<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Hasan Suver Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Biz.</title>
<description> Acılara karşı Bedenimizi ruhumuzla sarmayı öğrenmiştik Hatta, Hz. İsa ile çay içerdik Adem Babadan kalma taş bardaklardan Kapı kapıyı açtı </description>
<link>https://www.antoloji.com/biz-688-siiri/</link>
<guid>3536826</guid>
<pubDate>2023-12-21T15:12:00+03:00</pubDate>
<author>Hasan Suver</author>
</item>
 <item>
<title>Gitme</title>
<description>Gitme  Dostluk bedelini canımla öderim Beni bu yaban dertlere bırakıp gitme Varlığın bahar gibi gelir gönlüme Yokluğunu sel gibi ruhuma salıp gitme </description>
<link>https://www.antoloji.com/gitme-1315-siiri/</link>
<guid>3284615</guid>
<pubDate>2021-09-06T14:55:00+03:00</pubDate>
<author>Hasan Suver</author>
</item>
 <item>
<title>Ayrılık</title>
<description>Ezelden ebede bu nokta nedir? Sonsuzlukta dolaşan sezgi ve tahayyül Varlığa indirgenemeyen kabuller nedir? ‘’ Zübde-i alem’’ imara memursa dünyayı Topraktan cana evrilen bu serencamlar nedir?  </description>
<link>https://www.antoloji.com/ayrilik-1755-siiri/</link>
<guid>3244953</guid>
<pubDate>2021-04-19T13:40:00+03:00</pubDate>
<author>Hasan Suver</author>
</item>
 <item>
<title>Ayasofya'da Cuma Namazı</title>
<description> Mimari hayranlıkta kendisiyle yarışmış Büyüleyen sanatın akıl ve hayali aşmış  Zerafet ile heybet zirveye tırmanırken Taşlar değil ruhlar üst üste dizilmiş </description>
<link>https://www.antoloji.com/ayasofya-da-cuma-namazi-siiri/</link>
<guid>3173593</guid>
<pubDate>2020-10-01T11:17:00+03:00</pubDate>
<author>Hasan Suver</author>
</item>
 <item>
<title>Çeşmeler</title>
<description>Çeşmeler  Uzak, çok uzaklardan Toplumun iyilikle Şiirin suyla yarıştığı zamanlardan Viyana bozgunundan döner gibi </description>
<link>https://www.antoloji.com/cesmeler-3-siiri/</link>
<guid>2478497</guid>
<pubDate>2018-04-25T14:20:00+03:00</pubDate>
<author>Hasan Suver</author>
</item>
 <item>
<title>Bir Şehir İstiyorum</title>
<description> Bir şehir istiyorum Yüzü insana Mekânı medeniyete benzesin Onu gören gözleri Ruhuyla kucaklasın. </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-sehir-istiyorum-2-siiri/</link>
<guid>2405064</guid>
<pubDate>2017-10-30T16:45:00+03:00</pubDate>
<author>Hasan Suver</author>
</item>
 <item>
<title>Eylül Havaları</title>
<description>EYLÜL HAVALARI  Su yorulur, toprak yorulur, ağaç yorulurdu. Taşra boşalır, merkezleri doldururdu Gurbetten döner gibi Eylüle dönerdik </description>
<link>https://www.antoloji.com/eylul-havalari-siiri/</link>
<guid>2404992</guid>
<pubDate>2017-10-30T13:43:00+03:00</pubDate>
<author>Hasan Suver</author>
</item>
 <item>
<title>Kahraman Milletime</title>
<description>Kahraman Milletime Temmuz Destanıdır adı yeni İstiklalin Her kalpte imandır çoşan selleri hilalin *** Leş ruhlu kahpeler, ölüm kusarken vatana, Başkomutan emriyle aktı Millet meydana </description>
<link>https://www.antoloji.com/kahraman-milletime-siiri/</link>
<guid>2268988</guid>
<pubDate>2016-08-02T11:07:00+03:00</pubDate>
<author>Hasan Suver</author>
</item>
 <item>
<title>Ey Şehir</title>
<description>Ey Şehir Matem fırtınaları salınıyor üstüne ülkemin Tuzaklar kızgın katranla dolduruyor yürekleri Tarih dolaşımdaki kan gibi geleceğe yürürken İnançla ekilen ihanetleri kusuyor toprak *** </description>
<link>https://www.antoloji.com/ey-sehir-19-siiri/</link>
<guid>2235709</guid>
<pubDate>2016-03-28T10:06:00+03:00</pubDate>
<author>Hasan Suver</author>
</item>
 <item>
<title>Ben Yokum</title>
<description>Ben Yokum Sen ve ben ikimiz Bir bankta Mevsimsiz bir zamanda Kurulmuş bir hayaliz. Elementin içindeki sır ile </description>
<link>https://www.antoloji.com/ben-yokum-34-siiri/</link>
<guid>2221370</guid>
<pubDate>2016-02-15T16:41:00+03:00</pubDate>
<author>Hasan Suver</author>
</item>
 <item>
<title>Adam Gibi Kullar</title>
<description>Adam Gibi Kullar Kurtuldu dibe çeken putlarından Babaları deve çobanı olan Bu yeni adamlar Altlarında çıplak atlar Dört bir yana atıldılar </description>
<link>https://www.antoloji.com/adam-gibi-kullar-siiri/</link>
<guid>2170966</guid>
<pubDate>2015-09-10T09:46:00+03:00</pubDate>
<author>Hasan Suver</author>
</item>
 <item>
<title>Sanatın Kenarından</title>
<description>Sanatın Kenarından  Sanat yaratıcı tarafından ”bedene üflenen ruh”un özüne duyduğu hasretin çabası, arayışıdır. Bu arayışın “neylerse güzel eyler” olan mutlak güzelliğin sebeplerdeki hallerinin keşfi de sanat eseridir. Bir sanatçı eserini ortaya çıkarabilmesi için kendisine ilham gereklidir. İlham insanın özüne doğan duygu ve düşüncedir. Bir esin halidir. Kişiye özel ama kendi elinde olmayan bir durumdur. İlham, kuralsız, özgür, kendinden başka bir varlığa tahammülü olmayan bir misafirdir. Öyle bir misafir ki geldiğinde kendi evine gelmiş gibi gelir. Kimseye hoşgörüsü yoktur. Kıskançtır. Kıskançlığı sanatçıyı etkisi altına alır. Onu dışarıdan görüldüğü kadarıyla bireyci, bencil bir tip olarak biçimleyebilir. Bu etki altındaki sanatçı görünüşü, yanlış anlaşılmalara neden olabilir. Oysa narin kalpli sanatçının özü bencil değildir. Öyle olsa eşyanın ve canlının doğasını hissedemez, onunla empati kuramaz. Dolayısıyla ilhamın ruha giriş yaptığı kapıları, pencereleri kapatmış olur. İlhamla irtibat kesilince de örneğin şair, şiir yazamaz. O zaman sanatçı tevazu sahibi olmak zorundadır. Yoksa tevazu sahibi olmayan sanatçıya ilham nasıl gelsin? İlham ruha gelir. Ruh bedenin özüdür ve duygularla donatılmıştır. Duygular iç dünyamızdaki her türlü empatinin şekline bürünebilen görülen ve görülmeyen olay ve nesnelerin ruhta oluşan iz düşümleridir. Ruhumuzda oluşan manevi iklimlerdir. Ruh tepkisini duygularla ortaya koyar. (Nefsi oluşturan içgüdülerle duyguları karıştırmamalıyız)  Ancak ruhun etkilenişi her zaman maddi sebeplere dayanmayabilir. Onun sonsuz boyutlarında olan ve maddi sebeplere dayanmayan dinamiklerin etkisinde kalabilir. Yani gözsüz gördüğümüz rüya gibi, sebepsiz ilhamları da konuk edebiliriz. Bu hal bazen tanımlanabilir. Bazen de tanımlanamaz. Çünkü gelen ilham öyle güçlü öyle büyük bir âlemden gelir ki sanatçı onu dışa vuramayabilir. Bazen kendi kapasitesini aşan bir durumla karşı karşıyadır. “Zira bu terazi bu kadar sikleti çekemez”durumu hasıl olur. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sanatin-kenarindan-siiri/</link>
<guid>2087244</guid>
<pubDate>2015-01-22T16:00:00+03:00</pubDate>
<author>Hasan Suver</author>
</item>
 <item>
<title>Senin Adın Geldi</title>
<description>Senin Adın Geldi Senin adın geldi Müjdeler ümitler dolusu Senin adın geldi Çiçekler petekler dolusu Senin adın geldi sılaya </description>
<link>https://www.antoloji.com/senin-adin-geldi-siiri/</link>
<guid>2059581</guid>
<pubDate>2014-11-05T11:00:00+03:00</pubDate>
<author>Hasan Suver</author>
</item>
 <item>
<title>Savruluş</title>
<description>SAVRULUŞ Zamanın ipinden boşalan bir topaçtır dünya Savruldukça uçtuğunu zannedenler Mevsimden mevsime bir sarkaçta sallanıp durur Ey gözü gökte olan sürüngenler Eşyanın yer çekimi sizi </description>
<link>https://www.antoloji.com/savrulus-8-siiri/</link>
<guid>2042718</guid>
<pubDate>2014-09-17T09:20:00+03:00</pubDate>
<author>Hasan Suver</author>
</item>
 <item>
<title>Eşya</title>
<description>Eşya Dünya döner ardından yürürsün Yaşadığını sanır sürünürsün Tilki koruk dermiş uzak üzüme O yüzden sevemedik cenneti Hep eşya ile oldu muhabbetimiz </description>
<link>https://www.antoloji.com/esya-7-siiri/</link>
<guid>2019645</guid>
<pubDate>2014-07-07T08:53:00+03:00</pubDate>
<author>Hasan Suver</author>
</item>
 <item>
<title>Şeyh Nazım Kıbrısi</title>
<description>Şeyh Nazım Kıbrısi Toprağa inen bahar gibi Kıbrisi’nin sözleri Sılaya açılan Akdeniz’dir gözleri Çukurlardan devşirirken yıldızları Çölde çiçeğe su olurdu </description>
<link>https://www.antoloji.com/seyh-nazim-kibrisi-siiri/</link>
<guid>2008051</guid>
<pubDate>2014-06-05T12:54:00+03:00</pubDate>
<author>Hasan Suver</author>
</item>
 <item>
<title>Doğum Günü III</title>
<description>Doğum Günü III Ömrü imar etmek için geçti yıllar Korku ile ümit tasması hayatın Birbirine imrense de başarılar Sorar mısın kalbine kaç gün yaşadın? </description>
<link>https://www.antoloji.com/dogum-gunu-iii-siiri/</link>
<guid>1940821</guid>
<pubDate>2013-12-03T11:30:00+03:00</pubDate>
<author>Hasan Suver</author>
</item>
 <item>
<title>Doğumgünü 2</title>
<description>Doğumgünü  Elinden tutamaz geçen yılların Hepsi sararmış birer çiçek gibi Umut dallarda meyveye dursa da Neyin resmidir dökülen saçların </description>
<link>https://www.antoloji.com/dogumgunu-2-2-siiri/</link>
<guid>1914043</guid>
<pubDate>2013-09-25T17:21:00+03:00</pubDate>
<author>Hasan Suver</author>
</item>
 <item>
<title>Doğumgünü</title>
<description>Elinden tutamaz yaşadığın yılların En iyileri sararmış birer gül gibi Umut yeni dallarda meyveye dursa da Neyin habercisidir dökülen saçların </description>
<link>https://www.antoloji.com/dogumgunu-22-siiri/</link>
<guid>1864335</guid>
<pubDate>2013-05-08T16:47:00+03:00</pubDate>
<author>Hasan Suver</author>
</item>
 <item>
<title>Sevgili İstanbul</title>
<description>Sevgili İstanbul  Güzellikler yağdı sabaha kadar Yine arındın Haliç’e, Boğaz’a ve Marmara’ya akarak, Laleler, Erguvanlar seni bahara hazırlarken, 8500 yıl sonra, Bu sabah halâ, </description>
<link>https://www.antoloji.com/sevgili-istanbul-8-siiri/</link>
<guid>1851780</guid>
<pubDate>2013-04-05T11:02:00+03:00</pubDate>
<author>Hasan Suver</author>
</item>
 </channel>
</rss>
