<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. G&#252;rkal Gen&#231;ay Şiirleri
</description>
 <item>
<title>04-)    Yarınları Tüketmek Dünden / Bir Yeni Sene İletisi</title>
<description>(âşkın mütemmim cüzü: 'ayrılık'...)       sevgili dost, bir yıl daha geçti gitti ömrümüzden. </description>
<link>https://www.antoloji.com/04-yarinlari-tuketmek-dunden-bir-yeni-sene-iletisi-2-siiri/</link>
<guid>1364827</guid>
<pubDate>2010-03-25T12:58:00+03:00</pubDate>
<author>Gürkal Gençay</author>
</item>
 <item>
<title>29-)   Yarınları Tüketmek Dünden / Kendisileşemeyen KESK</title>
<description>KESK; taşımacılar, maliyeciler ve sağlıkçılar gibi kendine bağlı tüm sendikaların genel merkezlerine bildiri göndererek 24–28 Aralık tarihlerinde yapılması kararlaştırılan 'Demokrasi Yürüyüşü”nün Abdullah Öcalan'ın ülke gündemindeki sıcak yeri dolayısı ile uygulanabilirliği yönünde yeni bir görüş talep etmiştir.   Aslına bakılırsa (ki ben böyle okudum bu tavrı)     KESK bu bildiriyi kendine bağlı sendikalara deklare ederek eylemin yapılmaması cihetinde bir mesajı üzeri örtülü olarak vermiştir. Ve: — “Demokratik teamüller gereği, biz sendika genel merkezlerine konuyu taşıdık ve görüş istedik. Bize ulaşan ortak görüş ve sonuç itibarı ile de yürüyüşün iptal edilmesi kararını verdik...'' sığınmacılığı ile topu sendikaların genel merkezlerine atmıştır.  Sendikaların genel merkezleri ise şubelerine, “içinde bulunduğumuz gergin süreçte söz konusu Ankara yürüyüşünün provokasyona uğratılabilme ihtimalinin yüksek olduğu'' öngörüsünü içeren bildirileri tebliğ etmişlerdir. Yani, onlar da topu şubelere atmışlardır. Ben de bir sendika şube yöneticisi olarak diyorum ki: </description>
<link>https://www.antoloji.com/29-yarinlari-tuketmek-dunden-kendisilesemeyen-kesk-2-siiri/</link>
<guid>1364782</guid>
<pubDate>2010-03-25T11:08:00+03:00</pubDate>
<author>Gürkal Gençay</author>
</item>
 <item>
<title>28-)   Yarınları Tüketmek Dünden / Katma Değer Yergisi (Ya da Katma Değersizlikler Sergisi)</title>
<description>(Bir ülkenin türkülerini yapanlar  [şiirlerini yazanlar]  kanunlarını yapanlardan daha güçlüdür...  ''Tales'')                Kamu emekçilerinin devlet kaynaklı mağduriyetlerine şimdi bir yenisi daha eklendi. </description>
<link>https://www.antoloji.com/28-yarinlari-tuketmek-dunden-katma-deger-yergisi-ya-da-katma-degersizlikler-sergisi-2-siiri/</link>
<guid>1364780</guid>
<pubDate>2010-03-25T11:06:00+03:00</pubDate>
<author>Gürkal Gençay</author>
</item>
 <item>
<title>27-)      Yarınları Tüketmek Dünden / Kaleme Değil, Silaha Sarılmak</title>
<description>(güç elinde olan, bunun iyilik ve kötülükten beslendiğini bilir! ..)        Devlet, memurlarını silahlandırıyor...  Makine ve Kimya Endüstrisinin, devlet memurlarına KDV’si peşin-bakiyesi dört eşit taksit gibi ödeme kolaylıkları içeren 21.Ağustos.1998 tarih ve 076.00.06/1971 sayılı genelgesi yayımlanarak yürürlüğe girdi ve tüm bakanlıklara ulaştırıldı. </description>
<link>https://www.antoloji.com/27-yarinlari-tuketmek-dunden-kaleme-degil-silaha-sarilmak-2-siiri/</link>
<guid>1364779</guid>
<pubDate>2010-03-25T11:04:00+03:00</pubDate>
<author>Gürkal Gençay</author>
</item>
 <item>
<title>26-)   Yarınları Tüketmek Dünden / Devrimci(!)   Selâmlar Gözüm...</title>
<description>Hazret yine münasip yerlerinden uyduruyordu.   -  ''Başörtüsü zulmüne son...'' ve başörtülüler dâhil, herkesi şaşırtıyordu. / Hazret nazik organlarından uydurmaya devam ediyordu. -  'Anamın kırk yıllık başörtüsüne uzanan elleri kırarım...' -  'Özgürlüklerdi, hakti, gaktı, guktu...' </description>
<link>https://www.antoloji.com/26-yarinlari-tuketmek-dunden-devrimci-selamlar-gozum-2-siiri/</link>
<guid>1364776</guid>
<pubDate>2010-03-25T11:01:00+03:00</pubDate>
<author>Gürkal Gençay</author>
</item>
 <item>
<title>25-)    Yarınları Tüketmek Dünden / Alçakların En Son Sığındıkları Kale; Vatanseverliktir*</title>
<description>(demokratikleşmede açılım ve barış sürecini inatla çıkmaza sürükleyenler; / çıkmaz sokakları yalnızca çocuklar severler! ..)      Yaklaşık iki sene önce bir ayağı Trabzon, diğer ayağı Sochi limanları olan bir yolcu gemisi içinde yolcu ve mürettebatıyla birlikte kaçırılmıştı. Gemiyi kaçıran eylemciler, Rusya'nın Çeçenlere uyguladığı politikalara, baskı ve zulümlere binaen bu eylemi gerçekleştirdiklerini söylüyorlardı. Bellerinde bomba, ellerinde kalaşnikof tüfeklerle, her fırsatta 'allah-û ekber' nidaları atan bu kişiler aşırı milliyetçilerdi. Bugüne kadar geçen süreçte buna benzer vakalar çeşitli versiyonları ile defalarca yaşandı. </description>
<link>https://www.antoloji.com/25-yarinlari-tuketmek-dunden-alcaklarin-en-son-sigindiklari-kale-vatanseverliktir-2-siiri/</link>
<guid>1364775</guid>
<pubDate>2010-03-25T10:59:00+03:00</pubDate>
<author>Gürkal Gençay</author>
</item>
 <item>
<title>24-)   Yarınları Tüketmek Dünden / Paranoya</title>
<description>(Bütün savaşları dövüşemeyecek kadar korkak olan, bu yüzden de kendileri adına dövüşmek için dünyanın gençlerini cepheye süren hırsızlar çıkarır... “Emma Goldman”)                 </description>
<link>https://www.antoloji.com/24-yarinlari-tuketmek-dunden-paranoya-2-siiri/</link>
<guid>1364772</guid>
<pubDate>2010-03-25T10:57:00+03:00</pubDate>
<author>Gürkal Gençay</author>
</item>
 <item>
<title>23-)   Yarınları Tüketmek Dünden / Gökkafes</title>
<description>(Başta Hıncal olmak üzere, “Gökkafes”in yapılmasını onaylayan  bütün ““hıyarellezine minel becel””ler  için kaleme alınmıştır...)               Bay Hıncal Uluç, Uzun süredir ülkenin gündemini meşgul eden/ yoran “Gökkafes” olayı son günlerde yeniden hararet kazandı.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/23-yarinlari-tuketmek-dunden-gokkafes-2-siiri/</link>
<guid>1364771</guid>
<pubDate>2010-03-25T10:55:00+03:00</pubDate>
<author>Gürkal Gençay</author>
</item>
 <item>
<title>22-)  Yarınları Tüketmek Dünden / Ateşböcekleri</title>
<description>(Adalet önce devletten gelir... “Aristo”)               </description>
<link>https://www.antoloji.com/22-yarinlari-tuketmek-dunden-atesbocekleri-2-siiri/</link>
<guid>1364769</guid>
<pubDate>2010-03-25T10:53:00+03:00</pubDate>
<author>Gürkal Gençay</author>
</item>
 <item>
<title>21-)  Yarınları Tüketmek Dünden / Bay Emin Çölaşan, Sedat Ergin ve Yavuz Donat</title>
<description>(Tek önemli vakit vardır, içinde bulunduğunuz an...  O an en önemli vakittir; çünkü sadece o zaman elimizden bir şey gelebilir...  En önemli kişi, kiminle beraberseniz odur,  zira hiç kimse bir başkasıyla bir daha görüşüp görüşmeyeceğini bilemez;  ve en önemli iş iyilik yapmaktır,  çünkü insanın bu dünyaya gönderilmesinin tek sebebi budur...''' Tolstoy'')     </description>
<link>https://www.antoloji.com/21-yarinlari-tuketmek-dunden-bay-emin-colasan-sedat-ergin-ve-yavuz-donat-2-siiri/</link>
<guid>1364768</guid>
<pubDate>2010-03-25T10:51:00+03:00</pubDate>
<author>Gürkal Gençay</author>
</item>
 <item>
<title>20-)   Yarınları Tüketmek Dünden / Lilâ Yağmurlar</title>
<description>Tren yolculuklarını oldum olası sevmişimdir...   İster şehirlerarası olsun, ister banliyö trenleri olsun, bir başka lezzeti getirirler hakir yürek soframa. İstasyonlar, her ne kadar şehrin içinde olursa olsunlar, adeta çok uzaklarda ve terkedilmiş gibidirler. Peronlarda, insan kalabalıklarına rağmen bir kasvetli yalnızlık kol gezinir ve gündüz saatlerinin ışımaları, gecenin renkli neon ışıkları, reklâm panolarının, sokak lâmbalarının gösterişli aydınlatmaları peronların hüzünlü karanlığını süpüremezler. Merdivenler her ne kadar “yürüyen” olsa bile, sanki taş basamaklardan tırmanılıyor gibidirler. Şehirlerin vücudunda bir doku uyuşmazlığı misali gibidirler. İnsanlar mecbur olmadıkça trenleri hatırlamazlar, bilmezler. Ama; hep kalabalıktır peronlar ve hep yalnızdırlar…  </description>
<link>https://www.antoloji.com/20-yarinlari-tuketmek-dunden-lila-yagmurlar-2-siiri/</link>
<guid>1364766</guid>
<pubDate>2010-03-25T10:50:00+03:00</pubDate>
<author>Gürkal Gençay</author>
</item>
 <item>
<title>19-)   Yarınları Tüketmek Dünden / Bay Rauf Tamer</title>
<description>Hayvanlara  “gerekenden fazla” ilgi gösteren insanların; sömürüye dayalı emperyalist sistemin, pazar ekonomisinin, çıkarların, savaşların, ölümlerin ve diğer (insan kaynaklı)             acıların türdeşlerine dayattığı olumsuzluklar karşısında aynı duyarlılığı göstermediklerini ve bu anlamda bir nevi çifte standardı sergilediklerini anlatmaya/ vurgulamaya çalıştığınız yazınızı maalesef üzüntüyle okudum.  Ve yazınızın sonuna geldiğimde ise, ne kadar hazin bir ülkede yaşıyor olmanın acısını bir kez daha yüreğimde hissettim.  Köprü üzerinde gördüğünüz, dans etmeye zorlanan zavallı ayıya ve buna benzer diğer “dansçı ayı” olaylarına “devlet el koydu.” Ve köprü üzerinde dans etmeye zorlanan ayı diğer kardeşleriyle birlikte (söylediğiniz gibi)             “Karacabey”e kampa gönderildiler eleştirdiğiniz “uygar” insanlar tarafından. Koparıldıkları doğal yaşama yeniden adapte olabilmeleri için rehabilite edildiler. </description>
<link>https://www.antoloji.com/19-yarinlari-tuketmek-dunden-bay-rauf-tamer-2-siiri/</link>
<guid>1364765</guid>
<pubDate>2010-03-25T10:47:00+03:00</pubDate>
<author>Gürkal Gençay</author>
</item>
 <item>
<title>18-)  Yarınları Tüketmek Dünden / ''...De Değişen Bir Şey Yok! ..''</title>
<description>Menemen'de Kubilay'ı katlettiler! ..   Onun genç bedenini alçakça, hoyratça yaraladılar, ayaklar altında ezdiler. .... ve çaresizce çırpınan bedenini iplerle bağlayıp, yerlerde sürüklediler. Kurtulmak istercesine çırpınan yüreğini, acıyla bakan gözlerini hiç görmüyor gibiydiler. Kan bürümüş gözleriyle, salyalar akan ağızlarıyla ve hayvani öldürme güdüleriyle sanki kudurmuş gibiydiler. </description>
<link>https://www.antoloji.com/18-yarinlari-tuketmek-dunden-de-degisen-bir-sey-yok-siiri/</link>
<guid>1364764</guid>
<pubDate>2010-03-25T10:44:00+03:00</pubDate>
<author>Gürkal Gençay</author>
</item>
 <item>
<title>17-)  Yarınları Tüketmek Dünden / Kuyruklu Yıldız Söndü</title>
<description>Sımsıcak selamların umut yüklü sesiydiler...  Kimi; kör sokak lambalarının aydınlatmaya çalıştığı gece, kimileri gündüz saatlerinde arşınladıkları caddelerin, sokakların birer  “iyi niyet militanlarıydılar.” Hoyratça kirletilen dünyanın, sevgisizliğin, acımasızlığın buzlaştırdığı yaşamın içinde tomurcuk tomurcuk patlayan                          “Kardelen çiçeğiydiler.” Onlar; sokakların, ecelsiz ölen dört ayaklı  “sevgi askerleriydiler.”  </description>
<link>https://www.antoloji.com/17-yarinlari-tuketmek-dunden-kuyruklu-yildiz-sondu-2-siiri/</link>
<guid>1364763</guid>
<pubDate>2010-03-25T10:43:00+03:00</pubDate>
<author>Gürkal Gençay</author>
</item>
 <item>
<title>16-)     Yarınları Tüketmek Dünden / Dere (Dereyi Doldurdular)</title>
<description>(Babanın gizlediği şey, oğulda açığa çıkar...  ''F.W. Nietzsche'')                      </description>
<link>https://www.antoloji.com/16-yarinlari-tuketmek-dunden-dere-dereyi-doldurdular-2-siiri/</link>
<guid>1364761</guid>
<pubDate>2010-03-25T10:39:00+03:00</pubDate>
<author>Gürkal Gençay</author>
</item>
 <item>
<title>15-)    Yarınları Tüketmek Dünden / Avukat</title>
<description>(aydınlık istiyorsan, karanlığa ihtiyacın var demektir...)      “EŞBER YAĞMURDERELİ’ye”  </description>
<link>https://www.antoloji.com/15-yarinlari-tuketmek-dunden-avukat-2-siiri/</link>
<guid>1364760</guid>
<pubDate>2010-03-25T10:37:00+03:00</pubDate>
<author>Gürkal Gençay</author>
</item>
 <item>
<title>14-)   Yarınları Tüketmek Dünden / Örtüşmeler – 4</title>
<description>(sevgiyle bağlı değilsen, nefretle düğümlenmişsindir…)      Sahipsiz; binlerce sokak hayvanı... Sahipsiz binlerce çocuk. </description>
<link>https://www.antoloji.com/14-yarinlari-tuketmek-dunden-ortusmeler-4-2-siiri/</link>
<guid>1364758</guid>
<pubDate>2010-03-25T10:35:00+03:00</pubDate>
<author>Gürkal Gençay</author>
</item>
 <item>
<title>13-)   Yarınları Tüketmek Dünden / Örtüşmeler – 3</title>
<description>(öyle vakt û zaman olur ki, -bazen- kendimin bile kendime kalabalık geldiğini hissederim./ melâmi dervişi gibi.  / yalnızlık isterim, kapanıp da  çilé-î merdan hanumana./ belki de, ikinci, üçüncü kişiler mutluluk için sadece sebeb./ belki de gözbağcılık yaratıyoruz kendimize./ bir illüzyon./ bilemiyorum./ ki, eğer öyle ise; bizler mutsuz olacağız./ ve mutsuzluğumuzun kaynağı da, aslında kendimize ait bir hayatımızın olmaması olacak! ..)         </description>
<link>https://www.antoloji.com/13-yarinlari-tuketmek-dunden-ortusmeler-3-2-siiri/</link>
<guid>1364756</guid>
<pubDate>2010-03-25T10:33:00+03:00</pubDate>
<author>Gürkal Gençay</author>
</item>
 <item>
<title>12-)  Yarınları Tüketmek Dünden / Örtüşmeler – 2</title>
<description>(Zeki insanların mutlu olmaları, hayatta görülen nadir şeylerdendir...   ''Hemingway'')                  Bir akşam... </description>
<link>https://www.antoloji.com/12-yarinlari-tuketmek-dunden-ortusmeler-2-2-siiri/</link>
<guid>1364754</guid>
<pubDate>2010-03-25T10:32:00+03:00</pubDate>
<author>Gürkal Gençay</author>
</item>
 <item>
<title>11-)      Yarınları Tüketmek Dünden / Örtüşmeler – 1</title>
<description>(benim burada da, başka başka yerlerde de  önemsediğim ve üstünde durduğum şey;  insanın (böbürlenerek iddia ettiği)     o zekâsının,  “kötücül” bir zekâ olmasıdır…/  bu zekâdır ki; / kullanıcısı, (tüm hayvanat név’i’ne dâhil)     ölü kedi, köpek, kuş, börtü-böcek (ve dahi, insan)   “koleksiyon”u  yapmaktan âr etmez…/  asıl “edep”  / -“edeb yâ HÛ! ..”  dedirtmemektir; / amma ve de  lâkin; bunu bilmez! ..)         Her sabah, (işinize giderken)     çoğunun yüzünü bile görmediğiniz sokak hayvanlarına yiyecek taşır durursunuz...  </description>
<link>https://www.antoloji.com/11-yarinlari-tuketmek-dunden-ortusmeler-1-2-siiri/</link>
<guid>1364751</guid>
<pubDate>2010-03-25T10:30:00+03:00</pubDate>
<author>Gürkal Gençay</author>
</item>
 </channel>
</rss>
