<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. G&#252;ler Talay Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Sevdalım Hayat</title>
<description>Seni bulduğumda kendinden bihaber,sana göre alternatifinin olmadığını düşündüğün loş ışıklı,umumi bir evin odasında kurulan dünyada gelene gidene veren,15 dakika ara ile birinden çıkıp birine girenbir orospuydun.Ucuz pazarlıkların,çıkarların ortasında kalabalık bir masada küçük bir meze idin tabakta.Herkesin ağzının tadını değiştirmek için ortaya sunulmuştun.Kiminin rakıdan sonra kiminin sigara altı kiminin sadece tatmak için aldığı servistin yavrum.  Aşkın; bilmediğin bir bocalama,  insanlığın; hayvanlar arasında Abdurrahman Çelebi,  </description>
<link>https://www.antoloji.com/sevdalim-hayat-siiri/</link>
<guid>1476660</guid>
<pubDate>2010-11-09T00:35:00+03:00</pubDate>
<author>Güler Talay</author>
</item>
 <item>
<title>İnsancıklar</title>
<description>taşıyor masum mahremimden, adı asiliğimden  olan hüzün çağlayanım. melek yüzlü zebanilerden ağlıyor insanlığım. gelmişine geçmişine yetmezse yedi düveline sövdüğüm sevgiden yoksun sevgili insancıklarım.... </description>
<link>https://www.antoloji.com/insanciklar-17-siiri/</link>
<guid>1242020</guid>
<pubDate>2009-08-22T22:32:00+03:00</pubDate>
<author>Güler Talay</author>
</item>
 <item>
<title>Meçhul Hissiyat</title>
<description>mahşer kalabalığında zemheri tenhalığı yaşıyorum. yüreğimde büyüyen,titreyen, memleketi olmayan bir memleketsizlikle duyumsadığım meçhul sıla özlemi.. dilimde; ' memleketmi yıldızlar mı gençliğim mi daha uzak '.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/mechul-hissiyat-siiri/</link>
<guid>1242018</guid>
<pubDate>2009-08-22T22:29:00+03:00</pubDate>
<author>Güler Talay</author>
</item>
 <item>
<title>Damlalarda sen</title>
<description>Yağmur yağıyor yine o gün gibi, Ben seni bekliyorum camda, Düşen her damlada gel diyorum, Seni soruyorum damlalara, Sensiz kaldığımı anlatıyorum.. Her cama vuruşlarına özledim diyorum. </description>
<link>https://www.antoloji.com/damlalarda-sen-siiri/</link>
<guid>1098764</guid>
<pubDate>2009-01-10T22:31:00+03:00</pubDate>
<author>Güler Talay</author>
</item>
 <item>
<title>Geceler</title>
<description>Ne çok söyledim bu cümleyi “ bu gece bitecek mi? “ …. Her söylediğimde gece bitse de, gündüz yaşadığım gecelerin daha ağır olacağının karanlığıyla “ bu geceler, bu ahvallar ne zaman bitecek “ le karanlıklara bulandım.. Zaman aynı dilimlerden geçiyor.Mevsimler ilkbahar, yaz, sonbahar,kış…..aylar; ocak,şubat,mart…….günler; pazartesi,salı…….geceler ve gündüzler hep aynı….dünyanın dönencesi.Dadaloğlu demiş ki  “ yedi iklim dört köşeyi dolandım meğer dünya her tarafta bir imiş “ …dünyanın oluşumundan bu yana geçen zaman ne olursa olsun bu söz çok şey anlatıyor…… Geçen zamanda değişen tek şey insanlar ve duygular.Normal zamanlarda yaşanan gecelerde gözlerimizi kapatıp açtığımızda sabah olur.Bazen ise zaman durur ve öyle ağır geçer ki  “ bu gece bitecek mi? “ sözünü zikredip yaşamaya başlarız. “ Geceler katran karası geceler “  şarkısı gecenin katran karanlığının ağırlığını anlatan,aklıma gelen dilime tesbih olarak dolanan tek şarkı olur,beklide tek cümlelik bir şarkı…. Gecelerde buluyorum yalnızlığımı.Yalnız olabilmek bile bazen lüks bir durum oluyor.Hayatın koşuşturmacasında kendimize zaman bulamayınca duygusal birikimlerimiz yalnızlık lüksümüzde bizimle gecelerde biriktirilmişliklerinin hesabını tutmaya başlar.Kalp ağırlığımız nefessiz bırakır bizi, boğulur gibi oluruz..El ayak çekilince kalbimizden en derinlerimizden çıkar yaşayan,hazırda  bekleyen o bizi boğan eller olur geceler…. </description>
<link>https://www.antoloji.com/geceler-360-siiri/</link>
<guid>1029199</guid>
<pubDate>2008-09-23T00:15:00+03:00</pubDate>
<author>Güler Talay</author>
</item>
 <item>
<title>Canımmmm</title>
<description>15/09/2008      01:49  Canımmmmm  Canım yanıyor…. Gözyaşlarım salya sümüklüğüm söndürmeden </description>
<link>https://www.antoloji.com/canimmmm-siiri/</link>
<guid>1023615</guid>
<pubDate>2008-09-15T01:53:00+03:00</pubDate>
<author>Güler Talay</author>
</item>
 <item>
<title>Sigaramsın</title>
<description>08/10/2006 Sigaramsın..  Sigaramsın..yaktığımda duman duman savrulan hayalimsin. Sen beni yaktıkça ben sigaramı yakıyorum.parmaklarımın ucundasın. Daha önce ellerindeydi bu ellerim,parmaklarına parmaklarım kenetlenmişti. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sigaramsin-3-siiri/</link>
<guid>1023213</guid>
<pubDate>2008-09-14T15:05:00+03:00</pubDate>
<author>Güler Talay</author>
</item>
 <item>
<title>Adsız Sevgili</title>
<description>oğlum aşıkmış..... gözleri pırıl pırıl anlatıyor... gülmesine hakim olmadan bir heyecanla. komşu kızı,ana sınıfı daha önceki aşklarına benzemiyor bu aşkı.. kendince de küllemiş eski aşklarını.. 2/D şubesinde oğlum, </description>
<link>https://www.antoloji.com/adsiz-sevgili-3-siiri/</link>
<guid>1021291</guid>
<pubDate>2008-09-11T16:05:00+03:00</pubDate>
<author>Güler Talay</author>
</item>
 <item>
<title>Oğluşum</title>
<description>uyuyorsun,,,, melekler gibi. temiz ve masum. bebeğim benim canım benim.... hep öyle kal,o böğürtlen gözlerin, kötü düşler görmesin, </description>
<link>https://www.antoloji.com/oglusum-siiri/</link>
<guid>1021255</guid>
<pubDate>2008-09-11T14:54:00+03:00</pubDate>
<author>Güler Talay</author>
</item>
 <item>
<title>Oğluşa</title>
<description>yırtık ol ama kopma, iste ama bencilliğe yenilme, sev ama boğma, sınırla ama mahrum kalma, dinle ama koyun olma, ver ama alman gerekeni de al, </description>
<link>https://www.antoloji.com/oglusa-siiri/</link>
<guid>1021173</guid>
<pubDate>2008-09-11T12:10:00+03:00</pubDate>
<author>Güler Talay</author>
</item>
 <item>
<title>Hoşçakal Sen</title>
<description>20/11/2006 Bize olan inancımızla  içtenlikle,sabırla,sevgiyle  kurduk bahçemizi.Ama payıma yalnız bahçıvanlık düştü.Bahçıvanlığı ben üstlenmiş gibi  oldum.Koca bir bahçe ve bir bahçıvan,taşları temizlemek,fidanları,çiçekleri ekmek,çimleri biçmek,masalar hazırlamak,hamak kurmak,salıncak yapmak,çitleri yapmak,didikleyecek hayvanlardan bahçeyi korumak için korkuluk dikmek,bahçemizde huzurlu yaşamak için dinlenmek için  hep uğraşmak gerekti.Ama yalnız bir bahçıvanım,hepsine yetişmek ağır gelir.Her defasında sulamak canlı tutmak...Ya sular kesilirse endişesi,bu bahçıvan olan beni aşar ki.Su varsa bahçeyi canlı tutabilirim,yoksa gel beraber taşıyalım suyu kovalarla.Bahçe ekip biçmek,ekilip biçilenleri canlı tutmak,korumak ağır işlerdir.Ağır yalnız işler gönül yorar,soldurur canlı renkleri de...Gönlüm yoruldu,renklerim soldu,bahçem kurumaya yüz tutup kıraç topraklara benzedi. Ekip biçtim kendimce hasat sonunu erken göremedim,bu havalardandır havalar düzelir güneşi de görür bahçem,yağmuruda alır kuru toprağına canlanır sandım.Meğer kıraç topraklara gönlümün tohumunu atmışım,ömrümü naçar sevdaya ekmişim.Her gün kök salsın diye koparılıp bakılmaktan köklerim sökülüp ekilmekten tutunamadı.Tohumum sağlamdı,toprağım uğraşılırsa semeresi olur  hasatta ziyanım olmazdı.Ama  ekildiğim yerde hep köklerin tuttumu diye için sökülüp bakılmaktan her sökülmemde köklerimin her bir damarı kuruyup bütünüm ekildiğim yerde ayakta ama  içten içe kurumayla gönül tohumumda ömrümle naçarlıkla  kurumaya yüz tuttu.Güneşe,yağmura hasret bekleyişilerinde içten içe çürüdüm,ciğerim yandı,yüreğim yoruldu.Hani nerde benim terim,nerde benim ektiklerim,nerde çiçeklerimin rengi,nerde benim sohbet için kurduğum masalarım,nerde benim dinlenmeye uzandığım hamağım,nerde benim kahkahalarla salınacağım salıncağım,nerde benim ağaç olacak gölgesinde oturacağım fidanlarım,nerde benim bahçemin sınırı çitlerim,nerde benim didikleyecek hayvanlardan korunmak için yaptığım korkuluk nerde benim ömrümü ektiğim huzur bahçem....Benim naçar ömrüm.... Güzel bahçemizdeyken evimizdeyken,en güzel ev,en güzel araba,en güzel elbise zaten bizim olanlardı,bizim aldıklarımız zaten herşeyin en güzeli sahip olduğumuz en güzelliklerdi.Herşeyin en güzelini sözüm sana bizim için almak isterken unuttuğun tek bir şey vardı; varlığımız ve sadece olduğumuz en güzel halimiz.Almak istediğim tek şey senden gelicek sıcak bir bakış,söz ve en güzeli en değerlisi sevgindi.! '! ! Duvarımda saatlerim olmadı olanı kaldırdım.Uykusuz gecelerimde bekleyişlerimin tik takları yüreğimi titretirdi yüreğimin tik takları acı verirdi.Saatleri susturdum ama duvarları susturamadım,üzerlerime gelişlerini durduramadım.'Duvarların dili olsa da  konuşsalar 'derlerdi ya şimdi anlıyorum ve iyi ki duvarların dili yokmuş diyorum.Çünkü biliyorum saatleri susturduğum gibi onları susturamayacaktım ve her yerim duvardı ve ben dört duvar arasındaydım. Beklerdim seni camlarda  yaşamından endişemden başka endişelere hiç kapılmazdım,gelirdin rahatlardım.Beklerken ki hiddetim,endişem sana reftardan öteye olmazdı,aşkı tadardık en arşlarda,bizdik,vardık ve hep varolacağızdı sabahlarda.Yemek yaparken yemediklerine kızar yediğini kızartırdım,tepsine döşer,önüne serer,bitince tepsini alır,çayını getirir şekerini de atardım.İki sigarayla tavda sohbetle seni yakalamak geçen gününün ardından sana ulaşmaya çabalardım.Önceleri güzeldi  yada ben avunurdum.Artık yalnız gelmez oldun eve.İşler,adamlar,çekler,senetler,öfkeler,hırslar,bencilliklerle kalabalıklaştın,seni  bulamıyor,seni arıyor olurdum.Kalabalığın bizim içindi; ama bizim seni kalabalığa itecek öyle büyük beklentilerimiz,isteklerimiz olmadı,bizim için hiç yalın olamadın.Her defasında seni kalabalıklar içinde aramaktan yorulur,kalabalığının kaosunda senin hiddetinde kaybolurdum.Sadece sana sığınırdım,sana tutunurdum.Kalabalığında aramaktan yorgun beni gördüğünde,elimi tutmazdın giderdin.Arayıp bulmalarıma ardından yetişmeyi de ekledin, yorgunluğuma aldırışın bile olmazdı.Ama hep sen yorgun olurdun.Yorgunluğun hiç benden olmazdı,ben dışında o kadar çok uğraşın vardı uğraşlarından yorgun olur,yorgunluğunu almamı beklerdin.Yine yorgunluğuma aldırmaz bir rahatlıkla hep senin olmamın rahatlığını kullanırdın.Yorgunluğuma yorgunluğunu yükleyecek ve bunları taşıyacak benim yılacağımı,yorgunluğuma yenik düşebileceğimi,düşünmeyecek kadar bencil olabileceğini düşünmemiştim,yaşayarak öğrendim ve bunları düşünmeye sen ittin beni.Senin gözünle baktığım  bazı noktalarda ki körlüğümü,senin sözünle konutuğumda laflarımın acıtacak kadar sivri ve suskunluğumda kendi sözlerimin düşündüren sessiz derinliğini gördüm. </description>
<link>https://www.antoloji.com/hoscakal-sen-siiri/</link>
<guid>1018066</guid>
<pubDate>2008-09-06T16:45:00+03:00</pubDate>
<author>Güler Talay</author>
</item>
 <item>
<title>Bir Nefes</title>
<description>11/11/2006    Derin bir nefes çektim sigaramdan. Kimbilir bu nefesle ömrümden kaç zaman eksildi. </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-nefes-34-siiri/</link>
<guid>1018060</guid>
<pubDate>2008-09-06T16:39:00+03:00</pubDate>
<author>Güler Talay</author>
</item>
 <item>
<title>Hoşçakal</title>
<description>20/11/2006    Sana teşekkür ederim.Beni sensizlikle terbiye ettiğin gecelerin işkence  odalarında attırdığın  sessiz çığlıklarla,gündüz yaşattığın geceleri yine sensizliğin sessiz haykırışlarını kaleme almama,okurken bir başkasına dökdükleri göz yaşlarının içime akanların yanında hiç kalmalarının ağırlığını taşımakla,her bitti dediğimde yeniden başladığın ilklerinle,sol yanımın ayaz boşluğunla sana hasret,sana tutkunluğumla ayaktayım.Kahretsin seni seviyorum sevgilim.Ben sana tutkun,vuslatına gebe,dönülmezliğinin bekleyişindeyim.Ben sana hasretle,sen sahip olmak istediğin güce kapıldığın hırsla geçiyor günler,yitiyor ömürler..Sensiz mutlu değilim,eksik yaşıyorum.Bensizlik vurmuyorsa seni,mutluysan mutlu kal.Mutluluğunu buruk sevincim sayarım.Ama benim sana ihtiyacım var yarim. Hoşçakal. </description>
<link>https://www.antoloji.com/hoscakal-212-siiri/</link>
<guid>1018050</guid>
<pubDate>2008-09-06T16:35:00+03:00</pubDate>
<author>Güler Talay</author>
</item>
 <item>
<title>Yanılmış Çocukluğum</title>
<description>23/11/2005 Hüzünbaharım benim. Eh be hüzünbaharım,niye bu havayı değiştirmiyorsun,ne yağıyor,ne açıyor sadece soğuk,tozlu bir rüzgar ve gri rengini bütün şehirle beraber benim gönlüme giydiriyorsun.Yapma bana bunu.Ben zaten bu grilikten hep bir gökkuşağı yapmaya çalışsamda renklerim yine yine gri ve tonlarından başka olmuyor.Biraz tonları açıldıkça ben de açılıyorum ama bu tonlar  koyulaşınca çok kötü oluyorum.Sende haklısın mevsim sonbahar rüzgar,yüklü bulutlar,çiseleyen,şiddetlenen yağmur,dengesiz soğumalar senin mevsim normallerin,doğanın dengesi senin med-cezirlerin.Senin bu gel gitlerin bana neler yaşatıyor bir bilsen! ! ! Hep hüzünlendiriyorsun beni. Rüzgarında savurduğun,hazan sarısı yaprağın olasım geliyor.Usulca alıyorsun beni,sürüklüyor,nereye götüreceğini bilmiyorum,sana koyvermişim kendimi,öylece götür beni,sürükle beni,yeterki al ve götür.Bak beni sen hep hüzünlendiriyorsun diyorum,bunun üstüne diğer yapraklar gibi beni çarpma,kuru olduğum için hemen kırılırım, kırma usul usul kat önüne,yerde sürükleme rüzgarının içine al.Kollarında gibi hiç indirme yere hep içinde kalayım.Hızını kesme sakın,sen hızını kesersen kollarının gücü  azalır beni tutamazsan ben yere düşerim.Yerde çok toz,taş ve kaybolacağım çıkmaz sokak yolları var.Bırakma beni,tek kalırım.Nerede olduğumu  bilmiyorum,beni sen sürükledin buraya,unutma.Beni diğer yapraklar gibi kaldırım diplerinde,yollarda bırakma.Gelen geçen  basar üzerime ezerler beni,kuru olduğum için hemen  kırılacağımı unutma.Sen benim hüzünbaharımın bana benzeyen deli rüzgarısın.Lütfen diğerleri gibi olma,fırtınaya yada kasırgaya dönüşme.Ben dayanamam hiddete,ürkütür beni o uğuldamalar.Sen hep benim masum deli rüzgarım olarak kal.Uğuldama sen,usul usul eserek bana hüzün şarkıları fısılda.'Hüzün zaman zaman deli dalgalar gibi gelir gönlümün kıyısına vurur.'Sen hep fısılda.Benim kulağım sende,içine aldığın kollarında bırakmadığın hazansarısı yaprağınım.,fısıdayarak savur beni.Esmen dinmeye başlarsa bana söylemeden durma.Sen durursan ben düşerim,ben düşmekten korkarım.Biliyorum düşen kalkmak zorundadır ama sen beni savurup esip getirdiğin yerde düşürürsen benim kalkmaya gücüm yetmez ki.Son gücümü senin önüne katacağın,içine alacağın,kollarında savurup yere bırakmadan alıp götüreceğin savrulmaya harcadım.Düşersem çok düşmüş olduğumdan tekrar kalkacak  dermanım,takatim kalmadı biliyorum. Küçükkende çok düşerdim ben. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yanilmis-cocuklugum-siiri/</link>
<guid>1017981</guid>
<pubDate>2008-09-06T14:25:00+03:00</pubDate>
<author>Güler Talay</author>
</item>
 <item>
<title>Yüreğine Ektim Yüreğimi</title>
<description>yüreğine ektim yüreğimi gözlerinde filizlendim sözlerinde dallandım dokunuşunda renklendim yüreğinde yüreğimde köklendim... her atışında sevdamı andım </description>
<link>https://www.antoloji.com/yuregine-ektim-yuregimi-siiri/</link>
<guid>991897</guid>
<pubDate>2008-07-25T12:06:00+03:00</pubDate>
<author>Güler Talay</author>
</item>
 <item>
<title>Merhaba...</title>
<description>umutla başladığım her sabah, yeni açan çiçeklerin reenginin,kokusunun, güzel görüntüsünde. ağaçlardaki bahar dallarının filizlenmesinde, ince ince esen rüzgarın,serinliğinde, asumanın mavi,bulutların beyazı </description>
<link>https://www.antoloji.com/merhaba-434-siiri/</link>
<guid>947321</guid>
<pubDate>2008-05-05T10:30:00+03:00</pubDate>
<author>Güler Talay</author>
</item>
 <item>
<title>Bulantı</title>
<description>BUGÜN İÇİM KARANLIK RUHUM BULANIK     NE VAR BENDE  NE VAR ADA DA ANASINI SATAYIM BU BULANIKLIĞIN AÇ GÖNLÜM AÇIL CİGERİM AÇIL BEN DE AÇILIP İÇİNDE OLSAM ŞU TEKNENİN ENGİN DENİZLERDE TER ATSAM </description>
<link>https://www.antoloji.com/bulanti-11-siiri/</link>
<guid>936288</guid>
<pubDate>2008-04-14T18:30:00+03:00</pubDate>
<author>Güler Talay</author>
</item>
 <item>
<title>Gideceksin</title>
<description>G  ülcemaline hasret İ   htimallerle yoluna dalıp D  erbeder edalarda E  nlerimden üşüyeceğim. C  an yanmalarıma mı E  ngellere mi </description>
<link>https://www.antoloji.com/gideceksin-33-siiri/</link>
<guid>936009</guid>
<pubDate>2008-04-14T11:20:00+03:00</pubDate>
<author>Güler Talay</author>
</item>
 <item>
<title>Yolunda gözlerim</title>
<description>yokluğunda varlığının hayaliyleyim, gözlerimi kapıyorum, gülümsemen,bakışların,kokun ve  yanımdasın... oysa yalnızım senden uzakta, yalnızsın benden uzakta... </description>
<link>https://www.antoloji.com/yolunda-gozlerim-siiri/</link>
<guid>910509</guid>
<pubDate>2008-03-01T09:30:00+03:00</pubDate>
<author>Güler Talay</author>
</item>
 <item>
<title>Gülümse</title>
<description>gülüşün ceza olsun asık suratlılara azametli duruşunda görülsün yıılmadığın yılmayacağın dağılmış kurumuş düşmüş olsanda yaşayımına umutlarına yarınlarına yarınlarına yeşermeli yenilenmelisin.... kimse yoktur yanında kalabalık yalnızlıktır yaşanan ilişkiler </description>
<link>https://www.antoloji.com/gulumse-149-siiri/</link>
<guid>894155</guid>
<pubDate>2008-02-04T18:37:00+03:00</pubDate>
<author>Güler Talay</author>
</item>
 </channel>
</rss>
