<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. İbrahim Erol Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Anam'a....</title>
<description>Mademki bir perçem candım, ve hoyratça emdim memeni Sınırsız gecelerde esirgemedin şefkatini uykusuz Niye doğurdun be anam şefkatini  Mademki üşüyecektin üşütmemek pahasına karanlık gecelerde Bayram gecesi gün doğumuna değin kete pişirecektin yorgun gözlerle </description>
<link>https://www.antoloji.com/anam-a-12-siiri/</link>
<guid>1606468</guid>
<pubDate>2011-09-01T12:44:00+03:00</pubDate>
<author>İbrahim Erol</author>
</item>
 <item>
<title>Onlara Gitsin...</title>
<description>Şahin döndü serçeye  Kuşlar ihanet etti  Bülbül ötmez güllere  </description>
<link>https://www.antoloji.com/onlara-gitsin-siiri/</link>
<guid>1595200</guid>
<pubDate>2011-08-07T12:59:00+03:00</pubDate>
<author>İbrahim Erol</author>
</item>
 <item>
<title>İhanet</title>
<description>Ben memleket semalarında kartaldım, Minicik ellerin avuçlarımda, Hürriyet kadar güzel ve erişilmezdin, Ama sen ihaneti seçtin.  Bu gece yavrum, bu gece, </description>
<link>https://www.antoloji.com/ihanet-353-siiri/</link>
<guid>1586881</guid>
<pubDate>2011-07-19T19:44:00+03:00</pubDate>
<author>İbrahim Erol</author>
</item>
 <item>
<title>Cop...</title>
<description>Mevsim kıştı
Yüreğim kar
Aklımda bebesini harpte değil
Darpta yitiren kızım var

Sen onun gibi
Yüksek tahsil sıralarından geçmemiş polisi koyarsan karşısına
Elbette erişeceksin o hazin sona
Sonra dönüp de şaşıracaksın
Başına çarparak önüne düşen çift sarılı yumurtalara
Ben de sana şaşıracağım tabi
Nasıl olur da anlamazlar bu doğanın en temel yasasını diye

Bil ki
Her etki doğurur kendi tepkisini
Zıddıyla beraber yaşar her şey
Sen unuttun belli ki
Hani coplamıştın Yıldız’da ya
Unutamamışlar tadını çocuklar
İşte o copun rövanşıydı yumurta

Şimdi sen o yumurtadan lekelenen ceketini götür bir kuru temizlemeciye
Ve masum bir demokratik tepki olarak çek sineye o kadar
Adın Egemen’di senin değilmi? 
Belli belli egemensin sen
Ne ironiktir ki soyadın da Bağış
O vakit ne duruyorsun mirim bağışla
Hepsi hepsi o kadar…
Copa karşı soft eylemdir
Yumurta

İbrahim Erol
gazete54.com </description>
<link>https://www.antoloji.com/cop-18-siiri/</link>
<guid>1581778</guid>
<pubDate>2011-07-06T16:45:00+03:00</pubDate>
<author>İbrahim Erol</author>
</item>
 <item>
<title>Sen Taksim</title>
<description>Hani sen, 1 Mayıs bayramı için taksimdeyken

Ve elinde kızıl bayrak

Senin için, komünist bayramına gitti

Toplu deşarj seansında dediler

Biliyor musun



Hani sen günlerin bugün getirdiği baskı,zulüm ve kandır derken

Elinde pankart

Hava güzel, içini boşaltıyor dediler, teröristler sahnede

Ve başsavcı kapatma kararı ‘benim dudaklarımın arasında değil ‘dedi

Anayasa değişiklik çalışmaları sürdü

Müdür payladı memuru,makam aracı usulca girdi piknik alanına

Sen Taksim’deyken



Kendi havasındaydı herkes

Parklar cıvıl cıvıldı,ilk uyanışlarda delikanlılar

Kedi, yeni doğan yavrularını taşıdı kilere

Sen Taksim’deyken



Zehir zemberek sözcükler dizildi monitöre

Yağlı, kara bir gafil kustu kinini

Yılların birikmiş öfkesiyle haykırırken sen

Kendi havasındaydı herkes



Salyangoz bıraktı izini,martı havada kaptı vapurdan atılan ekmeği

Sen Taksim’deyken



Dünya uzay boşluğunda yuvarlandı yine

Ve sırtlana boğdurdular aslanı

Kara,kıllı örümcek ördü ağını

Ben yanmasam, sen yanmasan, biz yanmasak,nasıl çıkar karanlıklar aydınlığaaaaaa

Diyorken sen

Karanlık sürdü

Kriptosu çözülemedi halkın

Sen Taksim’deyken



İbrahim Erol  </description>
<link>https://www.antoloji.com/sen-taksim-deyken-siiri/</link>
<guid>1581777</guid>
<pubDate>2011-07-06T16:44:00+03:00</pubDate>
<author>İbrahim Erol</author>
</item>
 <item>
<title>Gelen Gidecek...</title>
<description>Karanlığında memleketimin
Aydınlıklar gizlidir.
Tüketme umudunu.
Karartma sol memenin altındaki
Kırmızı cevahiri.
Sol memenin altındaki kırmızııııı….

Tam da budur varoluş
Zıtlar birlikte yaşar.
Gelmek içinde taşır gitmeyi.
Doğanın diyalektiği bu,
Gelen gitmiştir hep,
Gelen gideceeeeeek…

Şimdi fare kovalayan kediyi
İzleyen çocuk
Kediyi bertaraf edeceeeeek…

İbrahim Erol
 </description>
<link>https://www.antoloji.com/gelen-gidecek-siiri/</link>
<guid>1581776</guid>
<pubDate>2011-07-06T16:41:00+03:00</pubDate>
<author>İbrahim Erol</author>
</item>
 <item>
<title>Kar</title>
<description>Sırtüstü karlara bırakıyorum bedenimi
Görüş sahamda yalnız gökyüzü
Hani şu asla birbirine benzemeyen kar tanelerinden ötürü görünmeyen
Arka fonda sessizliğin kahreden sesi
Bu ne çıldırtan denge
Yaprak döker bir yanım
Bir yanım bahar bahçe…

Görmek için kapatıyorum gözlerimi
Şimdi görmenin yolu bu
Altımda kar
Üstümde kar
Bedenimi alevden fena yakar
Acıdan beslenmek gerek
Ve lakin bendeniz bahtiyar

Zamanı da mekanı da unutmak istiyorum
Derin bir uykuda
Uyanınca her şey pirüpak olsun
Kar pesimistliğime çare, cilalıyor gözlerimi
Yuvalarından çıkarmak onları
Sonra temizleyip takmak tekrar yerine
Sanırım en iyisi bu

Nasıl da özlemişim sükuneti, huzuru
Ne jandarma
Ne polis,
Ne hökümet
Ne de maliyeci korkusu
Hepsi, ama hepsi bu

Bir yanım mavi yosun dalgalanır sularda
Öte yanım
solo vaziyette
raks eden
kar
Şairliğim nüksetti yine, şair müsvetteliğim, affola.

İbrahim Erol

14 Aralık 2010 </description>
<link>https://www.antoloji.com/kar-295-siiri/</link>
<guid>1581775</guid>
<pubDate>2011-07-06T16:40:00+03:00</pubDate>
<author>İbrahim Erol</author>
</item>
 <item>
<title>Sivas Ağıdı...</title>
<description>Hele bir yol, Pir Sultan’ı analım dedik
Sivas meydanında, dönelim dedik
Aşkın ateşiyle, yanalım dedik
Kahpe ateşlerde yakıldık halkım…

Nasıl Müslümansın, Nesin dediler
Devrilsin boyun, sesin dediler
Sazını sözünü, kesin dediler
Ateşe dumana, karıştık halkım

Salyalı ağızlarda, Allahu-ekber
Size yakın diye, sanki Allah der
Pirleri yakmak için, olmuş seferber
Yobazlar elinde, vurulduk halkım…

Kanlı gülüm, söz düşseydi dilime
Mızrabımı, verseydiler elime
Bağlamamla, vursa idim zalime
Cem olduk, toprağa verildik halkım…


Kadın yandık,erkek yandık,kız yandık..
Baba yandık,oğul yandık,can yandık..
Dede yandık,torun yandık,kan yandık..
Saz yandık,göz yandık,söz yandık..

Unutma ey halkım...
yaktılar bizi…


İbrahim Erol

3 Temmuz 2011 </description>
<link>https://www.antoloji.com/sivas-agidi-3-siiri/</link>
<guid>1581774</guid>
<pubDate>2011-07-06T16:38:00+03:00</pubDate>
<author>İbrahim Erol</author>
</item>
 </channel>
</rss>
