<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Hacı Aksan Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Giz</title>
<description>Yüz değil dönüp bakmadığın Kederin resmigeçidi Elim var şükür, elimden gelen, elimin tersi…  Bir de yağmur yağıyordu ki Üşüyordum sen kadar </description>
<link>https://www.antoloji.com/giz-106-siiri/</link>
<guid>1443999</guid>
<pubDate>2010-08-24T18:41:00+03:00</pubDate>
<author>Hacı Aksan</author>
</item>
 <item>
<title>Kırıkhava</title>
<description>Bulutlar gölgeleyemez ki ışıltını Nem oranından dem vuran hava tahmincileri Nefes daralmasını ölçemezler ki Bu şehir daralmaya başladı birden Yedi ikliminden Ve sekiz köşesinden, beşzamanlı </description>
<link>https://www.antoloji.com/kirikhava-2-siiri/</link>
<guid>1416692</guid>
<pubDate>2010-07-02T12:47:00+03:00</pubDate>
<author>Hacı Aksan</author>
</item>
 <item>
<title>Buz Parçaları</title>
<description>Uzun bir gece Gece, tabut İçinde ben Eksiğin tamamın batsın İstanbul Hayat, sana kalsın  </description>
<link>https://www.antoloji.com/buz-parcalari-siiri/</link>
<guid>1255573</guid>
<pubDate>2009-09-16T00:11:00+03:00</pubDate>
<author>Hacı Aksan</author>
</item>
 <item>
<title>Bımré Azadi</title>
<description>Susarsak şüpheli Konuşursak inkar oluruz Tamamen  Durursak dengemiz Yürürsek yolumuz </description>
<link>https://www.antoloji.com/bimre-azadi-siiri/</link>
<guid>1253189</guid>
<pubDate>2009-09-11T17:46:00+03:00</pubDate>
<author>Hacı Aksan</author>
</item>
 <item>
<title>İddia</title>
<description>Neden böyle oluyor? Bu kamyonlar nereye gidiyor? Kim kumanda ediyor zamanı? Boşlukları kim doğuruyor, kim dolduruyor?   Tanrısız bir sofra gibi gece, besmelesiz beslendiğimiz. İddia ediyorum, seni ben yarattım. Nefes nefes ben. Nefes nefese ben. Damla damla, ter ter ben. Bir ışığın kara yanını kendimle kararak yarattım. Tümevarmadan, vargısız, çok yargılı.  Ne taşır şehirden bu kamyonlar, damper damper? Taşıdıklarından geriye yığınla boşluk kalıyor. Havaya savrulu sözcüklerimiz irtifa kaybediyorlar. İyi ki kazanmadık birbirimizi hiç. Kaybederdik dakika başı. Boşluklardan sekerek sözcüklerimiz, bir kamyona çarpıyorlar. Bir başka kamyona sonra, bir başkasına…  </description>
<link>https://www.antoloji.com/iddia-8-siiri/</link>
<guid>1030423</guid>
<pubDate>2008-09-24T17:38:00+03:00</pubDate>
<author>Hacı Aksan</author>
</item>
 <item>
<title>Doğu</title>
<description>Dişlerimizi kenetleyip birbirine Ellerimizden bitişerek Arzularımızdan düğümlenip Sayıklamalı sayrılarla Korkumuzu doğuruyoruz.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/dogu-13-siiri/</link>
<guid>977812</guid>
<pubDate>2008-07-01T15:52:00+03:00</pubDate>
<author>Hacı Aksan</author>
</item>
 <item>
<title>Bir Başka Deyişle...</title>
<description>'Kirvemehmet Dedem Olur'  …bir yere varılmaz bu yolla, diyor biri, haklısın, diyor öteki. Uyuyacağım, diyorum. Dedikten sonra da sımsıkı yumuyorum gözlerimi. Yumunca sütliman bir deniz beliriyor gözlerimin kör noktasında. Renksiz. Sonra yumak yumak bulutlar. Renksiz… Kendimle konuşurken yakalanıyorum kendime. İçmiş devrimci bohem oluveriyor, ne acayip. Ama içmeden de bir yere varılmıyor, içince de. Hep bir yere varmak için mi yola çıkıldı, sanki bir yere mi varıldı her defasında, her defasında yeni yerler böyle mi bulundu, bitti mi bulunmamış yerler? Yola çıkmamalı mı artık? Elim yakamda, genzimde böcek ısırığı gibi bir yanma, zor soluyorum. Elimden kurtulabilirim silkinsem, ya düşüncelerden? Borçları halletmenin tek çaresi kredi almakken, şu maliye tebliği de nereden çıktı? Toparlanmalı, içmemeli, çalışmalı, meli, malı… Gözlerimin kör noktası bir kapıya açılıyor. Dört dikine geniş tahta parçasının enine, daha kalın ve dar üç parçayla çakılarak yapıldığı bir kapı bu... Pencereden ay ışığı sızı şeklinde odayı boydan boya bölerek kapının orta kısmının karanlığını yaralıyor. Kapandığı için bu adı alıyordur kapı. Alınca da açılıyor olması adlanmasında etkisiz kalıyor. Kapanır kapılar, açılır açılar… Kapatmak için çalmanıza gerek yoktur. Ama…  Kapı çalınıyor. Tok ve sürekli, telaşlı vuruşlarla çalınıyor. Vurma aralarında yaşlı ve yorgun bir kadın sesi ev kuşatıldı, diyor. Vurmalar sesi kısacık bölüyor. Kirvemehmet alışılmış hızlı hareketleriyle çarşafını atıyor üstünden, fişekliğini giyiyor. Diğeri fişekliğiyle zıplıyor yattığı yerden. Kapıyı aralarken ve sağ elindeki idare lambasıyla sol yanını işaret ederek bu taraftan, diyor yaşlı ve yorgun kadın sesi. Hurdalığa benzeyen geniş bir odayı dolanırken, bir an kadının gözlerinin önünden geçiyor idare lambasının sarı halka ışığı, sol gözü kapalı kadının. Kör. Sol gözünün kör noktası bile yok. Gördüğümde, ilk duyduğumdaki sesi hatırladım, ses tellerinden birinden bir gözünün kör olmasının hüznü varmış da oranın çıkardığı titreşim nedeniyle kadının sesini tanıdık bulmuşum, diye düşündüm.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-baska-deyisle-siiri/</link>
<guid>915235</guid>
<pubDate>2008-03-08T18:22:00+03:00</pubDate>
<author>Hacı Aksan</author>
</item>
 <item>
<title>Davet</title>
<description>Bu, havada yalpalayan Böyle zaman kokan Esrik, kırılgan Kelimelerin nefesi say Öksüz bir oyundan Geriye kalan </description>
<link>https://www.antoloji.com/davet-133-siiri/</link>
<guid>905931</guid>
<pubDate>2008-02-22T19:23:00+03:00</pubDate>
<author>Hacı Aksan</author>
</item>
 <item>
<title>İkram</title>
<description>Acı, içinden fışkırır Uyutulmuş düşler uyandıkça Ve hükmün geçer Yeniden gül uykularda uyutmaya Senindir çünkü Elin, kolun kadar </description>
<link>https://www.antoloji.com/ikram-5-siiri/</link>
<guid>884495</guid>
<pubDate>2008-01-19T16:43:00+03:00</pubDate>
<author>Hacı Aksan</author>
</item>
 <item>
<title>Felsefe</title>
<description>Gitmeyi düşünenle Gitmeye koyulan Hatta ötesi Gitmekte olan Aynı kişi değildir Ne aynı yerde ve zamandadır çünkü </description>
<link>https://www.antoloji.com/felsefe-27-siiri/</link>
<guid>860811</guid>
<pubDate>2007-12-07T13:09:00+03:00</pubDate>
<author>Hacı Aksan</author>
</item>
 <item>
<title>Yalan</title>
<description>Şimdiler özbeöz yalan Ne yapsak, yapmasak Ne desek, demesek yalan Sevda, dosdoğru Ama bir eski zaman masalı sevda Ve biz eskitemedik </description>
<link>https://www.antoloji.com/yalan-423-siiri/</link>
<guid>860350</guid>
<pubDate>2007-12-06T18:15:00+03:00</pubDate>
<author>Hacı Aksan</author>
</item>
 <item>
<title>Saçmasapan</title>
<description>Mecnun zamanlarında Herkesin aklına Leyla gelir Saçları gelir rüzgarlarla Aylı gecelerde güzel yüzü Peşinden Leyla gelir  </description>
<link>https://www.antoloji.com/sacmasapan-3-siiri/</link>
<guid>805713</guid>
<pubDate>2007-09-04T18:03:00+03:00</pubDate>
<author>Hacı Aksan</author>
</item>
 <item>
<title>Deüşe</title>
<description>Ayağa kalkın Karar: Çocuklukları Tarih boyunca İçlerine hapseden Bütün büyümüşlerin </description>
<link>https://www.antoloji.com/deuse-siiri/</link>
<guid>802323</guid>
<pubDate>2007-08-30T12:51:00+03:00</pubDate>
<author>Hacı Aksan</author>
</item>
 <item>
<title>Ekinoks</title>
<description>İçimizden Bir gün daha verdik İçimize Bir gece boyunca Ağrılı soluklar almamız karşılığında  </description>
<link>https://www.antoloji.com/ekinoks-8-siiri/</link>
<guid>801716</guid>
<pubDate>2007-08-29T12:21:00+03:00</pubDate>
<author>Hacı Aksan</author>
</item>
 <item>
<title>Çember</title>
<description>Ve kaldım yapayalnız Ortasında kalabalığının Bir kere daha…  Bir kere daha gördüm Kendimi çıplak bir kaya gibi </description>
<link>https://www.antoloji.com/cember-22-siiri/</link>
<guid>799097</guid>
<pubDate>2007-08-24T17:00:00+03:00</pubDate>
<author>Hacı Aksan</author>
</item>
 <item>
<title>Engizek</title>
<description>Güzel insanlardan kalan Bilinen bir öyküydü Gecenin uysal esintisinde Çıplak kayalıklardan gelip Karamuk çalılıklarının arkasından Kulaklarımıza çalınan </description>
<link>https://www.antoloji.com/engizek-siiri/</link>
<guid>788898</guid>
<pubDate>2007-08-06T15:01:00+03:00</pubDate>
<author>Hacı Aksan</author>
</item>
 <item>
<title>Ser/xoş</title>
<description>Yaramıyor zaman Bu yaraya Beynimden Attım, gitti.  Usanmadan okur gibi </description>
<link>https://www.antoloji.com/ser-xos-siiri/</link>
<guid>782700</guid>
<pubDate>2007-07-26T19:26:00+03:00</pubDate>
<author>Hacı Aksan</author>
</item>
 <item>
<title>Aziz'in Hikayesi -Baba Hikayedir-</title>
<description>‘Taştır, topraktır dünya Ve sudur her şeyden fazla Her memleket uzak Aynı anda da yakındır Yaşam, birikintidir bir çeşit Yağmurdan, geçmişten </description>
<link>https://www.antoloji.com/aziz-in-hikayesi-baba-hikayedir-siiri/</link>
<guid>778708</guid>
<pubDate>2007-07-19T14:40:00+03:00</pubDate>
<author>Hacı Aksan</author>
</item>
 <item>
<title>Kesi</title>
<description>Dokunsam kendime Ağlayacağım Kendime, geçmişe ağlamamak için Sana, incitmemek için </description>
<link>https://www.antoloji.com/kesi-siiri/</link>
<guid>778671</guid>
<pubDate>2007-07-19T13:22:00+03:00</pubDate>
<author>Hacı Aksan</author>
</item>
 <item>
<title>Tefriş</title>
<description>Dipsiz Kurumuş kuyudan Su dilenilmez  Ay solgunu gecelerde Kızgın öfke kuşanılıp </description>
<link>https://www.antoloji.com/tefris-siiri/</link>
<guid>772238</guid>
<pubDate>2007-07-07T20:28:00+03:00</pubDate>
<author>Hacı Aksan</author>
</item>
 </channel>
</rss>
