<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. G&#252;ven &#199;ivicioğlu Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Tombul Kazın Kebabı</title>
<description>Koşup haber verdiler iri göbekli şefe. Ve kadeh kaldırdılar:" Haydi,yine şerefe! " Çünkü kaza benzeyen tüylü ve yağlı bir kuş Onların bahçesine girip bir dala konmuş.  Cins cins kurtlar,.. gözlerini açtılar. </description>
<link>https://www.antoloji.com/tombul-kazin-kebabi-siiri/</link>
<guid>1887523</guid>
<pubDate>2013-07-13T15:48:00+03:00</pubDate>
<author>Güven Çivicioğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Anlatamam Kendime</title>
<description>Yorgun bambu ağacı,
Mor menekşe,
Ak meşe,
Ormanda bütün kuşlar,
Kaçsam da köşe bucak
Virjiniyi soracak.


Desem ki zalim deniz,
Oyuncaktı gemimiz.
Dağların doruğuna
Nasıl anlatırım ki
Dalgaların boyunu? 


Baharda çağlar belki! 
Küçük ırmak denizin bilmez deliliğini.
Açılsaydım çınara
Sokulup da bir ara
Sular kudurdu diye.
Göğe değen bu başa
Anlatamam derdimi.


İsterdim solgun mehtap
Duysaydı öldüğümü! 
Eli boş döndüğümü
Kendime anlatamam.


Bir göz
Gözüme bakar
Göklerin ötesinden.
 </description>
<link>https://www.antoloji.com/anlatamam-kendime-siiri/</link>
<guid>1694349</guid>
<pubDate>2012-03-19T20:57:00+03:00</pubDate>
<author>Güven Çivicioğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Bu Elem Rüzgârını</title>
<description>Eser, yüklenir rüzgâr sararan yapraklara. Ne gün ümitten yana, ne de günün yarını. Anılar çağladıkça sızlıyor pek çok yara. Durmuş, mahzun seyreder bu elem rüzgârını.  Ufkuna hiç bir ışık sanki vurmamış gibi, </description>
<link>https://www.antoloji.com/bu-elem-ruzgarini-siiri/</link>
<guid>1693712</guid>
<pubDate>2012-03-18T11:29:00+03:00</pubDate>
<author>Güven Çivicioğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Para Nedir</title>
<description>Herkeste bir hırslı kaygı, Kardeş düşman kardeşine. Baktık ki paraya saygı, Düştük bizler de peşine.  Dediler ki: Kafdağı’nda. </description>
<link>https://www.antoloji.com/para-nedir-siiri/</link>
<guid>1692661</guid>
<pubDate>2012-03-15T20:15:00+03:00</pubDate>
<author>Güven Çivicioğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Gonca Yıllar</title>
<description>Kuş uçtu yuvadan, duymadın mı sen?  Bâd-ı saba değil bahçende esen. O, artık baharda kalan bir anı. Çizgi çizgi, yüzün çizmiş aynanı.  Baktıkça kendine, gördükçe seni, </description>
<link>https://www.antoloji.com/gonca-yillar-siiri/</link>
<guid>1685213</guid>
<pubDate>2012-02-27T20:23:00+03:00</pubDate>
<author>Güven Çivicioğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Pırrr Uçtunuz</title>
<description>“Cik, cik, cik” le ne dediniz?  Anlatın kuşlar, anlatın! Gökler geniş, mavi deniz... Anlatın kuşlar, anlatın!  Sizin için  her gelecek, </description>
<link>https://www.antoloji.com/pirrr-uctunuz-siiri/</link>
<guid>1684066</guid>
<pubDate>2012-02-24T20:27:00+03:00</pubDate>
<author>Güven Çivicioğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Zaman İle</title>
<description>Dik açıdan bakan güneş şimdi eğmiş başını. Yükseklerden göçmen kuşlar süzülerek gidiyor. Çiftçi dayı doldurmadan ambarına aşını, Yine bir yaz, küsmüş gibi sessiz, ürkek gidiyor.  Gölgelerin saltanatı kararttıkça günleri, </description>
<link>https://www.antoloji.com/zaman-ile-2-siiri/</link>
<guid>1684065</guid>
<pubDate>2012-02-24T20:23:00+03:00</pubDate>
<author>Güven Çivicioğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Yuvarlak Masa Toplantısı</title>
<description>Babacan tavırlarla el sıkarak, yan yana, Yuvarlak bir masanın dizildik etrafına. “-Beyler,dedi Savaş Bey,barış yapalım barış. İnsana en yakışan barış uğruna yarış.  Anlaşalım dostlarım, anlaşalım kardeşler! </description>
<link>https://www.antoloji.com/yuvarlak-masa-toplantisi-2-siiri/</link>
<guid>1684063</guid>
<pubDate>2012-02-24T20:18:00+03:00</pubDate>
<author>Güven Çivicioğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Keder Yoğunlaşınca</title>
<description>Koyu gölgeler indi yüzündeki her ize.  Yorgun,donuk gözlerle baktı hırçın denize.  Lodosla sürüklenen yosun yüklü dalgalar Bu sahilde peş peşe ne arardı,ne arar?  </description>
<link>https://www.antoloji.com/keder-yogunlasinca-2-siiri/</link>
<guid>1684062</guid>
<pubDate>2012-02-24T20:12:00+03:00</pubDate>
<author>Güven Çivicioğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Şaşkın Âdem</title>
<description>“Anneciğim, şu babamda merhamet pek azalmış. Yiyin diye, gitmiş bize bir yavrucuk kaz almış. Kazın aklı sabah akşam suya dalıp yüzmede. Şu babama, kazı kesme,  bizi böyle üzme, de! ”  “A efendi, duymadın mı çocukların sesini? </description>
<link>https://www.antoloji.com/saskin-adem-2-siiri/</link>
<guid>1684060</guid>
<pubDate>2012-02-24T20:06:00+03:00</pubDate>
<author>Güven Çivicioğlu</author>
</item>
 </channel>
</rss>
