<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Harun Emre Yıldırım Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Gülümse</title>
<description>Dağıtıp saçlarını gülümse ömrüm boyunca... Gülümse ki; mabedsiz kalmasın tenine secde eden tebessüm... </description>
<link>https://www.antoloji.com/gulumse-299-siiri/</link>
<guid>1992257</guid>
<pubDate>2014-04-29T23:54:00+03:00</pubDate>
<author>Harun Emre Yıldırım</author>
</item>
 <item>
<title>Dokunmak</title>
<description>Dokunmak ne kadar garip bir eylem oluverir bilir misin. Mevzu tenin olunca... Çaresizlik içinde, Kaygı ve tutkunun karmaşık uyumuyla... </description>
<link>https://www.antoloji.com/dokunmak-22-siiri/</link>
<guid>1992255</guid>
<pubDate>2014-04-29T23:52:00+03:00</pubDate>
<author>Harun Emre Yıldırım</author>
</item>
 <item>
<title>Tespit</title>
<description>Hayatta orospu olarak ifade edilen her kadının hazin mazisinde mutlaka bir erkeğin emeği vardır. Ruhu; o kadının sosyal halinden daha orospu bir erkeğin yoğun emeği... </description>
<link>https://www.antoloji.com/tespit-16-siiri/</link>
<guid>1857926</guid>
<pubDate>2013-04-21T02:28:00+03:00</pubDate>
<author>Harun Emre Yıldırım</author>
</item>
 <item>
<title>Daha Ağlayacaksın</title>
<description>Bak gidenin ardından, Dolsun şimdi gözlerin, </description>
<link>https://www.antoloji.com/daha-aglayacaksin-siiri/</link>
<guid>1851084</guid>
<pubDate>2013-04-03T12:24:00+03:00</pubDate>
<author>Harun Emre Yıldırım</author>
</item>
 <item>
<title>Umudun Bir Kanat Gerisindesin</title>
<description>Hadi yavru serçem, Aç kollarını, Ve süzül, Bir gökyüzü griliğine, Utansın, Sana mavi sema vaad eden, </description>
<link>https://www.antoloji.com/umudun-bir-kanat-gerisindesin-siiri/</link>
<guid>1845139</guid>
<pubDate>2013-03-21T14:48:00+03:00</pubDate>
<author>Harun Emre Yıldırım</author>
</item>
 <item>
<title>Hayat</title>
<description>Sordu adam, "Nedir saçlarındaki aklar " diye, Gülümsedim, Bakarak toy gözlerine, "Gördüklerimdir" dedim, Gözleri yüzümdeki tebessüme nazır, </description>
<link>https://www.antoloji.com/hayat-1553-siiri/</link>
<guid>1843375</guid>
<pubDate>2013-03-18T02:11:00+03:00</pubDate>
<author>Harun Emre Yıldırım</author>
</item>
 <item>
<title>Sorma</title>
<description>Ne olur, Sorma beni, Sorma bir daha, İyi miyim? Kötü müyüm diye? Ne değişir kötüysem, </description>
<link>https://www.antoloji.com/sorma-201-siiri/</link>
<guid>1833076</guid>
<pubDate>2013-02-23T01:02:00+03:00</pubDate>
<author>Harun Emre Yıldırım</author>
</item>
 <item>
<title>İtirazdan Soluklar</title>
<description>Gebedir bulut yağmura, Nicedir, Irz-ı helalmiş toprağın; Sele-suya, Teslimiyet mi yırtar, Tohumun el değmemiş tenini, </description>
<link>https://www.antoloji.com/itirazdan-soluklar-siiri/</link>
<guid>1833071</guid>
<pubDate>2013-02-23T00:59:00+03:00</pubDate>
<author>Harun Emre Yıldırım</author>
</item>
 <item>
<title>Konya'da Tanyeli</title>
<description>Tanyeli Konya'da tutunmaya çalışıyordu otobüsteki pencereme. Gece yorgundu. Gece; öylece yığılmıştı üzerimize. Hazin ki her yanı sen kokan bir kentte yoksun.  Ezan sesleri senle sığınıyordu semaya.Çok uzaklardan ilaha bükülen dua dudaklarında şekillenirken adın: rahmet ıslatıyordu bütün hakikatleri. Ve abdestli ellerin sarıp sarmaladığı kanlı bir yalan gibi üşüyordu...Yüzü gülümseyen yokluğun.  Neresinden bakarsan bak her yanı sen bir kent. Günün herhangi vaktinde ve hep sana dönen bir semazen uyanık gözbebeklerimde.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/konya-da-tanyeli-siiri/</link>
<guid>1623995</guid>
<pubDate>2011-10-16T23:59:00+03:00</pubDate>
<author>Harun Emre Yıldırım</author>
</item>
 <item>
<title>Utansın</title>
<description>Sana sefahat olsun elemin, Yüzünde beliren tebessüm utansın, Şefaat etmesin sana El-Emin, Gölgene görünen rahmet utansın,  El verdiğin sefil olsun, </description>
<link>https://www.antoloji.com/utansin-111-siiri/</link>
<guid>1596930</guid>
<pubDate>2011-08-11T23:37:00+03:00</pubDate>
<author>Harun Emre Yıldırım</author>
</item>
 <item>
<title>Kıyıya Vuran Sandal</title>
<description>Erkek koca bir teknedir.   An olur görkemi denizin dudağını uçuklatırcasına ve heybeti en hırçın dalgaları bile ürkütürcesine serttir.  An olur en cılız dalganın tenine dokunuşuyla bile denize hükmedercesine bakan bir çocuktur ve yine de hırçın dalgalara boyun eğmeyecek kadar mağrur...  </description>
<link>https://www.antoloji.com/kiyiya-vuran-sandal-siiri/</link>
<guid>1595851</guid>
<pubDate>2011-08-09T00:06:00+03:00</pubDate>
<author>Harun Emre Yıldırım</author>
</item>
 <item>
<title>Ateşin Sığındığı Ten</title>
<description>Alev nedir?  Ateş nedir? Ten ne? Nasıl tükenir ateş bir tende, Hangi ten kavrulmaz, Söyle; hangi ten yanmaz ki bu alevde. </description>
<link>https://www.antoloji.com/atesin-sigindigi-ten-siiri/</link>
<guid>1506555</guid>
<pubDate>2011-01-23T02:21:00+03:00</pubDate>
<author>Harun Emre Yıldırım</author>
</item>
 <item>
<title>Kalmam Artık Gideceğim</title>
<description>Bakıver bu gece aya pencerenden Korkma artık gideceğim, Titreyen elinle dokun yarı çıplak geceye, Dokun ki ısınıversin karanlık, Korkma artık gideceğim, Bu gece son defa dokun korkularına, </description>
<link>https://www.antoloji.com/kalmam-artik-gidecegim-siiri/</link>
<guid>1468705</guid>
<pubDate>2010-10-21T17:23:00+03:00</pubDate>
<author>Harun Emre Yıldırım</author>
</item>
 <item>
<title>Sen Oluyorsan</title>
<description>Korkarım,  Uğurlamaktan geceyi, El salladığım giz(em) , Sen oluyorsan, Tir tir titretir beni, Çehreni şekillendirmek ay çemberine, </description>
<link>https://www.antoloji.com/sen-oluyorsan-siiri/</link>
<guid>1442738</guid>
<pubDate>2010-08-21T23:31:00+03:00</pubDate>
<author>Harun Emre Yıldırım</author>
</item>
 <item>
<title>Ey Yüreğim</title>
<description>Ben ki nihayetsiz harplerin amansız cengâveri, Şimdi tutsağım ellerinde, Kapanına düşmüş aslan gibiyim, Ne etine geçebilmekte dişim, Ne pençem hükmedebilir sana, Başı da senmişsin kapanın, </description>
<link>https://www.antoloji.com/ey-yuregim-7-siiri/</link>
<guid>1432021</guid>
<pubDate>2010-07-30T01:29:00+03:00</pubDate>
<author>Harun Emre Yıldırım</author>
</item>
 <item>
<title>Gitme Desem</title>
<description>Uzaklaş, Uzaklaş, Öyle bir uzaklaş ki benden, Kalmasın kırık aynalarda bile suretin, Mağrurlan ki, Kalmasın, </description>
<link>https://www.antoloji.com/gitme-desem-16-siiri/</link>
<guid>1409147</guid>
<pubDate>2010-06-15T23:20:00+03:00</pubDate>
<author>Harun Emre Yıldırım</author>
</item>
 <item>
<title>Yanlızlığım</title>
<description>Ne olur dinleyin yalnızlığımı, Aç bebeğin memeye-süte ağlamasıdır, Ağlar da susmaz, Şimdi ağlar yalnızlığım,  Dinleyin, </description>
<link>https://www.antoloji.com/yanlizligim-33-siiri/</link>
<guid>1396621</guid>
<pubDate>2010-05-21T23:42:00+03:00</pubDate>
<author>Harun Emre Yıldırım</author>
</item>
 <item>
<title>Uyanırsın</title>
<description>Uyanırsın, Gün kızılca toprağı okşamakta, Açar elma çiçekleri, Açar haşhaş, Yağmurda saklı bir bahar, Islak çağla kokusu genzine, </description>
<link>https://www.antoloji.com/uyanirsin-3-siiri/</link>
<guid>1390014</guid>
<pubDate>2010-05-08T15:22:00+03:00</pubDate>
<author>Harun Emre Yıldırım</author>
</item>
 <item>
<title>Gelmeyen Sevgiliye</title>
<description>Cezaevindeyim; yeni gelenlerin çıktığı üst ranzalardan birinde ceza içinde ceza çekmekteyim. Diğer on bir kişi dertleşe dursun. Ben ayrı bir hayaldeyim. Gâh demir kapının tok sesini duymak ister kulağım, gâh meydancının adımı haykırmasını isterim, avuç içi büyüklüğündeki mazgaldan. Yılların eskittiği beyaz badanalı tavanda, resmini çizen gözlerim dolu olu, utanır ağlamaktan ne çare. Kaçıncı resimdir çizilen bilinmez, daha kaç kişi ' gelmeyen sevgilinin resmini ' çizerken aşındırdı ' bu yerleri...  Gri renkli demir kapının umut dağıtan tok sesi inceldi birden, ilk günkü gibi ağrıma gitmeyen kibar bir seda ile mazgal sonuna kadar açıldı... Meydancı; dışarıyla bağlantılı tek mahkûm. Mutluluğunu kattığı ses tonuyla haykırdı adımı ve soyadımı. Bekledim emin olmak için. alel acele atladım ranzamdan tekrarlayınca.  Bir kıvılcım yakar durur içimi, bir yanım git diyor diğer yanım kal. Bir yanım belki diyor diğer yanım gelmez diye haykırıyor. Bu kararsızlıkla yavaş yavaş ilerlerken üçüncü defa adımın mazgal aralığında dolaştığını fark ettim. Çocuksu hayaller geçer oldu aklımdan; bu kadar acele niye, kim ola ki bu kadar bekleyen? kim bilir belki gelmiştir de ' o 'ısrar ediyor 'çabuk gelsin' diye.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/gelmeyen-sevgiliye-2-siiri/</link>
<guid>1385756</guid>
<pubDate>2010-04-30T01:51:00+03:00</pubDate>
<author>Harun Emre Yıldırım</author>
</item>
 <item>
<title>Biliyorum Gideceksin</title>
<description>Biliyorum gideceksin;   Gideceğini bunca bilirken bile, kalmalarını saklıyorum yüreğimin seni en çok seven yanında. Bir suçluyu evimde aklıyor gibi. Yahut bir tutam tuzu yaramda saklıyor gibi. Ve gizli gizli geliyorum içimde kalacak sana,  Ne vakit gideceğin gelse aklıma elimde olmadan titriyorum. Hani eceli gören kul gibi dudaklarımda kuruyor kelimeler. Ne vakit gideceğin gelse aklıma buz kesiliyor bedenim. Gitme diyemiyorum ve rüzgâr bir yaprağı hırpalıyor tutamıyorum.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/biliyorum-gideceksin-6-siiri/</link>
<guid>1384050</guid>
<pubDate>2010-04-27T03:13:00+03:00</pubDate>
<author>Harun Emre Yıldırım</author>
</item>
 </channel>
</rss>
