<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. H&#252;seyin Acun Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Sayfa</title>
<description>Tarihe not düşülmüş. 31.01 diyerek daktilodan çıkan bembeyaz sayfa da masa diye başlıyor sözlerine, Bırakalım masaya bütün benliğimizi, yılların hasreti birikmiş masa ayaklarında demirlerin pası daha eski kabuklar sökülüyor artık. Bizden sonra kimseyi oturmamışlar masaya bırakalım kendimizi tozlu masaya, yıllar sonra ilk gelişimiz kapıdan girip gülerek oturduğumuz masaya belki de bir daha geliriz. Arkadan fısıldayan en sevdiğimiz müzik 'Hangimiz Sevmedik' diye bağırdığımız ara sokak hatta rakı bardağını mikrafon yaptığın o günler..Belki son gelişimiz, belki de yeniden geliriz. Kapı o kadar sert ki kapansa açılmayacak. Açılsa bir daha geri kapanmayacak, Kabul ediyorum... Giden bir daha geri gelmeyecek.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sayfa-18-siiri/</link>
<guid>3788208</guid>
<pubDate>2026-01-31T05:18:00+03:00</pubDate>
<author>Hüseyin Acun</author>
</item>
 <item>
<title>Masal</title>
<description>Mevsimlerden kış, ocak ayıydı iyi hatırlıyorum. Yılbaşından iki gün sonra Sorulan her soruya yazılan her söze bir cevap vardı. Susmazdık sabahlara kadar kalp susar insan susmazdı. Başlarda bir şiir olurdun yaza yaza öykü yaza yaza da bir roman. Ama adına şiir yazılırdı.  Çokça sayfalar tükenirdi,kalemler kırılırdı İplikle başlardım. Senden bahsedilince ya da bir sayfaya ya da bir romana, yazmaya başladım senin adına diyerek ne kelimenin sonunu nede o bahsettiğin cümlenin ortası bulabilme ihtimali yoktu onca satırın arasında kayboldum ilk defa Zamanında insanlar “en kuvvetli bağ pamuk ipliğidir derlermiş. İnsan birini gerçekten çok seviyorsa ona pamuk ipliğiyle bağlanmalı derlermiş. Onun sebebi de incecik bağın kopmaması içinmiş. Duygular diye diye şiir yazılmış sonrasında öykü bitmeyince roman olmuş bir kar tanesi sayısız yağan kardan tek bir kar tanesi düşer avuçlarımın içine. </description>
<link>https://www.antoloji.com/masal-738-siiri/</link>
<guid>3788205</guid>
<pubDate>2026-01-31T04:55:00+03:00</pubDate>
<author>Hüseyin Acun</author>
</item>
 <item>
<title>Son</title>
<description>Bir masal idin sen. Düşler ülkesinde taçlanmış son bahar yapraklarından farksız. Söylesene nasıl gelirdim sana, Açılmasaydı damar yolu? Enjekte olmasaydı tüm hayallerim bir anda kafama, Dank etmeseydi o güzel düşler hep bir anda, </description>
<link>https://www.antoloji.com/son-664-siiri/</link>
<guid>3781157</guid>
<pubDate>2026-01-15T00:16:00+03:00</pubDate>
<author>Hüseyin Acun</author>
</item>
 <item>
<title>Siz</title>
<description>Siz hiç öldünüz mü? İhtiyari otobüs molaları, muavin ile karşılıklı bir sigara, zamanın dolmasını beklerken içilen bir tas çorba, belki ücretsizliğinden pis kokan o tuvalet manzaraları, eksik yolcu anonsları ve daha birçok zaman kaybı, sana hep geç gelmem için varlar. -Ben sana geç olsa da geleceğim.- Kafanızı kurcalayan birkaç düşünce var.- Sevdiğiniz, hayatınızı adadığınız o insan karşısında kurulacak cümlelerin provasının yapıldığı vakitlerdeyiz, uyku ile karşılıklı atışıyoruz. -Aklımda kurduğum her cümle, gözlerinin içine bakıncaya kadar aklımdaydı.- </description>
<link>https://www.antoloji.com/siz-138-siiri/</link>
<guid>3653789</guid>
<pubDate>2025-01-24T21:53:00+03:00</pubDate>
<author>Hüseyin Acun</author>
</item>
 <item>
<title>Bölüm 27 Farksız</title>
<description>Tüm konuşmayı başa sar ve biliyor musun? Şu dar sokakların bizim için yapıldığına dair söylentiler var. Ellerimi tut, avuç içlerin terliyor, ne güzel. Tüm söylediklerini unut, beni yine sev. Devrilen gözkapaklarıma ihanet ediyorsun, farkında değilsin. Seni öldüren sevda beni güçlendiriyor. Sende solan çiçeklerin tohumlarını ekmekten çok yoruldum. Sende bitti sandığın her duygu, bende ilk günkü gibi. Bizi seviyorum, ama sen gidiyorsun. Ayrılık üzerine milyonlarca şarkı var, gidişin çok sıradan. Güneş doğacak, ama bizim için değil. Benden uzakta bir karanfil sulayacaksın, ama açmayacak. Yarım kalmışlığa ait birkaç yazıdan bahsedeceğim konusu biz olan, duymayacaksın. Son zamanlarda sana dokunamıyorum, vardır elbet bir kuşta senin zarifliğin.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/bolum-27-farksiz-siiri/</link>
<guid>3623251</guid>
<pubDate>2024-10-10T15:03:00+03:00</pubDate>
<author>Hüseyin Acun</author>
</item>
 <item>
<title>Kalp ağrısı</title>
<description> Tarihe not düşülmüş; 6 Ekim diyerek anlatılanlara göre olay yeri 'Kalp ağrısı' kırgınlıklarla dolu..  Merhaba soğuk gecem. Kadın ilk defa, </description>
<link>https://www.antoloji.com/kalp-agrisi-47-siiri/</link>
<guid>3622217</guid>
<pubDate>2024-10-06T22:01:00+03:00</pubDate>
<author>Hüseyin Acun</author>
</item>
 <item>
<title>Zihin</title>
<description>Zihin yazıyor bu sefer, kalp değil. Her seferinde kalp yazıyordu bu sefer ruh yazıyor. Günlük de yazıldığı gibi 'ALYA' ölüyor. On iki katlı bir binanın üstünden atlayan insan, bütün duygularını kaybedip yazıyor. Bu sever aşk ve sevgi değil, istediğin bu muydu 'ALYA' ?  </description>
<link>https://www.antoloji.com/zihin-5-siiri/</link>
<guid>3464864</guid>
<pubDate>2023-04-25T01:49:00+03:00</pubDate>
<author>Hüseyin Acun</author>
</item>
 <item>
<title>Aynen</title>
<description>Aynen öyle,  Yaşıyor gibi yapıp dakika başı saatime bakıyorum, Aynen öyle, Tekrar tekrar ismini anıyorum, Unutacağım diyorum, </description>
<link>https://www.antoloji.com/aynen-10-siiri/</link>
<guid>3464861</guid>
<pubDate>2023-04-25T01:43:00+03:00</pubDate>
<author>Hüseyin Acun</author>
</item>
 <item>
<title>Mutfağımdaki Maviş</title>
<description>İnsan yazınca,  Yalnız kalırmış Hep onu, hep onu düşünürmüş Benim hikayem nasıl? Bilmiyorum desem yalan söylemem, Ne okunur şiirlerim, </description>
<link>https://www.antoloji.com/mutfagimdaki-mavis-siiri/</link>
<guid>3464856</guid>
<pubDate>2023-04-25T01:36:00+03:00</pubDate>
<author>Hüseyin Acun</author>
</item>
 <item>
<title>Alışkanlık</title>
<description>Sadece iki saniye  Üfledi, Sigara yaşatmıyor, Ama alışıyorsun. Bu hayat bize başka şartlar da sunabilirdi, alışmaya çalışmaktan başka çaremiz yoktu. Hayaller kötü ama sevince alışıyorsun, sigarada yaşatmıyor zaten, ama ölünce alışıyorsun.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/aliskanlik-81-siiri/</link>
<guid>3461111</guid>
<pubDate>2023-04-12T12:02:00+03:00</pubDate>
<author>Hüseyin Acun</author>
</item>
 <item>
<title>Emek</title>
<description>Dürüst olayım, mutfağımıza girip, yaptığın güzel yemekler vardı salatalar, dolmalar, pilavlar özenle hazırladığın dondurma kaselerimiz Bazen dibi tutardı yaptığın pilavın az su koyardın hep dibi o yüzden tutardı pilavın ama emek vardı, sesim çıkmazdı.  Biliyor musun Bu sabah yalnız uyandım, uzun süredir sana değil, yastığıma selam veriyorum sabahları, uyanır uyanmaz elim pakete gitti uyanır uyanmaz,  duman gözüme kaçtı. Elimi yüzümü yıkadım, evden çıkıp sahilde bir banka oturdum aslında tek derdim denizin karanlığına dalan gözlerini üstüme çekebilmek' ti. Yemin ederim. bu durum kötü, ama sevince alışıyorsun işte, buralar kötü, ama ölünce alışıyorsun işte..  </description>
<link>https://www.antoloji.com/emek-112-siiri/</link>
<guid>3461108</guid>
<pubDate>2023-04-12T11:57:00+03:00</pubDate>
<author>Hüseyin Acun</author>
</item>
 <item>
<title>Günlük</title>
<description>Ben bugün 12 katlı bir binanın dokuzuncu katından atlayacağım, ama ölmeyeceğim. Belki bulutların üstünde süzülen yağmur tanesi gibi bir kaç parça kemiklerim kırılır kafamda çatlat oluşur, ama ölmeyeceğim. Hastane koridorlarında dolaşırken işte o zaman yitireceğim içimde ki sevgimi. Attım kendimi ama düşmedim, yerlerde toprak vardı, yerle bir olmuş insan toprağı ve ben toprağın altında' da olsa dua okusunlar ninni gibi gelirmiş. Yatarken  baş ucuma kitap yerine şimdi taş koymuşlar. Sehpa da duran Sürahi deki su şimdi toprağıma dökülüyor. Birilerini beklerken, hiç kimse gelmemiş.  Ben yaşarken öldüm daha önce bir binanın dokuzuncu kattan da atladım, beni görmediniz. Üzülmeyin ama ' ben çok üzüldüm. Hüseyin öldü.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/gunluk-67-siiri/</link>
<guid>3461096</guid>
<pubDate>2023-04-12T11:15:00+03:00</pubDate>
<author>Hüseyin Acun</author>
</item>
 <item>
<title>Midyeci Hasan amca</title>
<description>Midyeci tanıdım, Hasan usta Beşiktaş sahilinde  Arkasında umutları bırakıp Tek varlığı midye olan adam Midye satıyordu Kimse yalnız başına yemiyordu Ya arkadaş, ya yanlarında sevgili, yada bir eş vardı, </description>
<link>https://www.antoloji.com/midyeci-hasan-amca-siiri/</link>
<guid>3461091</guid>
<pubDate>2023-04-12T10:37:00+03:00</pubDate>
<author>Hüseyin Acun</author>
</item>
 <item>
<title>Akıntı</title>
<description>Denizin akıntısına,  Dalıp dalıp Düşündükçe Hayalini kurduğum Saf ve temiz gökyüzü Hissizleşecek </description>
<link>https://www.antoloji.com/akinti-13-siiri/</link>
<guid>3461087</guid>
<pubDate>2023-04-12T10:31:00+03:00</pubDate>
<author>Hüseyin Acun</author>
</item>
 <item>
<title>Eylem</title>
<description>'Yüzünü avuçlarımın arasına alabilmek. Bilirsin, bu öyle sıradan eylem değil.' </description>
<link>https://www.antoloji.com/eylem-44-siiri/</link>
<guid>3461086</guid>
<pubDate>2023-04-12T10:26:00+03:00</pubDate>
<author>Hüseyin Acun</author>
</item>
 <item>
<title>Sana şiirler</title>
<description>Sana şiir okumak vardı, şimdi boğazda bir bankta. Yerimiz dar olur biz değil. İmkanlarımız ve zamanımız olsun kısıtlı olan, biz olmayalım. Nasıl olsa gökyüzü manzaramız, nasıl olsa buluruz göğe bakacak nedenler. Sesini duyayım, gözlerime bak, sesimi dinle ! Mutlu olmuyor ellerin ellerime deymeyince..  </description>
<link>https://www.antoloji.com/sana-siirler-5-siiri/</link>
<guid>3461085</guid>
<pubDate>2023-04-12T10:24:00+03:00</pubDate>
<author>Hüseyin Acun</author>
</item>
 <item>
<title>Gece</title>
<description>Böyle gecelerde,  En çok böyle gecelerde gel. Seni seviyorum. Evet en çok böyle gecelerde.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/gece-1379-siiri/</link>
<guid>3460715</guid>
<pubDate>2023-04-11T11:05:00+03:00</pubDate>
<author>Hüseyin Acun</author>
</item>
 <item>
<title>Karanfil</title>
<description>Benden uzakta bir karanfil sulayacaksın ama açmayacak.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/karanfil-113-siiri/</link>
<guid>3460714</guid>
<pubDate>2023-04-11T11:04:00+03:00</pubDate>
<author>Hüseyin Acun</author>
</item>
 <item>
<title>Ben</title>
<description>Meğer ki sen düş imişsin.  Ölüm pazarında, Hayata karşı ısrarcı olmamış olabilirim Pek de çabalamış sayılmam aslında Her şey den çabuk sıkılıp Tereddütsüz kapılardan çıktığım da doğrudur. </description>
<link>https://www.antoloji.com/ben-348-siiri/</link>
<guid>3460708</guid>
<pubDate>2023-04-11T10:57:00+03:00</pubDate>
<author>Hüseyin Acun</author>
</item>
 <item>
<title>İnsan</title>
<description>İnsanların hep benim  Garipsediği taraftayım. Garip de değilim aslında, Çok kötüyüm. Ben hep böyle olurum zaten. Sebepsizce canım hep ağlamak ister.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/insan-1083-siiri/</link>
<guid>3460702</guid>
<pubDate>2023-04-11T10:51:00+03:00</pubDate>
<author>Hüseyin Acun</author>
</item>
 </channel>
</rss>
