<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Harun G&#246;ktaş Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Yok Oluş</title>
<description>Her sabah uyandığımda tanımlayamadığım acılar sırtımı sıvazlıyor. ucunu bulamadığım, hızına yetişemediğim köhne bir çukurda..  Burası işte; umulmaz resetler, </description>
<link>https://www.antoloji.com/yok-olus-51-siiri/</link>
<guid>3480944</guid>
<pubDate>2023-06-21T13:44:00+03:00</pubDate>
<author>Harun Göktaş</author>
</item>
 <item>
<title>Umuda Yolculuk</title>
<description>Belki de kelimelerin ahi vardı bende O yüzden boynu hep büküktü sözcüklerin. Sensiz geçen yetim günlerin matemi bitmedi bende..  Düşündüğün kadar seni düşünmekten vazgeçmediğimi bilmelisin Nida! Dudaklarından hep kırık kelimeler döküldü </description>
<link>https://www.antoloji.com/umuda-yolculuk-102-siiri/</link>
<guid>3275207</guid>
<pubDate>2021-08-04T21:56:00+03:00</pubDate>
<author>Harun Göktaş</author>
</item>
 <item>
<title>Şairin Darbeleri</title>
<description>Ses ver Nida!.. Tırnaklarımın kırıldığı yerde değilsin. Ömrümün en kuytu köşelerinde saklamıştım oysa.. Neden böyle parmak uçlarımdan geçip gidersin..  Gülümseyen bir delilik vardı zulamda. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sairin-darbeleri-siiri/</link>
<guid>3171981</guid>
<pubDate>2020-09-26T14:41:00+03:00</pubDate>
<author>Harun Göktaş</author>
</item>
 <item>
<title>Kalbime Not</title>
<description>Ey kalbim!  Feragat et, kalbi kirlenmiş tüm insanlardan.. İsyan çığlıklarının önüne geçme, Bırak! Bırak da boğulsunlar bastırdığımız duygularımızda. Mahzenindeki çiçekleri de gösterme kimseye </description>
<link>https://www.antoloji.com/kalbime-not-siiri/</link>
<guid>3134131</guid>
<pubDate>2020-05-30T11:39:00+03:00</pubDate>
<author>Harun Göktaş</author>
</item>
 <item>
<title>Âcizlik</title>
<description>İnanma Fila’m  İnsan kendi yalnızlığında da ölürmüş Hesabı kesilen yaşamın bulgularıdır bu yalnızlık.  Ziyadesiyle alışkınım benden ötelere Belki kafam ölecek, </description>
<link>https://www.antoloji.com/acizlik-13-siiri/</link>
<guid>3118784</guid>
<pubDate>2020-04-25T23:06:00+03:00</pubDate>
<author>Harun Göktaş</author>
</item>
 <item>
<title>Uyku Mahmurluğu</title>
<description>Toynakları kırık atların üzüntüsü vardı bende Korkunç, insansaldı hem de.. Mızrakları aldırmadan-dörtnala koştum yılgınların arasında. Bir insan parmağıydı çelme takan  Tepetaklak düştü-döküldü taşıdığım yengiler. </description>
<link>https://www.antoloji.com/uyku-mahmurlugu-2-siiri/</link>
<guid>3095201</guid>
<pubDate>2020-02-29T22:31:00+03:00</pubDate>
<author>Harun Göktaş</author>
</item>
 <item>
<title>Ağrılı Sus Nöbeti</title>
<description>*Ağrılı Sus Nöbeti*   Gözlerimi açmaktan korkuyorum Fila’m Başucumdaki elzem sorular ve bulunmaz çareler, derin uykularımın korkulu rüyası olmuş. </description>
<link>https://www.antoloji.com/agrili-sus-nobeti-siiri/</link>
<guid>3075824</guid>
<pubDate>2020-01-06T12:03:00+03:00</pubDate>
<author>Harun Göktaş</author>
</item>
 <item>
<title>Bir Ömrün Muhayyilesi</title>
<description>Baharın rayihasındaydı iç çekişlerim  Senin uğruna benliğimi kaybettim Tökezleyerek her akşamüstü tren istasyonuna gidiyorum Beraber, geçen vagonlara el salladığımız istasyona..  Yokluğun bile iki kişilik </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-omrun-muhayyilesi-siiri/</link>
<guid>3075823</guid>
<pubDate>2020-01-06T12:02:00+03:00</pubDate>
<author>Harun Göktaş</author>
</item>
 <item>
<title>Aldanan Meczup</title>
<description>Parçalara ayrılmış olan özlemin öfkesi,  Dolambaçlı yılların kıyısındaydı. Acılarına uğrardı bazen, Güz vakitlerinde..  Tiryakisi değildi, </description>
<link>https://www.antoloji.com/aldanan-meczup-siiri/</link>
<guid>3047380</guid>
<pubDate>2019-10-17T20:42:00+03:00</pubDate>
<author>Harun Göktaş</author>
</item>
 <item>
<title>Gecenin Duruluğu</title>
<description>Kaldırımlar şahit olmuştu adımlarımıza. Canımızdan bir parçaymış gibi basardık ufalanmış taşlarına.. Gökyüzü kızıla büründüğü vakitlerde yürürdük sokaklarda Ve her gece yarısında... Sokak köpeklerine selam verirdik aynı anda. Sessiz sedasız... </description>
<link>https://www.antoloji.com/gecenin-durulugu-siiri/</link>
<guid>3019748</guid>
<pubDate>2019-07-22T22:26:00+03:00</pubDate>
<author>Harun Göktaş</author>
</item>
 <item>
<title>Gecenin Sakinliği Ve Diriliği</title>
<description>  Biliyorum! Bir gün bütün bedenimi sarmalayacak bu müzikler, hissediyorum.. Kelimelerle boğuşurum, mısralar yetişir imdadıma, Kalemim, sabaha karşı ak sayfalarda şaha durur. </description>
<link>https://www.antoloji.com/gecenin-sakinligi-ve-diriligi-siiri/</link>
<guid>2981779</guid>
<pubDate>2019-04-16T23:27:00+03:00</pubDate>
<author>Harun Göktaş</author>
</item>
 <item>
<title>Perde Aralığı</title>
<description>Perde Aralığı   Elzem aynalar, geçmişi geleceğe sindirmiş. Dalkavukça değildir kımıldamayan insanın gölgesi. Kaç asır geçti, bilmiyorum. </description>
<link>https://www.antoloji.com/perde-araligi-siiri/</link>
<guid>2972443</guid>
<pubDate>2019-03-24T00:16:00+03:00</pubDate>
<author>Harun Göktaş</author>
</item>
 <item>
<title>Bütün Yaralarımdan Sen Kanıyorsun</title>
<description>Bir yolun daha sonuna yaklaştık Fila’m Açmayalım solgun gözlerimizi İnsanlıktan kaçan bedenler var. Görmemeliyiz!  Ayağımıza sarmaşıklar dolansın </description>
<link>https://www.antoloji.com/butun-yaralarimdan-sen-kaniyorsun-fila-siiri/</link>
<guid>2962129</guid>
<pubDate>2019-02-25T03:03:00+03:00</pubDate>
<author>Harun Göktaş</author>
</item>
 <item>
<title>Hüznün Kırıntıları</title>
<description>Körükle gidiyor Bana en uzak, en yakın Hüznün çocuksu vaziyeti halihazırda Neşemin kilidi, Sıkıntılarım ve yokluğu... Sıcak çay bardağında hissederim duygularımı </description>
<link>https://www.antoloji.com/huznun-kanatlari-3-siiri/</link>
<guid>2962125</guid>
<pubDate>2019-02-25T02:39:00+03:00</pubDate>
<author>Harun Göktaş</author>
</item>
 <item>
<title>Ufuktan Sesler</title>
<description>Çaya kaç şeker, göğe kaç bulut, yola kaç adım gerek Göğsünün üstünde kanayan sözlerine ne hacet? Yeterim velhasıl ben kendime Gözlerinin ferinde  dinlenmeye ne gerek Bakırdan yapılmış demlikte kaynayan çayı içerek, Ayazın pervasızlığını at bir sahanlığa </description>
<link>https://www.antoloji.com/ufuktan-sesler-siiri/</link>
<guid>2962119</guid>
<pubDate>2019-02-25T01:52:00+03:00</pubDate>
<author>Harun Göktaş</author>
</item>
 <item>
<title>Fila</title>
<description>Fila’m..!  Bilirim, uzun zaman oldu Bir asrın bittiği yerdir burası Terazinin bir kefesinde Yoksul acıların birikmiş Mükafatının buyruğu sorgulanmış </description>
<link>https://www.antoloji.com/fila-siiri/</link>
<guid>2962118</guid>
<pubDate>2019-02-25T01:50:00+03:00</pubDate>
<author>Harun Göktaş</author>
</item>
 </channel>
</rss>
