<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Harun Torgay Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Uzak</title>
<description>sunum:
hayatlarını keşkelerle geçirip kendi uzağına yolculuk etmeyi unutan yığınların arasına sıkışıp sonra da onları toplamak için vakti kalmayan tüm insanlara adanmıştır...

 
sözcüklerle oynamaktır yaşam..
hissettiğin ölçüde
anladığın kadar 
dokunduğun cisimlerden ibarettir yaşam..
bir kibritin ucunda 
tutuşacakken düşler 
koca bir kül yığını bırakır ardında
ne geçmişe dem vurur
ne de geleceğe özlem duyarsın..
donup kalmaktır orta yerinde yaşam.

bazen alıngan
çoğu zaman kırılgan
en kötü günden 
en iyi güne ulaşmaktır yaşam..
çoçukken kavga edip
genç yaşta aşık olan 
yaşlanınca da huysuzlaşan 
en yakın zamandan 
en uzak geçmişe ağlamaktır yaşam..

çocukların dillerinden düşmeyen gelecektir 
oyunlarla süslü şarkılarla güzel 
sevmek kadar özel bir yerdir 
yaşlanınca gözlerde bir hiçken yaşam..

ne söyleyebilir ki lisan
kime güvenebilir ki insan 
kaç hayat kaç lisan 
kaç yaşam var doğada 

öküzün boynuzunda dursa da zaman
yeniden yıkılıverse dünya... </description>
<link>https://www.antoloji.com/uzak-225-siiri/</link>
<guid>1709056</guid>
<pubDate>2012-04-24T00:18:00+03:00</pubDate>
<author>Harun Torgay</author>
</item>
 <item>
<title>Üstün İnsana</title>
<description>elma yanaklı bir çocuğun 
düşlerinde uyandı zaman...

uzundu..
çok uzundu özlemim geçmişten gelen
ve Finlandiya kadar soğuktu yüreğim 
usulacık göğsümde
ninovaya kadar uzansamda hiç değmedi ellerim çöle
buzu da hissetmezdim ellerim donmuşken

neye dokunduysa ellerim sönüverdi
nereye gittiysem bulanıklaştı
ve Nietzsche kadar sıcaktı yüreğim
üstün insana..

gökyüzü kadar mavi
deniz kadar dalgalıysa yüreğin
durma! 
söyle şarkılarını tüm insanlığa
duymuyorsa kulaklar 
görür elbet bir kardelen dağda yürüyen azmini
duyar elbet kırmızı anka
kül olup doğduğunda bile sesini..

anadoluya kadar uzansamda 
hiç değmedi ellerim sevgiliye
buzu da hissetmezdim ellerim donmuşken
güneşe kızsamda beklerim sabahı
bilirim ki her gün
habercidir bekleyene umutla gelen..

elma yanaklı bir çocuğun 
düşlerinde uyandı zaman... </description>
<link>https://www.antoloji.com/ustun-insana-siiri/</link>
<guid>1709055</guid>
<pubDate>2012-04-24T00:16:00+03:00</pubDate>
<author>Harun Torgay</author>
</item>
 <item>
<title>Beyaz göklerin mavi yıldızı*</title>
<description>Mona lisa gülüşlerin  ağlayan manasıyla görülen yüzünde hiç gülen taraf olmadın. Dün varlık bugün yokluk arası felsefenin hep bilinmeyen tarafı oldun. </description>
<link>https://www.antoloji.com/beyaz-goklerin-mavi-yildizi-siiri/</link>
<guid>972099</guid>
<pubDate>2008-06-21T14:39:00+03:00</pubDate>
<author>Harun Torgay</author>
</item>
 <item>
<title>Birgün Anlarsın</title>
<description>Bir gün anlarsın neler geçtiğini,  Ve bir kez olsun düşünürsün, Zamanın ve ömrünün akıp gittiğini...  Bir gün ağlarsın yine; </description>
<link>https://www.antoloji.com/birgun-anlarsin-7-siiri/</link>
<guid>837796</guid>
<pubDate>2007-10-28T17:36:00+03:00</pubDate>
<author>Harun Torgay</author>
</item>
 </channel>
</rss>
