<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Halil Yılmaz 2 Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Güzel günler</title>
<description>gün batımından doğumuna kadar usul usul uzun uzun ah seninle kanmak, bir yalana aldanmak ve yanmak. ah seninle, usul usul tamamlanmak, tam olmak.  tutuşan çarşaflara aldırmadan tapmak </description>
<link>https://www.antoloji.com/guzel-gunler-47-siiri/</link>
<guid>3021346</guid>
<pubDate>2019-07-27T21:22:00+03:00</pubDate>
<author>Halil Yılmaz 2</author>
</item>
 <item>
<title>Uzaklara</title>
<description>denizden kilometrelerce yüksek rakımlarda ah şu bitmek bilmez dergah-ı matemim. sonsuz gök yüzü dileklerim, uçuşur göklerde ben ise bir garip kanamakta yüce dağ yamaçlarında. ne olduğunu bilmeden,nicesinin dahi unuttuğu iken...  </description>
<link>https://www.antoloji.com/uzaklara-42-siiri/</link>
<guid>2670840</guid>
<pubDate>2018-06-29T00:42:00+03:00</pubDate>
<author>Halil Yılmaz 2</author>
</item>
 <item>
<title>Güz</title>
<description>ben,kedere sürgünüm. hüznü karışık göz yaşlarım. yolum çok uzun,ve ben yorgunum. sırtımda çantam.elimde bir kürek. bilmiyorum,ne için lazımdır onlar.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/guz-118-siiri/</link>
<guid>2388855</guid>
<pubDate>2017-09-10T05:15:00+03:00</pubDate>
<author>Halil Yılmaz 2</author>
</item>
 <item>
<title>Ün</title>
<description>hiç,olamamış şu koca diyarlarda  ve elbet çok defa saklanmış karanlık gölgeler,ay ışığından. bir fenerin bilinmezliği aydınlattığı şehrin keşfedilmemiş dehlizlerinde yaşanmış tüm badireler bile </description>
<link>https://www.antoloji.com/un-9-siiri/</link>
<guid>2387085</guid>
<pubDate>2017-09-04T23:33:00+03:00</pubDate>
<author>Halil Yılmaz 2</author>
</item>
 <item>
<title>Gözlerin</title>
<description>göğe bakan ayçiceği gibi onun tıpkı güneşi takliti gibi gözlerin en güzel taklitiydi güneşin kalbe ruha gönüle ışık saçan  paslanmış tuzlu demirler ile limana </description>
<link>https://www.antoloji.com/gozlerin-1323-siiri/</link>
<guid>2387079</guid>
<pubDate>2017-09-04T23:21:00+03:00</pubDate>
<author>Halil Yılmaz 2</author>
</item>
 <item>
<title>Gölge ile görüşme</title>
<description>artık eskisi gibi değil buralar  eskiden bahar aylarında cicekler acar böcekler doluşurdu bahcelere asmalara herşeye hatta evimizin arkasındaki sazlığa kadar hayat bulurdu tüm börtü böcek </description>
<link>https://www.antoloji.com/golge-ile-gorusme-siiri/</link>
<guid>2385998</guid>
<pubDate>2017-08-31T05:21:00+03:00</pubDate>
<author>Halil Yılmaz 2</author>
</item>
 <item>
<title>Uzaklık öğretisi</title>
<description>ve ince bi bulut sardı gök yüzünü  siyah mavi beyaz hatta biraz turunc öylesine dağınık öylesine çılgın sanki melekler buz pateni yapıyordu ince bi bulut tabakasının üstünde berrak göletlerin üzerinde demlenen kurbağalar </description>
<link>https://www.antoloji.com/uzaklik-ogretisi-siiri/</link>
<guid>2385997</guid>
<pubDate>2017-08-31T05:18:00+03:00</pubDate>
<author>Halil Yılmaz 2</author>
</item>
 <item>
<title>Deliliğin ötesinde</title>
<description>ıslanırken dudaklar aşkın neminden kalplerde yosun tutmamalı tenin terinden yakamozun altında altı gün altı gece ufak bi cay molası eşliğinde yine kitap okurken kavuşurmu ellerimiz yine birbirine  </description>
<link>https://www.antoloji.com/deliligin-otesinde-siiri/</link>
<guid>2385996</guid>
<pubDate>2017-08-31T05:14:00+03:00</pubDate>
<author>Halil Yılmaz 2</author>
</item>
 <item>
<title>Şeytandan davet</title>
<description>ve dile geldi karanlık gecenin bi kovuğunda  -yaşanmış ve yaşanmamış tüm anıları al gel ben yıkarım senin icin eski renklerine kavuşmaz belki ama siyaha boyarım ellerini tutup onun tutamadığı gibi  </description>
<link>https://www.antoloji.com/seytandan-davet-siiri/</link>
<guid>2385995</guid>
<pubDate>2017-08-31T05:11:00+03:00</pubDate>
<author>Halil Yılmaz 2</author>
</item>
 <item>
<title>Bir korku efendisine ağıt</title>
<description>hiç yaşanmamış anılar canlandı gözlerimin uçlarında tarihi belirsiz muamma bir haykırış işitildi gündüzlere tarihin rengarenk raflara kaldırdığı içi büzüşmüş sevdalar bugün bir bir tek tek can verdi gözlerimin buğulu uçlarında korkularım ölümden değildi yada senden korkacaksa insan bunun nedeni cevresindekiler değil </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-korku-efendisine-agit-siiri/</link>
<guid>2385994</guid>
<pubDate>2017-08-31T05:09:00+03:00</pubDate>
<author>Halil Yılmaz 2</author>
</item>
 <item>
<title>Kristal gök kubbe</title>
<description>yoksulluğa fakirliğe alıştığım kadar  yokluğunun yoksulluğunda bir garip yolcu gibi alışamadım ne seni getiren mevsim rüzgarlarına nede seni sevmeye bu kadar can atan bu bedene şimdi yokluğun ölüm fırkateyni pimi cekilmiş bomba </description>
<link>https://www.antoloji.com/kristal-gok-kubbe-siiri/</link>
<guid>2385993</guid>
<pubDate>2017-08-31T04:52:00+03:00</pubDate>
<author>Halil Yılmaz 2</author>
</item>
 <item>
<title>Düş</title>
<description>artık yok gözlerimde buğu  alabildiğine siyah zifiri karanlık gözlerimin karası gönlümün yarasına eş değer elbet ne kadar yandıkca o kadar kabuk bağladım sana dışım alev alev yansa ne fayda kalbim dondu bir defa en başında </description>
<link>https://www.antoloji.com/dus-608-siiri/</link>
<guid>2385992</guid>
<pubDate>2017-08-31T04:48:00+03:00</pubDate>
<author>Halil Yılmaz 2</author>
</item>
 <item>
<title>Saat ile sis</title>
<description>artık kendimi dizginleyemiyorum  ne bir söz kalıyor elimde ne bir yazı zamanın donmuş renkleri masamın üzerinde saatim hep 24 dakika geride aklım zamanın ötesinde tüm bunları cıkartırsam kendimden ne bir ben kalırım ne de bir sen kalırsın bende </description>
<link>https://www.antoloji.com/saat-ile-sis-siiri/</link>
<guid>2385991</guid>
<pubDate>2017-08-31T04:45:00+03:00</pubDate>
<author>Halil Yılmaz 2</author>
</item>
 <item>
<title>Gemi ve sokak lambası</title>
<description>bulmak istiyorum kendimi huzura ermiş kollarda  bir mavi fırtına ardından sahile vuran kabuklarda gecemi aydınlatan ses tellerinde yırtılmak gözlerinin kristal tabakasında kendimi görmek  huzursuz kaldırımların serkeş hayalleri </description>
<link>https://www.antoloji.com/gemi-ve-sokak-lambasi-siiri/</link>
<guid>2385990</guid>
<pubDate>2017-08-31T04:43:00+03:00</pubDate>
<author>Halil Yılmaz 2</author>
</item>
 <item>
<title>Zamansız</title>
<description>dilimin dönmediği yerlerde satırlar sığdırdım anlara yinede hiç bi satırımın hatırı yoktu sende yanmış yalan dolan saatlerin ardından kelimelerin kendini astığı darağacında dağarcığımda damarlarımda sen </description>
<link>https://www.antoloji.com/zamansiz-217-siiri/</link>
<guid>2385989</guid>
<pubDate>2017-08-31T04:40:00+03:00</pubDate>
<author>Halil Yılmaz 2</author>
</item>
 <item>
<title>Boşluğa koca bir serzeniş</title>
<description>siyah bulutların ardından  ulaşılamayacak kadar güzel beyaz ışık parcacıklarıydın bana benimse ellerim çok kirli dokunamam sana  gözümün alabildiğine parlak saf ve temiz </description>
<link>https://www.antoloji.com/bosluga-koca-bir-serzenis-siiri/</link>
<guid>2385987</guid>
<pubDate>2017-08-31T04:32:00+03:00</pubDate>
<author>Halil Yılmaz 2</author>
</item>
 <item>
<title>Gam</title>
<description>ateş bastı bu gece  alev alev cayır cayır tutuştu bir bir tüm resimler gözlerim önünde gözlerim hep senin üstünde ellerim soğuk üşüyor </description>
<link>https://www.antoloji.com/gam-30-siiri/</link>
<guid>2385986</guid>
<pubDate>2017-08-31T04:31:00+03:00</pubDate>
<author>Halil Yılmaz 2</author>
</item>
 <item>
<title>Hoşnut olabilmek</title>
<description>yakında geleceğim bekle olduğun yerde. sakın ayrılma ve gözlerini kapatma. dalma derin uykulara gecenin karanlık bağrında. sarhoşluğuma bahaneler üretip yokluğuna söveceğim.  sağa sola savurup kendimi belki kemiklerimi kıracağım </description>
<link>https://www.antoloji.com/hosnut-olabilmek-siiri/</link>
<guid>2385985</guid>
<pubDate>2017-08-31T04:30:00+03:00</pubDate>
<author>Halil Yılmaz 2</author>
</item>
 <item>
<title>Han ve kan</title>
<description>bugün öyle ulu çağlayanlar gibi zerk eder taşa toprağa bahtım hoyratların bahsettiği ufuktan ülkü ve emel diye mevzu bahis ettim anlatması imkansız öyle bir an ki atsız'ın dediği gibi </description>
<link>https://www.antoloji.com/han-ve-kan-siiri/</link>
<guid>2385984</guid>
<pubDate>2017-08-31T04:28:00+03:00</pubDate>
<author>Halil Yılmaz 2</author>
</item>
 <item>
<title>Jest</title>
<description>Gözlerin alabildiğine yoğun  Alabildiğine sığ kayalık Kor ateşten ince bir rıhtım Demir atıp beklemek yanlış Hiç uğramadan geçmek Çok daha büyük bir yanlış </description>
<link>https://www.antoloji.com/jest-4-siiri/</link>
<guid>2385983</guid>
<pubDate>2017-08-31T04:25:00+03:00</pubDate>
<author>Halil Yılmaz 2</author>
</item>
 </channel>
</rss>
