<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Hasan Akkuş 2 Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Yazma derdi annem</title>
<description>Yazma, derdi annem. Tükenmez kalemle yazma, sonra kaderini silemezsin, baki kalır. Silemedim anne, baki kaldı. #Hasan_Akkuş </description>
<link>https://www.antoloji.com/yazma-derdi-annem-siiri/</link>
<guid>2960627</guid>
<pubDate>2019-02-21T13:07:00+03:00</pubDate>
<author>Hasan Akkuş 2</author>
</item>
 <item>
<title>Yazma derdi annem tükenmez kalemle yazma</title>
<description>Yazma, derdi annem. Tükenmez kalemle yazma, sonra kaderini silemezsin, baki kalır. Silemedim anne, baki kaldı. #Hasan_Akkuş </description>
<link>https://www.antoloji.com/yazma-derdi-annem-tukenmez-kalemle-yazma-siiri/</link>
<guid>2960626</guid>
<pubDate>2019-02-21T13:06:00+03:00</pubDate>
<author>Hasan Akkuş 2</author>
</item>
 <item>
<title>Umudum dar ağacında asılıyordu</title>
<description>Umudum dar ağacına asılıyordu. Bindiriliyordum zorla bir uçurtmaya, rüzgâra çeviriliyordu göğüs kafesim, fırtınayla boğuşuyordum. Yükseliyordum ait olmadığım gökmaviliklerine doğru, sürükleniyordu bedenim. İplerim geriliyordu, asılıyordum özgürlüğün boynuna. Dayanamıyordu bu çırpınışlarıma, kopuyordu prangam, savruluyordum bilinmezliğe doğru, dağılıyordum. Çaresizce bir arayış, bir toparlanışa geçiyordum. Kırık dökük kaburgalarım sızlıyordu, ağlıyordu can içim. </description>
<link>https://www.antoloji.com/umudum-dar-agacinda-asiliyordu-siiri/</link>
<guid>2959922</guid>
<pubDate>2019-02-19T20:18:00+03:00</pubDate>
<author>Hasan Akkuş 2</author>
</item>
 <item>
<title>Varla yok arasında çekişen bir ömrün maskarası olma sevincindeyim</title>
<description>Varla yok arasında çekişen bir ömrün maskarası olma sevincindeyim. "Ne yaptıysa da olmadı, tutunamadı..." diyenleri haklı çıkaracak kadar koşuşum. Ve arkamdan hiçbir iz bırakmama çabası içerisinde olmanın yorgunluğu. Çileyle yoğurulmuş yaşanmışlıkların ve tükenmişliklerin eseriyim ben. İyi bak gözlerime Suzi! Günübirlik umutlardan artakalan, yaşamadan biten bir hayatın dolambacında  kayboldum. #Hasan_Akkuş </description>
<link>https://www.antoloji.com/varla-yok-arasinda-cekisen-bir-omrun-maskarasi-olma-sevincindeyim-siiri/</link>
<guid>2953805</guid>
<pubDate>2019-02-09T22:54:00+03:00</pubDate>
<author>Hasan Akkuş 2</author>
</item>
 <item>
<title>Karşındakini yargılamak mı kolaydır yoksa</title>
<description>Karşındakini  yargılamak mı  kolaydır yoksa kendini sorgulamak mı? Peki ya sence Suzi, bizde kendimizi yeterince sorguladık mı? #Hasan_Akkuş </description>
<link>https://www.antoloji.com/karsindakini-yargilamak-mi-kolaydir-yoksa-siiri/</link>
<guid>2947799</guid>
<pubDate>2019-01-27T19:40:00+03:00</pubDate>
<author>Hasan Akkuş 2</author>
</item>
 <item>
<title>Birikim yapmamız lazım Suzi.</title>
<description>Birikim yapmamız lazım Suzi. Dökülen yaprakları, dalından düşmüş meyveleri, bahara tazelenen kuş tüylerini ve dağılmış çiçek tohumlarını... Kısacası biriktirmeye değer ne varsa, biriktirmemiz lazım. Ha, unutmadan, hayvanları da katalım bu menüye. Hem onlar en yakın dostlarımız değil mi? Zengin bir ekip olduk he, artık başlayabiliriz bence. Herhangi bir eksiklik göremiyorum, varsa da kalsın. Sonradan eklenen her şey göze batar çünkü. Bu huyumu seviyorum. Büyük bir coşku var içimde Suzi, tarifi zor. Düşlediğim bir dünyanın temelleri bunlar. Kusursuz güzellikler ve beklentiler. İnsanları almadık, zaten böyle konuşmuştuk seninle. Onlar varsa ben yokum demiştim. Bu sefer onlara yer yok. Yine çok konuştum, gevezeliğim üstümde, biliyorum. Haydi Suzi çok oyalandık burda, daha torbalar dikeceğiz, resimler çizeceğiz boş duvarlara. Düşenlerin elinden tutacağız, yeni bir başlangıç yapacağız.  Çok mutlu olacağız Suzi, herkese malzeme olacağız. #Hasan_Akkuş </description>
<link>https://www.antoloji.com/birikim-yapmamiz-lazim-suzi-siiri/</link>
<guid>2946191</guid>
<pubDate>2019-01-23T22:35:00+03:00</pubDate>
<author>Hasan Akkuş 2</author>
</item>
 <item>
<title>Yazdıklarımı hiçkimse okumadı. Ziyanı yok, bu yüzden kimse beni anlamadı.</title>
<description>Yazdıklarımı hickimse okumadı. Ziyanı yok, bu yüzden kimse beni anlamadı. #Hasan_Akkuş </description>
<link>https://www.antoloji.com/yazdiklarimi-hickimse-okumadi-ziyani-yok-bu-yuzden-kimse-beni-anlamadi-siiri/</link>
<guid>2946189</guid>
<pubDate>2019-01-23T22:30:00+03:00</pubDate>
<author>Hasan Akkuş 2</author>
</item>
 <item>
<title>İnsan yaşlandıkça mı ölüme yaklaşır yoksa, yaşadıkça mı</title>
<description>İnsan yaşlandıkça mı ölüme yaklaşır yoksa, yaşadıkça mı? Ya anlamak? Dökülen binlerce kelime arasında doğruyu aramak, doğru bildiğini yanlışlarla asmak... Anlayamıyorum bu tuhaf canlıları. Kendilerini anlatırken özenle sahneledikleri tiyatro, süsledikleri hayal dünyalarında ne kadarda mutlular. Ustaca yapıyorlar bunu, hemen inanası geliyor insanın. Acemi oldukları tek nokta ise  bunları anlatıp, gündelik hayatlarına  döndüklerinde sergiledikleri tavır. O kirli maskeleri altında saklamaya çalıştıkları iğrenç gerçek suratları. Sevgiden, saygıdan yoksun, aşktan, bahardan habersiz, şiire, yazıya, sanatta ilgisiz kahrolası yüzleri. Mide bulandıran, insanın ilk kendine sonrasında da bütün insanlığa duyduğu güvensizliğin temel nedeni bu işte. Neden olmadıkları bir insanı anlatırlar ki? Niçin yaşamadıkları bir hayatı gösterip, taşımadıkları kalbin siyasetini yapıp, ilgilenmedikleri herhangi bir durumu seviyormuş gibi davranırlar ki? Bana göre insan yaşadıkça ölüme doğru yol alır. İnsanları artık ilk bakışta nasıl bir karaktere sahip olduğunu anladığınızda, dünyanın bütün gizemli sırlarını omuzlarınıza yüklemiş olursunuz. Bu gezegende en gizemli varlık insandır. Çünkü bugün şevkle yaptığını, yarın öfkeyle yapabilir. Ertesi gün yapmayı bırakır. Bir sonra ki gün unutur. İnsan böyledir işte Suzi, kendini kusursuz sanıp, herkesi yargılayan, verirken böbürlenip, alırken hak savunan, severken kıyamayıp, giderken dağıtandır. Ve Suzi dünya üzerinde bunları sadece ve sadece insanlar yapar. Diğer canlıların yapısında "ihanet ve vefasızlık" tohumu yoktur çünkü. #Hasan_Akkuş </description>
<link>https://www.antoloji.com/insan-yaslandikca-mi-olume-yaklasir-yoksa-yasadikca-mi-siiri/</link>
<guid>2942045</guid>
<pubDate>2019-01-12T23:18:00+03:00</pubDate>
<author>Hasan Akkuş 2</author>
</item>
 <item>
<title>Seni yine aldatacağım.</title>
<description>-Seni Yine Aldatacağım-  Seni yine aldatacağım Evin kapısından girerken, Yalanlar söyleyeceğim, Başkasına sarılırken. </description>
<link>https://www.antoloji.com/seni-yine-aldatacagim-siiri/</link>
<guid>2942044</guid>
<pubDate>2019-01-12T23:17:00+03:00</pubDate>
<author>Hasan Akkuş 2</author>
</item>
 <item>
<title>Çok önemsemek yanılmak demektir.</title>
<description>Çok önemsemek yanılmak demektir. Çünkü, bazen bağlılık gerçeklere kör eder insanı. </description>
<link>https://www.antoloji.com/cok-onemsemek-yanilmak-demektir-siiri/</link>
<guid>2942043</guid>
<pubDate>2019-01-12T23:16:00+03:00</pubDate>
<author>Hasan Akkuş 2</author>
</item>
 <item>
<title>Gidelim mi Suzi</title>
<description>------GİDELİM Mİ SUZİ----- O/na ulaşamıyorum kahrolsun Suzi Elim ayağım çaresiz kaldı Gitmek midir en güzel çare, yoksa beklemek midir? Ne bir iz var elimizde, ne bir yol var önümüzde.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/gidelim-mi-suzi-siiri/</link>
<guid>2939653</guid>
<pubDate>2019-01-06T21:14:00+03:00</pubDate>
<author>Hasan Akkuş 2</author>
</item>
 <item>
<title>Doğduğunuz gün yaşamaya başlarsınız, hayatta başlamazsınız.</title>
<description>Doğduğunuz gün yaşamaya başlarsınız, hayatta başlamazsınız. Başlamak ve başlamak olarak iki başlık atalım. Yazılışları, okunuşları hatta anlamları bile aynı fakat farklı oldukları tek nokta hangi zamanda kullandığınızdır. İnsan dünyaya gözlerini açtığında, çevresindeki her şeye meraklı gözlerle bakar. Bunu gözlemleme aşaması olarak görebiliriz. Duyma ve tanıma işlemi. Her şeye ve herkese eşit adımlarla yaklaşım. Normal bir insan bunu 15 yaşına kadar sürdürebilir.  İkinci başlamak olarak attığımız başlığa gelince, temel gözlemleme olarak adlandırabiliriz. Duyma, tanıma, hissetme vb. gibi araştırmalardan sonra yaşama başlamak biter, hayatta başlamak başlar. Kendinizi ve çevrenizi değiştirmek için en iyi fırsattır aslında 15 yaşında olmanız. Yaşadığınız çevrenin geleneksel ve kültürel düzenine ait olabilirsiniz ama düşünceleriniz farklı olabilir. Hiç dikkat etiniz mi milyonları yöneten sadece bir kişidir. Ülke başkanları, krallar, padişahlar ve daha nicesi. Herkesin düşüncesine kulak asıp, herkesle birlikte yol aldığınız gün öldüğünüz gündür. Kendi yönergenizde, kendi yolunuza saptığınız gün hayata başlamış olursunuz. Herkesin doğrusu sizin yanlışınız, sizin doğrunuzda  herkesin yanlışı olabilir. Hayata başladığınız gün, hergün yeniden düşeceksiniz. Bir düzeni, bir toplumu ve en önemliside bir düşünceyi değiştirmek, dünyayı değiştirmek demektir. Dünyayı değiştirmek istiyorsanız, ilk olarak kendinizi değiştirerek başlamalısınız. Daha iyi yaşanılabilir bir dünya için, daha güzel yarınlar için en önemlisi ise insanların birbirine daha fazla sevgi, saygı duyduğu bir dünya için hayata başlamalısınız. Karanlık yollardan geçmek, risk almak, susmak ve bazende bağıra bağıra konuşmak zorunda kalacaksınız. Dünyayı değiştirmek istiyorsanız, sabretmeyi öğrenmelisiniz. Fikir, düşünce, kültür, etnik köken, ten rengi... dünyayı değiştirmek istiyorsanız, insan olarak bakmayı bilmelisiniz. Birgün hayal edilemeyen bir düzeni kurmak istiyorsanız, bir sonraki kuşaklar için daha güzel bir dünya bırakmak istiyorsanız, öldüğünüzde arkanızdan güzel sözler söylenmesini istiyorsanız, umursamamazlıklarınızı unutmalısınız. Dünyayı değiştirmek istiyorsanız, dünya hayatına aldanmamalısınız. H.A. </description>
<link>https://www.antoloji.com/dogdugunuz-gun-yasamaya-baslarsiniz-hayatta-baslamazsiniz-siiri/</link>
<guid>2937369</guid>
<pubDate>2019-01-01T14:16:00+03:00</pubDate>
<author>Hasan Akkuş 2</author>
</item>
 <item>
<title>Ne denli saçmalıklar bunlar, ne kadar gereksiz ayrıntıya yer verilmiş</title>
<description>Ne denli saçmalıklar bunlar, ne kadar gereksiz ayrıntıya yer verilmiş bir yaşama biçimi... bu olmaması gerekiyordu, ya da cümlemi biraz daha toparlayıp onlara (Modern yaşama)  yakın bir cümle kurmalıyım. "Bunun olmaması gerekirdi ki..." Herhangi bir anlam ifade edemiyorum sanki, belki hiçbir şey ifade etmiyorumdur. Bunu kimse bilemez, bende bilmiyorum işte. Çevremdekiler sırf ben kiralık mutluluklar yaşayayım diye mi kulağa hoş gelen sözcükler kullanıyorlar? Hayır, övülmek, takdir edilmek veya alkışlanmak istemiyorum. Anlaşılmak istiyorum Suzi, benimsenmek istiyorum. "Ya hero, ya mero" söylentisi altında ezilen düşüncelerimi, kalın duvarlarla örülmüş önyargıların enkazları altında sıkışıp kalan umutlarımı... Her şey gibi, herkesin ki gibi yarım kalan hayatımı istiyorum. Herkes dediğime kızma, onlar gömüldüğünde yarım kalan hayatlarının hesabını yaparlar. Benim bir farkım var, ben diğer canlılar gibi fotosentez yapıyorum. İlk hakkı bana tanımaları lazım. Ben öldükten sonra kimse benim davamı sürdürmez, kimse hayatı yarım kaldı diye düşünmez. Beni anlasınlar Suzi, ben o kara çamurun içine batmadan... Geç kaldık kelimesi dudaklarda ağıt yapmadan... </description>
<link>https://www.antoloji.com/ne-denli-sacmaliklar-bunlar-ne-kadar-gereksiz-ayrintiya-yer-verilmis-siiri/</link>
<guid>2937367</guid>
<pubDate>2019-01-01T14:14:00+03:00</pubDate>
<author>Hasan Akkuş 2</author>
</item>
 <item>
<title>Yeter Artık Seni de Dinlemek İstemiyorum Doktor!</title>
<description>... yeter artık seni de dinlemek istemiyorum doktor! Bana çokbilmişlerin konuştuğu dil ile, entelektüel tavırlarla bir şeyleri kabul ettiremezsin! Benim yanlış bildiğimi bütün dünya doğrulasa ne fayda? Ben taş kafalı biri de değilim! Kendi yanlışları içinde kaybolan bir doğruyum, ya da tam tersi... bilmiyorum! Canınız ceheneme, evet, söyledim bunu, sonunda yüzüne söyledim seni aptal yaratık! Budalaca çözümler sadece resmiyete geçerli, hiçbir ilaç bulunamadı oysa kalp ağrısına. Siz, evet, bayım siz; "Siz dahi bütün insanlık kucağımda can verse gözümü kırpmam! Acımam da zaten! Çünkü, kimse bana acımadı... ben tüm insanlığın gözü önünde can verirken, herkes kendi doğrularıyla meşguldü..." #Hasan_Akkuş </description>
<link>https://www.antoloji.com/yeter-artik-seni-de-dinlemek-istemiyorum-doktor-siiri/</link>
<guid>2930304</guid>
<pubDate>2018-12-21T23:38:00+03:00</pubDate>
<author>Hasan Akkuş 2</author>
</item>
 <item>
<title>Hiçbir şey yolunda gitmiyor farkındamısın Suzi?</title>
<description>- Hiçbir şey yolunda gitmiyor farkındamısın Suzi? + Evet, farkındayım lordum. - Bunun sebebi de herhalde ben değilimdir, bunun benimle alakası yok. Kaderimi ben çizmedim... + Haklısınız lordum, siz çizmediniz. - O zaman neden ıstırapla can çekişiyorum, olduğum yerde neden ölmüyorum Suzi? Ruhum bedenimden çekilmişte, kursağımda kalmış gibi. +Tıpkı sevdalarınız gibi lordum. </description>
<link>https://www.antoloji.com/hicbir-sey-yolunda-gitmiyor-farkindamisin-suzi-siiri/</link>
<guid>2927445</guid>
<pubDate>2018-12-14T15:31:00+03:00</pubDate>
<author>Hasan Akkuş 2</author>
</item>
 <item>
<title>Oysa hiçbir aksilik  beklemiyordum</title>
<description>- Oysa hiçbir aksilik beklemiyordum, neyse adı üstünde aksilik. Gündüz gidemediysek gece gideriz. Karanlıktan faydalanmamız lazım, hazırlandın mı, haydi çıkalım! + Ben hazırım ama siz sanırım pek hazır değilsiniz lordum. - O ne demek oluyor şimdi, nasıl hazır değilim? + Yangınlar diyorum lordum, hala her köşede ki yangınlar yanıyor. Söndürmeyecekmisiniz? - Onlar yanacak Suzi, sabaha kadar cayır cayır yanacak. Geride bıraktığım anılarımın hepsi yanacak. </description>
<link>https://www.antoloji.com/oysa-hicbir-aksilik-beklemiyordum-siiri/</link>
<guid>2927444</guid>
<pubDate>2018-12-14T15:29:00+03:00</pubDate>
<author>Hasan Akkuş 2</author>
</item>
 <item>
<title>Oysa ne güzel yalan söylüyorlardı birbirlerine.</title>
<description>Oysa ne güzel yalan söylüyorlardı birbirlerine. Hepsinin gözlerinden ihanet damlıyordu göğüs kafesime. Buğulu, buğulu bakışlarla izliyordum etrafımı, kimseden ses gelmiyordu. Karanlıktı o gece nino, o gece her yer simsiyahtı. Boyanmıştım âdeta süslü aşk sözlerine, Görmüyordum gözlerimde ki çaresizliği, </description>
<link>https://www.antoloji.com/oysa-ne-guzel-yalan-soyluyorlardi-birbirlerine-siiri/</link>
<guid>2927443</guid>
<pubDate>2018-12-14T15:28:00+03:00</pubDate>
<author>Hasan Akkuş 2</author>
</item>
 <item>
<title>Nino, ıssız sokaklar sessiz sokaklar</title>
<description>Nino,  Issız sokaklar, sessiz sokaklar. Kaybedilmiş duygular, sahipsiz esen kızgın yeller. Kimsesizler hep yalan söylermiş, mutlu olduğuna dair Yalan söylermiş umutsuzlar, umutlu olduklarına dair.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/nino-issiz-sokaklar-sessiz-sokaklar-siiri/</link>
<guid>2927439</guid>
<pubDate>2018-12-14T15:25:00+03:00</pubDate>
<author>Hasan Akkuş 2</author>
</item>
 <item>
<title>Her şeyi değiştirebileceğimizi zannederiz küçükken.</title>
<description>Her şeyi değiştirebileceğimizi  zannederiz küçükken.  Uçan kuşların yönlerini, esen rüzgârın şiddetini, insanların düşüncelerini ve daha nicesini. Kırılmaz bir kelepçe gibidir o zamanlar  umutlarımız, bir hoparlörün  yankısı gibidir sesimiz, korku salmazdı bakışlarımız, ürkütmezdi kimseyi cümlelerimiz.  Oysa şimdi kontrolünü bile elimizde tutamadığımız yıkık, dökük hayatların esiriyiz. Bir kasırganın ardından kalan ağaç kırıntıları gibi umutlarımız. Ne yapacağı belirsiz titrek alevli mum ışığı misali bakışlarımız ve hiç aldırmadan yakıp kül eden sözlerimiz.  Büyümek adı altında kayboldu merhametimiz,  Yaşama savaşı eşliğinde bitti bütün inancımız Hayat şartları bahanesiyle unutuldu edebimiz Ve mecburum yalanı gölgesinde kursağımızda kaldı sevdalarımız... #Hasan_Akkuş </description>
<link>https://www.antoloji.com/her-seyi-degistirebilecegimizi-zannederiz-kucukken-2-siiri/</link>
<guid>2927438</guid>
<pubDate>2018-12-14T15:24:00+03:00</pubDate>
<author>Hasan Akkuş 2</author>
</item>
 <item>
<title>Susamıyorum doktor, susturamıyorum yalnızlığımı.</title>
<description>Susamıyorum doktor, susturamıyorum yalnızlığımı. Etrafımda binlerce insan acı çekmemi bekliyor, oturmuş hepsi beni konuşuyor.  İçimde ki mezarlıkta hortlayanlar oluyor gecenin bu vaktinde. Beynim, patlatılmaya hazır bir mayın gibi, kim üstüne basarsa bassın imha edeceğim oracıkta. Sonra kimselere göstermeden onu da gömeceğim çiçeklerimin yanına. Çiçek dediysem aldanma, süslü bir bahçem yok. Kurumuş otlardan oluşan içimde ki mezarların çiçekleri. Kimseler görmemeli, duymamalı. Kanlı ellerimi gözyaşımla yıkayacağım ve alev topuna dönen sobamın içine daldırıp kurutacağım. Sonrasını sorma doktor, bağıra bağıra güleceğim insanlara, camdan kafamı çıkarıp ağzıma geleni söyleyeceğim onlara. Gözlerimi görmelerine izin vermeyeceğim tabiki de, anlamayacaklar elimde tutuğum intihar dilekçemi. Herkes uykusuna çekilecek ve ben tekrar kuracağım o masayı. Mum falanda yakacağız ama beklentilerimizin karanlığında oturacağız hiçkimsesizliğimle. Kadehler tokuşturup kahkahalar atacağız. Çektiğim acılara güleceğiz, dalga geçeceğiz benle. Herkes uyuyacak lakin kimse görmeyecek bu lüks hayatımı. Herkes ölmüş olacak o saate ben ayakta olacağım. Anlıyormusun doktor, bütün insanlığı katledeceğim düşüncelerimde. Beni benden ayıranlara küfürler yağdıracağım, hepsinin üstünü eriyen mumun damlalarıyla kapatacağınm. İyice sarhoş olup duvarlara sarılacağım ve üstlerine birer sevgi notu yazacağım. Nedeni basit doktor, beni ben bile terketmişken onlar yerinde durdular ve inanırmısın kıpırdamadılar bile. İşte böyle doktor, çok mutlu olacağım. Kimse hissedemeyecek yok olduğumu, bende umursamayacağım  boynumda ki kir ile yavaş yavaş yaşamak zorunda kaldığımı... </description>
<link>https://www.antoloji.com/susamiyorum-doktor-susturamiyorum-yalnizligimi-siiri/</link>
<guid>2927437</guid>
<pubDate>2018-12-14T15:23:00+03:00</pubDate>
<author>Hasan Akkuş 2</author>
</item>
 </channel>
</rss>
