<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. H&#252;srev Hatemi Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Lacivert Ve Dilsiz</title>
<description>Yürekler vardır ki Devran elinden, Onlara gam sunulduğunda, İri güller gibi kan ağlayıp Sessiz, dünyayı seyrederler…  Yürekler vardır ki onlar, </description>
<link>https://www.antoloji.com/lacivert-ve-dilsiz-siiri/</link>
<guid>2873152</guid>
<pubDate>2018-07-31T12:09:00+03:00</pubDate>
<author>Hüsrev Hatemi</author>
</item>
 <item>
<title>Aklın Yenilgisine Kurşun</title>
<description>Ben sana çok dualar yolladım Gücümce hamd ve senalar yolladım Sen bana akıl-fikir vermiştin Suç benim Rabb’im, Ben çuvalladım </description>
<link>https://www.antoloji.com/aklin-yenilgisine-kursun-siiri/</link>
<guid>2868428</guid>
<pubDate>2018-07-23T15:20:00+03:00</pubDate>
<author>Hüsrev Hatemi</author>
</item>
 <item>
<title>Ayrılık Günü</title>
<description>Kizlep tutar sevüglüg adrış günü belgürer Başlığ gözüğ yapsama yaşı onung savrukar   Aşk ne kadar gizli tutulsa, ayrılık gününde ortaya çıkar. </description>
<link>https://www.antoloji.com/ayrilik-gunu-21-siiri/</link>
<guid>2297286</guid>
<pubDate>2016-11-18T14:35:00+03:00</pubDate>
<author>Hüsrev Hatemi</author>
</item>
 <item>
<title>Yalın Ölüm</title>
<description>"Beni hatırlayın dostlar" demeden Hatırlanmayı bir küçük çocuğun, Bir insan ömrü kadar ancak yaşayacak Beynine bırakır ve ölür kanarya... Bizim ömrümüzün son buluşu, kalın Bir cilt gibi... </description>
<link>https://www.antoloji.com/yalin-olum-siiri/</link>
<guid>2297281</guid>
<pubDate>2016-11-18T14:34:00+03:00</pubDate>
<author>Hüsrev Hatemi</author>
</item>
 <item>
<title>Anılar Tipisi</title>
<description>Kendimle baş başa kalınca Çok defa, Hava soğur, anılar tipisi başlar Kar zerreleri yüzümü acıtır, burnum alnım buz gibi Bu yağış, bazan iri taneli bir dolu Nerdeyse kafatasımı kıracak, </description>
<link>https://www.antoloji.com/anilar-tipisi-siiri/</link>
<guid>2297282</guid>
<pubDate>2016-11-18T14:34:00+03:00</pubDate>
<author>Hüsrev Hatemi</author>
</item>
 <item>
<title>Kederli Bir Öykü</title>
<description>Bana anlattı vaktin çok geç olduğunu Çocuk, Konuşmuyordu tabii, sadece baktı, mahzun. Yerde ayak izleri “uzaklaşan O”nun Yürekteki izlerse, gözlerinden; Bir goncaydı mutluluk hiç açılmamışken solgun. Aramızda da bir “Kan Kalesi” </description>
<link>https://www.antoloji.com/kederli-bir-oyku-siiri/</link>
<guid>2297283</guid>
<pubDate>2016-11-18T14:34:00+03:00</pubDate>
<author>Hüsrev Hatemi</author>
</item>
 <item>
<title>Hüzünler Perim</title>
<description>Yetmez mi, Hüzünler Perim yetmez mi?   Sana bir İnşirah Sûresi neşesi Bana bir Yâsin sessizliği... </description>
<link>https://www.antoloji.com/huzunler-perim-siiri/</link>
<guid>2297284</guid>
<pubDate>2016-11-18T14:34:00+03:00</pubDate>
<author>Hüsrev Hatemi</author>
</item>
 <item>
<title>Aşık Garip Coğrafyası</title>
<description>(1)   seni çok az düşünmeye and içmeliyim; düşünmek seni, ölümü mûnisleştirir, güller açılmağa başlar ardarda. ama versailles bahçelerinde değil, </description>
<link>https://www.antoloji.com/asik-garip-cografyasi-siiri/</link>
<guid>1564394</guid>
<pubDate>2011-05-28T01:28:00+03:00</pubDate>
<author>Hüsrev Hatemi</author>
</item>
 <item>
<title>Karabağ Şikestesi 4</title>
<description>IV.  Yunus bulutları hâlâ Anadolu'da Ben ne yazık ki ben, seni yitirdim Seni yitirdim; Cevahir Bedesteni'nde Esham ve tahvilata mı değiştirdim? </description>
<link>https://www.antoloji.com/karabag-sikestesi-4-2-siiri/</link>
<guid>768114</guid>
<pubDate>2007-06-30T15:24:00+03:00</pubDate>
<author>Hüsrev Hatemi</author>
</item>
 <item>
<title>Karabağ Şikestesi 3</title>
<description>Ey nevnihal senin misalin, Hayalde düşte bile görülmez... En az yüzyıldır Beyoğlunda, Gezer ve süzersin gözlerini. Sonra eve nasıl dönersin? Sarıyer minibüs durağında </description>
<link>https://www.antoloji.com/karabag-sikestesi-3-2-siiri/</link>
<guid>768110</guid>
<pubDate>2007-06-30T15:13:00+03:00</pubDate>
<author>Hüsrev Hatemi</author>
</item>
 <item>
<title>Karabağ Şikestesi 2</title>
<description>I.  Yöntemsiz ve düzensiz bir şekilde, Hüzün damıttım durdum ömrümce Dağınık bir ambarda bulduğum Tozlu, eski bir imbikle </description>
<link>https://www.antoloji.com/karabag-sikestesi-2-2-siiri/</link>
<guid>768108</guid>
<pubDate>2007-06-30T15:08:00+03:00</pubDate>
<author>Hüsrev Hatemi</author>
</item>
 <item>
<title>Karabağ Şikestesi 1</title>
<description>I.  Bilirsin kırık dökük hayatımız bizim, Karabağ şikestesi gibidir. Bir çığlık fışkırır birden, Neşeli ara nağmelerden. </description>
<link>https://www.antoloji.com/karabag-sikestesi-1-2-siiri/</link>
<guid>768105</guid>
<pubDate>2007-06-30T15:00:00+03:00</pubDate>
<author>Hüsrev Hatemi</author>
</item>
 <item>
<title>Ölümün İlk Anları</title>
<description>Siyah madendendir ölümün jeti, Tekerlekleri pistten kesilir. Kesilmesiyle birlikte yolculuk biter, Havalimanı karşıda belirir. Dünyada –henüz unutmadınız- Karanlık siyahtı, burada aksi </description>
<link>https://www.antoloji.com/olumun-ilk-anlari-siiri/</link>
<guid>723429</guid>
<pubDate>2007-04-22T03:07:00+03:00</pubDate>
<author>Hüsrev Hatemi</author>
</item>
 <item>
<title>Yedikule Saz Semaisi</title>
<description>Bu ne eskimiş Yedikule ve bu hız niye?  Bu ne anı yoğunluğu, anı bölü saniye Olmadı ağabey, olmadı, olmadı bu hiç… Gül yapraklarının hışırtısı mı bu gulgule? Gidenler siniyorlar, çöküp zaman duvarlarına Sürdürmeğe, bitmez tükenmez bir saklambacı </description>
<link>https://www.antoloji.com/yedikule-saz-semaisi-siiri/</link>
<guid>723428</guid>
<pubDate>2007-04-22T03:03:00+03:00</pubDate>
<author>Hüsrev Hatemi</author>
</item>
 <item>
<title>Yedikule'de Akşam</title>
<description>YEDİKULE’DE AKŞAM  Yürekte bir çöküntü, bir kahır İsa ve “lime terekteni”… Refikasına ağlamaktadır, Düşük pantolonlu bir efendi. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yedikule-de-aksam-siiri/</link>
<guid>718565</guid>
<pubDate>2007-04-14T18:00:00+03:00</pubDate>
<author>Hüsrev Hatemi</author>
</item>
 <item>
<title>İstikbal Diken Terzi</title>
<description>Sus, lütfen sus, sessiz olmalıyız;  Sisler içinde sis atlarına…. Seyislik eden sis adamı, Dağılınca sis vedalaştı, Çekildi dağına yapayalnız.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/istikbal-diken-terzi-siiri/</link>
<guid>714077</guid>
<pubDate>2007-04-09T21:27:00+03:00</pubDate>
<author>Hüsrev Hatemi</author>
</item>
 <item>
<title>Çukurbostan Kaplumbağaları</title>
<description>ÇUKURBOSTAN KAPLUMBAĞALARI   Bende rağbet aramayın rindan-ı meyaşama Çünkü onlar ters düşünce yaşama, Hiç bozmazlar istiflerini. </description>
<link>https://www.antoloji.com/cukurbostan-kaplumbagalari-siiri/</link>
<guid>708117</guid>
<pubDate>2007-04-04T21:22:00+03:00</pubDate>
<author>Hüsrev Hatemi</author>
</item>
 <item>
<title>Kısır Döngü</title>
<description>KISIRDÖNGÜ   Nereye götürür bizi bu sevda? -Ölüme, ancak ölüme..... Sevdayı terkettim gitti. </description>
<link>https://www.antoloji.com/kisir-dongu-36-siiri/</link>
<guid>705783</guid>
<pubDate>2007-04-02T21:34:00+03:00</pubDate>
<author>Hüsrev Hatemi</author>
</item>
 <item>
<title>Berlin 1969</title>
<description>BERLİN 1969 Şimdi Giritli Aziz Efendi’nin ruhu Berlin İslam mezarlığından, Der ki: Her türk benim kitabımdan bir Cevat’tır. Çünkü her türk kendi yüreğine Acılar dokuyan bir tezgahtır. </description>
<link>https://www.antoloji.com/berlin-1969-siiri/</link>
<guid>703764</guid>
<pubDate>2007-03-31T16:18:00+03:00</pubDate>
<author>Hüsrev Hatemi</author>
</item>
 <item>
<title>1943 Ablaları</title>
<description>1943 ABLALARI  “Ey gözlerinin rengi kadar kalbi güzel kız”lar Geçip gittiler... -Zaten çok güçsüz idiler- Ne savaşı durdurabildiler, </description>
<link>https://www.antoloji.com/1943-ablalari-siiri/</link>
<guid>703745</guid>
<pubDate>2007-03-31T15:55:00+03:00</pubDate>
<author>Hüsrev Hatemi</author>
</item>
 </channel>
</rss>
