<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. H&#252;seyin Cayıklı Şiirleri
</description>
 <item>
<title>İlk Sevda</title>
<description>Şimdi sana yıllar sonra bana dön desem  biliyorum... Saçma olacak... gazete manşetlerinde çıkan haberlerim gibi acı olacak içim... şimdi gök yüzünde yağmur bulutları geçse </description>
<link>https://www.antoloji.com/ilk-sevda-2-siiri/</link>
<guid>717550</guid>
<pubDate>2007-04-13T13:07:00+03:00</pubDate>
<author>Hüseyin Cayıklı</author>
</item>
 <item>
<title>İmkansızlıklar Bütünü</title>
<description>özledim seni...gittiğin gün şehirde ki bütün çocuklar ağladı...yağmur şahitti bu yalnız rüzgarı nereye savrulmalıydı....  yorgundum,ağladım senin gözlerinle...  bilirim aşk hep imkansızlıklar bütünü  </description>
<link>https://www.antoloji.com/imkansizliklar-butunu-siiri/</link>
<guid>621260</guid>
<pubDate>2006-12-31T19:26:00+03:00</pubDate>
<author>Hüseyin Cayıklı</author>
</item>
 <item>
<title>Aklımda Yüzün</title>
<description>boşversene artık herşey boş... ellerin nerede? yok! ! ! ! sen yoksun içim ağrıyor iç kanama gibi... artık yoksun... </description>
<link>https://www.antoloji.com/aklimda-yuzun-siiri/</link>
<guid>606799</guid>
<pubDate>2006-12-14T15:19:00+03:00</pubDate>
<author>Hüseyin Cayıklı</author>
</item>
 <item>
<title>Arayış</title>
<description>elimde bir uyuşma ki tarifi yok...Caddelerde kaybetmişim çocukluk masumiyetimi...elimde artık kocaman bir sayfa var...sana ne yazabilirim ki bakma öyle gözlerime elim terlemiş içimde bir yer acıyor tarifi yok.gözlerim utanç dolu aslında,yorucu yolculuklardı beni sana bağlayan..  Sevgilim...caddelerde kaybettim çocukluk masumiyetimi...güvensizliğim bundan...  bilirmisin yaşı ergeni geçmiş ve sokaklarda umudunu kesmeden bir anne şefkati arayan bir adam olduğunu... bir parkta çocuklarla elma şekeri peşinde koşturmak yada  mahallede piç denilen çocuğun en samimi arkadaşı olmak... </description>
<link>https://www.antoloji.com/arayis-127-siiri/</link>
<guid>479084</guid>
<pubDate>2006-06-17T02:27:00+03:00</pubDate>
<author>Hüseyin Cayıklı</author>
</item>
 <item>
<title>05:00 yazıları(geçmişle hesaplaşma ve Ütopyalar</title>
<description>çok uzaklarda olan hayaller ülkesinin çocuklarıydık.bütün sevinçlerimiz elimizden alınmış aşklarımızı ormanlarda bırakıp çok uzak olan ülkelerden göç etmiştik kendi ülkemize.Herşey değişmişti gökyüzü mavi diyebilmek için geri dönmüştük.Şarkılarımız vardı notalarını hiç bilmediğimiz...sözlerini unuttuğumuz bir şarkıydı zaman notalarında sarhoş olduğumuz...kadınlarımız vardı başka coğrafyalarda unutuğumuz...dirilip ve ölen arkadaşlarımız vardı ve hayallerimiz...hepsi bir düş gibi yıkıldı...çıkardık bütün resimleri albumlerden hepsini yaktık...o kadar umutsuz o kadar yalındı ki aşk gösterişsiz bir oyun gibi geldi...  şimdi acı bir keman sesi duyoyorum  içimden sürgünden ve göçlerden gelen çocuklar geçiyor...hepsinin ağzında bir marş ellerinde kadınların eli...sevişmek için geliyorlar bu ülkeye yarattığımız kumdan kaleleri olan bu ülkeye...  </description>
<link>https://www.antoloji.com/05-00-yazilari-gecmisle-hesaplasma-ve-utopyalar-siiri/</link>
<guid>400126</guid>
<pubDate>2006-03-11T20:46:00+03:00</pubDate>
<author>Hüseyin Cayıklı</author>
</item>
 <item>
<title>Düşünürken</title>
<description>elimde yanan sigara içmeden bitmiş şimdi düşünüyorumda şarkılar eskisi kadar güzel aklımda olan bütün aşklar unutulmadı... </description>
<link>https://www.antoloji.com/dusunurken-4-siiri/</link>
<guid>386462</guid>
<pubDate>2006-02-17T22:47:00+03:00</pubDate>
<author>Hüseyin Cayıklı</author>
</item>
 <item>
<title>Yanımda olmanın bir anlamı var</title>
<description>gizem akıncı 'ya  yanımda güvenle kolarıma sarılmış bir kadındı o...nereden geldiğimi ve nereye gittğimi hiç bilmedi...zamanı yoktu sevmenin,bir an kapıdan çıkıp geldi...zamansız bir koridorda yanızlığını kaybetmiş bir insandı...yokluğu sımsacak bir gecenin içinde beni ben yapıyordu...sigaram yanıyor külleri ona kalıyordu...ıslak şehrin sokakları gibi gözleri parlıyordu...Aşka yarım asır vardı...yüzyılımız ona hep yalan söylemişti oysa...sesin içinde bir tiyatro oyunu gibi sadece üstüne düşen rolu oynuyordu... kahredici bir yalnızlıktı benimkisi...yorgun ve yoksul bir ceketle çıkmıştım bütün sokaklara...üşüyordum...şehirler hep bir şehri andırıyor ve ben hep bir şehre yolculuk ediyordum...trenler soğuktu insanlar yoksuldu...yoksul trenlerde ve soğuk şehirlerde rastlayamadım ona...ben hep kaybettim...hep aradım onu yalancı telefon konuşmalarında... </description>
<link>https://www.antoloji.com/yanimda-olmanin-bir-anlami-var-siiri/</link>
<guid>341017</guid>
<pubDate>2005-11-30T23:41:00+03:00</pubDate>
<author>Hüseyin Cayıklı</author>
</item>
 <item>
<title>Soğuk</title>
<description>soğuk  herşey okadar soğuk ki insanlar merhaba demiyor en sevdiği yalanlara... </description>
<link>https://www.antoloji.com/soguk-17-siiri/</link>
<guid>338298</guid>
<pubDate>2005-11-24T20:45:00+03:00</pubDate>
<author>Hüseyin Cayıklı</author>
</item>
 <item>
<title>Gidiş</title>
<description>gitmek gerekiyor şimdi.denizi unutma vakti...yollarında gezdiğimiz sokaklar ile vedalaşma zamanı...zaman dostlukları unutma zamanı....yapılan bütün hataları unutmadan kahredici acıyla tanışmalı...gitmek gerekiyor unutulan bir sevigilinin adı  gibi yıllar hatırlanmak istiyor... denize ne zaman baksam hep unutulmak ve unutmak istiyorum... aklımdaki bütün herşeyi kimliksizliğimi... </description>
<link>https://www.antoloji.com/gidis-16-siiri/</link>
<guid>316920</guid>
<pubDate>2005-10-08T16:53:00+03:00</pubDate>
<author>Hüseyin Cayıklı</author>
</item>
 <item>
<title>Aslında</title>
<description>Aslında bütün herşey yalandı....  bütün göçler bir nedenle yapılmaktadır...nedeni vardır aslında nedensizlik olan insanlarda...ve göçler ne yazıkki nedensiz sonuçlar üzerine yapılmıştır...göç edilen şehirler diğer şehrin sokaklarını andırır ve insanlar genellikle o sokaklar üzerine bezetme yaparlar...değişen sadece zamandır...göç yollarında aşklar hiçsizlik ismini alırlar...duyarsızdır sevişmeler,terkedilmiş bir şehirin acısını taşır...çocuklar gezer dağlarda adlarını bilmeyen aslında kardeşlik türkülerini beraber hep bir ağızdan ve hep aynı şehire göç eden çocuklar birbirlerini vururlar...oysa göç ve aşk onları doğarken vurmuştu...hepsinin nedeni nedensizlik değilmiydi? oysa şimdi insanlar anlıyor ki vuranda vurulandı hep aynı çocuklardı... Aslında bütün herşey yalandı... </description>
<link>https://www.antoloji.com/aslinda-27-siiri/</link>
<guid>282396</guid>
<pubDate>2005-07-17T19:47:00+03:00</pubDate>
<author>Hüseyin Cayıklı</author>
</item>
 <item>
<title>Demir çelik ve Ereğli</title>
<description>üç milyon altıyüz bin ton sıvı çelik... Üreten; yanmış el,nasırlaşmış parmaklar Yüzde yüz İnsan hep bir ağızdan Tam bağımsız Türkiye diyor EREĞLİ... </description>
<link>https://www.antoloji.com/demir-celik-ve-eregli-siiri/</link>
<guid>272806</guid>
<pubDate>2005-06-20T16:46:00+03:00</pubDate>
<author>Hüseyin Cayıklı</author>
</item>
 <item>
<title>Kaptan-ı Derya</title>
<description>Bazen düşünmüyor değil insan geçen  gemilere bakarken...bir haziran akşamı yalnızlığı törpüleyen ve içine yakan şey nedir diye...Kim bilir belki yalnızlığın kahredici acıtan bıçağıdır...çok uzak şehirlerin insanları geçiyor otobüslerden...uçaklarda çok uzak ülkelerin insanları...iç hatlarda olanlar beni göçmen olarak alsa yanlarına yada dış hatlarda olanlar zorunlu mültecidir  aşka sığınma kanunundan yararlanmak istiyor...deseler.... oysa ne iç hatlar ne dış hatlar anlar halinden insanın...aşk ekmek kadar kutsal ise neden insanlar inanmıyor ona...ben inandım geçen her rüzgara...aldandım her kısık sesli sevişmelerden sonra...bir film izler gibi seyrettim onları...kimsenin hakkı yoktu içimdeki geminin filikalarını çözmeye...Onlar acil anlarımda  kullanılacaktı... sonradan farkettim meğer o gemi'nin kaptanı benmişim... </description>
<link>https://www.antoloji.com/kaptan-i-derya-2-siiri/</link>
<guid>249826</guid>
<pubDate>2005-04-16T20:49:00+03:00</pubDate>
<author>Hüseyin Cayıklı</author>
</item>
 <item>
<title>Nü Sanatı</title>
<description>nü sanatından hiç anlamasam bile bir kadın resmi çiz deseler İstanbul'u çizerdim çünkü umumi ve on sekiz yaşını doldurmuş her erkeğin gidebileceği yer olan bir evde çalışan kadının kızı gibi suçsuzdur... </description>
<link>https://www.antoloji.com/nu-sanati-siiri/</link>
<guid>249818</guid>
<pubDate>2005-04-16T20:34:00+03:00</pubDate>
<author>Hüseyin Cayıklı</author>
</item>
 <item>
<title>Yalnızlığı Paylaşmak Gerek</title>
<description>ne kadar yalnızsın diyenlere sormam gerek...yalnızlığınızı paylaştınız mı? diyecekler ki bana yalnızlık paylaşılsa adı yalnızlık olmaz...öyle düşünenler yanılıyor oysa...yalnızlık paylaşılabilecek bir olgudur...konuştukça ve paylaştıkça yalnızlığınız akşamları yatağınızda sizi sıkacak terletecek belkide ağlatacak çünkü ona o kadar çok alışmış o kadar çok güvenmiş olacaksınız ve onu kimle paylaşsanız o kıskanç bir sevgili gibi akşamları size hesap soracak çünkü o sizden başkasıyla paylaşılmak istemeyecek... yalnızlık belki baş ağırısı belki öldürücü bir zehirin etkisi yapacak...uyuşacaksınız...bütün anlatılan hikayeler size yalan gelecek...inanmayacaksınız...inananlar aşkın gazabına uğrayıp ömür boyu acı çekecektir...oysa yalnızlığın olumlu bir yönü vardır ve herşeyden ağır basan...yalnızlık kendine aşıktır sadece sizi kendisiyle paylaşır...sizi bir kor gibi yakıp kül etmez...Alışır yüreğiniz...herşeye alışacağınız gibi yalnızlıkta alıştırır sizi...Bir başka kadının kolların da sevişirken sizi bir köşeden izler...tek başınıza kaldığınızda geri dönmek istersiniz ve o size her zaman izin verir...yalnızlık korkulacak birşey değildir...yeterki paylamşamasını bilmelisiniz... </description>
<link>https://www.antoloji.com/yalnizligi-paylasmak-gerek-siiri/</link>
<guid>241163</guid>
<pubDate>2005-03-16T12:57:00+03:00</pubDate>
<author>Hüseyin Cayıklı</author>
</item>
 <item>
<title>Fer</title>
<description>hatırlarmısın bilmem gökkubelerine bakıyorduk şehrin bir çaybahçesinde sen elini tutsak kalmış elime sıkıştırmıştın... hiç utanmadan öpmüştün dudaklarıma değmişti tenin... bir dua gibi kulağıma seslenmiştin </description>
<link>https://www.antoloji.com/fer-siiri/</link>
<guid>240598</guid>
<pubDate>2005-03-14T13:07:00+03:00</pubDate>
<author>Hüseyin Cayıklı</author>
</item>
 <item>
<title>Tanrılar ve yalnızlık</title>
<description>Anlıyorum şimdi...yol uzundu...gidilen bütün şehirlerde yaşanan aşklar yalandı...yola çıkılan bütün insanlar aslında tuzaktı...sürgün kentiydi burası...tanrısına küsmüş bir peygamber gibi kentime küskündüm,sürgündeydim...yaşanan bütün aşklar kutsanmış kadehlerde yağmalanıyordu bu şehirde hep bir militan ölüyordu ve ben hep yalnız kalıyordum...her yalnızlığımda küsüyorum bütün din kitaplarına...Bütün tanrılara kapılarım kapalı açmıyordum...kendi yalnızlığımla tükeniyordum...Bir akşam bir ışık indi kente...kent aydınlandı günleri ve ayları geçmiş takvimler gibi aşk gösteriyordu kapıdan kendini...oysa bir yanım yalnızlıktı benim...aşk o kadar geç kalmıştıki bu kente bütün tanrılar kendi peygamberlerini çarmığa germişti...ve sadece onlara tanrıları ağlıyordu...bir kadın bir tanrı ve şehirde bir militan...bütün yazılar gibi hepsi sadece bir dua da adları geçiyordu... </description>
<link>https://www.antoloji.com/tanrilar-ve-yalnizlik-siiri/</link>
<guid>240021</guid>
<pubDate>2005-03-12T11:55:00+03:00</pubDate>
<author>Hüseyin Cayıklı</author>
</item>
 <item>
<title>Kuduz</title>
<description>düşünmek seni...bir hıçkırıkla ağlamak gibi anlatabilmek bütün yaşananları toplayabilmek belkide kalın bir kitapla... sevgisi kendine buyruk yaşamak seni hatırlamak bir mey gecesi... kahrolası bir telaşla aramak </description>
<link>https://www.antoloji.com/kuduz-siiri/</link>
<guid>239532</guid>
<pubDate>2005-03-10T13:33:00+03:00</pubDate>
<author>Hüseyin Cayıklı</author>
</item>
 <item>
<title>05:00 (Gidenin kalanla olan yarım tarafı)</title>
<description>dışarıda sloganlar atılıyor...ben kitapları açmışım oysa bir final haftasına hazırlanmaktayım.iktisadi bir kitap bu benim ve işçilerin ortak derdi olan...içeride hoş klasik müzik çalıyor...kadının sesi içimde ki düşüncelerin bam teline dokunuyor...sevdiğim kadınları düşünüyorum...şimdi neredeler...neden terkedip gittiler...düşünüyorum...çokmu sevmişim hepsini...şehir uykusuna dalacak olduğunda ben içimdeki bütün fenerleri yakıyorum...Bir kadın görüyorum çok uzak bir ülkede olan...koştukça dünyanın bütün haritaları çizimlerini değiştiriyor...ben tam buldum derken elimden akıp gidiyor...herşey o kadar çabuk değişiyor ki...apar topar kalkıyorum meyhane masalarından...içkim beni beklemekle mayışıyor...ben şimdi aşk sözcükleri söylesem yarım kalıyor öznesiz sıfatsız bir hal alıyorum...Aşk ve acı bu karmaşıklıkta beni sürüklenen bir serüvene itiyor...ne tür bir yazı yazsam başlığını kimin adına imza atayım diye düşünüyorum...çünkü kimse geri dönmüyor...beklemek her daim içime sıkıntı veriyor... </description>
<link>https://www.antoloji.com/05-00-gidenin-kalanla-olan-yarim-tarafi-siiri/</link>
<guid>233633</guid>
<pubDate>2005-02-16T12:21:00+03:00</pubDate>
<author>Hüseyin Cayıklı</author>
</item>
 <item>
<title>Ayrılık Bu...</title>
<description>kalanla....sana kalan...avutmak zorundadır kalbimizi.ne çok yapılacak iş var oysa...gidilecek ülkeler var..bana söz verdiğin gibi değildi bu gitmen...ne havaalanları kaldı geride nede seni bekleyen...bana.biliyorum bir aşk var başka bir ülke başka coğrafya... şimdi uzak bir kenttesin, sabahları elim acıyor yokluğunu sararken... işkenceler yükseliyor darağcında insanlar tükeniyor... yaşamlar bitiyor </description>
<link>https://www.antoloji.com/ayrilik-bu-2-siiri/</link>
<guid>230546</guid>
<pubDate>2005-02-05T10:48:00+03:00</pubDate>
<author>Hüseyin Cayıklı</author>
</item>
 <item>
<title>Sensizlik</title>
<description>yazılar sensiz olunca cümle kuramıyorum konuşamıyoum... elimi açsam tanrıya yalvaramıyorum... yazılar sensiz olunca nokta...nokta... </description>
<link>https://www.antoloji.com/sensizlik-156-siiri/</link>
<guid>228507</guid>
<pubDate>2005-01-28T12:09:00+03:00</pubDate>
<author>Hüseyin Cayıklı</author>
</item>
 </channel>
</rss>
