<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Hakan Barış Aydoğdu Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Kizir Hüsrev Tütünden Mi Ölecek?</title>
<description>Uzatın demiyorum ellerinizi mesela  Ela, mavi, öfkeli bakışlarınız içinden Girmiyorum sokağa Çıktın mı koşarak çıkıyorum basamakları Pür dikkatimdir ayak izlerinize Yani bu tavsiye üzerine gidilmemiş bir sinemadır, </description>
<link>https://www.antoloji.com/kizir-husrev-tutunden-mi-olecek-siiri/</link>
<guid>1665555</guid>
<pubDate>2012-01-17T01:11:00+03:00</pubDate>
<author>Hakan Barış Aydoğdu</author>
</item>
 <item>
<title>Özgür Çağrı..</title>
<description>Ay diyorum karartma eylemidir 
Perdeler yarıya indirilmiş bayraklar gibi gölgeli,
Evet ay diyorum erkenden siner kokusu çiçeklere 
Sabaha karşı dalından kopartmak istersin yalnızlığı; 
Ay işte bir adı da bahçivandır 
Işığı kelepçedir, serüvendir bir bakıma 
Oldum bittim sevmezsin tutuklanmayı bilirim
İşten değil cezaevleri, kapalı mutfaklar 
Hücre kanepelerde uyuyacak 
Uyanacaksın, dostun, kardeşin sevinecek 
Komşun fesleğenler ekecek saksına; 
Sen hiçbirşeyi değilsin kimsenin 
Herşeyisin bazı ve yenidenlerin
Defterlerin, kitapların olacak
Dersi camdan terketmenin imlasını kanatacaksın 
Titrek bir türkçeyle yazacağın özetlerin olacak 
Anlatmak öyle kolay da değil tabii 
Ne çok çığlığın düşüremediği, ne çok rüzgârın 
Yenemediği yapraklar kuruyacak dallarında 
En sevdiğin gömleğin eskiyecek mesela
Ellerin eskiyecek, köşedeki bakkal ölecek söz gelimi
Manavın kızı üniversiteyi bitirecek, 
İkişer üçer çıkacak basamakları delikanlılar 
Gökyüzü hep bir adım ileride büyüyecek
Sende büyüyeceksin, kalbin büyüyecek 
Sesin yaralı kuşlar kadar cıvıldayacak belki
Yükseğe uzanacak, yeniden yıldız tutma 
Telaşından düşeceksin 
Anılarını yaşatma derneği de kurabilirsin hatta
İki bilet alabilirsin kendine 
En fazla ilkbahara yolculuk yap benim için
Yakın geçmişe açılmak istediğinde
Bir denizin olsun hep
Adlar kazınmış kayığın mesela
Küçük balıkları tutma isterim
Gel derim arada bir sana
Gel ki yeniden güzelleyelim uzakları
Mesafeler kurşun gibi düşmesin aramıza
En fazla yabancılara tarifleriz bir kenti
Büyük meydanları, istasyonlar ve alanları
Bize parklar yeter 
Eprimiş banklar nasılsa 
Yağmurlu bir akşam 
Çık gel isterim 
İyi ihtamalle bir otobüs geç gelir hayatımıza
Belki bir kaç gangaster çevirir yolumuzu
İnsan zaten zor şartlarda gelmiyor mu dünyaya? </description>
<link>https://www.antoloji.com/ozgur-cagri-3-siiri/</link>
<guid>1619601</guid>
<pubDate>2011-10-04T22:59:00+03:00</pubDate>
<author>Hakan Barış Aydoğdu</author>
</item>
 <item>
<title>Yakışıklı Bir Poz Ve Beykoz</title>
<description>Susayalım istersen bu kente Çamurlu göletlerden aşırılan Nilüfer çiçekleri saksıda esirkar Göçebe yurdunda tünek ışıklar gibi Yanıp sönüyor tan yıldızlarımız  </description>
<link>https://www.antoloji.com/yakisikli-bir-poz-ve-beykoz-siiri/</link>
<guid>1517754</guid>
<pubDate>2011-02-20T18:48:00+03:00</pubDate>
<author>Hakan Barış Aydoğdu</author>
</item>
 <item>
<title>Gülümistanbul</title>
<description>İstanbul’u kalbim sanırdım, En fazla hep Dolmabahçe’yi sever Bir çocuk gibi öpüp, okşardım yer lambalarını. Ben aklımı düşürürdüm, Kız kulesi İlk kez sevdalanan bir kız gibi </description>
<link>https://www.antoloji.com/gulumistanbul-siiri/</link>
<guid>1509287</guid>
<pubDate>2011-01-30T17:22:00+03:00</pubDate>
<author>Hakan Barış Aydoğdu</author>
</item>
 </channel>
</rss>
