<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Halil İbrahim G&#252;ncan Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Geldim Geçtim</title>
<description>Durmadan dönerken hayatın çarkı, Kaderin çizdiği yolundan geçtim. İmandan küfüre ince bir çizgi, Dünyanın her türlü malından geçtim.  Yalan dünya pek çok renge bürünmüş, </description>
<link>https://www.antoloji.com/geldim-gectim-2-siiri/</link>
<guid>3777730</guid>
<pubDate>2026-01-06T15:57:00+03:00</pubDate>
<author>Halil İbrahim Güncan</author>
</item>
 <item>
<title>Çilgın Sevda</title>
<description>Benzerin yok, çok nadide bir çiçek, Bildim seni çılgıncasına sevdim. Fanteziler dünyasından bir gerçek Oldum seni çılgıncasına sevdim.  Görülmez böylesi sevda cihanda, </description>
<link>https://www.antoloji.com/cilgin-sevda-3-siiri/</link>
<guid>2455301</guid>
<pubDate>2018-03-08T12:14:00+03:00</pubDate>
<author>Halil İbrahim Güncan</author>
</item>
 <item>
<title>Al Sana Şiir</title>
<description>Kestane, portakal, biraz da limon, Şiir yazmak böyle kolay mı oldu.. Hamsi ve sardalya birkaç ta somon, Yazdı mısraları ünvanı aldı.  Bu kadar kolay mı bir şair olmak, </description>
<link>https://www.antoloji.com/al-sana-siir-4-siiri/</link>
<guid>2381726</guid>
<pubDate>2017-08-16T13:35:00+03:00</pubDate>
<author>Halil İbrahim Güncan</author>
</item>
 <item>
<title>Onbeş  15 Temmuz  Destanı</title>
<description>On beş temmuz  gününün, karanlık gecesinde, Bir avuç hain kopek, darbe düşüncesinde. Namlular doğrultuldu, Aziz Türk Milletine, Milyonlar koşuyordu, ölümün davetine. Şehadet şerbetini, içmek isteyen gelsin, Ey ölüm, sen bizlere hayattan da güzelsin. </description>
<link>https://www.antoloji.com/onbes-15-temmuz-destani-siiri/</link>
<guid>2267345</guid>
<pubDate>2016-07-25T13:16:00+03:00</pubDate>
<author>Halil İbrahim Güncan</author>
</item>
 <item>
<title>Ölüme Doğru</title>
<description>Beşikten mezara süren hayatta İnsanca yaşamak kolay iş değil Bir anlık rüyadır sanıyor gönül, Bir büyük imtihan, bu bir düş değil.  Helalinden yaşa, haramdan uzak, </description>
<link>https://www.antoloji.com/olume-dogru-7-siiri/</link>
<guid>2245071</guid>
<pubDate>2016-04-29T17:12:00+03:00</pubDate>
<author>Halil İbrahim Güncan</author>
</item>
 <item>
<title>Bitmeyen Çile</title>
<description>Teselli bulmaz kalbin, Acırken yorgun yüreğin, Başka alemleri özler, Bir bilinmeze gidersin.  Bir bebek kadar aciz, </description>
<link>https://www.antoloji.com/bitmeyen-cile-13-siiri/</link>
<guid>2105884</guid>
<pubDate>2015-03-18T16:15:00+03:00</pubDate>
<author>Halil İbrahim Güncan</author>
</item>
 <item>
<title>Atatürk'çülük Adına Hakaretlere Cevap</title>
<description>Bir işim yok Tanrı ile aranda, Ne orucun ne namazın sorarım. Ancak Tanrım sorar öte dünyada, Ben bunları bile hayra yorarım.  Rakı şarap içen, içer kendine, </description>
<link>https://www.antoloji.com/ataturk-culuk-adina-hakaretlere-cevap-siiri/</link>
<guid>2075438</guid>
<pubDate>2014-12-19T16:22:00+03:00</pubDate>
<author>Halil İbrahim Güncan</author>
</item>
 <item>
<title>Ne Lazım</title>
<description>unutmamak bil ki ağıtla olmaz, davayı bilmek ve yaşamak lazım. savaş yalnız defter kağıtla olmaz. sancağı cepheye taşımak lazım.  ağzımızdan düşmez, klişe sözler, </description>
<link>https://www.antoloji.com/ne-lazim-12-siiri/</link>
<guid>1911145</guid>
<pubDate>2013-09-18T11:50:00+03:00</pubDate>
<author>Halil İbrahim Güncan</author>
</item>
 <item>
<title>Kürdilihicazkar</title>
<description>Şimdi ne kürt böreğinde o lezzet, Ne kürdilihicazkarda eski ahenk, Ne de dillerde eski muhabbet.... Sadece ölüm, Ve kin kusuyor namlulardan Benim terörist dediğim, </description>
<link>https://www.antoloji.com/kurdilihicazkar-4-siiri/</link>
<guid>1759597</guid>
<pubDate>2012-08-28T11:03:00+03:00</pubDate>
<author>Halil İbrahim Güncan</author>
</item>
 <item>
<title>Karıştı</title>
<description>Gönülden gönüle köprüler kurdum, Yıkıldı  köprüler, sele karıştı. Kıskanıp kendimden, el sürmediğim, Sevdiğim yadelde, ele karıştı.  İçinden çıkılmaz dertlerle geldim, </description>
<link>https://www.antoloji.com/karisti-11-siiri/</link>
<guid>1584252</guid>
<pubDate>2011-07-12T16:36:00+03:00</pubDate>
<author>Halil İbrahim Güncan</author>
</item>
 <item>
<title>Kaptan'a</title>
<description>Kader ayırmış bizi, saçılmışız dört yana, Biçare sevgimizi, yaşarız yana yana.  Bir ömür böyle geçti, gitti yaban ellerde, Suskun sevdalarımız, dillenir gönüllerde.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/kaptan-a-siiri/</link>
<guid>1551643</guid>
<pubDate>2011-05-03T14:52:00+03:00</pubDate>
<author>Halil İbrahim Güncan</author>
</item>
 <item>
<title>Yılların Ardından 'Sonbahar'</title>
<description>Kırk yıl evvelinden çınladı  sesi, Ruhumu titreten  fısıltı gibi. Yorgun yüreğimi yaktı nefesi, Gözleri bir başka ışıltı gibi.  Ne yapsak geriye dönmek olmuyor, </description>
<link>https://www.antoloji.com/yillarin-ardindan-sonbahar-2-siiri/</link>
<guid>1549971</guid>
<pubDate>2011-04-29T17:53:00+03:00</pubDate>
<author>Halil İbrahim Güncan</author>
</item>
 <item>
<title>Polis Marşı</title>
<description>Polisiz biz and içtik, vatana ve millete, Razıyız her cefaya, sıkıntıya mihnete. Biçare gönüllere, güneş gibi doğarız, Hainlerin üstüne, kurşun gibi yağarız. Yücelsin şerefimiz, eksilmesin şanımız, Feda olsun millete, kanımız ve canımız. </description>
<link>https://www.antoloji.com/polis-marsi-3-siiri/</link>
<guid>1470443</guid>
<pubDate>2010-10-25T16:28:00+03:00</pubDate>
<author>Halil İbrahim Güncan</author>
</item>
 <item>
<title>Muhsin Yazıcıoğlu</title>
<description>Bembeyaz tertemiz örtü altında, O sonsuz rüyaya nasıl da daldın.. Siyaset dizboyu pislik içinde, Ülkücü destanın sembolü oldun.  Her şey anlatılmaz şiirle sözle, </description>
<link>https://www.antoloji.com/muhsin-yazicioglu-11-siiri/</link>
<guid>1153778</guid>
<pubDate>2009-03-31T15:03:00+03:00</pubDate>
<author>Halil İbrahim Güncan</author>
</item>
 <item>
<title>Hayat Hikayemiz</title>
<description>Uzun, ince bir yol gibi… Doğumla başladı yolculuğumuz. Tozpembe bir rüyadır hayalimizde Çocukluğumuz. Ağır ağır çıktık merdivenleri, Arttıkça arttı sorumluluğumuz. </description>
<link>https://www.antoloji.com/hayat-hikayemiz-2-siiri/</link>
<guid>1069851</guid>
<pubDate>2008-11-25T13:43:00+03:00</pubDate>
<author>Halil İbrahim Güncan</author>
</item>
 <item>
<title>Türk Milleti</title>
<description>Orta Asya, Ergenekon dünümüz, Türk Milleti asırlarla yaşlanmaz. Viyana’dan Otranto’ya ünümüz, Deli gönül dert çekse de uslanmaz.  Uygurlardık, Göktürk olduk çağladık, </description>
<link>https://www.antoloji.com/turk-milleti-16-siiri/</link>
<guid>959217</guid>
<pubDate>2008-05-30T11:25:00+03:00</pubDate>
<author>Halil İbrahim Güncan</author>
</item>
 <item>
<title>Ebruli Duygular</title>
<description>Ebruli duygular kalbimde düğüm, Gecenin bitmeyen matemindeyim. Hayal mi serap mı acep gördüğüm, Biçare ömrümün son demindeyim.  Çekilmez acılar sardı dünyamı, </description>
<link>https://www.antoloji.com/ebruli-duygular-siiri/</link>
<guid>937693</guid>
<pubDate>2008-04-17T10:30:00+03:00</pubDate>
<author>Halil İbrahim Güncan</author>
</item>
 <item>
<title>Dirmil Türküsü</title>
<description>Dirmil dağın eteği, Kokar gülü çiçeği, Dirmil fani ömrümün, Vazgeçilmez gerçeği.  İzmir bizim ilimiz, </description>
<link>https://www.antoloji.com/dirmil-turkusu-siiri/</link>
<guid>937293</guid>
<pubDate>2008-04-16T12:25:00+03:00</pubDate>
<author>Halil İbrahim Güncan</author>
</item>
 <item>
<title>Bir Dost Hikayesi</title>
<description>Hava alayında Diyarbakır’da, Seksenli yıllara uzanır  dostluğumuz, Tozlu topraklı köylerde geçmiş, Benziyor çocukluğumuz.  Kaderimiz aynı iklimden beslenmiş, </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-dost-hikayesi-siiri/</link>
<guid>937264</guid>
<pubDate>2008-04-16T11:44:00+03:00</pubDate>
<author>Halil İbrahim Güncan</author>
</item>
 <item>
<title>Beylikova</title>
<description>Bin dokuz yüz doksan dokuz yılında, Yolum duştü Beylikova eline. Doksan dokuz depremini yaşadım, Ateş düştü Eskişehir iline.  Beylikahır derler imiş eskiden, </description>
<link>https://www.antoloji.com/beylikova-siiri/</link>
<guid>928955</guid>
<pubDate>2008-04-01T13:41:00+03:00</pubDate>
<author>Halil İbrahim Güncan</author>
</item>
 </channel>
</rss>
