<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. G&#252;l&#231;in Arslanbaş Şiirleri
</description>
 <item>
<title> Ne Yalanlar Mazi Oldu</title>
<description>…..  Ne sevgiler gördük Bitmez tükenmez sanılan Gözlerimizin önünde ihanetin kollarına atılan  </description>
<link>https://www.antoloji.com/ne-yalanlar-mazi-oldu-siiri/</link>
<guid>1346112</guid>
<pubDate>2010-02-20T11:47:00+03:00</pubDate>
<author>Gülçin Arslanbaş</author>
</item>
 <item>
<title> Hoşgeldin...</title>
<description>Hoşgeldin gülüm dünyaya Bu beden sana teslim Dilediğin gibi kullan, sana verilen zamanda Birde sevgimi emanet ediyorum sana Umudun olsun en dar, çıkmaz sokaklarda  </description>
<link>https://www.antoloji.com/hosgeldin-167-siiri/</link>
<guid>1276399</guid>
<pubDate>2009-10-27T01:53:00+03:00</pubDate>
<author>Gülçin Arslanbaş</author>
</item>
 <item>
<title>Zamansız Adam</title>
<description>Oldu mu şimdi çıktın karşıma Neredeyse varlığını unutturmuşken Nereden geldim aklına Amacın nedir bir çözebilsem Sanırım beni sana çeken Tıpkı sen gibi kendimi de çözememem </description>
<link>https://www.antoloji.com/zamansiz-adam-siiri/</link>
<guid>1243752</guid>
<pubDate>2009-08-26T01:52:00+03:00</pubDate>
<author>Gülçin Arslanbaş</author>
</item>
 <item>
<title>Anlamlı Rastlantılar - Kardeşim İçin</title>
<description>ANLAMLI RASTLANTILAR  Hayatımda bir sıçramaya şahit olmak istiyorum. Kaybettiğim güveni sağlamak yeniden diğer ruhsal varlıklarla barışmak istiyorum. Amaç edindim gaye edindim çünkü yalnız kalmamalıyım mutlu olmak için. Birçok ihtiyacı olan bedenime sahip özümün de ihtiyaçları vardı. Güzel bir dostluk, hoş bir sohbet, farklı paylaşımlar ve kahkahalarla süslenmiş mekânlar. İç rahatlığım için güzel bir derin düşünme ve yeniden hazırladığım kimliğim için motivasyon sağlayacak. Duygularımla hareket ettim düşündüm kurguladım ve eyleme geçirdim. Çok geçmedi birkaç günde evren çağrımı ulaştırdı dostlara. İlk adım evrensel bilincim sayesinde gereken yerlere iletildi. İkinci adım korkma devam et. Kendine ve mesajlara güven, güvende olacaksın. Rehber rüyalarım da eşlik ettiler ve hayal edemediğimi gösterdiler bana. İdol edindiğim, üstat dediğim, Işık vereceğine inandığım bir başka ruhsal varlık hiç sorgusuz davetime yanıt verdi. Yine samimiyeti ve mütevazılığiyle büyüledi beni. Buydu düşündüm gerçekten istedim hissettim ve evren bir kere bir armağan verdi bana. Geriye kalan sahip olmaktı buna ve vazgeçmemek kendime güvenmek. Fakat henüz kontrolünü sağlayamadığım egom, çeşitli şekillere bürünerek ve sesler edinerek etrafımda dolaşmaya başladı. Kendini belli etmeden sinsice yaklaştı. Anlayamadım çünkü duyduğum seslerle amacımı şaşırdım ve asıl olan benliğimi erteledim yine ve yeniden. Bir büyüye kapıldım ve sezgilerimi duydum fakat dinlemedim. Oysa yüksek benliğim beni sık sık uyarıyor ve rüyalarım mesajlar gönderiyordu ‘’kendini erteleme. Sen kendin için yaptığında ve sevinci yüreğinde hissettiğinde herkes mutlu olacak. Düşündün ve gerçek oluyor. Daha önce de olduğu gibi fakat bu kez farkında olmalısın gücünün.’’  Kendimden önce başkalarına inanmaya başladım, başka sesleri dinler oldum. Yüksek benliğim yanılıyor olabilir diye düşünerek – her nedense -. Hayalim olan ışıktan önce yeni kimliğime eşlik edecek olan yeni ruhsal varlıklarla buluşmalıydım. Evet, sıkıntılar vardı hatta engel olabilirlerdi eskiden olsa. Fakat izin vermek istemedim bu kez onlara. (zorla güzellik olmadığını ve ille de aranılan her neyse, onu hep arar halde bulacağımı kendimi) . Maddi manevi sıkıntılarımı bir bir çözdüm. Daha sonra da bana belki yeni sıkıntılar getireceğini bilerek. Ve o gün geldi. Asıl ışıktan önce ki buluşma günü geldi sonunda. Ailemi de seferber ettim heyecanıma. Ne yaparsam yapayım, ne olursam olayım arkamda olacaklarından emin olduğum güzel varlıklar. Neşeyle bir düğün edasıyla hazırladık kendimizi ve evimizi.  Ne yapsak azdı sanki yeni yaşamım için ve o gün de ne yapsam az olacaktı sanki yeni dostlarım için. Yorgunluk vardı ama tatlı bir esinti olmuştu bizim için. Ve sonuçta da gerçekten evde bir şölen havası hâkimiyeti ile beklemeye aldık saatleri. Sezgilerim bana aksini söylüyordu fakat bu kez de onu egomla karıştırmıştım. Çok iyi niyetliydim ve başkaları da öyle olmalıydı. Saatler geçtikçe yalnızca görüntü kaldı evde enerjiler bir bir terk etmeye başladığında. Fakat bir sebebi vardı düşündüğüm tam olarak gerçek olmaması için. Sorular sormaya başladık cevaplara hayret ederek. Kızacak kırılacak olduk bir ara dur dedik yine birbirimize sebepler edindik haklı olmaları için. Vazgeçecek olduk bir an birbirimize belli etmeden yalnızca içimizde. Şölenimizi kendimiz yaşamalıydık bugün. Atalarımızı ve onların atalarını ziyarete gittik. Birçok cevap alıp geri döndük bugüne. Ay dede ye yıldızlara takıldık güzel enerjileri yükleyelim diye. Kırgınlık, soruya sorular, cevaplara cevaplar, yeni farkındalıklara ve farkındalıklar kendimize özümüze getirdi bizi yeniden. Bugün bunları keşfetmek için hazırlanmıştı bu seremoni. Bildiğim ama unutmak üzere olduğum bir gerçeği hatırladım ve iç huzurumu keşfettim yeniden. Önce kendim için yaptığımda her ne yapıyorsam amacıma ulaşacaktım. Kendimi ertelememeli ve sınır tanımamalıydım. Çünkü evren sınırsız imkân ve olanaklarıyla beni sevecekti koruyacaktı beni kendime inandığımda. Rüyalarım yardımcı sezgilerim hocamdı. Ben duyduğumu anlamalı ve egoma müsaade etmemeliyim. Ben bir bedene sahip, tahrip olamaz, yok edilemez, sonsuz bir varlıktım. Varlığımı kabul edip inanıyorum ve bu şekilde sürpriz ve armağanlarıyla Tanrı yanımda olacak. Anlaşmamıza uyduğumda, yeniden inşa ettiğim kimliğim için gerekli olanları, bana tam zamanında ve en uygun şekilde sunulacak. Ancak kendime inandığımda bunları görebilecek ve en yararlı, hayırlı haliyle kullanacağım. Aramayacağım ve zorlamayacağım, asıl ne istediğimi unutmadan yola devam edeceğim ve yüksek benliğim gerekli çare ve enerjiyi üretecek. Neredeyse unutmaya hazırlandığım bu önemli farkındalığımı hatırlattıkları için bugüne, olaya ve kişilere teşekkür ederim. Ve kodlamayı yapıyorum. BEN VARLIĞIMLA HUZURLUYUM VE VARLIĞIMDAN ÖTÜRÜDÜR GURURUM &#61514; &#61514; &#61514;   </description>
<link>https://www.antoloji.com/anlamli-rastlantilar-kardesim-icin-siiri/</link>
<guid>1241003</guid>
<pubDate>2009-08-21T02:03:00+03:00</pubDate>
<author>Gülçin Arslanbaş</author>
</item>
 <item>
<title>Bulut Bebek – Banane Ya</title>
<description>Bulut Bebek – Banane Ya  Ne zor şimdi senden kopmak Ne zor sıcaklığından ayrılmak Huzurla uyurken senin yanında Hissederken seni, kolay mı şimdi yalnız uyumak </description>
<link>https://www.antoloji.com/bulut-bebek-banane-ya-siiri/</link>
<guid>1240998</guid>
<pubDate>2009-08-21T01:42:00+03:00</pubDate>
<author>Gülçin Arslanbaş</author>
</item>
 <item>
<title>Tamam Kendim</title>
<description>Tamam Kendim  Ne bekledim senden Ya da ne istemiştin benden  Koca bir başarı mıydı en yoksun zamanda </description>
<link>https://www.antoloji.com/tamam-kendim-siiri/</link>
<guid>1240994</guid>
<pubDate>2009-08-21T01:28:00+03:00</pubDate>
<author>Gülçin Arslanbaş</author>
</item>
 <item>
<title>Sıra Sende</title>
<description>SIRA SENDE  İç çekiyorsun bu gece yine derinden. Yine yeniden, on dakika öncesini, dünü, bir yıl öncesini ve kaç yıllar öncesini çekiyorsun derin bir nefesle içine. Aynaya bakıyorsun fakat aynı yüzü görüyorum yine ve yeniden soluk, mutsuz, memnuniyetsiz, gülmeye çalışan ama samimi olmayan bir tebessüm yalnızca suratında oluşan. Saçın aynı kaşın aynı bir of çekiyorum yine sen ve ben, her şey aynı. Dün yaşanan ve bu sabah yaşanan. Acılar aynı, dertler aynı, haberler aynı. Ne oluyor kendi eksenimizde dönüyoruz devamlı. Ben bu sahneyi görmüştüm birkaç yüz kere daha. Bu gözyaşını bu geceyi tanıyorum yine o işte yapıştı yakamıza başarısızlık mıydı adı? Yok, yalnızlıktı sanırım. Yo hayır adın neydi senin ya yetersizlik, tembellik, huysuz muydu adın. Her neyse zaten isimleri tutamam hiç aklımda. Gördüm mü bilirim ama bu kez görmekte zorluk çekiyorum, başka biri ya da bir şey bu. İsyan mı diyesim var ama karşılaşmadım seninle daha önce, kaçmak mı desem yok bu kaçamaktan farklı. Aynaya bakıyorsun yeniden, gözlerim evet ne güzel renkli ve parlak aslında. Saçlarım evet çok güzel ama senelerdir taşıyorum, beklide bu yüzü biraz göstermek gerek. Bir değişiklik yapalım ne olabilir… Makas vardı buralarda biraz saçlardan alalım. Böyle şekilsiz oldu biraz daha kessek ne olacak ki ben buradayım. Biraz daha dur en iyisi çok küçükken annemin kestiği gibi keseyim kısacık kulak hizasında hadi cesaret küçücük bir değişiklik işte. Bir kere makası vur gerisi zaten mecburen kesilmek zorunda. Tamam, bu da oldu yaşlara aldırma kestin artık hepsi aynı olmalı hadi başladın bitir işte. Tamam, kestin işte güzel oldu ama bak. Ne kadar da korkaksın değişmekten ne kadarda korkarsın hep. Fakat ben bıkmıştım bu eksen etrafında dönmekten. Tamam, sus artık ağlama değişecek, yeniden sıfırdan diyordun işte hayat önünde seninle şekillenmek üzere bekliyor. İşten ayrıldın biraz zoraki olsa da, aşk yok, görüntünü de değiştirdin bakalım neler olacak yeni oyunda. Şimdi oyunun kurallarını belirleyelim. Kazanana ödül olarak huzur verelim kaybedene bir ceza verelim. Ben eşeğim dedirtelim güleriz biraz ne dersin. Ne çok eşeklik ettiğin zamanlar oldu daha önce de değil mi. Mızmızlık etme hadi bozma şimdi oyunu. Bahane yok bak düşüp dizini kanattığında ağlayıp kaçmakta yok. Yara bu geçer biliyorsun sende bal gibi. Hadi ooo piti piti evet sıra sende. Sen başlıyorsun ebesin. Gözlerini bağlayalım. Sezgilerine kulak ver ebele kimi ve neyi istiyorsan.  Korkma güven ve koş uyarırım büyük bir tehlike anında ve ebelemekten de korkma düşürürüm diye. Ebe olan da eğlenecek ve oda başkasını ve kim bilir belki yeniden seni ebeleyecek. Sonra da yüksekten atlama yarışı yaparız. Bakalım kim en yüksekten atlayacak. Bilirim korkarsın ama hatırlasana küçükken de nasıl korkardın ama hırs yapıp bırakırdın kendini boşluğa. Tamam, bizimde var ödevlerimiz ama biraz oynayalım sonrada ödevleri yaparız. Bir kez de yapmasak ne olur ki yani artı yerine bir eksi olur defterde altüstü. Sonra çalışıp telafi ederiz nasılsa. Yapmadık sanki daha önce, hadi bahane yok. Sonrada saklambaç oynayacağız. Saklananları bulup ebeleyeceğiz. Ebe söbe buldum seni işte buldum sensin ebe. Sıra sende hadi sende bul beni. Hadi tembellik etme ben ödülümü almak ve huzurla uyumak istiyorum. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sira-sende-17-siiri/</link>
<guid>1240991</guid>
<pubDate>2009-08-21T01:16:00+03:00</pubDate>
<author>Gülçin Arslanbaş</author>
</item>
 <item>
<title>Ne Mi Görüyorum Bakınca Uzağa; Dur Bakalım, Ne Görüyorum Oralarda</title>
<description>Bakıyorum karşıma bir akşamüstü, şehrin tepesinden. Karşımda işte şimdi, savunmasız ve saklı haliyle. Bir semt, bir mekân, birkaç insandan ibaret değil bu kez. Koca bir yer var gözlerimin önünde ve koca bir gökyüzü var, şekillenen düşüncelerimle. Güneş mesaisini tamamlamış, mutlu mesut inzivaya çekmiş kendini. Dağların ardında, yarınki hazırlığını yapacak. Aldığı emir ile coşkuyla yarın yine tüm ışıklarıyla göz kamaştıracak. Ardında renkler bırakmış. Pembe, mor, beyaz, yeşil, gri, mavi ve gece mavisi. Mevsimde yaz malum ve en sıcak günlerinden biri bugün. Belli ki bulutlarda bugün izinli. Şehirden çıkıyorum göğe doğru. Bir iki üç… Yıldızlar tek tek gösteriyor kendini daha kararmadan gökyüzü. Kimi yakında, kendinden emin ve parlak, kimi de uzakta biraz çekimser ama çatlak. Yarım kalmış ay bugün ama memnun halinden. Tam şehrin üstünde, bulutsuz bir günde kapmış çünkü başrolü.  Siliyorum şehri tablodan, sonsuz gökyüzündeyim bir an. Berrak, temiz, huzurlu tamamı ve ben içindeyim işte. Gözüm kayıyor bir yıldızla birlikte ve aşağıya şehre doğru iniyorum yeniden. Işıklar şenlenmeye başlamış bile. Zaten hareket halindeki şehir biraz daha canlanmış. Günün getirdikleri bir yana bırakılmak üzere çekiliyor insanlar sığınaklarına. Bakıyorum ve görüyorum bir bir herkesi. Şu evde bir çocuk ağlıyor, anne babası kavga ediyorken diğer odada. Bak sağdaki evden kahkahalar yükseliyor, belli ki hoş bir sohbet var. Soldaki tabutu gördün mü ve başında ağlayanları, Allah günahlarını affetsin, iyi bilinirdi mutlaka. Kavga ediyorlar bak şu sokakta, kim bilir ne saçmadır sebep, bilseler kavga boşuna. Tepinenleri görüyor musun öte yanda, vur patlasın çal oynasın, var mı ötesi şimdi size göre. Kim bilir belki bir düğün belki değişiklik amaç işte. Âşıkları görüyor musun, bankı mesken bilmişler; belli ki kaçamak bunlar doyamıyorlar birbirlerine el ele, göz göze, sarmaş dolaşlar. Aaaa bir bebek ağlıyor, yeni gelmiş dünyaya. Biraz ürkek ve şaşkın tabii. Ağlama güzel bebek hoş geldin aramıza. Ah canım bak mesaisi bitmemiş, evde olmayı hayal ediyor bak. Üzülme dostum bu geçicidir bu çalışmak. Ve daha niceleri. Ne olaylar yaşanıyor şimdi an an. Bazısı hiç unutamam dediğimiz, bazısı da değerini bilmediğimiz anlar eskitiliyor. Ölenler doğanlar, kazalar düğünler, savaşlar barışlar, kahkaha ve gözyaşları yükseliyor göğe doğru. Birinin eli göğe uzanmış aman diliyor, biri unutmuş nedenini amaan diyor. Kötüler iyiler, yeniler eskiler, komediler ve trajediler. Bazısı da arada kalmış trajik komikler ve birde bugünü unutup, geçmişi geleceğe çarpıp hesap edenler. Çıkmıyorum da şehirden, göğe bakıyorum yeniden ve bu kez bütünü alıyorum karşıma. Rüzgâr esiyor ılık ılık ve şükrediyorum. İşte bütün benim. Ve bütünün içindeyim.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/ne-mi-goruyorum-bakinca-uzaga-dur-bakalim-ne-goruyorum-oralarda-siiri/</link>
<guid>1229887</guid>
<pubDate>2009-08-01T19:36:00+03:00</pubDate>
<author>Gülçin Arslanbaş</author>
</item>
 <item>
<title>misafirimiz-var</title>
<description>Kaygılar yanımda, elinde tüm malzemeleri Parti yapıyorlar benden izinsiz, yerinde keyifleri Peşlerine takmışlar bin bir türlü maziyi Ve ezbere bildiğim acılı film sahneleri Fısıltılar var duyuyorum, duymakta istemiyorum kimilerini Unutmuşum ben geçmişi sanki, unuturmuşum sanki deneyimlerimi </description>
<link>https://www.antoloji.com/misafirimiz-var-siiri/</link>
<guid>1229395</guid>
<pubDate>2009-07-31T23:12:00+03:00</pubDate>
<author>Gülçin Arslanbaş</author>
</item>
 <item>
<title>Ben Hep Aşığım, Sen Takma Kafana</title>
<description>Takılma güzelim sen bana Takma kafanı lafıma bakışıma Varsa sende güç irade Sen bu deliye aman uyma  Sana bir dost tavsiyesi </description>
<link>https://www.antoloji.com/ben-hep-asigim-sen-takma-kafana-siiri/</link>
<guid>1227663</guid>
<pubDate>2009-07-29T03:34:00+03:00</pubDate>
<author>Gülçin Arslanbaş</author>
</item>
 <item>
<title>Etme Gülüm</title>
<description>Aşk dedik, özlem dedik Dedik te gülüm, yanlış adresler belledik Araçları baki bildik Amaçlarımız asılı dilek ağacında Kendi kendimizi yolumuzdan ettik  </description>
<link>https://www.antoloji.com/etme-gulum-siiri/</link>
<guid>1227661</guid>
<pubDate>2009-07-29T03:29:00+03:00</pubDate>
<author>Gülçin Arslanbaş</author>
</item>
 <item>
<title>Hatırlasa Bir Gönlün; Asıl Neyi Unutuyor, Her Gün</title>
<description>Çok derinlerde saklıdır  Günahların bedeli Kim ki unutur, üstünü kapatırım derse İşte o yaratacaktır kendine cehennemi  Unuttun mu ne için buradasın </description>
<link>https://www.antoloji.com/hatirlasa-bir-gonlun-asil-neyi-unutuyor-her-gun-siiri/</link>
<guid>1227658</guid>
<pubDate>2009-07-29T03:11:00+03:00</pubDate>
<author>Gülçin Arslanbaş</author>
</item>
 <item>
<title>Ben Anlatırım Günlerce Ama Zordur Anlaması Beni</title>
<description>Anlayamazsın zorlama kendini Başka boyutta yaşarım sevgimi Sözüm bakışım anlamsız gelir bazen şaşırma Yürekte hissedersin de orada yaşatması zor beni  Ne metinler yazarım sana kalemin kırılır </description>
<link>https://www.antoloji.com/ben-anlatirim-gunlerce-ama-zordur-anlamasi-beni-siiri/</link>
<guid>1220727</guid>
<pubDate>2009-07-17T02:09:00+03:00</pubDate>
<author>Gülçin Arslanbaş</author>
</item>
 <item>
<title>Unutmamalı! ! !</title>
<description>Her neye duyulursa ihtiyaç hayatta Aşkı hisseder yürek fark olmasa da Ki…  Ölümsüz aşktır uzak ve zor görünen Ummadığın anda doğar özlemden </description>
<link>https://www.antoloji.com/unutmamali-4-siiri/</link>
<guid>1220136</guid>
<pubDate>2009-07-16T03:18:00+03:00</pubDate>
<author>Gülçin Arslanbaş</author>
</item>
 <item>
<title>Zehrin Etkisindedir Othello Ve Eşi Derki…</title>
<description>Bir korku sardı yüreğimi bu gece Ürkütür yalnız kalmak, kuşkuların gölgesinde Aşkın ızdırabı kanıtlanmış olsa da çok gece İnanmak ister yine de ruhum saf sevgilere  Bedenim çekinse de acıyacak diye </description>
<link>https://www.antoloji.com/zehrin-etkisindedir-othello-ve-esi-derki-siiri/</link>
<guid>1215913</guid>
<pubDate>2009-07-09T03:03:00+03:00</pubDate>
<author>Gülçin Arslanbaş</author>
</item>
 <item>
<title>Yeniden</title>
<description>Özgür Bırakıyorum Umutlarımı Dost Kılıyorum Aşkları Yaşama Bir Kez Daha Merhaba Görmek Üzere Fırsatları  Ders Kabul Ediyorum Yaşadıklarımı </description>
<link>https://www.antoloji.com/yeniden-209-siiri/</link>
<guid>1213833</guid>
<pubDate>2009-07-06T13:44:00+03:00</pubDate>
<author>Gülçin Arslanbaş</author>
</item>
 <item>
<title>Bahar Onun Adı (Anneme)</title>
<description>Bahar onun adı Yenilikleriyle canlılık getiren Yeniden var oluşlarla yüreklere hükmeden Bin bir çiçek açtıran cenneti kanıtlarcasına Meyvelere fırsat tanıyan, emrederken tohumlara Kuşlar hazır bekliyorlardı, serin gün doğumlarına </description>
<link>https://www.antoloji.com/bahar-onun-adi-anneme-siiri/</link>
<guid>1213832</guid>
<pubDate>2009-07-06T13:42:00+03:00</pubDate>
<author>Gülçin Arslanbaş</author>
</item>
 <item>
<title>Başka Yaşadım Ben Seni</title>
<description>Zarar veriyorsa bu yaşanan Düşünmem kendimi bir an Çekerim canım acısa da Kendimi hayatından  Paylaşmalar zaten aklımda bir bir </description>
<link>https://www.antoloji.com/baska-yasadim-ben-seni-siiri/</link>
<guid>1213830</guid>
<pubDate>2009-07-06T13:39:00+03:00</pubDate>
<author>Gülçin Arslanbaş</author>
</item>
 <item>
<title>Ah Be Gönlüm</title>
<description>Sen ki sebep oldun yeniden dönmeme Sen ki ışık oldun zifiri geceme Sen ki merhem oldun yaralı geçmişe Şimdi diyorsun ki ben gidiyorum Yapma gönlüm bana yokluğunu gösterme  </description>
<link>https://www.antoloji.com/ah-be-gonlum-siiri/</link>
<guid>1213827</guid>
<pubDate>2009-07-06T13:37:00+03:00</pubDate>
<author>Gülçin Arslanbaş</author>
</item>
 <item>
<title>Bu Benim Hayatım</title>
<description>Nasıl Unuturum, Silerim Maziden Yoktu Der Miyim Utanmadan Kendimden Tabiî Ki İnkâr Edemem Parçamı  Senin İçinde Olsa Baba Vazgeçemem Bekleyen Geleceğimden </description>
<link>https://www.antoloji.com/bu-benim-hayatim-2-siiri/</link>
<guid>1203681</guid>
<pubDate>2009-06-21T00:23:00+03:00</pubDate>
<author>Gülçin Arslanbaş</author>
</item>
 </channel>
</rss>
