<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Hayal &#199;ankay Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Bilmiyorum</title>
<description>Seni unutmayı bilmiyorum. Her şeyi bir kenara attım, herkesi de. Lakin sana bu kadar uzakken, bir o kadar da yakın olmanın sebebini de sonucunu da… Bilmiyorum. Hayat yaşarken ölmeyi nasıl öğrettiyse, öldükten sonra yeniden sevecek miyim seni? Bunu da öğretecek mi? </description>
<link>https://www.antoloji.com/bilmiyorum-243-siiri/</link>
<guid>1741060</guid>
<pubDate>2012-07-12T19:43:00+03:00</pubDate>
<author>Hayal Çankay</author>
</item>
 <item>
<title>Dönmen İmkansız</title>
<description>O kadehteki alkol bitecek diye bağırdı annem dün gece. O sigarayı da bırak benden yak dedi, hiç sigara içmeyen kadın. Sen de geldin zaten sonra kapı da valizin. Birlikte eğlendik, birlikte yedik içtik. Sabah gideceğimiz seyahati hayal ettik bavullarımızı toparlarken. Şafakta bindik araca, yüzümüz tutarsızca gülerken. </description>
<link>https://www.antoloji.com/donmen-imkansiz-siiri/</link>
<guid>1740828</guid>
<pubDate>2012-07-12T04:31:00+03:00</pubDate>
<author>Hayal Çankay</author>
</item>
 <item>
<title>Olağanüstü Yetenek: Aşk</title>
<description>Aşk hususi bir itina, Tanrısal bir güç aslında. Doğa üstü bir yetenek gerekir anlamak için. Bu yüzden uzak bana. Gidiyorum desem de... Senin doğa üstü yeteneklerinle gidişine... Geleceğim inancına... Doğru, geliyorum. </description>
<link>https://www.antoloji.com/olaganustu-yetenek-ask-siiri/</link>
<guid>1740826</guid>
<pubDate>2012-07-12T04:26:00+03:00</pubDate>
<author>Hayal Çankay</author>
</item>
 <item>
<title>Fantastik</title>
<description>İçtikçe geçecek sandığım kadar... Sevdikçe gelecek umudum olmamalıydı. Bu tüm fantastik hikayelerin başlangıcıydı. Bir kahraman edasıyla herkesi kurtarmaya gittin. Ben esirken sensizliğe. Ruhum 20 km uzağa doğru uçsa da.. Sana doğru... </description>
<link>https://www.antoloji.com/fantastik-3-siiri/</link>
<guid>1740825</guid>
<pubDate>2012-07-12T04:21:00+03:00</pubDate>
<author>Hayal Çankay</author>
</item>
 <item>
<title>Şair Saçmalığı</title>
<description>Mevsimlerden kışa hazırlık yapıyordum, yetmişti yandığım. Kuşların ayaklarına boş mektuplar bağlamıştım. Hiçbiri, kimselere gitmeyecekti. Yeterince ağlamıştım. Yalnızca yıldızların ışığıyla baktım yukarıya. Ben ayı, güneşi küstürüp kendime, iyice saçmalamıştım. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sair-sacmaligi-siiri/</link>
<guid>1740824</guid>
<pubDate>2012-07-12T04:20:00+03:00</pubDate>
<author>Hayal Çankay</author>
</item>
 <item>
<title>Yalnızlar Partisi</title>
<description>Yalnızlar partisine sende davetlisin. Kap bir yalnızlık gel... Bu ev ikimize de yeter. Belki... Bir şarkı da dans edip yalnız olmaktan vazgeçecek kadar duygusal oluruz... Sonra... Hazır değiliz deyip yarınlara bağlarız ümidimizi. Yine yalnız kalırız söz.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yalnizlar-partisi-siiri/</link>
<guid>1740823</guid>
<pubDate>2012-07-12T04:18:00+03:00</pubDate>
<author>Hayal Çankay</author>
</item>
 <item>
<title>Neden Çıktınız Karşıma?</title>
<description>Neden karşıma çıktınız?  Ben mutluydum kalbimde oluşan boşluktan. Yüzünüzü göstermeseydiniz şu an, kaçıyordum yalandan dolandan. Şimdi yalanınıza da muhtacım. Dönünüz yolunuzdan. Her gece masal okurum size. Elimle beslerim sizi. </description>
<link>https://www.antoloji.com/neden-ciktiniz-karsima-siiri/</link>
<guid>1740822</guid>
<pubDate>2012-07-12T04:17:00+03:00</pubDate>
<author>Hayal Çankay</author>
</item>
 <item>
<title>Tesadüf</title>
<description>Her şey bir tesadüfle başlardı buralarda. Öbür türlü aşk, aşk olmazdı. Ben her zaman kahraman arardım. Ama buralardan hiç kahraman çıkmazdı. Bir gün yola düştüm... Bazen koştum, bazen yoruldum. </description>
<link>https://www.antoloji.com/tesaduf-65-siiri/</link>
<guid>1740821</guid>
<pubDate>2012-07-12T04:16:00+03:00</pubDate>
<author>Hayal Çankay</author>
</item>
 <item>
<title>Eksik Hikaye</title>
<description>Hiç bilmediğin bir yoldan yürümek istemenin suç olduğu bir şehir de... Şehrin hakkımda hiçbir şey bilmediği biriydim. Benim gibi de, siyah pelerinli bir kahramanım vardı işte. Arada karşılaşıyorduk. Ben hep Onunla konuşmak istesem de, bazen görülüyor bazen kayboluyordu. Aslında... Hoş bir durumdu. </description>
<link>https://www.antoloji.com/eksik-hikaye-3-siiri/</link>
<guid>1740820</guid>
<pubDate>2012-07-12T04:15:00+03:00</pubDate>
<author>Hayal Çankay</author>
</item>
 <item>
<title>Saçmalamak</title>
<description>Mevsimlerden kışa hazırlık yapıyordum, yetmişti yandığım.
Kuşların ayaklarına boş mektuplar bağlamıştım.
Hiçbiri, kimselere gitmeyecekti.
Yeterince ağlamıştım.
Yalnız yıldızların ışığıyla baktım yukarıya.
Ben ayı, güneşi küstürüp kendime, iyice saçmalamıştım.
Leylakların açması, mutlulukların saçılması...
Artık mühim değildi.
Ben bütün hayallerimi yalnız bir sonuca bağlamıştım.
Dedim ya, saçmalamıştım.
Belki de Onun yüzündendi, dışarıya çıkmayışım.
Karanlığa sarıldım, yalnızlıktandı varlığım.
Beni yalnızlık peydahlamıştı.
Beni çocuğu gibi sardı, sarmaladı, bırakamadım.
O beni nasıl böyle besleyip büyüttüyse...
Ben onu o kadar sahiplendim, benimsedim.
Tüm benliğimi ona adadım da...
Aşkı bu yüzden beceremedim.
Gidenleri hangi rafa koyayım anne? 
Afedersin, sen hep haklıydın.

 </description>
<link>https://www.antoloji.com/sacmalamak-3-siiri/</link>
<guid>1740240</guid>
<pubDate>2012-07-10T19:57:00+03:00</pubDate>
<author>Hayal Çankay</author>
</item>
 <item>
<title>Gel</title>
<description>Gelirsen..
Geç kalmış gibi yapabiliriz.
Bu kadar uğraşıp tam zamanı yakalamışken.
Şehir bizi kabullenmişken.
Toz toprak üzerimize sinerken.
Tekrar deneyebiliriz, boynumuz bükülmeden.
Zaten hep böyle olmuyor mu? 
Sen elinde sihirli bir kapıyla olduğum yere geliyorsun.
Ben sussam da, kapıyı çarpıp gidiyorsun.
Herkese yapamadığını, benim için planlıyorsun.
Planın içinde olmak da güzel oysa.
Zira; 
Kahverengi manzaraların arasında, siyahınla beyazınla.
Yine beni eskitiyorsun.
Eskiyen yüzüm oluyor ruhumdan çok.
Git gide çirkinleşiyorum.
Sen çılgın kahkahalarını atarken, ben dinginleşiyorum.
Bundan çekip gidişlerin.
Bu yüzden sinirli yapın belki.
Bu da bana özel bir huy diyelim.
Ama şu an gel sen,
Belki gelsen, sarılıyor olurduk.
Kim bulmuş ki uygun karşıtını bunca yıldır.
Birbirimize katlanır, doğru yolu bulurduk.
Belki denize attığım taşları geri toplar..
Ne kadar beklediğimi sayardım sana.
Taşlara denk getirirdik denizi.
Yine her şeyin tam tersini yapardık, sevmediğimiz gibi.
Şimdi gelsen...
Sever miydik, hiç sevmediğimiz zamanlar kadar?  </description>
<link>https://www.antoloji.com/gel-sen-11-siiri/</link>
<guid>1739853</guid>
<pubDate>2012-07-09T20:38:00+03:00</pubDate>
<author>Hayal Çankay</author>
</item>
 <item>
<title>Aşkın Coğrafyası</title>
<description>Tenin 36° - 42° Kuzey enlemleri, 26°-45° Doğu boylamları arasında... Ilıman bir kuşaktayken.. Ve bakabilme ihtimalim var iken sana. Doğu ile batı arasında 76 dakikalık zaman farkı varken yüreğine dokunduğumda.. Aramızda.. Hala iç savaşlarda mısın.. Yolcu etmeden daha. İlk olarak kullanım amacını belirlemen gerekirken üzerimde çizeceğin harita da. Zira; Bir lejant dahi belirtemezken hala. </description>
<link>https://www.antoloji.com/askin-cografyasi-7-siiri/</link>
<guid>1739851</guid>
<pubDate>2012-07-09T20:37:00+03:00</pubDate>
<author>Hayal Çankay</author>
</item>
 <item>
<title>Sevdir Git.</title>
<description>Ben bitmeden gel.
Bitti deyip gömme ölmeden.
Ben vazgeçmeden gel.
Unuttu deyip gitme şimdiden.
Sen unutsan onları.
Ben kimleri siler atarım dünümden.

Hala varsa güneş orada.
Gece olmadan, ben ağlamadan gel.
Lakin ağlarsam…
Unuturum seni, sonum olur ecel.

Korktuğum sessizliğin değil.
Hakim olamadığım bir mahkeme de.
Çıkmayan sesimle…
Yanlış bir müşahede.

Ha sevmeyeceksen…
Gelme.
Sevdir git be! 

Bir inşaat ustası gibi karıştırdığım harçla..
Boğarım ikimizi.
Sen yaratmadın beni.
Keza, ördüğüm tuğlayla, birleştirebilirim bizi.
Sevebilirim.
Değiştiren kimse seni.
Bahse girelim mi? 

 </description>
<link>https://www.antoloji.com/sevdir-git-2-siiri/</link>
<guid>1739850</guid>
<pubDate>2012-07-09T20:36:00+03:00</pubDate>
<author>Hayal Çankay</author>
</item>
 <item>
<title>Bi İz...</title>
<description>Anlatamıyorum. Anlamak istemeyene. Binlerce kelime de seçsem özenle. Gitmek icap ederken.. Kalıyorum zırıltılarım kalmak için nedenler çıkarıyor önüme. Kahverengi yollar çizerken kendime. Dalıyorum yine, iki çift göze. Yanımı seçmeni beklerken, karşına alıp garsonu çağırıyorsun iki çay diye. Ne deliyim oysa, ne divane. Şairlik yanım tutuyor şiirsel gidişine. Arka cebimde sakladıklarımı göremiyorsun, </description>
<link>https://www.antoloji.com/bi-iz-siiri/</link>
<guid>1739849</guid>
<pubDate>2012-07-09T20:34:00+03:00</pubDate>
<author>Hayal Çankay</author>
</item>
 <item>
<title>Aslında...</title>
<description>Artık büyüdü küçücük yüreğin. Herkesi farklı sanıp yanılacaksın. Kaçtıkça yorgun düşecek senden gidenler. Kimini unutacaksın. Çoğu gidecek, azı kalacak keza. Evinde, yalnız kaldıkça. </description>
<link>https://www.antoloji.com/aslinda-114-siiri/</link>
<guid>1739848</guid>
<pubDate>2012-07-09T20:33:00+03:00</pubDate>
<author>Hayal Çankay</author>
</item>
 <item>
<title>Bitmeyen İntikam</title>
<description>Pis, kirli bir sokakta yürümenin zor olduğunu bilerek atıyordum adımlarımı. Biraz yağmur, biraz çamura bulanıyordu ayakkabılarım, üstüm başım. Değer diyordum, bu gece her şeye değecek. Velhasıl; can yakmak istiyordum. Farkedilmediğini düşünen bir şarapçının koynundaki şişe gibi, sallana sallana yürüyordum. Kimse farketmiyor sanıp, geçen gemiye doğru bakarak ona da küfrediyordum. </description>
<link>https://www.antoloji.com/bitmeyen-intikam-siiri/</link>
<guid>1739846</guid>
<pubDate>2012-07-09T20:29:00+03:00</pubDate>
<author>Hayal Çankay</author>
</item>
 <item>
<title>Beni Hatırla</title>
<description>Beni hatırla. Geceleri çaresiz kaldığında, boşluğa düşmüş ve yalnız hissettiğin an. Benim yerime kimleri seçtiğini hatırla. Benim her halimde bir kusur aradığını, her sözüme bir bahane aradığını, her dakikamızı nefretle saydığını. Beni hatırla. Zaman sana bir şey ifade etmediğinde, saatler boşu boşuna geçtiğinde ve hep böyle geçeceğini düşündüğünde. Sonbaharda, yazda, kışta... Düşünmeden gençliğine güvenip caka satarken beni bir pul gibi ellere kendi elinle verdiğini. Gelsin aklına bir göz yaşım dahi. Senin için akan son gözyaşlarım. Kulakların çınlasın her aşk adını duyduğunda. Gerçek aşkı bir daha bulamadığında. Kimden ah aldım diye dert yandığında. Canın yandığında, ellerin boş kaldığında. Birilerini beklediğinde, arkadaşlarının yanında. Yeni tanıştığın gözlerde beni ara. Beni hatırla. An... serseri kurşunların açtığı yaralarda. Uzakta da olsan yakında da, gözlerini her açtığında, her sabah bir şeyler atıştırmaya başladığında.  Her şeye razı olduğumu, senden gelecek her ana rızam olduğunu, bir daha beni asla bulamayağını bilerek yan deli yağmurların altında. Öyle bir yan ki, ateşin sularda boğulmana izin vermesin. Öyle bir yan ki, beni hatırlatan hiçbir şey aklından silinmesin. Sana bir adak gibi kendimi adadığımı. Her anında yanında olacağımı, beraber yaşlanacağımızı söylediğim ama umrunda olmayan anlarımızı düşün.Ben olayım her bir düşün. Düşen yapraklarda, yağan yağmurlarda, işte, güçte, her gününde, her rüzgarda, her her her şeyinde. Beni hatırla. Hatırla ki... Neleri beş para etmez hevesler uğruna kaçırdığını bil. Bil ki, seni kimse benim kadar sevmeyecek. Sevdi sandıkların seni bir pul gibi savurdu oysa. Hala gül arıyorsun dikenlerin arasında. Sevecek sandıklarının arasında da... Beni hatırla. Nasıl yandığımı, sende anla!     Bir dokunuşa muhtaç olduğunda, kaderin pençesiyle boğuştuğunda, sevmeye kendini tamamen adadığında, dudakların lal olduğunda, bazen duymadığında, dikenler ellerine battığında, saçların hassaslaştığında, çocukluğunu hatırladığında, bir çocuğun olduğunda, bir eşin olduğunda dahi!  </description>
<link>https://www.antoloji.com/beni-hatirla-146-siiri/</link>
<guid>1612828</guid>
<pubDate>2011-09-16T23:12:00+03:00</pubDate>
<author>Hayal Çankay</author>
</item>
 <item>
<title>Saniye Saniye</title>
<description>bence;   boğazın düğüm düğüm oLur. olduğun yere kitlenir kalırsın. dudakların titrer. bakarsın.. bir daha bakarsın.  bu O'mu dersin. Olamazdır. olmamalıdır.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/saniye-saniye-6-siiri/</link>
<guid>1580111</guid>
<pubDate>2011-07-03T00:00:00+03:00</pubDate>
<author>Hayal Çankay</author>
</item>
 <item>
<title>Söyleme</title>
<description>Onlar gibi.. El gibi.
Bıraktın yığdın beni yerlere.
Sus.
Şimdi gelmen niye? 
Yağmalama artık.
Çalma beni benden.
Ben senden geçerken.
Öpme alnımdan kana kana.
Muhtaç değilim ikinci kez bir yılana daha. </description>
<link>https://www.antoloji.com/soyleme-17-siiri/</link>
<guid>1580109</guid>
<pubDate>2011-07-02T23:56:00+03:00</pubDate>
<author>Hayal Çankay</author>
</item>
 <item>
<title>Dokunma</title>
<description>Çakıl taşları batarken ayağıma.. Kurtlar ulurken üstüme üstüme. Sürüden ayrılırken ben sen diye. Rastlayışımız hiç hoş olmadı. Tesadüf değildir benimle rastlaşmak. Kurdun değil mi? Bu saf aklım anlamadı. </description>
<link>https://www.antoloji.com/dokunma-78-siiri/</link>
<guid>1580106</guid>
<pubDate>2011-07-02T23:49:00+03:00</pubDate>
<author>Hayal Çankay</author>
</item>
 </channel>
</rss>
