<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. H&#252;seyin Kıyak Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Son Defa</title>
<description>Son defa bakabilir misiniz hayata? O zaman, 34 yıl öncesine gidin gözlerinizi kapatın, ağzınızı da hiç hareket ettirmeyin vücudunuzu 12 volt elektrik yerken testislerinize, kulaklarınız duymasın ama bu işkenceyi, </description>
<link>https://www.antoloji.com/son-defa-115-siiri/</link>
<guid>3254760</guid>
<pubDate>2021-05-22T16:03:00+03:00</pubDate>
<author>Hüseyin Kıyak</author>
</item>
 <item>
<title>Domates</title>
<description>Masamızdaki meyve, kırmızı renkli olsun Üstat, ister vişne, istersen kiraz, kocaman, şekilsiz, pembe bir domates olamadıkları için kıskanmayacağım, vallahi söz. İster burjuva otların yeşili kaya koruğu olsun sebzelerden, rakıya meze niyetine kendi ellerinle topraktan kopardığın bir tutam roka da olsun ama Üstat, istersen üstüne de ama hayat gibi direnilesi o koyu acı zeytinyağından dök, biraz. Sıkıntı yok, dostlarla içilirken mideye giren her bir tutam acı Üstat, </description>
<link>https://www.antoloji.com/domates-17-siiri/</link>
<guid>3144280</guid>
<pubDate>2020-06-26T01:58:00+03:00</pubDate>
<author>Hüseyin Kıyak</author>
</item>
 <item>
<title>Zehra</title>
<description>Zehrini dışarı verenlerin yılan dünyasında En masum, en içten, en sarı rüyalarla Hanım hanımcık tebessümler yaşarmış Resme duyguları veremeyenlerin hülyasında Arsız, ruhsuz, tutsak yaşamları paletinden atarmış... </description>
<link>https://www.antoloji.com/zehra-57-siiri/</link>
<guid>3113621</guid>
<pubDate>2020-04-15T16:58:00+03:00</pubDate>
<author>Hüseyin Kıyak</author>
</item>
 <item>
<title>Aslında Ben</title>
<description>Aslında ben,  öteki hayatımda daha mutluydum... Dostlarım vardı, sevdiklerim onlarla yeşerdim, onlarla yaşlandım, darıldığım günler az oldu onlara ama sarılmak isteyip sarılamadığım günler çok. </description>
<link>https://www.antoloji.com/aslinda-ben-8-siiri/</link>
<guid>2083971</guid>
<pubDate>2015-01-14T17:57:00+03:00</pubDate>
<author>Hüseyin Kıyak</author>
</item>
 <item>
<title>Mart Ağrısı</title>
<description>Amik ovasından  Akdeniz’e hoyratça fışkıran turuncu ruhlara bürülü inatçı portakal bahçeleriyiz. Mahir’iz duygusallıkta devrimci kalplere kiralanmış </description>
<link>https://www.antoloji.com/mart-agrisi-siiri/</link>
<guid>2075444</guid>
<pubDate>2014-12-19T16:37:00+03:00</pubDate>
<author>Hüseyin Kıyak</author>
</item>
 <item>
<title>Ay Çiçeği</title>
<description>Saatler durmasa da güneş yüzünü Dorylaion’a gösterecekti elbet, gelincik doğduğunda, İslambol ile Dersaadet hiç bu kadar kıskanmadı İstanbul kelimesini, on dördüne vardığında Buruşturup kâğıttan yüreğini atmak yerine yuvarlayıp golünü attı hayata, tam on yedisinde. Esti yıllar boyu, gürlemedi; çok özlese de mahzunca bıraktı Porsuk çayına muzırlıklarını Lale devrinde gülleri derdi. Mavi Ay’da Maddie Hayes olup, Taş devrinde Wilma’yı yendi.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/ay-cicegi-8-siiri/</link>
<guid>2071068</guid>
<pubDate>2014-12-08T09:37:00+03:00</pubDate>
<author>Hüseyin Kıyak</author>
</item>
 <item>
<title>Son Değil</title>
<description>Ömrünüz Cep telefonlarınızın kişiselleştirme ayarları gibi, Genel Ayarlar ise savaş acısı. Aile ve dostlarınız ölmediyse dönüp durursunuz pervane misali </description>
<link>https://www.antoloji.com/son-degil-7-siiri/</link>
<guid>2052695</guid>
<pubDate>2014-10-15T13:42:00+03:00</pubDate>
<author>Hüseyin Kıyak</author>
</item>
 <item>
<title>Yandan Bakış</title>
<description>Öyle önden önden bakmak olmaz yandan yandan bakacaksın hayata, o koca kafanın daha arkasından. Önden bakanlarla durum ortada; Açlık, faşizm, koltuk kavgası… Hani toprak reformu, köy enstitüleri? </description>
<link>https://www.antoloji.com/yandan-bakis-siiri/</link>
<guid>2037508</guid>
<pubDate>2014-09-03T09:35:00+03:00</pubDate>
<author>Hüseyin Kıyak</author>
</item>
 <item>
<title>İki Kelime</title>
<description>İki Kelime  Gecenin yalnızlığında en tizinden çılgın notalar saplanıyor intro olabilmek için yüreğimin her portesine. </description>
<link>https://www.antoloji.com/iki-kelime-84-siiri/</link>
<guid>2024375</guid>
<pubDate>2014-07-21T10:42:00+03:00</pubDate>
<author>Hüseyin Kıyak</author>
</item>
 <item>
<title>Meral</title>
<description>M ahzun durmuyorum aslında, yıllara meydan okuyorum E skilerin beni ben ettiği yüreğimle, çöllere kum oluyorum. R enklerin insana uyumu başka güzel, muhalif baharlarda A ğlayıp gülsem, küfredip söylensem de yalan dünyaya L akırdıları bitirdim; çiçeklere bal, çayıma dem oluyorum. </description>
<link>https://www.antoloji.com/meral-5-siiri/</link>
<guid>2020664</guid>
<pubDate>2014-07-09T15:33:00+03:00</pubDate>
<author>Hüseyin Kıyak</author>
</item>
 <item>
<title>Kiraz</title>
<description>Sen hiç olmazsa Devrim gibi üzmüyorsun  Her yıl haziranda, bekletmeden geliyorsun Farkındayım, seni gırnatayla bekleyen az, Üstelik arzularken zaman da geçmiyor Biliyorum,  gelişin de çok zor be anam Ama gelirsen de temmuzda gitme emi? </description>
<link>https://www.antoloji.com/kiraz-15-siiri/</link>
<guid>2013818</guid>
<pubDate>2014-06-20T11:07:00+03:00</pubDate>
<author>Hüseyin Kıyak</author>
</item>
 <item>
<title>Aşk</title>
<description>Aşk iyilikler hayal edilerek yatılan uykusuz gecelerin sabahında, uyuya kalarak kötülükler girdiğinde rüyana selamsız, </description>
<link>https://www.antoloji.com/ask-2773-siiri/</link>
<guid>1998137</guid>
<pubDate>2014-05-13T14:42:00+03:00</pubDate>
<author>Hüseyin Kıyak</author>
</item>
 <item>
<title>Haziran Çiçeği</title>
<description>Siz, dünyanın tüm ağaçları  Ne işe yararsınız? Hele ki memleketin orta yerinde Hele ki göbeğinde Taksim’in Başka işiniz yok mu? 58.000 metrekareye, 700 bilmem kaç tane </description>
<link>https://www.antoloji.com/haziran-cicegi-siiri/</link>
<guid>1998128</guid>
<pubDate>2014-05-13T14:28:00+03:00</pubDate>
<author>Hüseyin Kıyak</author>
</item>
 <item>
<title>King Hayattır</title>
<description>King hayattır aslında birileri batarken, diğerleri çıkar oyun başlangıcında kağıtlar herkese eşit dağılır. Sizce de böyle değil mi hayat? Başlangıç; herkes için aynı </description>
<link>https://www.antoloji.com/king-hayattir-siiri/</link>
<guid>1565568</guid>
<pubDate>2011-05-30T14:07:00+03:00</pubDate>
<author>Hüseyin Kıyak</author>
</item>
 <item>
<title>37. Sayfa</title>
<description>(Kitap I - Bölüm II)   Buradan gireceksin denize terli havanın, iğrenç sıcaklığında anlık buz kütlesi gibi </description>
<link>https://www.antoloji.com/37-sayfa-siiri/</link>
<guid>1007948</guid>
<pubDate>2008-08-20T22:16:00+03:00</pubDate>
<author>Hüseyin Kıyak</author>
</item>
 <item>
<title>Güzel Şey</title>
<description>Ayazda da kalsan tipide de seninle üşümek çok özel şey, gerçek de olsan hayal de </description>
<link>https://www.antoloji.com/guzel-sey-5-siiri/</link>
<guid>101280</guid>
<pubDate>2003-08-13T00:20:00+03:00</pubDate>
<author>Hüseyin Kıyak</author>
</item>
 <item>
<title>Ölümün Beyaz Yağışı</title>
<description>Kaç yorgun mevsimin geçtiğini bilemeden,  Kırıcı bir soğuk başlar, tepeden en tepeden.  Bembeyaz gökyüzü bürünür acıya, hüzüne, Ve nadir kar taneleri inecektir yeryüzüne.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/olumun-beyaz-yagisi-siiri/</link>
<guid>101279</guid>
<pubDate>2003-08-13T00:18:00+03:00</pubDate>
<author>Hüseyin Kıyak</author>
</item>
 <item>
<title>Ayrılık</title>
<description>Neden bu kadar imkânsızsın, erişilmezsin,  Neden bu kadar vefasızsın, sevilmezsin. Niçin haykırışımı  anlatamıyorum doya doya? Niçin duygularımla dokunamıyorum sana, ve gözlerim nasıl erişemiyor gözlerine sözlerim, fısıltılarım yetişemiyor kulaklarına </description>
<link>https://www.antoloji.com/ayrilik-115-siiri/</link>
<guid>101278</guid>
<pubDate>2003-08-13T00:16:00+03:00</pubDate>
<author>Hüseyin Kıyak</author>
</item>
 <item>
<title>Bilinmeyen Şehirdeki Dost</title>
<description>Bilinmeyen bir Şehre doğru girmek üzereyken zifiri sessizlik geceye karanlık verdiğinde Nüfus/Rakım yazan fosforlu tabela beliriverir birden. İşte o zaman bilinmeyen büyülü şehrin esrarı çözülürken elektrikler kesiliverir aniden. </description>
<link>https://www.antoloji.com/bilinmeyen-sehirdeki-dost-siiri/</link>
<guid>101275</guid>
<pubDate>2003-08-13T00:14:00+03:00</pubDate>
<author>Hüseyin Kıyak</author>
</item>
 <item>
<title>Konuş Onunla</title>
<description>“Pedro Almodovar’a”  Sakın saklama çünkü yarın çok geç olacak içinden geldiği gibi yada fütursuzca, belki masumane belki ahlaksızca </description>
<link>https://www.antoloji.com/konus-onunla-siiri/</link>
<guid>98877</guid>
<pubDate>2003-07-30T22:52:00+03:00</pubDate>
<author>Hüseyin Kıyak</author>
</item>
 </channel>
</rss>
