<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. G&#252;l Altuntaş Şiirleri
</description>
 <item>
<title> Zaman</title>
<description>Saçımdaki aklardan utanır oldum. Duvardaki aynalara gücenir oldum. Eşimden dostumdan kaçınır oldum. Zaman sen ile vardır hesebım.  Eğriyi doğruyu seçemez oldum. </description>
<link>https://www.antoloji.com/zaman-989-siiri/</link>
<guid>1333348</guid>
<pubDate>2010-01-30T23:22:00+03:00</pubDate>
<author>Gül Altuntaş</author>
</item>
 <item>
<title>Asiye</title>
<description>Gözlerinde terkedilmiş bir bahçe yalnızlığı, Yüzünde hep bir parça keder niye? Omuzların taşımaz mı bu uzun ayrılığı? Üzülme bir gün biter; sen hep gül Asiye. </description>
<link>https://www.antoloji.com/asiye-3-siiri/</link>
<guid>939042</guid>
<pubDate>2008-04-19T22:36:00+03:00</pubDate>
<author>Gül Altuntaş</author>
</item>
 <item>
<title>Kaybolan Bahçe</title>
<description>Sen ey tepedeki güzel bahçe Daha dün yemyeşildin. Bugün ise sarardın. Belkide yarın solacaksın. Tıpkı biten ömür gibi, Azar azar ince ince </description>
<link>https://www.antoloji.com/kaybolan-bahce-siiri/</link>
<guid>939037</guid>
<pubDate>2008-04-19T22:29:00+03:00</pubDate>
<author>Gül Altuntaş</author>
</item>
 <item>
<title>Kaybolan Yıllar</title>
<description>Öğreten olmadı bana, zamana tutunmayı Fark edemeden ne de çabuk gelip geçti. Belki bir nefes kadar bir anlıktı. Arıyorum şimdi kaybolan yıllarımı. </description>
<link>https://www.antoloji.com/kaybolan-yillar-22-siiri/</link>
<guid>939036</guid>
<pubDate>2008-04-19T22:25:00+03:00</pubDate>
<author>Gül Altuntaş</author>
</item>
 <item>
<title>Hazan Türküsü</title>
<description>Yine kapımdan bir sonbahar geçer, Yoluma dökülür sarı yapraklar. Gönlüme sokulur ince bir keder Derdime dert katar sarı yapraklar.  Boşa geçen yıllarımı özetler, </description>
<link>https://www.antoloji.com/hazan-turkusu-siiri/</link>
<guid>939031</guid>
<pubDate>2008-04-19T22:19:00+03:00</pubDate>
<author>Gül Altuntaş</author>
</item>
 <item>
<title>Gitti</title>
<description>Unutuldu o güzel hatıralarım, Zamanın seline kapıldı gitti... Hiçbir zaman uçmayacak sandığım, Ömür kuşum bir anda uçup da gitti... </description>
<link>https://www.antoloji.com/gitti-102-siiri/</link>
<guid>896618</guid>
<pubDate>2008-02-08T15:15:00+03:00</pubDate>
<author>Gül Altuntaş</author>
</item>
 <item>
<title>Babam</title>
<description>Kaç bayram geçti öpemedim elini. On yılda bir olsun rüyama girsen babam. Ne ana- bacı ne gardaş tutamaz yerini Uykumda bir lahza yüzünü görsem babam  Yokluğun açtı bende öyle kapanmaz yaralar </description>
<link>https://www.antoloji.com/babam-234-siiri/</link>
<guid>896614</guid>
<pubDate>2008-02-08T15:09:00+03:00</pubDate>
<author>Gül Altuntaş</author>
</item>
 <item>
<title>Zor</title>
<description>Gemiler usul usul limanlardan uzaklaşırdı Zor şeydi ayrılmak ağlamak zor şeydi Her biri yüreğinde bir vedayı taşırdı Zor şeydi avunmak kavuşmak zor şeydi </description>
<link>https://www.antoloji.com/zor-151-siiri/</link>
<guid>896612</guid>
<pubDate>2008-02-08T15:06:00+03:00</pubDate>
<author>Gül Altuntaş</author>
</item>
 <item>
<title>Bu Şehrin Yuvasız kuşları</title>
<description>Sabah ezanıyla uyanırdı anneannem. Sobamızı yakar, çayı ocağa koyardı. Evdense ilkönce babamız çıkardı. Çocuktuk, her sabah annem saçlarımızı tarardı. Bizi ikiz sanırdı tanımayalar. Gül ve inci babasının minicik kızları. </description>
<link>https://www.antoloji.com/bu-sehrin-yuvasiz-kuslari-siiri/</link>
<guid>840714</guid>
<pubDate>2007-11-02T15:42:00+03:00</pubDate>
<author>Gül Altuntaş</author>
</item>
 <item>
<title>Eski Mahalle</title>
<description>Eski Mahalle Önünden geçtim yıllarca sonra o eski mahallenin Sıcak bir şeylerin içimden koptuğunu hissettim sanki Tanıdıktı her şey ve de o kadar uzak Soldum tükendim sustum ve öylece durmak istedim Cansız birer şahidiydi çocukluğumun binalar </description>
<link>https://www.antoloji.com/eski-mahalle-4-siiri/</link>
<guid>831288</guid>
<pubDate>2007-10-16T17:29:00+03:00</pubDate>
<author>Gül Altuntaş</author>
</item>
 <item>
<title>Kimsesiz Küçük Kız</title>
<description>Kimsesiz Küçük Kız  Korku o küçük kızın gözlerinde saklıydı Sanki yanlızlık alın yazısıydı Babası Şerif Ali o doğmadan ölünce Dul anacığı el evine varınca </description>
<link>https://www.antoloji.com/kimsesiz-kucuk-kiz-siiri/</link>
<guid>830660</guid>
<pubDate>2007-10-15T17:34:00+03:00</pubDate>
<author>Gül Altuntaş</author>
</item>
 <item>
<title>Gurbet</title>
<description>Gurbet Ben her bayram yetimliğimi yeniden hatırlarım. Bükülür boynum kapı arkalarında Utanır, sıkılr; gizli gizli ağlarım Gurbetin o soğuk akşamlarında. </description>
<link>https://www.antoloji.com/gurbet-282-siiri/</link>
<guid>830652</guid>
<pubDate>2007-10-15T17:29:00+03:00</pubDate>
<author>Gül Altuntaş</author>
</item>
 <item>
<title>Anne</title>
<description>Bir bahar sabahı gibiydi gözlerin, Islak çimen kokusu, dalında gül, taze menekşe. Naiftin duygulu, sessiz ve ince, Bütün güzel şarkılar seni kıskanırdı anne  O gitti… </description>
<link>https://www.antoloji.com/anne-641-siiri/</link>
<guid>713753</guid>
<pubDate>2007-04-09T14:53:00+03:00</pubDate>
<author>Gül Altuntaş</author>
</item>
 </channel>
</rss>
