<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Hamdi G&#252;ng&#246;r Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Çatı Katı</title>
<description>Bir evdi şehrin orta yerinde, Biri yaşardı çatı katında, Eski eşyalar gibi kimsesizdi orada.  Çatı katında bir lamba yanardı, Gece yarısı, dört duvar arası, </description>
<link>https://www.antoloji.com/cati-kati-6-siiri/</link>
<guid>1849823</guid>
<pubDate>2013-03-31T17:23:00+03:00</pubDate>
<author>Hamdi Güngör</author>
</item>
 <item>
<title>Sen İlkbaharsın</title>
<description>Sen ilkbaharsın, Çizim çizim yağan yağmursun, Yağmurdan sonra kokan topraksın, yeşeren çimen, açan çiçeksin, Ardı sıra düşen cemresin, Sen ilk baharsın, </description>
<link>https://www.antoloji.com/sen-ilkbaharsin-2-siiri/</link>
<guid>1849820</guid>
<pubDate>2013-03-31T17:14:00+03:00</pubDate>
<author>Hamdi Güngör</author>
</item>
 <item>
<title>Gece</title>
<description>Bir şiirdir gecenin tekdüzeliğinde yazılmış, Şimdi kulaklarında eskilerden bir melodi solmuş sararmış, Gökyüzünde parlayan yıldızlar kadar uzakmış, Yalnız kalınca ömür usulca ölürmüş,  Geceleri ıssızlığa bürünür sokaklar, </description>
<link>https://www.antoloji.com/gece-804-siiri/</link>
<guid>1849819</guid>
<pubDate>2013-03-31T17:12:00+03:00</pubDate>
<author>Hamdi Güngör</author>
</item>
 <item>
<title>Allah Diyerek</title>
<description>Deli gönül akar ırmak ırmak, Dolaştı bunca zaman zorlar aşarak, Hayatta hep sürgün yaşayarak, Ömür bu alemden giderayak, Kapına geldik Allah diyerek,  </description>
<link>https://www.antoloji.com/allah-diyerek-siiri/</link>
<guid>1849818</guid>
<pubDate>2013-03-31T17:11:00+03:00</pubDate>
<author>Hamdi Güngör</author>
</item>
 <item>
<title>Sürgün</title>
<description>Deli gönül akar ırmak ırmak, Dolaştı bunca zaman zorlar aşarak, Hayatta hep sürgün yaşayarak, Ömür bir gün bu alemden giderayak,  Ne verdi bu hayat olmadığın yıllarda, </description>
<link>https://www.antoloji.com/surgun-323-siiri/</link>
<guid>1849816</guid>
<pubDate>2013-03-31T17:08:00+03:00</pubDate>
<author>Hamdi Güngör</author>
</item>
 <item>
<title>Anahtar</title>
<description>Düşünce akılda yumak yumak olmalı, Düşünce yumağına girmeli, Derinden derine düşünce sarmalı, Düşünce düşünceyi açmalı, Düşlere düşüp kalkmalı, Düşünce dehlizlerinde nuru bulmalı, </description>
<link>https://www.antoloji.com/anahtar-14-siiri/</link>
<guid>1849815</guid>
<pubDate>2013-03-31T17:07:00+03:00</pubDate>
<author>Hamdi Güngör</author>
</item>
 <item>
<title>Ağlayabilmek</title>
<description>Ağlamak istiyoruz, Ağlayamıyoruz, Yağmur gibi yağmak, Yağan rahmetin temizliğini tende hissetmek gibi, Kalpte gözyaşlarının temizliğini hissedebilseydik, İnsan öldürür müydü? </description>
<link>https://www.antoloji.com/aglayabilmek-4-siiri/</link>
<guid>1849814</guid>
<pubDate>2013-03-31T17:05:00+03:00</pubDate>
<author>Hamdi Güngör</author>
</item>
 <item>
<title>Kendine İyi Bak</title>
<description>Karanlığın içinden uzanır, yardan düşen ruhum Saçlarına tutunan ellerim unutulmuşluğu yaşar, Camdan bir dünya kırılır ayaklarımın altında her gün, Her seferinde düşerim cam kırıklarının üzerine, Kavanozdan bir dünya hayat içinde nefessiz, Denizlerde dalga dalga gezinir, nefessiz ruhum, </description>
<link>https://www.antoloji.com/kendine-iyi-bak-75-siiri/</link>
<guid>1849813</guid>
<pubDate>2013-03-31T17:04:00+03:00</pubDate>
<author>Hamdi Güngör</author>
</item>
 <item>
<title>Düştüm</title>
<description>Düştüm, kanadı bir yerlerim derinden, Kirlendi üzerimde ne varsa dünyalık, Düşeni kaldıran eller de güldü düşüşüme, Derledi ya bir kez düşmeye gör, Derlerdi ya düşene tekme atan çok olur, Derlerdi ya düşenin dostu olmaz, </description>
<link>https://www.antoloji.com/dustum-63-siiri/</link>
<guid>1849811</guid>
<pubDate>2013-03-31T17:02:00+03:00</pubDate>
<author>Hamdi Güngör</author>
</item>
 <item>
<title>Gittiğin Günlerden Biri</title>
<description>Bir yaz günü   terk ettiğinde bu şehri,
Güller ve  yaseminler  boynu bükük
Bahçe duvarlarında  kokularını etrafa yayıyordu,
Uçurtmasını rüzgara kaptırmış  üzgün bir  çocuk gibi
Arkasından bakıyordum  gidenin,
Haziranda   ağaçlar  birden yapraklarını dökmüştü,
Belli ki hiçbir şey eskisi gibi olmayacak,
Mevsim kış, her yerde kar,
İliklerime kadar işliyor soğuk,  içimi de ısıtmıyorsun,
Karda izler bırakarak yürüyorum kaldırımlarda,
Anılarım hep takip etsin diye, anılarla yaşıyorum,
Bir müddet sonra  bahar gelecek, cemreler   bir bir düşecek,
Bastığın yerlerde çimenler yeşerecek,
Islak şehir sabahlarına, martı çığlıkları ile uyanacaksın,
güller ve yaseminler tomurcuğa duracak,
ve  bahar  hep sana güzel,
Her güne hasretini  yaşamak için uyanıyorum,
Uzaklara giden kuşları görüyorum,
İçime  bir sızı saplanıyor ansısın,
Beklenen misafirin gelmeyeceğini bilirim,
Son kez seni gördüğüm sokaktayım,
Biriktirdiğim anıları bu sokakta bırakmalıyım,
Anla anılarla da yaşanmıyor artık,
Gitmeliyim bu şehre yaz gelmeden,
güller ve  yaseminler boynu bükük etrafa kokularını yaymadan,
Terk etmeliyim bu şehri   terk ettiğin gibi. </description>
<link>https://www.antoloji.com/gittigin-gunlerden-biri-siiri/</link>
<guid>1727381</guid>
<pubDate>2012-06-07T14:56:00+03:00</pubDate>
<author>Hamdi Güngör</author>
</item>
 <item>
<title>Yağmurdan Sonra</title>
<description>Korkunç bir hızla akarken zaman,
O aşk yıllarını da alıp  götürdü,
En mutlu an gözlerinde kaldı,
Yağmurlu bir gece yarısıdır  hatırında kalan,  
Kederle yüklü bir ruh, ruhuna karşı,
kasvetli düşünceler içerisinde,
Lambaların  loş ışıkları  düşerken kaldırıma,
Kaldırıma süsülürken  gözyaşları,
Sözlerin en yetersisine karşı gizlenmeden,
Düğüm düğüm olduğunda hıçkırıklar,
Titrerken elleri yüzünde,
Titreyen gölgesi düşerken  kaldırıma,
Bir  ses, biraz rahatla, 
Teselliden başka bir hiçti,
Bir daha dönmemek üzere arkasını dönüp gitti.
Yağmurdan sonra,
Birden fırtına durdu,  deniz duruldu, 
Durgun göller gibiydi ruhu,
O da ıssız ve belirsiz bir yönde,
Karanlığın içinde  kayboldu. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yagmurdan-sonra-23-siiri/</link>
<guid>1727380</guid>
<pubDate>2012-06-07T14:52:00+03:00</pubDate>
<author>Hamdi Güngör</author>
</item>
 <item>
<title>Yitik Zamanlarn İnsanları</title>
<description>Yitik zamanların insanları,
Bir zamanlar şimdiki gibi  değildiler,
Onların   hayalleri vardı, gerçekleşme ihtimali olan,
Güzel bir dünya üzerine,
Ne zaman umutları kırıldı, kırdılar umutlarını,
İşte o zaman bıraktılar hayallerini,
Dalgaların dövdüğü yosunlu kıyılara,
Kendileri de  sürüklendiler hayalleriyle,
Ve yitirildiler zamanın bir köşesinde,

Yitik zamanların insanları,
Bir zamanlar şimdiki gibi değildiler,
Dostça sevdiler insanları,  insanca yaşamayı,
Gözlerinde güzelliğin ışığı vardı,
Hakkı savundular, hakkı tutup kaldırdılar,
Ne zaman hırs,tutku, gurur geçti her şeyin önüne,
Nefis taht kurdu fil dişi kuleye,
Ezilince insan onuru ayak altında,
Onlarda  yitirildiler zamanın bir köşesinde,

Yitik zamanların insanları,
Bir zamanlar şimdiki gibi değildiler,
Kuru topraklara düşen yağmur gibi,
Fakirin sofrasında  aş,
Zalimin karşısında mazlumun ahı,
Kabul edilmiş bir duaydı,
Kalabalığın içinde yalnız kaldığında insan,
Vurdumduymaz kalabalık,
Yardım dilenen  elden kaçtığında,
Onlarda yitirildiler zamanın bir köşesinde,

Yitik zamanların insanları,
Bir zamanlar şimdiki gibi değildiler,
Göklere saçılmış  yıldızlar gibi,
Yeryüzünde çoktular, iyiydiler,
Kötü azınlıktı, azdı hiçbir şeye gücü yetmezdi,
Kötüye atılan kurşun gibi hızlıydılar düşeni kaldırmada,
Şimdi tatsız ve kül rengi gökyüzü, tek bir yıldız görünmüyor,
Düşmanca gürüldüyor, 
Kötünün kurşunu arkadan saplanıyor haince,
Düşene atılan tekmenin sayısı elle sayılamayınca,
Onlarda yitirildiler zamanın bir köşesinde,

Yitik zamanların  insanları,
Bir zamanlar şimdiki gibi değildiler,
Aydınlık günlerde yaz yağmuruyla açan bir gök kuşağı gibi,
Bağ kurarlardı iki diyar arasında, 
Yüksek bir dağın zirvesinde esen rüzgar gibi,
Ferahlatırlardı insan yüreğini,
Söyledikleri türkü barıştı,  kardeşlikti,
Ne zaman puslu dipsiz bir gece çöktü, baykuşlar öttü,
Felaket tellalları  türedi insanlar arasında,
Bir sıkıntı çöktü yüreklere,
Yitirdik sevinci, barışı, kardeşliği,
Savaş kana boyadı beyaz gülü, 
Kırmızı güller boyun büktü, bülbüller öldü,
Onlarda yitirildiler zamanın bir köşesinde, 

Yitik zamanların insanları,
Bir zamanlar şimdiki gibi değildiler,
Bilirlerdi insanların bir elin parmakları gibi olduğunu,
Severlerdi peygamberlerini, 
Kulaklarında  daha dün gibi yankılanırdı peygamberin vedası,
Yaşamın gerçekleri,  olması gerekendi,
İnsan insaniyetli olduğu  kadar insandı, 
Ne zaman Kabil Habil’i ayrı gördü, 
Bir el beş parmağını  kendinden görmedi,
Peygamberin vedası kulaklarda çınlamaz oldu,
Yaşamın gerçeği mal, mülk, para …
İnsan artık parası olduğu kadar insandı,
Onlarda yitirildiler zamanın bir köşesinde

Yitik zamanların insanları,
Bir zamanlar şimdiki gibi  değildiler,
Onların  hayalleri vardı, gerçekleşme ihtimali olan,
Güzel bir dünya üzerine,
Ne zaman umutları kırıldı, kırdılar umutlarını,
İşte o zaman bıraktılar hayallerini,
Dalgaların dövdüğü yosunlu kıyılara,
Kendileri de  sürüklendiler hayalleriyle,
Ve yitirildiler zamanın bir köşesinde, </description>
<link>https://www.antoloji.com/yitik-zamanlarn-insanlari-siiri/</link>
<guid>1727379</guid>
<pubDate>2012-06-07T14:50:00+03:00</pubDate>
<author>Hamdi Güngör</author>
</item>
 <item>
<title>Ufkum</title>
<description>Gözlerimin maviliğindeki ufkumsun, Her günümü o ufka bakarak, Hayal kurmak için yaşarım. Ahir ömrümdeki tek gerçeklerim, Bu hayallerimdir. </description>
<link>https://www.antoloji.com/ufkum-2-siiri/</link>
<guid>1511551</guid>
<pubDate>2011-02-04T21:49:00+03:00</pubDate>
<author>Hamdi Güngör</author>
</item>
 <item>
<title> Ayrılık</title>
<description>Yaşanmamışların bütün hüznüyle, Hayat geride bırakırken artıklarını, Zamanı gelmiştir kabuğuna çekilmenin, Belkide bu geminin dümenini, İçindeki rüzgarlara bırakma zamanı, yanlış limanları sığınak edinirken ömür, </description>
<link>https://www.antoloji.com/ayrilik-1137-siiri/</link>
<guid>1387392</guid>
<pubDate>2010-05-03T12:18:00+03:00</pubDate>
<author>Hamdi Güngör</author>
</item>
 <item>
<title>Söndü Yanan Son Mum</title>
<description>Söndü  yanan  son  mum, Titremez  artık  ruh  aydınlığında, Duvarlara  vurmaz  gölgeler, Söndü  yanan son mum.  Yastıklar  söylesin  gözlerdeki  türküyü, </description>
<link>https://www.antoloji.com/sondu-yanan-son-mum-siiri/</link>
<guid>1146492</guid>
<pubDate>2009-03-18T23:29:00+03:00</pubDate>
<author>Hamdi Güngör</author>
</item>
 <item>
<title>Eyleme Beni</title>
<description>Varlık aleminde  yüz  gösteren  her  söz  güzelliğindendir, Güzelliğini  esirgeyip te  varlığını  yokluk  eyleme  bana.  Aşık   uğrunda  derdi  çoğaldıkça  nazarında  değer  kazanır, Ki  bu  dert  öldürür,  dert  dağına  Ferhat  eyleme  beni.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/eyleme-beni-3-siiri/</link>
<guid>1134023</guid>
<pubDate>2009-03-01T16:17:00+03:00</pubDate>
<author>Hamdi Güngör</author>
</item>
 <item>
<title>Geceye Şiir</title>
<description>Beklediğin  misafir  geldi  işte, Siyah örtüler  serdi  şehrin üstüne, Kalabalıklar  çekildi kuytu  yerlerine, Korkulu  bir  sessizliğe  bürünmüş, Mezarlığı  andırırken sokaklar, İçinde ızdırap,  dert, tasa,  aşk  ne  varsa, </description>
<link>https://www.antoloji.com/geceye-siir-10-siiri/</link>
<guid>1132193</guid>
<pubDate>2009-02-27T09:23:00+03:00</pubDate>
<author>Hamdi Güngör</author>
</item>
 <item>
<title>Azabım</title>
<description>Gönlüm seneler önce sığınak  edindi gönlünü, Aşkı  sermaye olarak  seçti gönlünü hoş  tutmak için, Karun kadar zengin olurken,  servetim lütfünün bir  parçasıydı, Şimdi bütün  ömrümde   kazandığım,  Servetimi, feda ediyorum uğruna. sözcükleri,   cümleleri,  şiirleri, inan ki artık  verebilecek  bir şeyim  yok. </description>
<link>https://www.antoloji.com/azabim-siiri/</link>
<guid>1121800</guid>
<pubDate>2009-02-13T09:59:00+03:00</pubDate>
<author>Hamdi Güngör</author>
</item>
 <item>
<title>Pervane</title>
<description>Aşkına  pervane  olan, O aşkın  ateşinde  yanan, Ateşten geriye  külü  kalan, Ya  hu…hz. Mevlana.  Çek  genzine  onun külünden, </description>
<link>https://www.antoloji.com/pervane-52-siiri/</link>
<guid>1096032</guid>
<pubDate>2009-01-06T19:18:00+03:00</pubDate>
<author>Hamdi Güngör</author>
</item>
 <item>
<title>Beden ve Gönül</title>
<description>-yılların yorgunluğu bedenine vurmuş, Köşeye çekilmiş ölümü bekleyen bir ihtiyar gibi, El etek çekme zamanı geldi bu aşktan, Köşeme çekilmek hani seni görmeden tanımadan önceki halime dönmek, Ölü bir aşkın ceset torbası oldu bedenim, Sonuçta her şey kalpte başlar, anlamlanır ve kalpte biter, </description>
<link>https://www.antoloji.com/beden-ve-gonul-siiri/</link>
<guid>1083673</guid>
<pubDate>2008-12-17T20:06:00+03:00</pubDate>
<author>Hamdi Güngör</author>
</item>
 </channel>
</rss>
