<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. İbrahim Ahmet Eroğlu Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Balık</title>
<description>Islak sokaklarda kaybolmuş; Diyar destan olmuş yudumlarımız. En bağrı yanık kanlı toprakların ortasında buluşmuş; Yorgun yüreklerin kaçamak gülüşleri olmuş bakışlarımız. Hayret ve tutkunun pervasız sözleriyle yırtılmış; Ümitsizliği defnetmiş ufuklarda haykırışlarımız. </description>
<link>https://www.antoloji.com/balik-74-siiri/</link>
<guid>2989900</guid>
<pubDate>2019-05-07T22:30:00+03:00</pubDate>
<author>İbrahim Ahmet Eroğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Alı ben</title>
<description>Alı ben. Kırmızı bulutların maviye çarptığı çığlıklar yüksek duvarlarda Taş kemirenlerin çiğ etini kemiren varlıkların dünyasında Bir bayrak ya da yıldız kadar hür olamayan kısacık rüyalarda Mutluluğu bokunda boncuk aramak mı yaşamak? Hadi tut ki nefes ihtiyacı olmayanlar da gelsin. </description>
<link>https://www.antoloji.com/ali-ben-siiri/</link>
<guid>2985964</guid>
<pubDate>2019-04-30T00:46:00+03:00</pubDate>
<author>İbrahim Ahmet Eroğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Yardım Et</title>
<description>Yoksul denizimin görünmez dibi Gönül sahanlığı aşmış benliğimi Dur esme daha! Kesme soğuktan çatlamış ellerimi  Meydan kahvesinde yine bir curcuna </description>
<link>https://www.antoloji.com/yardim-et-23-siiri/</link>
<guid>2950382</guid>
<pubDate>2019-02-04T19:54:00+03:00</pubDate>
<author>İbrahim Ahmet Eroğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Vur</title>
<description>Önce dene sonra zorla Kemiğe dayanan sabrım yetmezse dur Konusuz filmlere ağla Bensiz hayaller kur Sonra alış bulutsuzluğa Sen güneşe küs ay sana </description>
<link>https://www.antoloji.com/vur-61-siiri/</link>
<guid>2845601</guid>
<pubDate>2018-07-16T23:39:00+03:00</pubDate>
<author>İbrahim Ahmet Eroğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Vehm-i cânâ</title>
<description>Şimdi yüzüne baksam ya şirin perçemli  Kollarımla sarsam  dertli, minik yüreğini Ah nasıl kadınsın hem mağrur Hem kendini yollara vurmaya dünden niyetli Kalk gidelim bizi bekler Caferağa Sokak müzikleri de iyi gelir sana </description>
<link>https://www.antoloji.com/vehm-i-cana-siiri/</link>
<guid>2467630</guid>
<pubDate>2018-04-04T20:25:00+03:00</pubDate>
<author>İbrahim Ahmet Eroğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Islak</title>
<description>Yağmursuz havada sigaramın ıslanmasından nefret ediyorum. Islak her yanım önce dünyaya gelip, sonra ağlıyorum. Ağladıkça daha çok ıslanıyor biryerde çürümeye yüz tutan sevmelerim. İçimde kurak  topraklar yetiştirip yüzümü güldürmeyenler mi failim? Profesyonel sevgilerin yalan dünyalarında yaşamadığımdan mı bu halim? Islak ve yine ıslak elleriyle dokunuyor yanaklarıma. </description>
<link>https://www.antoloji.com/islak-52-siiri/</link>
<guid>2464583</guid>
<pubDate>2018-03-27T21:12:00+03:00</pubDate>
<author>İbrahim Ahmet Eroğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Sevmek Gerek</title>
<description>Ümit yollarım oldu şişeye koyup denize attığım gemiler. Sevdiğim insanlar hani neredeler. Bir yanım taşın soğukluğu Bir yanım sen, bağdatın kavruk kumları Bugün iki yanım da özlüyor seni Uçuşmanı kelebek gibi </description>
<link>https://www.antoloji.com/sevmek-gerek-7-siiri/</link>
<guid>2461758</guid>
<pubDate>2018-03-22T12:15:00+03:00</pubDate>
<author>İbrahim Ahmet Eroğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Kayıp</title>
<description>İki buçuk liralık bir şapkamız olmadı Sadri baba Üç kuruşluk sevdalarımız oldu uluorta Yargılandık mesnetsiz insanların mevhum laflarında Sıkışırız sandılar camla mekan arasına Aynalı konsol hayallerimiz olmadı baba Ben ise birer bardak boza hayal etmiştim Vefa’da </description>
<link>https://www.antoloji.com/kayip-342-siiri/</link>
<guid>2434639</guid>
<pubDate>2018-01-23T22:59:00+03:00</pubDate>
<author>İbrahim Ahmet Eroğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Nato Kafa</title>
<description>Kapalı kapıların Halka tokmağı çaldığın Ya da çaldırdığın insani  Kamili bulamazsan insanlığın Haksızlığı vur taptığın </description>
<link>https://www.antoloji.com/nato-kafa-siiri/</link>
<guid>2428502</guid>
<pubDate>2018-01-08T20:46:00+03:00</pubDate>
<author>İbrahim Ahmet Eroğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Denizle sevda</title>
<description>Savurdun saçlarını delice Güzelliğinden papatya Sinsiliğinden şeytan utandı  İttin elinle biri seni sevince Dökülürken bir kutu oyunca </description>
<link>https://www.antoloji.com/denizle-sevda-siiri/</link>
<guid>2386796</guid>
<pubDate>2017-09-03T22:49:00+03:00</pubDate>
<author>İbrahim Ahmet Eroğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Maça 8</title>
<description>Dünya sonsuz bir nehir İçinde incecik bir ruh, etrafı sarmaşıklarla kaplı Lale gibi açmayı, ilkbaharına kavuşmayı bekliyor Ay ışığı kapalı kutu, gözlerinde saklı   </description>
<link>https://www.antoloji.com/maca-8-siiri/</link>
<guid>2382706</guid>
<pubDate>2017-08-19T13:37:00+03:00</pubDate>
<author>İbrahim Ahmet Eroğlu</author>
</item>
 <item>
<title>20 mayıs</title>
<description>Senin için içten sever diyorlar. Rengin lilaymış anlattılar. Güzeli göremeyenlerse der nolacak hali bunun Desinler etsinler ne de olsa sen biliyorsun ...... </description>
<link>https://www.antoloji.com/20-mayis-siiri/</link>
<guid>2354483</guid>
<pubDate>2017-05-20T21:10:00+03:00</pubDate>
<author>İbrahim Ahmet Eroğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Ölmeden Seviyorum</title>
<description>Çığlıklar atardım gözlerine çakmak çakmak Metaya girmeden düşen yaprak gibi üşüyorum. Yanıyor üşümekten kör gözlerim seviyorum İlk günaydın tebessümünü hiç görmeden Gemiler yüzdürmeden seninle ufak bir denizde Vurulmadan Gazzede ya da musulda bir mermiyle </description>
<link>https://www.antoloji.com/olmeden-seviyorum-siiri/</link>
<guid>2289755</guid>
<pubDate>2016-10-24T15:45:00+03:00</pubDate>
<author>İbrahim Ahmet Eroğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Fakirse Umudun Ekmeği</title>
<description>Aradığımız umuttu bulvarların ve betonun arasında İnsanlarımız vardı çoğu inatçı, bencil kaba ve ukala Tamda hasret sevgiye, yeşile dağa ve ağrının ateşine Bense larimalarımdan bir okyanus yapmıştım. Zindanlarda kalmıştım inşaa ettiğim göklere Prangalar takmıştım kendime lanetli bir bileklikle </description>
<link>https://www.antoloji.com/fakirse-umudun-ekmegi-siiri/</link>
<guid>2289754</guid>
<pubDate>2016-10-24T15:43:00+03:00</pubDate>
<author>İbrahim Ahmet Eroğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Bin Ah Etsem</title>
<description>Bir yüzüm olsa yüzüne bakmaya  Yüz kere gelsem kapına beceremem ki Yakamoz olup penceremin perdesinden kapalı gözlerime süzülen sensin diyemem Biten yalanlarımın ardında ufuklara sığmaz bir aşka iman ettim diyemem Öyle batmışız ki anımsamaz olmuşuz  katibini ararken unuttuğumuz kitapları neden sevdiğimizi Yarım kalmış hikayemizi cennet kokan evimizi unutmuşuz </description>
<link>https://www.antoloji.com/bin-ah-etsem-2-siiri/</link>
<guid>2160505</guid>
<pubDate>2015-08-01T12:03:00+03:00</pubDate>
<author>İbrahim Ahmet Eroğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Dolu Mucizelerle Hayat</title>
<description>Mucizelerle dolu hayat Mavi bir nehrin kenarında bir armut yeşeriyor. Tüm o rüzgara zorlu sellere rağmen büyüyor. Bir gün bir tohum düşürüyor ve bir çınar yetişiyor. Kim dermiş ki düşer armut dibine Ne komik yalanlar söylenmiş körü körüne </description>
<link>https://www.antoloji.com/dolu-mucizelerle-hayat-siiri/</link>
<guid>2156742</guid>
<pubDate>2015-07-21T22:49:00+03:00</pubDate>
<author>İbrahim Ahmet Eroğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Diyebilmek</title>
<description>Zindana burulmuş gözlerimiz  Soluk bir nefes aldığımız Kesik boğuk bir sesle tek diyebildiğimiz O iki kelimeye hapsettiğimiz kendimiz Seni seviyorum diyebilmek Çok şaşırıyorum bazen her ağızdan fütursuzca uçup çıkıyor </description>
<link>https://www.antoloji.com/diyebilmek-3-siiri/</link>
<guid>2156741</guid>
<pubDate>2015-07-21T22:47:00+03:00</pubDate>
<author>İbrahim Ahmet Eroğlu</author>
</item>
 </channel>
</rss>
