<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Haluk Serdar Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Araratın yanlızlığı</title>
<description>Ararat bir dağdır heybetli  Ararat bir dağdır. Başı her zaman dumanlı Ararat bir dağdır etekleri,yem yeşil ama başı hep karlı. Nysa bir ankit kent, içinde yedi veren güllerin yanlız dolaştığı. Nysa hüzünlü bir saklı kent, içinde  yabancı  aşıkların dolaştığı Nysa bir yüreğin umutlarından arta kalan son kale </description>
<link>https://www.antoloji.com/araratin-yanlizligi-siiri/</link>
<guid>1841359</guid>
<pubDate>2013-03-13T19:59:00+03:00</pubDate>
<author>Haluk Serdar</author>
</item>
 <item>
<title>Gözlerin</title>
<description>Ey! sevgiliye  sevgili olan!  Aşk senin gözlerinde  güzel. Sevda senin masallarında... Masmavi rüyalar senin  gözlerinle güzel. içinde açar bahar çiçekleri.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/gozlerin-1066-siiri/</link>
<guid>1841276</guid>
<pubDate>2013-03-13T15:49:00+03:00</pubDate>
<author>Haluk Serdar</author>
</item>
 <item>
<title>Ben</title>
<description>Sorma...!   istemeden büyümüş çocuk gibiyim.  Suskunluğumda  ara söyleyebildiklerimi  </description>
<link>https://www.antoloji.com/ben-927-siiri/</link>
<guid>1769357</guid>
<pubDate>2012-09-20T17:26:00+03:00</pubDate>
<author>Haluk Serdar</author>
</item>
 <item>
<title>Hayatın Düşündürdükleri  1</title>
<description>Bugün, ömrümün tam orta yerindeyim.  Evre evre yaşadığımız şu  yalancı hayat nasılda apansız gelip geçi vermiş. Bunu ansızın fark etmek arada bir kredimizin tükendiğini görmek.   hiç bitmeyecek sandığımız hayatın, adım adım sona yaklaştığını görmek… insan oğlunun ömrünü kullanmasıyla kredi kartı harcamaları arasında bir parelellik var. ikisini de hiç düşünmeden harcayıp tüketmekte bir beis görmüyor. oysa er yada geç  hesabı ödeyen insanın kendisi,  İnsanoğlu yeryüzünde misafir olduğunu unuttuğu günden beri,hayat, acımasız ve zor gelmiştir. Oysa; işte geldiğimiz gibi gidiyoruz.hemde tek bir anına bile müdahale edemeden  çaresiz. Biraz daha lüks bir hayat, biraz daha iyi bir gelecek için;  nasılda kıyasıya bir mücadele içerisindeyiz.layiki, dindarı, liberali,solcusu, sağcısı,sağın ortası, solun ortası fark etmiyor. Herkes biraz daha para biraz daha iyi bir yaşam diliyor. Oysa; bu kavramları ortaya atan  mutluluk yada mutsuzluğumuzu buna endekslememizi  isteyen  kim. Hayatın kendisimi  yoksa deli gibi çalışıp çılgınlar gibi harcayan biz mi ? Tabiki biz. kendi yarattığımız,olmazsa olmaz  dediğimiz standartlarımız, acılarımızın asıl kaynağı değil mi? Süpürge tohumuyla yemek yapıp çocuklarını doyuran anne ile yediklerinden karın ağrısı çeken kara gözlü çocukların her şeye rağmen gülümseyebilmesi mutluluk mudur? yoksa suratımıza çarpması gereken bir tokat bir insanlık ayıbımıdır? Gerçekten nedir mutluluk? Arabamızın markasımı? yoksa mobilyaların göz alıcılığımı? yada bilmem hangi partiden millet vekilliği mi? yoksa mutluluk huzurun diğer adımı. Ha birde kendiyle  barışık olmak diye bir kavram var. ama; insanın kendisiyle barışık olması için önce insanla ve de dünyayla barışık yaşaması gerekmez mi? Kendimizi anlamak ötekini anlamak demek değil mi? ötekini anlayabilen kendisiyle zaten barışık değimlidir? Bugün hayatın tam orta yerindeyim. niye?  ne için?  nasıl yaşadım? bunları görmek için illa yaşın kemale ermesi mi gerekir? hayat bir tecrübeden ibaretse bunca tecrübeli insan yığını neden  tecrübesini gelecek nesillere aktarmak için sadece konuşur.. Açlığa ve yoksulluğa bir çare aramadan yaşamak insanın kaderimidir? yoksa özünde insan bu mudur? </description>
<link>https://www.antoloji.com/hayatin-dusundurdukleri-1-siiri/</link>
<guid>1585368</guid>
<pubDate>2011-07-15T16:58:00+03:00</pubDate>
<author>Haluk Serdar</author>
</item>
 <item>
<title>Gül kurusu sevdam</title>
<description>sen yazarken ben vuruluyorum kelimeler arasında saklı yasaklı itirafı güç benim olmayan sevdan  </description>
<link>https://www.antoloji.com/gul-kurusu-sevdam-siiri/</link>
<guid>1308059</guid>
<pubDate>2009-12-22T11:43:00+03:00</pubDate>
<author>Haluk Serdar</author>
</item>
 <item>
<title>Boyacı Çocuk</title>
<description>Vanda bahardan kalma bir kış günü Yarı ayaz yarı güneşli bu günde Gözüm takılıp kalıyor Kaldığım odanın penceresinde Asılı duran bir hüzün sanki. nefesiyle parmaklarını ısıtmaya çalışan </description>
<link>https://www.antoloji.com/boyaci-cocuk-7-siiri/</link>
<guid>307968</guid>
<pubDate>2005-09-18T03:23:00+03:00</pubDate>
<author>Haluk Serdar</author>
</item>
 </channel>
</rss>
