<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Hatice G&#252;rg&#252;n 4 Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Özlüyorum Seni</title>
<description>Yıllara meydan okurcasına Senle yine yan yanayız  Hayat sahnelerinden Bir parça rol alıp kaçmış Birbirimizi bulmuş gibi </description>
<link>https://www.antoloji.com/ozluyorum-seni-56-siiri/</link>
<guid>1754212</guid>
<pubDate>2012-08-11T16:40:00+03:00</pubDate>
<author>Hatice Gürgün 4</author>
</item>
 <item>
<title>Yazgı</title>
<description>Yazılan hesapların, ödenen bedelleri gibiyiz Sen ve ben Dağınık savruk biraz da başı boş Nereye sürüklensek ordayız Yapayalnız  </description>
<link>https://www.antoloji.com/yazgi-32-siiri/</link>
<guid>1754210</guid>
<pubDate>2012-08-11T16:32:00+03:00</pubDate>
<author>Hatice Gürgün 4</author>
</item>
 <item>
<title>Elektrik Akımı</title>
<description>ecenin en koyu anında çarpan bir elektrik akımı gibi Işık saçtın hayatıma Ya yıldırım çarpmışa döneceğim, Ya da ölüceğim sevda kıvılcımından  Senin elinde yaşamam da ölmem de </description>
<link>https://www.antoloji.com/elektrik-akimi-siiri/</link>
<guid>1754206</guid>
<pubDate>2012-08-11T16:29:00+03:00</pubDate>
<author>Hatice Gürgün 4</author>
</item>
 <item>
<title>Aşk</title>
<description>Biz imkansızı sevdik Leyla'ya imrenip mecnun olduk ama Kavuşamadıbirbirlerine Leyla ile mecnun O yüzden 'aşk' dendiğinde hatırlanır ya.... </description>
<link>https://www.antoloji.com/ask-1860-siiri/</link>
<guid>1754205</guid>
<pubDate>2012-08-11T16:28:00+03:00</pubDate>
<author>Hatice Gürgün 4</author>
</item>
 <item>
<title>Işığım</title>
<description>Gözyaşları gibi süzülür gider Denizden gemiler Bilinmez kaç sevda götürür Kaç sevda getirir limana </description>
<link>https://www.antoloji.com/isigim-32-siiri/</link>
<guid>1754201</guid>
<pubDate>2012-08-11T16:16:00+03:00</pubDate>
<author>Hatice Gürgün 4</author>
</item>
 <item>
<title>Gemiler</title>
<description>Gözyaşları gibi süzülür gider Denizden gemiler Bilinmez kaç sevda götürür Kaç sevda getirir limana Ağlamaklı insanlar bıraksa da arkasında Döner ve gayret der umudunu yitirene </description>
<link>https://www.antoloji.com/gemiler-58-siiri/</link>
<guid>1754198</guid>
<pubDate>2012-08-11T16:13:00+03:00</pubDate>
<author>Hatice Gürgün 4</author>
</item>
 <item>
<title>Gönül Meskeni</title>
<description>önül meskeninde yaşanır anılar Kimileri göçer kimileri kalır Bilinir satır satır Silinmez gönül defterinde  Önemi yok sıranın </description>
<link>https://www.antoloji.com/gonul-meskeni-siiri/</link>
<guid>1754194</guid>
<pubDate>2012-08-11T16:09:00+03:00</pubDate>
<author>Hatice Gürgün 4</author>
</item>
 <item>
<title>Bakışın</title>
<description>Düşündürdü son bakışın, Öyle umarsız tutkulu bir yandan Kalbin gel dese de en derinden Bakışın git dercesine soğuk  Dilinde bir ayrılık şarkısı </description>
<link>https://www.antoloji.com/bakisin-27-siiri/</link>
<guid>1754189</guid>
<pubDate>2012-08-11T16:03:00+03:00</pubDate>
<author>Hatice Gürgün 4</author>
</item>
 <item>
<title>Sevgi Çıkmazı</title>
<description>Biz beceremedik aşık olmayı Yürekte yana yana kavrulmayı  Her sevda denemesinde tökezledik Düştük hep adım atmak istedikçe Sevda denizine </description>
<link>https://www.antoloji.com/sevgi-cikmazi-14-siiri/</link>
<guid>1754185</guid>
<pubDate>2012-08-11T15:55:00+03:00</pubDate>
<author>Hatice Gürgün 4</author>
</item>
 <item>
<title>Fırtına</title>
<description>Fırtınalar eserken apansızca Yaprak gibi savruluyor acılarım Kaç teselliyle son bulur bu sızı Bilemem Acılar sarmışken yüreğimi Umutlar kaybolmuş sanki </description>
<link>https://www.antoloji.com/firtina-196-siiri/</link>
<guid>1754180</guid>
<pubDate>2012-08-11T15:42:00+03:00</pubDate>
<author>Hatice Gürgün 4</author>
</item>
 <item>
<title>Karar Vermek</title>
<description>Hayatta bazı yaşanılması gereken zamanlar vardır ama geçmek bilmez. Saniyelerin asırlara dönüştüğü, beklemenin bir ömür olduğu, yaşamanın zor olduğu anlar.  Gidenlerin  arkasından  bıraktıklarımız ve yaşayamadığımız onca zamanlar. Neden diye sorgularken içimizdeki girdaplarda boğuldumuz. Yaşamın çelişkili yollarından geçerken yaşanan sancılı bir dönemeç sonunda karasızca bakakaldığın bir karar verme tahtası. Ha anayoldan gitmek uzun ve meşakkatli ya da tali yoldan giderek kısaltmak. Düşünceler yumak haline dönüşmüşken çaresizce beklemek kararsızca. Kocaman sanılan dünyamızın bile ne kadar küçük olduğunu anlamak için kaç yıl tüketmek gerek bilinmiyor. Tıpkı bebekken neler yaşayacağını bilememek gibi. Kendi kaderini Allahın sana sunduğu seçeneklere göre değiştirmek. </description>
<link>https://www.antoloji.com/karar-vermek-2-siiri/</link>
<guid>1754178</guid>
<pubDate>2012-08-11T15:34:00+03:00</pubDate>
<author>Hatice Gürgün 4</author>
</item>
 <item>
<title>Mutluluk</title>
<description>Mutluluk uçan bir kelebeğin kanadındadır aslında. Yakalamak için çabalamak gerekir. Yaşamdaki ayrıntıları gördüğümüz an her şey bambaşka renge dönüşecektir. Siyah beyaz olan hayallerimiz renklenecek gökkuşağının türlü renkleriyle.  Her gün geçtiğiniz yol üzerindeki dükkânlara şöyle bir göz gezdirin, sokağın kenarındaki çiçeklere bakın kafanızdaki yığınla düşünceyi bir kenara bırakıp. Bir de şöyle bakın hayata. Ömrünüzün son günündeymiş gibi, elinizde sadece 24 saatiniz var Ne yapardınız? Hiç yapmadığınız ama hep yapmak istediğiniz ne varsa…… Havayı daha yoğun içine çekersiniz. Nefesinizin değerini bilirsiniz. Yaşamın her anını doyasıya yaşarsınız. Sevdiğiniz insanlarla geçirirsiniz son zamanlarınızı.  Yaşamak anlam kazanır gözünüzde Hani ilk aşkın içinizde kelebekler uçurttuğu an gibi, ilk maaşınızı aldığınız gün gibi gözlerimize yansır mutluluğunuz </description>
<link>https://www.antoloji.com/mutluluk-272-siiri/</link>
<guid>1754174</guid>
<pubDate>2012-08-11T15:25:00+03:00</pubDate>
<author>Hatice Gürgün 4</author>
</item>
 <item>
<title>Yaşamak</title>
<description>Yaşamak,  Yaşam denilen o sonsuz sularda Tam  rota yürümek bir bilinmeyene, Ya da kalmak aynı yerinde Tam anlamıyla dalmak sonsuzluğun ötesine Kıyısından seyretmek ya da Yaşam denilen okyanusun </description>
<link>https://www.antoloji.com/yasamak-705-siiri/</link>
<guid>1754170</guid>
<pubDate>2012-08-11T15:19:00+03:00</pubDate>
<author>Hatice Gürgün 4</author>
</item>
 <item>
<title>Terk Edilmiş Sevdalara</title>
<description>Terk edilmiş aşklara….. terk eden aşkı da yüz üstü bırakmıştır oysa…. Hep deneme sürecindedir. Hep arar da her deneme başarısızdır aslında. Ya tam anlamamıştır aşk nedir ki ondan bulamaz ya da aşkı yaşayacak kadar büyümemiştir daha. Bu ikilemle dolu hayatı yaşamak sancılıdır aslında. Tam yolun sonu geldi derken bir  bakmışsın aynı yerde yolun başlangıcındasın. Ne olduğunu anlayamazsın. Öyle bir rüzgârla savurmuştur seni aşk.   Sevmek zor mudur yoksa biz mi zorlaştırırız. O çözümsüz bir soru. Sevmek her türlü duyguyu önceden kabul etmektir aslında. Sevince mutluluk deryasında boğulursun yüzersin sularında, tadını çıkarırsın doyasıya.              Yüzerken sevginin sonsuzluğunda önünde bir derinlik çıkar boğulmamak için iyi bir yüzücü olmak gerekir sevgi denizinde. Çabalarsın çırpınırsın elindeki sevgiyi korumak için, her şeyi denersin….. sonuç mu ya sevgi galip gelir bu çabalamada  ya da acı ayrılık…. Ya tam acıya boğulursun ya da ya da mutluluklara koşarsın. Hayatın tüm renklerini görürsün sevda  denemelerinde…. Yaşarken öğrenme denilen şey bu olsa gerek. Her terk edilişin bir sonucudur tecrübelerimiz. Biraz daha acemiliği atarız her sevgi denemesinde. Yaşamın gizlediği o hayat derslerinden biridir. Acı çekerken ne öğreniyoruz derseniz her acı içinde yaşama direnci saklar. Aşk acısı içine oturduğu zaman yüreğin 1000 ton yük koymuş kadar ağırdır aldığı darbe karşısında. Yaşamak anlamsız, sevmek nedensiz gelir insana. Zaman geçmez, gözden yaş eksilmez, anılar zaten bırakmaz peşini, geceleri neden diye başlayıp sonu gelmeyen çözümlenmeyen sorular yumağı…. Yastığın üzerinde  dökülen her damlada ne özlemler, ne acılar gizlenir gece örtbas eder… fotoğraflar en can acıtan yanıdır, kabuk bağlamaya çalışırken birden başlar kanamaya hiç kapanmayan kalp yarası. Sonra sı mı günler uzun ve anlamsız geçer gider.. zaman bize acıyıp bizde acıya alışıp yaşamaya başlarız. Ama hep içimizdedir kendini gösterir,  dinlediğimiz bir şarkıda, duyduğumuz bir sözde karşımıza çıkar içimizi acıtır. Zaman çözmüştür acıyı dokunmaz insana. </description>
<link>https://www.antoloji.com/terk-edilmis-sevdalara-siiri/</link>
<guid>1754168</guid>
<pubDate>2012-08-11T15:17:00+03:00</pubDate>
<author>Hatice Gürgün 4</author>
</item>
 <item>
<title>Yaşamak Üzerine Bir Yazı</title>
<description>Hayat ağırlaştıkça yüreğimize ekledikleri de o kadar çoğalıyor. Bir umut diyerek tutunduğumuz  bir çok dalın aslında hiç de göründüğü kadar sağlam olmadığını, destek aradığımız da çaresiz kaldığımızda anlıyoruz. Yaşamak ağır yük taşımak için  nasıl bir yöntem denemeli o herkes için değişiyor.  Kimi zaman güldüren hayat çoğu zamanla ağlatıyor insanları. Mutlulukları yaşamak…. Zaman  su niyetine akıp gidiyor. Ama iş acılara geldi mi sanki inat etmiş gibi öylece donup kalıyor. İçimizi her gün kemirerek canımızı daha çok acıtıyor. Kimi zaman sevdiklerimizi alıyor bizden, kimi zaman ümitlerimizi yok sayıp hayallerimizi yıkıyor. Kim bilir kaç kişinin hayalleri bu rüzgârlarla savruldu ve hala savurmakta. Sabır denen ilaçta ender bulunuyor yaşam eczanesinde. her şey çözülür diyenlere inat her şey sanki tersine dönüyor. Bumerang gibi. Fırlattığımız acılar bize yıllar sonra geri dönüyor ilave edilmiş acılarla. Hayat kavgası denilen bu hayatta herkes kendine yaşamak için pay almaya çalışıyor. Yaş, dil, din,ırk önemli değil. Nefes almak yeterli. Yaşam denen kelime beş harfli olsada muhteviyatı çok derin sonsuz bi okyanus gibi. Çözdüm ben hayatı diyen daha çıkmamıştır büyük bir ihtimal yakın bir gelecekte de çıkmayacak. Görünen bu. Tünelin sonuna gelip az da olsa ışık gösterse…. Hayatta  daha çok uğraşacağımızı  tekrar tekrar anlatıyor bize hayat. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yasamak-uzerine-bir-yazi-siiri/</link>
<guid>1754167</guid>
<pubDate>2012-08-11T15:11:00+03:00</pubDate>
<author>Hatice Gürgün 4</author>
</item>
 <item>
<title>Seni Sevdim Ya</title>
<description>Ben seni sevdim ya gerisi boş gözümde Yaşam gücüm sen oldun hayat merkezimde Neden nasıl oldu diye sorma bana İyikilerimin zengini, keşkelrin fakirisin kalbimde...  Mekan ve zaman yanlış olsa da </description>
<link>https://www.antoloji.com/seni-sevdim-ya-3-siiri/</link>
<guid>1754165</guid>
<pubDate>2012-08-11T15:02:00+03:00</pubDate>
<author>Hatice Gürgün 4</author>
</item>
 <item>
<title>Hayat</title>
<description>Anlamsız kelimelerin sevgisiz bir dünyanın Yaşamın oyuncağı olduk hep Vazgeçtik heveslerden, hiçe saydık düşleri Elde etmek için çırpındık hep boşu boşuna  Kader denilen yazgı alternatiflerle doluydu </description>
<link>https://www.antoloji.com/hayat-1494-siiri/</link>
<guid>1754159</guid>
<pubDate>2012-08-11T14:57:00+03:00</pubDate>
<author>Hatice Gürgün 4</author>
</item>
 <item>
<title>Susmak</title>
<description>Ağız dolusu cümleler var dilimin ucunda Hangi dilden olduğu harfleri muamma Dudakların gardiyan misali Kalb söz kesmeden açmıyor kilidini  Acılar halı gibi ayağımın altında </description>
<link>https://www.antoloji.com/susmak-118-siiri/</link>
<guid>1754155</guid>
<pubDate>2012-08-11T14:51:00+03:00</pubDate>
<author>Hatice Gürgün 4</author>
</item>
 <item>
<title>Terkedilmiş Aşklar Üstüne</title>
<description>Terkedilmiş aşklara…  terk eden aşkı da yüz üstü bırakmıştır oysa…. Hep deneme sürecindedir. Hep arar da her deneme başarısızdır aslında. Ya da tam anlayamamıştır…. Aşk nedir ki ondan bulamaz ya da aşkı yaşayacak kadar büyümemiştir daha. Bu ikilemle dolu hayatı yaşamak sancılıdır aslında. Tam yolun sonu geldi derken bi bakmışsın aynı yerde yolun başlangıcındasın. Ne olduğunu anlayamazsın. Öyle bir rüzgârla savurmuştur seni aşk denen rüzgâr. Sevmek zor mudur yoksa biz mi zorlaştırırız. O çözümsüz bir soru. Sevmek her türlü duyguyu önceden kabul etmektir aslında. Sevince mutluluk deryasında boğulursun yüzersin sularında, tadını çıkarırsın doyasıya.  yüzerken sevginin sonsuzluğunda önünde bir derinlik çıkar boğulmamak için iyi bir yüzücü olmak gerekir sevgi denizinde. Çabalarsın çırpınırsın elindeki sevgiyi korumak için, her şeyi denersin….. sonuç mu ya sevgi galip gelir bu çabalamada  ya da acı ayrılık…. Ya tam acıya boğulursun ya da ya da mutluluklara koşarsın. Hayatın tüm renklerini görürsün sevda  denemelerinde…. Yaşarken öğrenme denilen şey bu olsa gerek. Her terk edilişin bir sonucudur tecrübelerimiz. Biraz daha acemiliği atarız her sevgi denemesinde. Yaşamın gizlediği o hayat derslerinden biridir. Acı çekerken ne öğreniyoruz derseniz her acı içinde yaşama direnci saklar. </description>
<link>https://www.antoloji.com/terkedilmis-asklar-ustune-siiri/</link>
<guid>1752795</guid>
<pubDate>2012-08-08T01:31:00+03:00</pubDate>
<author>Hatice Gürgün 4</author>
</item>
 <item>
<title>Sonbahar Vurgunu</title>
<description>Sabah gözümü açtım. Yine sen çıktın karşıma bi sonbahar vurgunuyla. Yağmur yağıyordu öyle ıslatıyordu ki kalbimdeki kapanmamış yarama. Yüreğim senin selinde boğuldu. Gözlerimde hayalinle dolaştım her yerde ……   Seni sevmek ne kadar kolaydı.  Gülüşün yeterdi kalbimde küçücükte olsa bir yer etmeye. Ama sevmek kadar kolay değil unutmak …… Etle tırnak kopamazsa birbirinden bende senden ayrılamıyorum o kördüğüm olmuş kalbimde. Çayımın şekersiz tadı yok, hayatımında sensiz. Yaşamak meşakkatli iş sen yoksun  yaşamak güzelde yaşadıklarımı anlatacağım biri canım dediğim, içiminde bir parça olmadıktan sonra neye yarar mutlu bir an geçirmek….  Yaşamak kolaydı yanımda varlığını hissettiğim zamanlarda, bilirdim en kötü anımda birinin omzuna yaslanıp ağlayabileceğimi, sevinçlerimi çocuk edasıyla anlatabileceğim yanımda birinin olduğunu, beni benden çok seven biri….. her şeyi paylaştığım, soluduğum havayı, yürüdüğüm yolları, yaralarımı saran, beni ben olmamı sağlayan biri…. Korkmazdım düşsem de kalkardım cesurca bilirdim sen vardın arkamda. Düşünmezdim, dalmazdım derinlere…. Çaresiz kaldığımda bi lafın vardı “çaresiz kaldığında çare sensin” diye. Ben çareyi sende sonra kaybettim. Sen yaşama telaşımdın, tartışmanın bile bu kadar tatlı olduğunu bana öğretendin. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sonbahar-vurgunu-4-siiri/</link>
<guid>1752792</guid>
<pubDate>2012-08-08T01:25:00+03:00</pubDate>
<author>Hatice Gürgün 4</author>
</item>
 </channel>
</rss>
