<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. H&#252;ma H&#252;ma Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Gel gönlüme</title>
<description> Gel gönlüme, bir bahar gibi, Üşüyen yanım çiçek açsın. Bir ömürlük misafir ol, Gözlerin gözlerimde kalsın. Gel gönlüme, sessizce gel, Kapımı usulca çal yeter. Bir tebessüm bırak yüzüme, Kırık düşlerim yeniden değer. Gel gönlüme, yağmur ol da, Kuruyan dallarım yeşersin. Adını her nefeste anıp, Sevdam seninle filizlensin. Gel gönlüme, geç kalmadan, Zaman bizden bir şey çalmadan. Elini bırakma avuçlarımdan, Bir ömür kal, hiç gitmeden. </description>
<link>https://www.antoloji.com/gel-gonlume-6-siiri/</link>
<guid>3858086</guid>
<pubDate>2026-07-21T23:33:00+03:00</pubDate>
<author>Hüma Hüma</author>
</item>
 <item>
<title>Sen</title>
<description>Bir varsın, bir yoksun... Sanki yağmurdan sonra açan güneş gibisin; Tam içim ısınırken, Bulut olup çekiliyorsun göğümden. Bir varsın, bir yoksun... Saatler seni gösterirken güzel, Sensizlikte akrep de yelkovan da bana küs. Bir mesajınla bahar oluyor içim, Bir sessizliğinle kışa dönüyor bütün mevsimler. Bir varsın, bir yoksun... Denizin kıyıya vurup geri çekilen dalgası gibi. Tam "işte buradasın" diyorum, Ayak izlerin siliniyor kumlardan. Bilir misin? İnsan en çok neye yorulur? Beklemeye değil... Geleceğini bilmeden umut etmeye. Bir varsın, bir yoksun... Ben seni kaybetmedim aslında; Çünkü hiç tam anlamıyla sahip olamadım. Sen, avuçlarımdan dökülen bir zaman oldun, Tutmaya kıyamadığım bir rüzgâr. Ve şimdi anlıyorum; Bazı insanlar gitmezler, Çünkü hiç gelmemişlerdir. Bazıları da gelirler... Ama yalnızca yokluklarını bırakmak için. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sen-4551-siiri/</link>
<guid>3858083</guid>
<pubDate>2026-07-21T23:29:00+03:00</pubDate>
<author>Hüma Hüma</author>
</item>
 <item>
<title>Ruh</title>
<description> ​Kafeste çırpınan adsız bir kuş gibi, Ne yere sığar fani, ne göğe sığar. Gözle görülmeyen gizli bir tuş gibi, Dokunduğu tende bir evren doğar. ​Topraktan giyinmiş geçici bir hırka, </description>
<link>https://www.antoloji.com/ruh-145-siiri/</link>
<guid>3847173</guid>
<pubDate>2026-06-26T12:27:00+03:00</pubDate>
<author>Hüma Hüma</author>
</item>
 <item>
<title>Zaman da Zamansızlık</title>
<description> ​Görünmez bir nehir gibi akar hayat, Bilinmez bir kıyıya sürükler birden. Bulutlar devrilir, gökyüzü bayat, Bir ışık süzülür sessiz geceden.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/zaman-da-zamansizlik-siiri/</link>
<guid>3847167</guid>
<pubDate>2026-06-26T12:14:00+03:00</pubDate>
<author>Hüma Hüma</author>
</item>
 <item>
<title>Araya Mesafeler Girsede</title>
<description> Araya yollar girmiş, şehirler geçmiş ne çıkar, Kalp sustuğu an bile, adını fısıldar. Bugün senin günün, takvimde en güzel sayfa, Uzaklık dediğin, sadece küçük bir coğrafya.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/araya-mesafeler-girsede-siiri/</link>
<guid>3847001</guid>
<pubDate>2026-06-25T22:11:00+03:00</pubDate>
<author>Hüma Hüma</author>
</item>
 <item>
<title>Aşk</title>
<description>Zamanın durduğu o ince çizgide, Bir nefes gibi yerleştin içime. Ne yön kalır senden başka bu şehirde, Ne bir kelime yeter seni tarife. ​Bir yaprağın rüzgara teslim oluşu gibi, Sessizce ve usulca bağlandım sana. </description>
<link>https://www.antoloji.com/ask-4042-siiri/</link>
<guid>3846998</guid>
<pubDate>2026-06-25T22:05:00+03:00</pubDate>
<author>Hüma Hüma</author>
</item>
 </channel>
</rss>
