<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. İbrahim Ballıcan Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Aşkta Milattın Sen</title>
<description>Aşkta milattın sen. Ayrılığımız ardından, hiçbir kadın senin kadar sevilmeyecek. Ve hiçbir erkek benim kadar bir kadını sevemeyecek. Aşk yalın kalacak. Hiçbir anlam ifade etmeyecek tek başına. Hiçbir sevda kalpte yaşanmayacak. Kimse sevdiğinin yüreğine dokunmayı düşlemeyecek, tenine dokunmayı düşlediği kadar. </description>
<link>https://www.antoloji.com/askta-milattin-sen-siiri/</link>
<guid>1946342</guid>
<pubDate>2013-12-18T12:54:00+03:00</pubDate>
<author>İbrahim Ballıcan</author>
</item>
 <item>
<title>Ne Zaman Kendimle Baş Başa Kalsam</title>
<description>Ne zaman kendimle baş başa kalsam Kaçıp gidesim geliyor uzaklara Her şeyi ve herkesi geride bırakıp Uzaklaşmak istiyorum Ne zaman kendimle baş başa kalsam Yalnızlık çağırıyor beni </description>
<link>https://www.antoloji.com/ne-zaman-kendimle-bas-basa-kalsam-siiri/</link>
<guid>1936508</guid>
<pubDate>2013-11-22T13:07:00+03:00</pubDate>
<author>İbrahim Ballıcan</author>
</item>
 <item>
<title>Mesela</title>
<description>Mesela,  Seninle benim aramda mesafeler olmasaydı. Aynı şehir, aynı okul, hatta aynı sınıfta arkadaş olsaydık. Çocukluktan ekseydik kalbimize sevdayı. Çocukluğun verdiği masumiyetle yaşasaydık sevdamızı. Ayrılık, kavuşamama gibi korkular olmadan masumca hayaller kurabilseydik. </description>
<link>https://www.antoloji.com/mesela-95-siiri/</link>
<guid>1912627</guid>
<pubDate>2013-09-22T14:41:00+03:00</pubDate>
<author>İbrahim Ballıcan</author>
</item>
 <item>
<title>Ya Senden Vazgeçtiğim Anda Gelirsen</title>
<description>Ya senden vazgeçtiğim anda gelirsen Dilimde başka bir isim Yüreğimde başka bir sevda Senden kalan gönül yaram iyileşmeye yüz tuttuğunda Seni, adını tam unuttuğumu sandığım anda Yeni bir sayfa </description>
<link>https://www.antoloji.com/ya-senden-vazgectigim-anda-gelirsen-siiri/</link>
<guid>1900683</guid>
<pubDate>2013-08-19T20:43:00+03:00</pubDate>
<author>İbrahim Ballıcan</author>
</item>
 <item>
<title>Yalnızlığa Kaçış</title>
<description>Kaçtım ben hep insanlardan, yalnızlığıma doğru koşar adımlarla. Kimde senden bir parça görsem, ona yakın buldum kendimi. Ama korktum hep, o küçücük parça yalnızlığa mahkûm etti beni; sen sanıp bağlanırım başkalarına diye.  Kaçtım ben hep insanlardan, yalnızlığa sığındım. Herkes bırakıp gitse de sadece yalnızlık “yalnız” bırakmadı beni. Bir O sahip çıktı bana.  Zamanla insanlar sıkar, kalabalıklar boğar oldu beni. Sustum hep, kimseye söyleyecek bir şey, derdimi anlatacak bir cümle bulamadım. Bulsam da anlayan olmadı. Gittim, bende yalnızlığımla konuştum. İçimdekileri döktüm bir bir.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/yalnizliga-kacis-4-siiri/</link>
<guid>1872098</guid>
<pubDate>2013-05-28T14:03:00+03:00</pubDate>
<author>İbrahim Ballıcan</author>
</item>
 <item>
<title>Size Sesleniyorum Hepinize</title>
<description>-Size sesleniyorum size. -Kime? -Size ulan size. -Ne olmuş bize? -Siz hepiniz bu bozuk düzenin birer kölesi olmuşsunuz. -Biraz klişe bir cümle olmadı mı bu? </description>
<link>https://www.antoloji.com/size-sesleniyorum-hepinize-siiri/</link>
<guid>1866879</guid>
<pubDate>2013-05-14T13:44:00+03:00</pubDate>
<author>İbrahim Ballıcan</author>
</item>
 <item>
<title>Aşk Hep Soğuk Davrandı Bize</title>
<description>Aşk, hep soğuk davrandı bize. Daha kavuşmak kelimesi dilimize düşmeden, Ayrılığın soğukluğuyla sardı bizi. Ayrılığı buzdan bir hançer gibi yüreğimize sapladı. Aşk, hep soğuk davrandı bize. Kavuşmanın heyecanını yaşayamadan, </description>
<link>https://www.antoloji.com/ask-hep-soguk-davrandi-bize-siiri/</link>
<guid>1857073</guid>
<pubDate>2013-04-18T20:04:00+03:00</pubDate>
<author>İbrahim Ballıcan</author>
</item>
 <item>
<title>Ben Bir Deliyim</title>
<description>Ben bir deliyim. Bir varım, bir yokum. Bir O’yum, bir Bu’yum. Ne gerçeğim, ne de yalan. Hayallerle oyalanan, Herkesçe farklı algılanan, </description>
<link>https://www.antoloji.com/ben-bir-deliyim-10-siiri/</link>
<guid>1856895</guid>
<pubDate>2013-04-18T11:30:00+03:00</pubDate>
<author>İbrahim Ballıcan</author>
</item>
 <item>
<title>Dost</title>
<description>Uzak kaldım nicedir senden Özler oldum sohbetini ey dost Burada gurbet ellerde Anlamaz ki kimse beni Oysa sen dost, Bir bakışta çözerdin, </description>
<link>https://www.antoloji.com/dost-299-siiri/</link>
<guid>1854974</guid>
<pubDate>2013-04-13T18:12:00+03:00</pubDate>
<author>İbrahim Ballıcan</author>
</item>
 <item>
<title>Her Güne Ayrı Bir Hayal</title>
<description>Kendimi tekrar edip duruyorum artık. Hep başladığım yere dönüyorum. Her gün seni yaşayıp, olmayacak hayaller kuruyorum. Ne bileyim, yanımda olsan şimdi, Beni sevsen. Beraber yaşlanmış olsak seninle. </description>
<link>https://www.antoloji.com/her-gune-ayri-bir-hayal-siiri/</link>
<guid>1852865</guid>
<pubDate>2013-04-08T11:29:00+03:00</pubDate>
<author>İbrahim Ballıcan</author>
</item>
 <item>
<title>Sadece Sevmeyi Becerebildim</title>
<description>Hayatta sadece sevmeyi becerebildim ben. Koşulsuzca, sonunu düşünmeden bağlanmayı bildim sadece. Kavuşmak, sevilmek gibi kelimeler yabancı gelir bana. Beceriksiz olmuşumdur hep kavuşmak ve sevilmekte. Bir de beklemekte üzerime yokturdur. Gelmeyeceğini bile bile imkânsız bekleyişlere adamışlığım vardır kendimi. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sadece-sevmeyi-becerebildim-siiri/</link>
<guid>1850905</guid>
<pubDate>2013-04-02T22:44:00+03:00</pubDate>
<author>İbrahim Ballıcan</author>
</item>
 <item>
<title>Gülüşümü Aldın Benden</title>
<description>Gülüşümü aldın benden giderken.  Olsun, Senden sonra, gülmeye ihtiyacım yok ki benim Senden sonra, gülmek için nedenim olamaz ki. Sen varken ‘gülüşlerimizin’ ardında suskunluk gizliydi. Senden sonra sustum, konuşamadım. </description>
<link>https://www.antoloji.com/gulusumu-aldin-benden-siiri/</link>
<guid>1840488</guid>
<pubDate>2013-03-11T19:48:00+03:00</pubDate>
<author>İbrahim Ballıcan</author>
</item>
 <item>
<title>Kendinize Bir Gerçeklik Yaratamazsanız, Yaşayamazsınız</title>
<description>İnsan kendi gerçeğini yaratmadan yaşayabilir mi? Ben yaşıyorum galiba. Sanki her şey sahte geliyor bana. Her şey yalan. Hiçbir şeyi kendi gerçeğime uyarlayamıyorum. Kimin yanında gerçeğim, kimin yanında sahte, ayırt etmekte zorlanıyorum artık. Sadece yalnızken gerçekliğimle aramda bir engel kalmıyor galiba. İnsanların yanındayken, gerçekliğimi görmelerini engelleyecek bol bol tebessümler ediyorum. Çokça kahkahalar, birazda üçüncü sınıf esprilerle gerçek benliğimi görmelerini önlemeye çalışıyorum. İnsanların yanında yalandan ibaretim sadece. Aslına bakarsanız, gerçek beni bile bilmiyorum. Bulamıyorum kendimi. Kimim ben? Ne kadar sahte? Ne kadar gerçeğim? Kendi benliğimde kaybolmuş durumdayım. Kendi gerçekliğimi yaratmakta sıkıntı çekiyorum. Çünkü şuan yaşadığım hayatın, ne tarafı gerçek, ne tarafı sahte kestiremiyorum. Gerçek ve yalan arasında bir yerlerde sıkışıp kalmışım. Belki baştan aşağı yalandan hayat kurmuşumdur kendime. </description>
<link>https://www.antoloji.com/kendinize-bir-gerceklik-yaratamazsaniz-yasayamazsiniz-siiri/</link>
<guid>1838270</guid>
<pubDate>2013-03-06T13:30:00+03:00</pubDate>
<author>İbrahim Ballıcan</author>
</item>
 <item>
<title>Yorgunum</title>
<description>Yorgunum, Göz kapaklarımın ağırlığını kaldıramayacak kadar. Yaşamaktan, insanlardan, hayattan, Yorgun düştüm. Bir ölü gibiyim, Gözlerimi kapatabilsem, </description>
<link>https://www.antoloji.com/yorgunum-231-siiri/</link>
<guid>1806055</guid>
<pubDate>2012-12-22T10:43:00+03:00</pubDate>
<author>İbrahim Ballıcan</author>
</item>
 <item>
<title>Belkide</title>
<description>Belkide... Belkide aşklar gizli saklı olmalı. Çünkü ortaya çıktığında, ya karşılıksız oluyor, ya kavuşamıyorsun yada kavuştuğunda değerini bilmeyip ayrılıyorsun. Seversen gizli saklı seveceksin. Yüreğinde büyüteceksin aşkını, sığmayacak, taşacak ama tek sen bileceksin. Çünkü; başkaları da bildiğinde, başkalarına anlattığında aşkın anlamı azalıyor, yükü hafifliyor, aşkın azalıyor. Belkide aşklar gizli saklı olmalı. Aşkın ilk günkü saflığını koruyabilmeli. Hiç kimseden habersiz tek başına yaşamalısın, acısını, sevincini, hasretini...  </description>
<link>https://www.antoloji.com/belkide-62-siiri/</link>
<guid>1774377</guid>
<pubDate>2012-10-04T13:49:00+03:00</pubDate>
<author>İbrahim Ballıcan</author>
</item>
 <item>
<title>Aşk İstiyorum</title>
<description>Aşk. Sadece aşk istiyorum senden Allahım. İçimdeki bu aşkın daha da büyümesini istiyorum. Büyüyüp, tepeden tırnağa, baştan aşağı yakmasını istiyorum. Ağzımdan her çıkan kelime aşk olmalı. Konuşurken aşk için konuşmalı, susarken aşk için susmalıyım. </description>
<link>https://www.antoloji.com/ask-istiyorum-4-siiri/</link>
<guid>1732850</guid>
<pubDate>2012-06-21T22:56:00+03:00</pubDate>
<author>İbrahim Ballıcan</author>
</item>
 <item>
<title>Seni Anlatmak</title>
<description>Aşka dair bütün sözler tükenmiş. Ne kadar söz varsa söylenmiş. İşte ben böyle bir yoklukla yazıyorum seni. Bunca söylenmiş sözlere rağmen seni kendimce birkaç basit cümleye sığdırmaya çalışıyorum. Sana verecek süslü kelimelerim yok benim. Saf aşkla seviyorum ben seni. Hiçbir süs veya takı kullanmadan olduğun gibi, olduğum gibi seviyorum seni.  Zaten aşkın bir kıymeti, sözlerin hiçbir anlamı kalmamış bu devirde. Sanki bir ben varım seven. Bir ben çaresiz, bir ben kalemsiz. Seni anlatmak, aşkın varoluşundan beri kullanılan o bayatlamış sözleri tekrar etmekten öteye gitmez bende. Tarifin öyle birkaç basit cümleyle anlatılamaz ki. Ne yazsam sana, ne söylesem basit kalır, güzelliğin karşısında sönük… Gözlerinden başlasam seni anlatmaya o an donar kalırım. Susarım, ellerim kalemime gitmez. Dilim tutulur biçare kalırım. Saçlarını tarife kalksam, hayalin canlanır karşımda, kalemimi bırakıp saçlarını okşarım. Hayal olduğunu anladığımda, sessizliğe gömülür öylece kalırım. Güzelliğini anlatayım desem. Kıskanırım başkaları da seni sever, sana âşık olur diye. Kalemi bırakır, seni kendime saklarım. </description>
<link>https://www.antoloji.com/seni-anlatmak-47-siiri/</link>
<guid>1690845</guid>
<pubDate>2012-03-11T18:55:00+03:00</pubDate>
<author>İbrahim Ballıcan</author>
</item>
 <item>
<title>Sevmek Zormuş</title>
<description>Seni ve sana olan sevgimi anlatamamak. Dilimin ucunda binlerce kelimeler biriktirip söyleyememek. Zormuş susmak. İçinde fırtınalar koparken gülümseyebilmek… En zoru seni uzaktan sevmek sanırdım. Sanırdım ama yanıldım. Bırakıp gidince sen beni anladım. Ayrılıkmış en zoru. Severken ayrılmakmış. Gidenin arkasından bir ‘kal’ bile diyememekmiş… En zoru ayrılık derken. Ayrılık yakıp kavururken yüreğimi. Ellerini bir başkasının avuçları arasında görmekmiş.  Sanki ellerin, gözlerin, yüreğin sahipsizmişçesine bir başkasının benim olana sahip çıkmasıymış… Ne zormuş sevmek.  Herkes sevmenin bir türlüsüne katlanırken. Kimi ayrılık, kimi kavuşmak, kimi sadece aşk için yanarken;  bunların hepsini tek tek yaşamak zorunda kalmak zormuş sevgili. Herkes birine dayanamazken, sanki bir sınavmış senin sevdan da ben tek tek geçmek zorunda bırakılmışım.  Hepsini geçmeyi başarsam da aşkın ateşine, ayrılığın acısına, seni başka kollarda görmenin zulmüne bile dayanıp geçsem de bu sınavlardan; Tek bir sınavdan kaldım sevgili. Unutmak. Başaramadım. Unutamadım seni.  “bir aşkı ancak başka bir aşk öldürür” dediler. Denedim, senin aşkını öldürmeye yetecek başka bir aşk bulamadım. Sevemedim başkasını. Sevdiklerimde oldu tabi. Ama hep senden bir parça bulduğum içinmiş ya da sana biraz olsun benzettiğim içinmiş geç fark ettim… Seni unutamamak, her geçen gün azar azar yok olmak, yalnızlığımla boğulmak… Senden sonra bitkisel bir hayat yaşamak, yaşamaya çalışmak. Yavaş yavaş ölüme yürümek, eski Türk filmlerindeki  gibi son dakika senden gelen bir mucizeyi beklemek. Olmayacağını bile bile ümit bağlamak zormuş.  Zormuş sevgili yüreğini söküp bir başkasına vermek ve o boşalan yeri doldurmak, adını anınca, gözlerin aklıma gelince o boş olan yerin sızlaması ve bunun bir tedavisinin olmaması, ömür boyu böyle yaşayacak olmak zormuş… </description>
<link>https://www.antoloji.com/sevmek-zormus-3-siiri/</link>
<guid>1673710</guid>
<pubDate>2012-02-02T10:19:00+03:00</pubDate>
<author>İbrahim Ballıcan</author>
</item>
 <item>
<title>Gittin</title>
<description>Gittin. Kuru bir elveda, soğuk bir hoşça kal ile veda ettin. Sen gidince her şey bitecek mi sandın? Anlayamadın. Beni kendine nasıl bağladığını, âşık ettiğini fark edemedin. Verilen onca yemine, yaşanmamış hayallere,  kalbime açtığın derin yaraya aldırmadan giderken kuru bir elveda ettin. Sandın ki aşk, sadece üç harf, söylendiği gibi kısa ve basit. Âşkın ne olduğunu bilmeden, unutursun, kendine yeni birini bulursun diyerek ardına bile bakmadan gittin. Âşığım dedin. Ama önüne çıkan ilk engelde pes ettin. Gittin. </description>
<link>https://www.antoloji.com/gittin-191-siiri/</link>
<guid>1651172</guid>
<pubDate>2011-12-20T00:02:00+03:00</pubDate>
<author>İbrahim Ballıcan</author>
</item>
 <item>
<title>Ben Ölürsem</title>
<description>Ben ölürsem karlı bir havada ölmek ısterım  Ben ölürsem eğer hemen gömsünler beni.  Kar kapatsın üzerimi toprak değıl  </description>
<link>https://www.antoloji.com/ben-olursem-14-siiri/</link>
<guid>1646655</guid>
<pubDate>2011-12-09T18:24:00+03:00</pubDate>
<author>İbrahim Ballıcan</author>
</item>
 </channel>
</rss>
