de gidebiliyon bende,  </description>
<link>https://www.antoloji.com/omrum-253-siiri/</link>
<guid>2269730</guid>
<pubDate>2016-08-05T15:55:00+03:00</pubDate>
<author>İbrahim Özmen</author>
</item>
 <item>
<title>Saki-i Kadim</title>
<description>KİMİM  Keder	 gelmiş katran gölgesiyle çökmüş ruhuma, Hiçbir ışık sızmıyor, dağıtamıyor kör gamı, Ne olacağı belirsiz bir kıskaçta,  biçare bir bekleyişim, Çıkmaz denilmiş sokakların lambasıyım, </description>
<link>https://www.antoloji.com/saki-i-kadim-siiri/</link>
<guid>2206483</guid>
<pubDate>2015-12-31T10:45:00+03:00</pubDate>
<author>İbrahim Özmen</author>
</item>
 <item>
<title>Kayıp Hafızlar</title>
<description>KAYIP HAFIZ Kelamların şoförü olmaktır gayretimiz Lakin, Kalem nerede, hangi şerite akıtacak meramını, Sağ şeritte aklın, sol şeritte duygunun mahallesinde mi  seyir alır ömür yolculuğu. Bana bir şey söyle madam,  ya heyecanın yahut durgunluğun  rotasında akayım artık. </description>
<link>https://www.antoloji.com/kayip-hafizlar-siiri/</link>
<guid>2155997</guid>
<pubDate>2015-07-20T11:58:00+03:00</pubDate>
<author>İbrahim Özmen</author>
</item>
 <item>
<title>Kendinden kaçmasını başkasından kaçış diye yormamalı  başkaları.</title>
<description>İhtilaf zamanı geldimi mi çözebilmeli insan kendini  kendinden. Kaçabilmeli kendinden, KENDİNDEN KAÇMASINI BAŞKASINDAN KAÇIŞ DİYE YORMAMALI  BAŞKALARI.  kendinin başrol olduğu filmini yakabilmeli, </description>
<link>https://www.antoloji.com/kendinden-kacmasini-baskasindan-kacis-diye-yormamali-baskalari-siiri/</link>
<guid>2148178</guid>
<pubDate>2015-07-04T03:55:00+03:00</pubDate>
<author>İbrahim Özmen</author>
</item>
 <item>
<title>Köroğlanın Düğümü</title>
<description>Kör düğüm olmuş harfler. aç açabiliyorsan körlüğü. çöz çöze biliyorsan düğümü. Bir zamanların tay ruhlu sesleri, olmuş şimdi bir alfabenin esiri, Bolu beyinin kibri korkusu sarmalamış herkesi, ve kimse kulak kesilmiyor, duymuyor, artık bu düğümlenmiş sesleri,  </description>
<link>https://www.antoloji.com/koroglanin-dugumu-siiri/</link>
<guid>2099421</guid>
<pubDate>2015-02-24T23:40:00+03:00</pubDate>
<author>İbrahim Özmen</author>
</item>
 <item>
<title>Serseri dörtlükler</title>
<description>ne yapmalı ne etmeli de,  hayatı kündeye getirmeli, şarabın  kavgasını vermeyeceksek, bu hayatı terk-i- diyar etmeli  nerden çıktı bu yazılanlar, </description>
<link>https://www.antoloji.com/serseri-dortlukler-siiri/</link>
<guid>2096934</guid>
<pubDate>2015-02-17T21:53:00+03:00</pubDate>
<author>İbrahim Özmen</author>
</item>
 </channel>
</rss>
