<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. G&#252;lsemen Yıldırım Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Beşeri Duygular</title>
<description>Çalışmalarım iki ayrı çizgi içeriyor gibi görünse de (duygu durumu aktarımı /Kızılderili tarihi ve kültürü aktarımı)  dikkatle incelendiğinde varılan sonuç İnsan.. Kendi yaşadıklarımı, hissettiklerimi  ya da şahitliklerimi içselleştirerek tuvale yansıttım. Duyguların insan yaşamındaki yerini ve işlevini anlamaya çalışarak, öncelikle kendimi tanıdığımı keşfettim. Bu benim için bir dönüm noktası oldu. Çocukluğumdan itibaren okuduğum psikoloji kitapları ve hayal gücüm bir anlamda sanatıma rehberlik etti diyebilirim. Hayal gücü aslında insanın düşüncelerini serbest bırakması  ve onun istediği yöne özgürce uçmasına izin vermesi demektir. Hiçbir zaman kuralcı değildir. Sınırları olmayan dünyalara yolculuk gibi... Engellenmeden ya da sınarlandırılmadan istediğini seçebilmek, yapabilmek ve hareket edebilmek, bastırılma kaygısı duymadan müdahalesiz olabilmek… Bu nedenledir ki eserlerimde imgesel olarak kullandığım ışık ve kanat, özgürlüğü temsil eder…  (Beşeri Duygular Resim Sergisi bülten yazımdan) </description>
<link>https://www.antoloji.com/beseri-duygular-siiri/</link>
<guid>2185309</guid>
<pubDate>2015-11-01T09:55:00+03:00</pubDate>
<author>Gülsemen Yıldırım</author>
</item>
 <item>
<title>Sevgi-m-siz</title>
<description>bir bilseydin...  içimin kasırgalarını, buz tutardı içinin yangını...  </description>
<link>https://www.antoloji.com/sevgi-m-siz-siiri/</link>
<guid>2172492</guid>
<pubDate>2015-09-16T17:11:00+03:00</pubDate>
<author>Gülsemen Yıldırım</author>
</item>
 <item>
<title>Sessiz Çığlığı Resmetmek</title>
<description>Her karanlığın sonu aydınlıkmış.. Bir de her güzel şeyin bir sonu varmış … Ne yaman çelişki değil mi? Biri ışığa, diğeri hüsrana iz sürüyor. Yaşanılan duygusal karmaşalar sonucu, bu iki farklı anlam içeren cümleleri kullanmayanı yoktur sanırım.   Zaman zaman hissedilen; duygusal yoksunluk (yalnızlık, acı, üzüntü) , empati yoksunluğu (anlaşılamama hissi) , haksızlığa uğrandığı düşüncesiyle yakalanan öfke nöbetleri,  kızgınlıklar, kırgınlıklar, geleceğe dair endişeler  ya da kabına sığmayan coşkular… Kısacası insana dair yaşanılan duygu durum dalgalanmaları…  Bu tip durumlardaki etki ve tepkiler kişiye göre değişiyor.  Kimi bağır çağır yaşarken duygularını, kimi matruşka gibi üst üste atarak yani susarak içinde şişiriyor…  </description>
<link>https://www.antoloji.com/sessiz-cigligi-resmetmek-siiri/</link>
<guid>2121424</guid>
<pubDate>2015-05-01T20:33:00+03:00</pubDate>
<author>Gülsemen Yıldırım</author>
</item>
 <item>
<title>Engin Melal</title>
<description>Olabildiğince bir sessizlik başlıyor...  Olabildiğince yeşil... Olabildiğince mavi... ...sonra Alabildiğince yalnızlık... </description>
<link>https://www.antoloji.com/engin-melal-siiri/</link>
<guid>2115514</guid>
<pubDate>2015-04-15T17:47:00+03:00</pubDate>
<author>Gülsemen Yıldırım</author>
</item>
 <item>
<title>Yosun Rengiydi Hasret'in Gözleri</title>
<description>üst üste kanayan yaraları taze tutan acılar…  son dokunuşa hasret, son öpüşe, son bakışa, </description>
<link>https://www.antoloji.com/yosun-rengiydi-hasret-in-gozleri-siiri/</link>
<guid>2047682</guid>
<pubDate>2014-10-02T23:54:00+03:00</pubDate>
<author>Gülsemen Yıldırım</author>
</item>
 <item>
<title>Kalabalık İçinde Yalnızlık...</title>
<description>Klişe söylemlerden biri haline geldi üç kelimelik bu cümle. “kalabalık içinde yalnızlık”...  Aslında derin anlamlar içeren, lakin teknolojinin  kolaycılığıyla ayağa düşen manası büyük, söylemi küçük söz dizisi. ‘ağzı olan konuşuyor’ deyimi, yerini ‘klavyesi olan yazıyor’ a bıraktı…  Hüzün, isyan, eksiklik hissi, yılgınlık, umutsuzluk, yenilgi, çaresizlik ve daha bir dolu olumsuz duygular yaşamın her döneminde  vardı, şimdi de var. İnsanların karakteristik özelliklerine göre yoğunluk derecesi  artıyor ya da azalıyor sadece.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/kalabalik-icinde-yalnizlik-2-siiri/</link>
<guid>2025002</guid>
<pubDate>2014-07-23T11:32:00+03:00</pubDate>
<author>Gülsemen Yıldırım</author>
</item>
 <item>
<title>Göç</title>
<description>terk edilmiş bir şehrin iniltisiydi karışan, göçmen kuşun sayıklamasına… okyanusta  kavrulup, çölde boğulmaktı, iki yolun ayrımı… </description>
<link>https://www.antoloji.com/goc-219-siiri/</link>
<guid>2005673</guid>
<pubDate>2014-05-31T02:43:00+03:00</pubDate>
<author>Gülsemen Yıldırım</author>
</item>
 <item>
<title>Ömre Temenni</title>
<description>doğum;  ne güzeldir, bilinmeyene yolculuk gibi... bereketiyle gelen; nisan yağmurunun, bahara coşkusu gibi... </description>
<link>https://www.antoloji.com/omre-temenni-siiri/</link>
<guid>1990160</guid>
<pubDate>2014-04-24T11:01:00+03:00</pubDate>
<author>Gülsemen Yıldırım</author>
</item>
 <item>
<title>Yorgundu Umutlar</title>
<description>kocamandı elleri;  çatlak ve nasırlı… yazma’sının kıyısından görünen, sarıya çalan ak saçları…  arkasında; yılların yorgunu, barakadan bozma bir ev… </description>
<link>https://www.antoloji.com/yorgundu-umutlar-siiri/</link>
<guid>1978083</guid>
<pubDate>2014-03-20T01:59:00+03:00</pubDate>
<author>Gülsemen Yıldırım</author>
</item>
 <item>
<title>Peri'ye Davet</title>
<description>gece’nin kalemi zamansız kırılmış gündüz’ün güneşi solgun ne gece gece  velhasılı, ne  gündüz gündüz gün'e merhaba kahvesinin sevdiğim acısı  tatsız </description>
<link>https://www.antoloji.com/peri-ye-davet-siiri/</link>
<guid>1957518</guid>
<pubDate>2014-01-21T00:53:00+03:00</pubDate>
<author>Gülsemen Yıldırım</author>
</item>
 <item>
<title>Oğul'a Hasret</title>
<description>Ayrılıklar yada kavuşmalara gidiştir uzun yollar. Bekleyeni de bekleneni de bir garip, Heyecanlı hüzün sarar... Kokusunuda yanıma alarak gidiyorum; Sonraki ayrılığımıza saklamalık Taze kokularını biriktirmek için... </description>
<link>https://www.antoloji.com/ogul-a-hasret-siiri/</link>
<guid>1936333</guid>
<pubDate>2013-11-21T22:45:00+03:00</pubDate>
<author>Gülsemen Yıldırım</author>
</item>
 <item>
<title>Var</title>
<description>Hani, diyorum… Hani; Konuşulmamış, yarım kalan sözler var… Önüne set çekilmiş, İki yakası bir araya gelmeyen, Şuursuz gülüşlere yenik sözler … </description>
<link>https://www.antoloji.com/var-162-siiri/</link>
<guid>1933150</guid>
<pubDate>2013-11-14T01:14:00+03:00</pubDate>
<author>Gülsemen Yıldırım</author>
</item>
 <item>
<title>Sensizdi Gece</title>
<description>Sessizliğe ritim tutuyor, gece kuşları… Beynimde anafordu; Pusulasını kaybetmiş, devrik cümlelerin yankısı… Bir sis, Bir pus, Her şey sus pus, penceremin ardında, </description>
<link>https://www.antoloji.com/sensizdi-gece-siiri/</link>
<guid>1919871</guid>
<pubDate>2013-10-12T00:25:00+03:00</pubDate>
<author>Gülsemen Yıldırım</author>
</item>
 <item>
<title>Yokluğum</title>
<description>Kabus dolu ve karışık rüyalarımın ortasında, Gerçeğe uyandım... Daha ayılmamıştı aklım. Kolumu uzattım yastığı buldu ellerim...  Sen yoktun... </description>
<link>https://www.antoloji.com/yoklugum-16-siiri/</link>
<guid>1914441</guid>
<pubDate>2013-09-26T19:11:00+03:00</pubDate>
<author>Gülsemen Yıldırım</author>
</item>
 <item>
<title>Sevgi Halleri...</title>
<description>Herkes bi’ başka sever.  Kimi; Divane gibi…  Kimi; </description>
<link>https://www.antoloji.com/sevgi-halleri-siiri/</link>
<guid>1909727</guid>
<pubDate>2013-09-14T11:14:00+03:00</pubDate>
<author>Gülsemen Yıldırım</author>
</item>
 <item>
<title>İçim'in Bazıları...</title>
<description>Belki de; yıllarca avucunun içinde lastik top gibi, çok ustaca oynayıp dururken benimle hayat, birlikte eğlendiğimizi sandım  gayet iyi niyetimle. Ne çok şey sığdırdı bu oyunun içine bana farkettirmeden. Minik sürprizlerin köklü değişimlere gebe olacağını bilmeden yuvarlanıp gittik öylece...  Oduncunun Çocukları masalının Hans ve Grathel”i gibi iki yol ayrımında şaşakaldığım zamanlar oldu benimde. Sonradan öğrendim ki; hangi yöne gidilirse gidilsin bir garantisi yokmuş ve mutlaka bir  bedel ödenmeliymiş. Ya çukulatadan evdeki cadının kazanında yanacaktı poponuz ya da üvey annenin sevgisizliğine maruz kalacaktınız.  Dört çocuktan oluşan altı nüfuslu memur ailesinin en küçük ferdi olarak dünyaya gelen kazan dibi çocuğum ben… Bize sunulan kısıtlı yaşam şeklini benimsemeyi, kanaatkar olmayı, yemekte tabağımıza konulan kadarını kabullenmeyi, diğer fertlerin tabaklarındakileri kontrol bile etmemeyi, geceleri yer yatağında radyo tiyatrosundan yayınlanan arkası yarınları dinlemeyi, ertesi günkü yayını heyecanla beklemeyi, kitap okumayı, müzik dinlemeyi, iyi insan olmayı, iyilikler yapmayı ve karşılık beklememeyi, en çok da sevmeyi, insanlara güvenmeyi öğrendim büyürken.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/icim-in-bazilari-siiri/</link>
<guid>1907808</guid>
<pubDate>2013-09-09T12:56:00+03:00</pubDate>
<author>Gülsemen Yıldırım</author>
</item>
 <item>
<title>İnfilak</title>
<description>Kimbilir, kaç kadına yetecek çığlıklarını, Hapsetmişsin göğüs kafesinde... Kaç gecenin zifirisine zincirledin, Gerçek seni...  Boşuna bu direnişler... </description>
<link>https://www.antoloji.com/infilak-24-siiri/</link>
<guid>1907791</guid>
<pubDate>2013-09-09T11:57:00+03:00</pubDate>
<author>Gülsemen Yıldırım</author>
</item>
 <item>
<title>Yanılsama</title>
<description>Yorgun dallarına inat yeşeren, Körpe sürgünün suya arsızlığı bu. Akıp gitme, yağmurun peşisıra yüreğim…  Aydınlığı kalkan etmiş, karanlık suretler. Çırpma; ürkek serçe kanatlarını, yalancı ışığa… </description>
<link>https://www.antoloji.com/yanilsama-74-siiri/</link>
<guid>1907067</guid>
<pubDate>2013-09-07T18:33:00+03:00</pubDate>
<author>Gülsemen Yıldırım</author>
</item>
 <item>
<title>Sadece</title>
<description>Göğü siliyorum yalnızlığının kurtuluşundan,  Işık bitti…  Karanlık kuyulara gömdüm çığlıklarını,  </description>
<link>https://www.antoloji.com/sadece-156-siiri/</link>
<guid>1903961</guid>
<pubDate>2013-08-29T03:58:00+03:00</pubDate>
<author>Gülsemen Yıldırım</author>
</item>
 <item>
<title>Fırçanın Dili</title>
<description>Sözcüklere gereksinim duyulmayan bir dil gibi, Noktası yok, virgülü yok. Her fırça darbesi ünlem coşkusu…  Beyaz’ın masumiyeti, Siyah’ın kuvveti, </description>
<link>https://www.antoloji.com/fircanin-dili-siiri/</link>
<guid>1864403</guid>
<pubDate>2013-05-08T20:27:00+03:00</pubDate>
<author>Gülsemen Yıldırım</author>
</item>
 </channel>
</rss>
