<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Hamza Aksa&#231;lı Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Senin adının ne olduğu</title>
<description>Piyanoların ardından yeşile çalıyor binalar buğularında, korkuyorum Köşede bir kahve dükkanı ve gözlüğünün çerçevesi kalın bakıyorsun Aşk her şeyin mazeretidirya, Zinnure Olgun tezahürüdür büyük kararların, sormadan dünyaya getirmek gibi birini Kemale ermiş bir soru gibi varlığın temel esasına dair Ağaçlar yol boyunca iki taraflı üzerimizde, altlarından yürüyoruz </description>
<link>https://www.antoloji.com/senin-adinin-ne-oldugu-siiri/</link>
<guid>3317009</guid>
<pubDate>2021-12-24T02:08:00+03:00</pubDate>
<author>Hamza Aksaçlı</author>
</item>
 <item>
<title>İyilik ve kötülük</title>
<description>Atlarım çarpıtılıyor çarpık, bir heyeti bekliyorum Bir heyeti bekliyorum, talepkar olarak kalbimi yarıp bakmamaya, âh Oysa misallerle gösterir kendini yüce hakikati fikrimin Oysa suretâ söylense de bir sevgi hakikatine dönerya sonra belki Hüküm aşk oldukça, aşıklıktan ayrı olsun hiç mümkün mü sahibi?  </description>
<link>https://www.antoloji.com/iyilik-ve-kotuluk-10-siiri/</link>
<guid>3313953</guid>
<pubDate>2021-12-14T23:18:00+03:00</pubDate>
<author>Hamza Aksaçlı</author>
</item>
 <item>
<title>Evlerin doldurduğu</title>
<description>Camlarım sırlanıyor ayna oluyorlar, cila kabul etmez Sırlanan camlarım seni temsil ediyor, kuvvetli, cila kabul etmez Ben Çindeki o kör adamım Zinnûre, sense Endülüste açan çiçeksin Görülebilmen olmasaydı hani pes ediverirdim hiç başlamadan bu sabır isteyen telaşeye Bir idrak biçimi olduğundan görmek, daha aydınlık taraftan yansır ötekine </description>
<link>https://www.antoloji.com/deneme-127-siiri/</link>
<guid>3313561</guid>
<pubDate>2021-12-13T20:11:00+03:00</pubDate>
<author>Hamza Aksaçlı</author>
</item>
 <item>
<title>Neyin nerede bulunacağı</title>
<description>Huzur Allah'ın kalbine koyduğu bir hediyedirya Zinnûre Saray mahzenlerinde arama onu, girmeye layık bir gönle girmekte ara Depremler anlatır dinginliğin kıymetini en iyi Ruhun kuraklıktan kaskatı kesilip çatlamasıyla anlamlanması gibi rahmetin kıymetinin Ve hain şüpheden kendine kıyıvermenin kıyısına gelenin anlaması gibi  </description>
<link>https://www.antoloji.com/neyin-nerede-bulunacagi-siiri/</link>
<guid>3312414</guid>
<pubDate>2021-12-10T23:34:00+03:00</pubDate>
<author>Hamza Aksaçlı</author>
</item>
 <item>
<title>Kaybetmek</title>
<description>Morfinlerim uyutmaya yetmiyor  göz çukurlarımda otururken ateşten işçileri kötülüğün Tahta evlerimde ateş yakıyor evsizler, umursamıyorum, nasıl olsa sabahı görmeye niyetim yok Köylerimden vergileri gönül yıkarak topluyorum sonra denize atıyorum nasıl olsa sabahı görmeye niyetim yok </description>
<link>https://www.antoloji.com/kaybetmek-73-siiri/</link>
<guid>3312352</guid>
<pubDate>2021-12-10T19:20:00+03:00</pubDate>
<author>Hamza Aksaçlı</author>
</item>
 <item>
<title>Toplanmak</title>
<description>Sende renkleniyor eski bronz fotoğrafların ölü yüzleri Senin yüzünden Zinnûre Bir halka kurduk orada, kurşunlar serî patlıyor, oysa silahımız yoktu Ustayı dinliyorum, kaldıysa bir ben bir o kaldık diyor, dünya ne de küçükmüş diyorum  </description>
<link>https://www.antoloji.com/toplanmak-siiri/</link>
<guid>3311797</guid>
<pubDate>2021-12-08T21:48:00+03:00</pubDate>
<author>Hamza Aksaçlı</author>
</item>
 <item>
<title>Sarmaşık çiçekleri</title>
<description>Çilemi dinle, beyliklerim göz göre göre düşüyor Işıklı bir hançer gülüşünden erişiyor yalın Kınından çıkmış bir güneş kürkünü yeni çıkarmış gibi ağır doğuyor üzerimize  Karanlığın öyle bir tonunu yakaladım ki sormayın, suni ışıklar yakar tepemizden Hiçbir imkan yok diyorum uzanan eli tutmaktan başka </description>
<link>https://www.antoloji.com/sarmasik-cicekleri-2-siiri/</link>
<guid>3311796</guid>
<pubDate>2021-12-08T21:44:00+03:00</pubDate>
<author>Hamza Aksaçlı</author>
</item>
 <item>
<title>Deli kimyagerin portresinde kırık test tüpleri</title>
<description>Ekinlerin arasından geliyorum, ellerim yorgun ama bir o kadar hür,  evinden kovulmuş ürkek çocuklar gibi Tanklar gürüldeyen bakışlarında ateşli boğalar gibi Kaşları düşer ekmeklerine dokunsanız, eteklerinden bırakır şimşekleri  Duraksıyorum kapıları omuzluyorum, mürekkep yüzlü biri de omuzluyor sanki, </description>
<link>https://www.antoloji.com/deli-kimyagerin-portresinde-kirik-test-tupleri-siiri/</link>
<guid>3309835</guid>
<pubDate>2021-12-02T21:50:00+03:00</pubDate>
<author>Hamza Aksaçlı</author>
</item>
 <item>
<title>Düşen uçağın sudaki yansıması</title>
<description>Kapılarından girdiler arka odaların, bayramlarıymış Pencerelerinden tırmandılar, anlıyorum, iklimleriymiş Birdenbire uzaklaştım kendimden, kornalar arkamdan kıyamet gibi yağdı, oysa yolda değildim Bir kurtulsam dedim ah rüyamdaki mürekkep bulaşmış rengi parmaklarından  </description>
<link>https://www.antoloji.com/dusen-ucagin-sudaki-yansimasi-siiri/</link>
<guid>3309205</guid>
<pubDate>2021-12-01T13:22:00+03:00</pubDate>
<author>Hamza Aksaçlı</author>
</item>
 <item>
<title>Güverteden görülenler</title>
<description>Bu koca yurdu esirgeyen, seni de beni de en iyi bilendirya Zinnûre, hangi günahından ötürü söyle, otobanlardan toplanır tâhir cesetleri  Şair “bir ömür yetmez” deyince gecenin karasına çakılıyor gemilerim, kehanetler yokluğuna çıkıyor, inanmıyorum Bir teheccüt vakti soğumuş bulursan beni, yelkenlerine sarıp alelacele kavuştur ötelere Ben sende tükeniversem gayri, hangi dünyanın şehidi olurum bilmem... Hiç ses yapan bir şey yokken yine de sükûnet aradın mı sen? </description>
<link>https://www.antoloji.com/guverteden-gorulenler-siiri/</link>
<guid>3309127</guid>
<pubDate>2021-12-01T01:00:00+03:00</pubDate>
<author>Hamza Aksaçlı</author>
</item>
 <item>
<title>Son anda</title>
<description>Milisaniyeyle tükendi bedenini saran yeleğin Lilyumlar yerine kırmızı mavi başkaydı işaretin Ellerin göklerden göktaşlarını bahçelere sunardı Nereli olduğunu bilmeyen bir çocuktun sen  Kahvem soğudu, merak ettim, neden yataktan çıktım </description>
<link>https://www.antoloji.com/son-anda-9-siiri/</link>
<guid>3308177</guid>
<pubDate>2021-11-28T14:24:00+03:00</pubDate>
<author>Hamza Aksaçlı</author>
</item>
 <item>
<title>Irmaklara durduklarımız</title>
<description>Köşebaşlarında tükeniyor gençliğimiz Fiyakalı arabalarda taşınmazya garibanın sevdası Ne vakit bir feryat kopsa İsmail’i arıyor annesi Çöl aşılmaz, levhalar soğuk, dikenli teller çepeçevre, kıvranıyorum Yangın yerlerinden kaçıyorum yanmak ister gibi dingin Ellerini ver ellerim bulanmışken şiirlere hazır </description>
<link>https://www.antoloji.com/arkalarindan-bakakaldiklarimiz-siiri/</link>
<guid>3308173</guid>
<pubDate>2021-11-28T14:04:00+03:00</pubDate>
<author>Hamza Aksaçlı</author>
</item>
 <item>
<title>Tutku, bozgu, solgu, sapkı</title>
<description>Vesvesedendir bir de bıçakla geç isterim sözlerinden sonra Saray duvarlarıyla mı karıştırdın nefesini derin aldığın yetmezmiş gibi Yalnız kiralık katiller değilmiş bir ölüm vesilesinin parçalarını birleştiren Aynı zamanda söz ustaları  Bi kurbağaya karşı yelkenlileri açarsın </description>
<link>https://www.antoloji.com/tutku-bozgu-solgu-sapki-siiri/</link>
<guid>3308055</guid>
<pubDate>2021-11-28T04:06:00+03:00</pubDate>
<author>Hamza Aksaçlı</author>
</item>
 <item>
<title>Meydan övgüsü</title>
<description>Bir meydanda yaşamaya alıştım ben, dert etmem burada merak etme   Kentlerde tutmaması gibi yollara yağan karın, anılar kavuşamayınca tutunamıyor zihnin kıvrımlarına Zinnûre Adını sayıklıyorum cumartesi sabahları kadar özgür ve ferah gözlerine kilitleyip aklımı Bir gün gelecek hiç unutma, acı kahve teselli edemeyecek kırılgan vakti  </description>
<link>https://www.antoloji.com/meydan-ovgusu-siiri/</link>
<guid>3308045</guid>
<pubDate>2021-11-28T02:54:00+03:00</pubDate>
<author>Hamza Aksaçlı</author>
</item>
 <item>
<title>Merdivenlerin soğuk yüzü</title>
<description>Tükenmekten koruyor bir ateşi koruyucu ellerin Eriyen mumun dibinde bir rüya, rüya içinde güneşler, güneşler altında koca sahra, sahra ortasında ateşhane Ben o yuvada turnaları anıyorum hatıramın içinde, mutluluk azığım olup heybeme doluyor Esrarlı yağmurlar inci taneleri gibi besleyip büyütüyor bedenimi </description>
<link>https://www.antoloji.com/merdivenlerin-soguk-yuzu-siiri/</link>
<guid>3308044</guid>
<pubDate>2021-11-28T02:53:00+03:00</pubDate>
<author>Hamza Aksaçlı</author>
</item>
 <item>
<title>Sandıklardan çıkış</title>
<description>Kırmızı bir şey doğuyor ellerinden Bu ömür yolculuğunun bir tutamağı yok Sabahlarının sana imtihan, bana armağan oluşu Ve gözlerinde okunması bir şairinin asaletinin Eski bir kapıdan geçip geliyorsun, süslü mamur bir kapıdan Bense ayakkabılarında yürümek istiyorum </description>
<link>https://www.antoloji.com/sandiklardan-cikis-siiri/</link>
<guid>3308042</guid>
<pubDate>2021-11-28T02:49:00+03:00</pubDate>
<author>Hamza Aksaçlı</author>
</item>
 <item>
<title>Seyr-i sükut</title>
<description>Senin adın aramak olsun Söndü ışığı gönül gözümün yokluğunda Baştan aşağı yalan dolu bir haritayı seni gösteriyor diye takip ediyorum Divane başıma ilmek ilmek örüyor unutulmaz bir ölümü hünerli beyaz ellerin Ömür dolu testiden yılların sızması ondan  </description>
<link>https://www.antoloji.com/seyr-i-sukut-siiri/</link>
<guid>3308040</guid>
<pubDate>2021-11-28T02:44:00+03:00</pubDate>
<author>Hamza Aksaçlı</author>
</item>
 <item>
<title>Sandıklara giriş</title>
<description>Tam şuramda toplandılar, duvarlar da toplandı Sinir uçlarımda oyunları, kovsam geri dönengil, kapıları zorlayangil İlk sefer saatinde suya iner gibi vapurlar, saklanır saklanır günaydın derler Ve adım gibi bildiğimden uyanacaklarını, hiçbir zaman sabah olmaz aslında  Sandıklara kapatın beni şimdi, yüz yıl sonra çıkarın, ama yalnız beni çıkarın </description>
<link>https://www.antoloji.com/sandiklara-giris-siiri/</link>
<guid>3308037</guid>
<pubDate>2021-11-28T02:40:00+03:00</pubDate>
<author>Hamza Aksaçlı</author>
</item>
 <item>
<title>Yangın yeri</title>
<description>Boğazına oturur Turgut dolu salonların hayalet sakinleri  ve büyük saatleri üzerine yürür Vakitsiz değildir hiçbir yağmur bilirim ve bütün şairler kendine has bir dille konuşur Veremli koca atları öldü şairlerin mutlu ol, terleri kurumadan gömüldüler kedere, artık yolumuz yayan </description>
<link>https://www.antoloji.com/yangin-yeri-83-siiri/</link>
<guid>3308036</guid>
<pubDate>2021-11-28T02:37:00+03:00</pubDate>
<author>Hamza Aksaçlı</author>
</item>
 <item>
<title>Şehrin başına gelenler</title>
<description>Kasırgaya kıskıvrak yakalanmış bir şehrin çaresizliği gibi  acılar yükselir hayal kırıklarının aralarından Issız dağa yuvam diyen tilkiler bile ürperir geceyi dolduran feryatla Ve sen bir kuş oluyorsun av zamanı doğmuş, barış fişeği maskesinde yalan gülüşlerin vurduğu Yorgun düşmüş yağmur sesinde bile seni duymaktan rezil başım, </description>
<link>https://www.antoloji.com/sehrin-basina-gelenler-siiri/</link>
<guid>3308034</guid>
<pubDate>2021-11-28T02:32:00+03:00</pubDate>
<author>Hamza Aksaçlı</author>
</item>
 </channel>
</rss>
