<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. G&#252;rcan Kırım Şiirleri
</description>
 <item>
<title>İki kadın, bir adam.1.2.3.BÖLÜM</title>
<description>İki kadın, bir adam  Med-cezirlerdeyim bu gece, aklım firari… Gökyüzünden ay‘ı çektim aldım koynuma, Isıtmadı sen gibi… </description>
<link>https://www.antoloji.com/iki-kadin-bir-adam-1-2-3-bolum-siiri/</link>
<guid>1590163</guid>
<pubDate>2011-07-27T22:40:00+03:00</pubDate>
<author>Gürcan Kırım</author>
</item>
 <item>
<title>İki kadın bir adam 2.BÖLÜM</title>
<description>…Ak yel esiyordu. İçine giren rüzgâra engellemek mi, yoksa yıllardır içinden ki fırtınanın bir anda taşmasını mı engellemek için mi bilinmez, adam paltosunun yakalarını dik pozisyona getirdi ve ellerini cebine sokup paltosunun önünü iyice kapadı. Arkasını döndüğü kadından birkaç adım uzaklaştı. Gözlerini akyele rağmen dağılmayan duman yüklü bulutlara dikti…  -“Her şeyi anlatacağım. Ama katilleri uzakta arama. Duymaya hazır mısın? ”  Kadın ellerini gizlediği paltosunun ceplerindeki astarı buruşturuyor, bir yandan da denizin azgın dalgalarına bakıyordu. Saçları fırtınada kopacak gibi savruluyordu, gözlerinin ferini silip süpüren fırtına yüreğindeki acıyı, karmaşayı es geçiyordu… Çok acıyordu canı. Çok! Devamını duymaya hazır mıydı? Önce dalgalarına set çekilmiş azgın denize baktı. Azgın dalgaların beyaz köpükleri sanki onun içindeki yaranın dermanıydı… Oturduğu banktan kalkıp iki adım atsa acıları sona erecekti… Sonra,  adama baktı. Adam kale gibi dik ve heybetli duruyordu. Acıların fethedemediği adamın yüreğinde açıp dalgalandırmayı bekleyen bir bayrak saklıydı… Başını denize çevirirken gözleri yosun bağlamış taşlara takıldı. Ve…  </description>
<link>https://www.antoloji.com/iki-kadin-bir-adam-2-bolum-siiri/</link>
<guid>1586841</guid>
<pubDate>2011-07-19T17:12:00+03:00</pubDate>
<author>Gürcan Kırım</author>
</item>
 <item>
<title>Ayakkabılarım 1-</title>
<description>Ayakkabılarım 1-  Babam alış veriş yapmak için kente gitmeye hazırlanıyordu. Okullar bu hafta açılmıştı ama nedense biz alışveriş için biraz geç kalmıştık. Minibüs duraklarının kalktığı köy meydanına kadar babamın bir elinden ablam, bir elinden ben sıkı sıkı tutmuş “terliklerimiz yeşil olsun, üzerinde kırmızı çiçekler bulunsun” diye sürekli tekrarlayarak yürüyorduk. Bir yandan da minibüse bineceğinden emin olmak istiyorduk. Çok heyecanlıydım. Bütün gece uyku uyumamış, babamın yeni alacağı terliklerin hayalini kurmuştum.   Babam minibüse bindi, ona el salladık. ‘Çabuk gel baba” demeyi de ihmal etmedik. O ise bize ‘Eve gidin burada beklemeyin. Annenize yardım edin’ diye haykırıyordu. Biz eve gitsek de evde duramazdık ki. Köy meydanındaki çocukların oynadığı oyunlara da konsantre olamıyor, bir an önce onun dönmesini bekliyor, yol kıyısında dikilerek oradan geçenlerin dikkatini çekiyorduk. ‘siz ne bekliyorsunuz burada? ’ diye sorduklarında; ‘Babamızııı…  Bize terlik almaya gitti’ deyerek onlara hava atıyorduk. Kasabadan gelen her minibüse koşuyor babamız inmeyince  “of yaaaaaaaa…”  çekiyorduk. </description>
<link>https://www.antoloji.com/ayakkabilarim-1-siiri/</link>
<guid>1510704</guid>
<pubDate>2011-02-02T19:37:00+03:00</pubDate>
<author>Gürcan Kırım</author>
</item>
 <item>
<title>Ayakkabılarım 5. hikâye</title>
<description>Ayakkabılarım 5. hikaye  Bu şehrin kaldırımları artık beni kusuyor, tutunduğum pervazlar buz gibi elimi yakıyordu. Beni koynuna almayan bu şehrin cür'etkârca sunduğu memelerinden bende nasipleniyor dum  Cüzdanımı katlamakta zorlanıyor, ilk defa çantamda keyfi harcayabileceğim kadar param oluyordu. Caddede ağır adımlarla ilerliyor, keşfetmeye çalıştığım şehrin sokaklarında belki de yitirdiklerimi arıyordum. Tepelerde rüzgar bile farklı esiyor, lodos kanatlarında ne keskin kekik kokusu, ne buram buram erguvan kokusu, nede taze tezek kokusu taşıyordu… Tezek kokusunu bile özleyeceğim hiç aklıma gelmezdi. Bu kokuyu, annemin ve babamın sevdalı bakışlarını ve Aşık Sali amcanın kaval sesini burnumda tütüyordu... Burada poyraz trafik keşmekeşindeki araçların korna seslerinin, küfürlerim arasından sıyrılıp, kanatları lime lime edilmiş yaralı bir kuş gibi yüzüme çarptığında, bana getirdiği sadece egzoz dumanı ve yorgun insan kokusu...o zaman  burnumu sızlatan özlemlerimle övündüm.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/ayakkabilarim-5-hikaye-siiri/</link>
<guid>1504221</guid>
<pubDate>2011-01-17T14:01:00+03:00</pubDate>
<author>Gürcan Kırım</author>
</item>
 <item>
<title>Sizdeki yüz karası!</title>
<description>Seni düşünüyorum Parçalanırken, yüzüm, bedenim, ellerim Seni düşünüyorum, karım Gül yüzünü değdirdiğin yüzüm; Seni düşünüyorum, kızım İş dönüşü yere yıktığın yorgun bedenim </description>
<link>https://www.antoloji.com/sizdeki-yuz-karasi-siiri/</link>
<guid>1398531</guid>
<pubDate>2010-05-25T23:33:00+03:00</pubDate>
<author>Gürcan Kırım</author>
</item>
 <item>
<title>19 Mayıs 1919-2016</title>
<description>19 Mayıs 1919-2010     19 Mayıs 1919 Pazartesi sabahı Samsun’a çıktım… İşte devrim tarihimiz Atatürk’ ün bu cümlesiyle başlar. 16 Mayıs 1919 akşamı kırık bandırma teknesiyle yola çıkarken, bindiği vapurun batması tehlikesi kendisine söylendiği zaman; </description>
<link>https://www.antoloji.com/19-mayis-1919-2016-siiri/</link>
<guid>1391995</guid>
<pubDate>2010-05-12T14:40:00+03:00</pubDate>
<author>Gürcan Kırım</author>
</item>
 <item>
<title>Kapıda alacaklılar var!</title>
<description>Kapıda alacaklılar var!    Milletimiz çok büyük elemler, mağlûbiyetler, facialar görmüş, neredeyse tüm dünyayı karşısına aldığı bir tarihten geçmiştir. Bu millet bütün olanlardan sonra yine bu eşsiz topraklarda bulunuyorsa bu kökleşmenin özünü Atatürk’ümüzün şu sözlerinde bulmaktayız; 'Çünkü Türk Çiftçisi bir eliyle kılıcını kullanırken diğer elindeki sabanla topraktan ayrılmadı. Eğer milletimizin büyük ekseriyeti çiftçi olmasaydı biz bugün dünya yüzeyinde bulunmayacaktık.” (1923)    Mustafa Kemal Atatürk.  Bu güne baktığımızda ne yazık ki çiftçinin iki elinin ‘çapraz’ bağlandığını görüyoruz. </description>
<link>https://www.antoloji.com/kapida-alacaklilar-var-siiri/</link>
<guid>1388839</guid>
<pubDate>2010-05-05T23:59:00+03:00</pubDate>
<author>Gürcan Kırım</author>
</item>
 <item>
<title>Affet çocuk bizi...</title>
<description>Affet Çocuk...    Özgürlük! Fırçanın ucunda olabilir mi? Çocuğum. </description>
<link>https://www.antoloji.com/affet-cocuk-bizi-siiri/</link>
<guid>1298015</guid>
<pubDate>2009-12-04T21:52:00+03:00</pubDate>
<author>Gürcan Kırım</author>
</item>
 <item>
<title>Kumar</title>
<description>Kumar  Neden uğraşıyorsun ki! Bu çaba niye? Yok sende o yürek, sevmeyi bilecek.. Kart çalıyor, kaçak oynuyorsun Beni değil, kendini kandırıyorsun </description>
<link>https://www.antoloji.com/kumar-41-siiri/</link>
<guid>1286896</guid>
<pubDate>2009-11-12T23:33:00+03:00</pubDate>
<author>Gürcan Kırım</author>
</item>
 <item>
<title>Düştüm yerlere...(abim için)</title>
<description>Meyler değsin dilimize bu gece Başka derman yoktur bendeki derde Evvel varken şimdi nerdesin nerde Taht-ı ali’den ben düştüm yerlere  Bakışların deldi, kılıçtan keskin </description>
<link>https://www.antoloji.com/dustum-yerlere-abim-icin-siiri/</link>
<guid>1276672</guid>
<pubDate>2009-10-27T13:28:00+03:00</pubDate>
<author>Gürcan Kırım</author>
</item>
 <item>
<title>Tek cümleden ibaret hayatlar...</title>
<description>Bitirmek… Noktayı koyar bitirirsin cümleni Söyleyeceklerin bu kadardır Peki nasıl bitirirsin hayatını Bitmiş midir ki yaşayacakların Hikayenin anlatıyordum senin </description>
<link>https://www.antoloji.com/tek-cumleden-ibaret-hayatlar-siiri/</link>
<guid>1267668</guid>
<pubDate>2009-10-11T15:32:00+03:00</pubDate>
<author>Gürcan Kırım</author>
</item>
 <item>
<title>Muhafazakârlığın düzeni</title>
<description>Muhafazakârlığın düzeni  Toplum dediniz, benzer Bir insanın bedenine Böldünüz bizi organlara Kamu düzeni diye </description>
<link>https://www.antoloji.com/muhafazakarligin-duzeni-siiri/</link>
<guid>1262268</guid>
<pubDate>2009-09-30T13:50:00+03:00</pubDate>
<author>Gürcan Kırım</author>
</item>
 <item>
<title>Tarihe nokta…</title>
<description>Tarihe nokta…  İnsana aitti Tarihi yazma işi Dediler ki Sonuna gelindi </description>
<link>https://www.antoloji.com/tarihe-nokta-siiri/</link>
<guid>1262021</guid>
<pubDate>2009-09-30T00:17:00+03:00</pubDate>
<author>Gürcan Kırım</author>
</item>
 <item>
<title>Adamın yediği…</title>
<description>Adamın yediği…  Milyarlarca insan vardı İçlerinde bir adam Bağırdı söyledi Lakin duyuramadı sesini </description>
<link>https://www.antoloji.com/adamin-yedigi-2-siiri/</link>
<guid>1261876</guid>
<pubDate>2009-09-29T21:18:00+03:00</pubDate>
<author>Gürcan Kırım</author>
</item>
 <item>
<title>Bana dair...</title>
<description>Bana dair Bölüm 1  Bir uğultu içimde Sıkıyor sıkıyor beni Çarpıyor </description>
<link>https://www.antoloji.com/bana-dair-17-siiri/</link>
<guid>1261865</guid>
<pubDate>2009-09-29T20:48:00+03:00</pubDate>
<author>Gürcan Kırım</author>
</item>
 <item>
<title>Hey İstanbul...</title>
<description>Aslında  Sessiz,sedasız gidecektim İstanbul senden, Boğazında kaldım, gidemedim… Boğazın esintisi mi? Tatar kızının görüntüsü mü? </description>
<link>https://www.antoloji.com/hey-istanbul-10-siiri/</link>
<guid>1261486</guid>
<pubDate>2009-09-28T21:08:00+03:00</pubDate>
<author>Gürcan Kırım</author>
</item>
 <item>
<title>3 Hayat...</title>
<description>3 Hayat  Yolun iki tarafında, ikinci katta İki pencere camı içinde birer yüz Kızla erkeğin bakışları arasında kalan Uçuşan kalpler </description>
<link>https://www.antoloji.com/3-hayat-siiri/</link>
<guid>1261377</guid>
<pubDate>2009-09-28T18:02:00+03:00</pubDate>
<author>Gürcan Kırım</author>
</item>
 <item>
<title>Karl Marx ile Max Weber</title>
<description>Karl Marx ile Max Weber  Biriniz yazdı demir kafesi Biriniz yazdı yabancılaşma teorisi Aynı şeyi yazdınız aslında Savaşıp ayrı fikirlerinizle </description>
<link>https://www.antoloji.com/karl-marx-ile-max-weber-siiri/</link>
<guid>1261376</guid>
<pubDate>2009-09-28T17:59:00+03:00</pubDate>
<author>Gürcan Kırım</author>
</item>
 <item>
<title>Hiç  alakasız...</title>
<description>Hiç  alakasız...  Otobüsteyim Eller görüyorum Otobüste olanlara sallanan Ben de oradayım, </description>
<link>https://www.antoloji.com/hic-alakasiz-siiri/</link>
<guid>1261143</guid>
<pubDate>2009-09-28T00:40:00+03:00</pubDate>
<author>Gürcan Kırım</author>
</item>
 </channel>
</rss>
