<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. G&#246;khan Tan Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Soruların cevabını zaten biliyordu soran</title>
<description>Soruların, çoğunun cevabını zaten biliyordur soran. Aslında, sana soruyu hatırlatıyordur çoğu zaman. Yada, cevabını değiştirmek için sana verilen son bir an. Soruların, çoğunun cevabını zaten biliyor soran. Kendi cevaplarında sınanan, muğlak cevaplar değil onlar Bu yüzdendir sorulara soru ile verilen cevaplar, aslında iki tarafında bildiği doğrulardırlar. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sorularin-cevabini-zaten-biliyordu-soran-siiri/</link>
<guid>3827425</guid>
<pubDate>2026-05-08T09:29:00+03:00</pubDate>
<author>Gökhan Tan</author>
</item>
 <item>
<title>Zaman insanı kendi gardiyanı yapar</title>
<description>Bağzı şeyler, yapmak için; Ya çok erken, yada çok geç oluyor  Doğru zamananda yanlış insanları alıyorsun hayatına, Yanlış zamanda , doğru insanlar çıkıyor karşına. Oysa, en uygun ağnı  kollar zaman. Bağzen, hiçbir şey yapmamak bile çok şey oluyor aslında  ,  zamana rağmen atılan adımlarda. İşte zamanı, zamansız yapanda budur; Öngörülemez bir olgudur. </description>
<link>https://www.antoloji.com/zaman-insani-kends-siiri/</link>
<guid>3827300</guid>
<pubDate>2026-05-07T19:32:00+03:00</pubDate>
<author>Gökhan Tan</author>
</item>
 <item>
<title>Soruların Cevabını Biliyordur Soran</title>
<description>Soruların, çoğunun cevabını zaten biliyordu soran. Aslında, sana bir şeyleri hatırlatıyordur çoğu zaman. Yada, cevabını değiştirmek için sana verilen son bir an. Soruların, çoğunun cevabını zaten biliyor soran. Kendi cevaplarında sınanan, muğlak cevaplar değil onlar Bu yüzdendir sorulara soru ile verilen cevaplar, aslında iki tarafında bildiği doğrulardırlar. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sorularin-cevabini-biliyordur-soran-siiri/</link>
<guid>3827186</guid>
<pubDate>2026-05-07T11:42:00+03:00</pubDate>
<author>Gökhan Tan</author>
</item>
 <item>
<title>Zaman insanı kendi gardiyanı yapar</title>
<description> Bağzı şeyler, yapmak için; Ya çok erken, yada çok geç oluyor Doğru zamananda yanlış insanları alıyorsun hayatına, Yanlış zamanda , doğru insanlar çıkıyor karşına. Oysa, en uygun ağnı  kollar zaman. Bağzen, hiçbir şey yapmamak bile çok şey oluyor aslında  ,  zamana rağmen atılan adımlarda. </description>
<link>https://www.antoloji.com/zaman-insani-kendi-gardiyani-yapar-siiri/</link>
<guid>3825384</guid>
<pubDate>2026-05-02T22:38:00+03:00</pubDate>
<author>Gökhan Tan</author>
</item>
 <item>
<title>Gelir Tamamlar Birisi</title>
<description>Hikayeler yarım falan kalmıyor Yarım kalan bir hikaye bilen var mı aranızda? Ya zaman, ya mekan, ya  insan,  biri mutlaka tamamlar hikayeyi Çoğu defa başlatan, yada hikayeye dahil olan, bitmediğini sanan vardır Hikayeler yarım falan kalmıyor Bir şey gerçekten bitti ise, bir daha hiçbir yerden başlayamıyor </description>
<link>https://www.antoloji.com/gelir-tamamlar-birisi-siiri/</link>
<guid>3557817</guid>
<pubDate>2024-02-27T09:59:00+03:00</pubDate>
<author>Gökhan Tan</author>
</item>
 <item>
<title>Yaşayan Her Şey Kök Salmak İster Dünyaya</title>
<description>Dal, meyve vermenin peşinde. Meyve, tohum olmanın telaşında. Tohum, fide. Fide, fidan olmanın. Fidan, ağaç. Ağaç kök salmanın uğraşında. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yasayan-her-sey-kok-salmak-ister-dunyaya-siiri/</link>
<guid>1172809</guid>
<pubDate>2009-05-04T16:55:00+03:00</pubDate>
<author>Gökhan Tan</author>
</item>
 <item>
<title>Bir Avuç Kül</title>
<description>Ortalama dört yüz gram kül kalıyor insandan geriye  Beynin, yüreğin, kasların dahil Sonrası mı? Sonrası yok hepsi bir avuç kül işte Menşei, dili, mezhebide yok Bir avuç kül, onu da yelmi alır bilinmez ya </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-avuc-kul-11-siiri/</link>
<guid>1168990</guid>
<pubDate>2009-04-27T09:31:00+03:00</pubDate>
<author>Gökhan Tan</author>
</item>
 <item>
<title>Ardından Bakakalamadım Bile</title>
<description>Ardından bakakalamadım bile, gitti göçmen kuşlar gibi güneye Ne ben sordum, ne o söyledi İnfazım bir gece yarısı, tek celsede ve gıyaben yapılmış olsa gerek Olur da bir bahar takılır gelir kuzey rüzgarının peşi sıra Ne ben sorarım ne o söyler, usulca girer koynuma </description>
<link>https://www.antoloji.com/ardindan-bakakalamadim-bile-siiri/</link>
<guid>957081</guid>
<pubDate>2008-05-25T11:44:00+03:00</pubDate>
<author>Gökhan Tan</author>
</item>
 <item>
<title>Salvador Dali' nin şiirsel hayatı</title>
<description>904 Mayısın’ın 11’i, bahar tüm tazeliği ve diriliği ile hissediliyor kendini Katolonya’ da Sert bir kış geçirmişti Figueres halkı ve birçok matem.Çiçek ve menenjit kol geziyordu o yıllar İspanya ve tüm  Avrupa da Jacinto Dali ailesi henüz altı yaşındaki oğulları Salvador’ u defnettikten sonra ilk kez bir Pazar ellerinde beyaz  karanfillerle gelmemiştiler kiliseye Tanrı dualarını karşılıksız bırakmamıştı onun ve ailesinin, cennetine aldığı Dali yi iki sene sonra geri vermişti onlara Onu ayrı bir beden olarak görmeyi oldum olası kabul etmemişlerdi O ölen çocukları Salvador Felipe Jacinto Dali  den başkası değildi, aksi düşünülemezdi </description>
<link>https://www.antoloji.com/salvador-dali-nin-siirsel-hayati-siiri/</link>
<guid>791785</guid>
<pubDate>2007-08-11T15:22:00+03:00</pubDate>
<author>Gökhan Tan</author>
</item>
 <item>
<title>Leonardo Da Vinci' nin Şiirsel Olarak Hayatı</title>
<description>Karanlık, kimsesiz bir oda’da sahipsiz ve tutsak hissediyordu kendini Rönesans’ın ışığıyla aydınlattı karanlığını Kimsesizliği, gayrı meşruluğundan öteye gidemedi Babası Sen Piero ve Ortadoğulu bir köle olan annesi Katerina’ nın ilk eşleri Leonardo’yu sahiplenmedi O da, zaten bir daha asıl adı olan  Sen Piero’ dan olma anlamına gelen Leonardo Di Ser Pietro Da Vinci ismini bir daha zikretmedi Tutsaklığına gelince, o esareti içine hapsetti hürriyetin </description>
<link>https://www.antoloji.com/leonardo-da-vinci-nin-siirsel-olarak-hayati-siiri/</link>
<guid>613878</guid>
<pubDate>2006-12-22T15:02:00+03:00</pubDate>
<author>Gökhan Tan</author>
</item>
 <item>
<title>Wolfgang Amadeus Mozart'ın Şiirsel olarak hayatı</title>
<description>Hohensalzburg kilisesinin çanları yankılanıyordu, Slazburg’un dört yanı tepe olan yamaçlarından  Bardaktan boşalırcasına yağıyor  yağmur, Tuna’nın kolları vadiye doğru akıyordu tüm heybetiyle Mızrap başlı yıldırımlar aydınlatıyor geceyi, rüzgarlar Slazburg ormanıyla senfoni veriyordu sanki  bu gece Getreidegasse sokağındaki bay Leopold Mozartın evinde ise farklı bir telaş vardı sabaha karşı Odun sobaları tüm gece harlandı, çatı katındaki oluklar yamanmış, sabaha kadar gözlerini bile kırpmamıştı tüm aile Bay Leopord  son bir kez daha el yordamıyla piposunu doldurup, olmazsa bir saat gözlerini dinlendirmeyi düşünüyordu </description>
<link>https://www.antoloji.com/wolfgang-amadeus-mozart-in-siirsel-olarak-hayati-siiri/</link>
<guid>607599</guid>
<pubDate>2006-12-15T14:02:00+03:00</pubDate>
<author>Gökhan Tan</author>
</item>
 <item>
<title>Dramı Canlandıran Hüzünbaz</title>
<description>Üç perdelik bir oyunun her sahnesini aynı yalnızlığa oynuyor  Dramı canlandıran hüzünbaz,son perdede inince yüzünden Bir eliyle maskesini çıkarıp, diğeri ile eğilip seyircisini selamlıyor Göz ucu tenha salonda,yöğmiye çıktımı kaygısı Gençliğinde,üçüncü sınıf otellerde yağlı şişman turistlere Takma bıyık ve kadın çorabıyla yaptığı animatörlük yılları geliyor aklına </description>
<link>https://www.antoloji.com/drami-canlandiran-huzunbaz-siiri/</link>
<guid>592382</guid>
<pubDate>2006-11-28T13:59:00+03:00</pubDate>
<author>Gökhan Tan</author>
</item>
 <item>
<title>Sirkeci Garında</title>
<description>Katarlar durdu, pistonlar sustu sirkeci garında Hava soğuk, peron dolu, gün batmak üzere Anlaşılan vakti geldi ayrılığın ve bir çok münasebetin Giden ve dönme ihtimali olan başka hiçbir şey, öyle yalnız hissettirmez insana kendini Endişe ve yoldaşı tedirginlik şimdilik duruma hakim Az ileride Bosfor ekspres belirdi, çelik yığın halinde </description>
<link>https://www.antoloji.com/sirkeci-garinda-siiri/</link>
<guid>272151</guid>
<pubDate>2005-06-18T13:21:00+03:00</pubDate>
<author>Gökhan Tan</author>
</item>
 <item>
<title>Bir Elinde Güneş Diğerinde Balçık Var</title>
<description>Kızıla çalan rengi ile Grubdaki yerini aldı Güneş,giderek solan siması ve küle dönüşen rengi ile Birden etrafı karanlık suratlı insanlar sardı Az zamanları,eşkiyadan beter düşleri vardı Ellerindeki cılız meşaleler yüzlerini aydınlatmaya yetmiyordu Aydınlığı boğmak istiyorlardı karanlıkla </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-elinde-gunes-digerinde-balcik-var-siiri/</link>
<guid>271977</guid>
<pubDate>2005-06-17T17:06:00+03:00</pubDate>
<author>Gökhan Tan</author>
</item>
 <item>
<title>Artık Bir Nehir Akmıyor İçimde</title>
<description>Kendi tenhalığında yaşıyorum hayatı,ulu orta Kaygıdan ve teselliden uzak. Herhangi bir zaman dilimi dışında,yaşamın bir köşesine iliştirilmiş olarak Bencil her duygum törpülendi Mümkünmüdür artık susmak,dönüşü olmayan bir çığlıktan sonra Dönmek mümkünmüdür,dönmek yolun sonundan aynı başa </description>
<link>https://www.antoloji.com/artik-bir-nehir-akmiyor-icimde-siiri/</link>
<guid>271972</guid>
<pubDate>2005-06-17T16:47:00+03:00</pubDate>
<author>Gökhan Tan</author>
</item>
 <item>
<title>Ben Aynam ve Timsalim</title>
<description>Evveliyatı ile hoş geldiniz dünyama Zaten muhteviyatında hep vardınız Nasıl,her nesne bir yer teşkil ediyorsa boşlukta Sizde,cürümünüz kadar yer kapladınız dünyamda Ben,aynam ve timsalim yani benim aynadaki timsalim Acep nasıl akis ediyordu sizlere,sırlı camların ardından </description>
<link>https://www.antoloji.com/ben-aynam-ve-timsalim-siiri/</link>
<guid>271881</guid>
<pubDate>2005-06-17T13:05:00+03:00</pubDate>
<author>Gökhan Tan</author>
</item>
 <item>
<title>Sürüncemede Kaldı Güneş</title>
<description>Sürüncemede kaldı güneş Gittiğinde bir akşam üstüydü Gittin, bir şeylerden medet umarak Geldiğin gibi, haber vermeden Oysa, yeni gömlek değiştirmiş bir yılan gibi sokulmuştum koynuna Seni başka herhangi bir kadına aşık olabilecek duygularla sevdiğimi </description>
<link>https://www.antoloji.com/suruncemede-kaldi-gunes-siiri/</link>
<guid>271822</guid>
<pubDate>2005-06-17T11:24:00+03:00</pubDate>
<author>Gökhan Tan</author>
</item>
 <item>
<title>Sokağa Bakan Pencerem</title>
<description>İki oda,sekiz duvar bir evim vardı. Bir o kadar da pencerem Üst kattaki komşumla,müşterek kullanırdım penceremin birini Öğleye doğru çamaşırlar sarkardı,altta iç çamaşırları üstte nevresim takımları Akşama doğruda masa örtüsünü boca ederdi,güvercin gurultularıyla uyanırdım her sabah Oysa,ben en çok sokağa bakan penceremi severdim </description>
<link>https://www.antoloji.com/sokaga-bakan-pencerem-siiri/</link>
<guid>271508</guid>
<pubDate>2005-06-16T13:38:00+03:00</pubDate>
<author>Gökhan Tan</author>
</item>
 <item>
<title>Biblo</title>
<description>El üstünde tutulan her biblo gibi,düşüp kırılacaksın yere Onarıp,kırık dökük halinle vitrinime koyacağım seni Süpürüp atmayacağım,hayır seni tanrıça yapmayacağım Her baktığımda o kırık dökük halinle vitrinimde olacaksın </description>
<link>https://www.antoloji.com/biblo-siiri/</link>
<guid>270921</guid>
<pubDate>2005-06-14T16:47:00+03:00</pubDate>
<author>Gökhan Tan</author>
</item>
 <item>
<title>Gümüşsuyunda Bir Rus Meyhanesi</title>
<description>Sabaha karşı Gümüşsuyunda bir Rus meyhanesi Çiğ balık ve bir kadeh rus vodkası parlatıyorum İçeride bir çok müdavim var,çoğu sefaretten gelme zarif Rus insanlar Bıçkın filintalar ve hemcinslerini arayan delikanlılar cabası Az ileride,karşı kaldırımda sırtını taş duvara yaslamış bir Rus fahişesine ilişiyor gözlerim. Yanıbaşından bir hamal geçiyor,sırtında boş küfesiyle ıslık çalarak </description>
<link>https://www.antoloji.com/gumussuyunda-bir-rus-meyhanesi-siiri/</link>
<guid>269722</guid>
<pubDate>2005-06-10T13:36:00+03:00</pubDate>
<author>Gökhan Tan</author>
</item>
 </channel>
</rss>
