<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. G&#246;khan Oflazoğlu Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Modern</title>
<description>Kırık bir cam da yansıdı zaman, ilk kez gördüm, her şey neden ziyan, neremizden ışıdı karanlık, böyle yaman, ülküsü yaşam, dökülen parçalardan anladık, böyle yaşanır zaman. </description>
<link>https://www.antoloji.com/modern-4-siiri/</link>
<guid>3700134</guid>
<pubDate>2025-06-09T16:19:00+03:00</pubDate>
<author>Gökhan Oflazoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Damar</title>
<description>Bir sonbahar yaprağındaki damarlardan  akan ışıklardan parlar hayat, göremezsen düşer yere, kimse kaldıramaz bir daha, yerde kalan eksik tartar daima, ögrendiklerin de karışıp gider karanlığa. </description>
<link>https://www.antoloji.com/damar-17-siiri/</link>
<guid>3696821</guid>
<pubDate>2025-05-31T09:33:00+03:00</pubDate>
<author>Gökhan Oflazoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Mekan</title>
<description>Zamanı iade eder mekan, bakmışın elde kayıp devran. Bir sıcak zeminde inan, kendin ve sana ait olan, bütün kapıları dolaşan, öpücükler, yanaklar, karşında duran, suskun ya da konuşkan, oda, oda dağıtır anlam. </description>
<link>https://www.antoloji.com/mekan-21-siiri/</link>
<guid>3658988</guid>
<pubDate>2025-02-09T15:55:00+03:00</pubDate>
<author>Gökhan Oflazoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Islık</title>
<description>Kimsenin işitmediği bir sesin içinde yitmiş ıslık gibiydik, uzaklaştı gitti anlamadan, dolanıp dönen bir ülküye hasredilmiş, garipsenmiş çığlıklarla örülü, biz bu törende varız, hep burdayız, hazırız, bir yere de gitmeyiz, ama, gelen her şeye açık, şanlı geçmişten sızan gelecekteyiz, bu önümüz, hem arkamız, sağlama almayı biliriz, başka nasıl olurdu, çoktan başka yerdeydi,  biz onu bekleyen, ters açan çiçekleriz. </description>
<link>https://www.antoloji.com/islik-63-siiri/</link>
<guid>3569790</guid>
<pubDate>2024-04-06T16:13:00+03:00</pubDate>
<author>Gökhan Oflazoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Mavi Tüy</title>
<description>Bir tüyle ne işin olur, dağılmış gitmiş, bırak olduğu yerde, havayla kendine gelmiş, alıp götürsen ne, anlamını bulur, konduğu yerde, sessizlik içre hafifçe donanımlı, bir tüy hafifse eğer, şekli büyülenmiş.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/mavi-tuy-siiri/</link>
<guid>3563760</guid>
<pubDate>2024-03-16T13:52:00+03:00</pubDate>
<author>Gökhan Oflazoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Zaman Kuşları</title>
<description>Hiçbirşeyin maliyetiyle başlayan günde, gözlerinden damlayan ışık hüzmelerinde bir kayıp, ve uçan zaman kuşları bizi anlatmayan derinliklerde, kondukları dallar kırık, ama, tutunur, duyulur şarkıları her bilinmezde, biz de anlarız bir gün, uçup giden ne. Baharsa, nasıl gelir, bilemezsin, o gelir, ama sen de gidersin, ve bakmışın zaman kuşları beklemede. </description>
<link>https://www.antoloji.com/zaman-kuslari-3-siiri/</link>
<guid>3560574</guid>
<pubDate>2024-03-07T11:48:00+03:00</pubDate>
<author>Gökhan Oflazoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Çağrı</title>
<description>Gözlerden damlayan ışıkları toplasan, bir çağ daha açılır, girilirdi her kapıdan, yerde kaldı yazık, ve yükseldi karanlık, bugün bekleyen düş yarın açılır diye, ertelendi umudun billur parçaları darmadağın, bir el toplar belki unutulanı. Herkes kendinle başlar, ve biter kendince, görülen aralıkta kalanları taşısa öteye, bir göz daha </description>
<link>https://www.antoloji.com/cagri-421-siiri/</link>
<guid>3558131</guid>
<pubDate>2024-02-28T09:18:00+03:00</pubDate>
<author>Gökhan Oflazoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Şehir</title>
<description>İşine gömülmüş, ışır kenardan bakılanları, alkışlanmamış bir duman gibi yükselir sakınılanları, kapsayan, unutan gizemli dili, saklı bir uzanımı hazır eder görünüme, içerde yıkılmış, dışarda ağaran bayrakları, solan renginde taşır tanımsız umutları, şehri dolaşan açıklıkları, kapar izlenime gezdiği karanlıkları, bu gel - git öyküsü hep söylenir, şarkılara dolanıp, dillenir, yakın ve uzak, ama bir kadın başlangıç yapar, gerisi gelir. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sehir-180-siiri/</link>
<guid>3554068</guid>
<pubDate>2024-02-16T12:05:00+03:00</pubDate>
<author>Gökhan Oflazoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Kendiliksiz</title>
<description>Bir esinti dolanmamışsa varlık zincirine, siz o rüzgarı ne yapacaksınız, kalan kendinizle, dağılıp gitmişse, işte toplamak, kurucu zeminde başlayıp, yayılır ötelere, gene gelir oralardan, sen ben ilişkilerinde, ben seninle kurarım gönencimi, sen ben de kaybolunca, anlarsın kendini. </description>
<link>https://www.antoloji.com/kendiliksiz-siiri/</link>
<guid>3492477</guid>
<pubDate>2023-07-28T06:55:00+03:00</pubDate>
<author>Gökhan Oflazoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Yalın</title>
<description>Dokunduğun her dal kırılınca mı açılır bitmeyen yalınlık, kimlik kurup, sevinç dağıtan öncesizlik, akıl et, bıraktığın zihin bayramlarını, yeni açılmış tatlı paketleriyle başlamış, el öpüp, zamanlar üstü çarpışan arabalara binmiştin, sonra bayram bitince, gün başladı erkenden, kendine hediyeler için gene yola çıktın, amacın buydu zaten, geride kalan hasad, yeniden. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yalin-21-siiri/</link>
<guid>3475892</guid>
<pubDate>2023-06-03T16:05:00+03:00</pubDate>
<author>Gökhan Oflazoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Sağlık</title>
<description>Ya yağmur aniden boşandıysa üstüne, kimlik yerine davet eder onları, her damlada oluşan dilinle, yeniden kurar dağıttıklarını sağlam bir zeminde, yüzünü silerken davranışları, iletişimi kesme, sağlığına gereklidir unuttuğun siperde, gözeneklerini bekle, hediye et kendine, yükselsin varlık, alışsın gelip, gidene, uzay katı, sen de, keser birbirini, ve açılır derinliklere, daha da yaklaşana uzaklaş, gelir gene devamı, birden ve birbirine değmeden, seninle. </description>
<link>https://www.antoloji.com/saglik-60-siiri/</link>
<guid>3475803</guid>
<pubDate>2023-06-03T07:36:00+03:00</pubDate>
<author>Gökhan Oflazoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Yaprak</title>
<description>Yaprakların dağıldığı altın taşta parıldar ışık, bırakır toz duman gerisinde, yerleşirken birliğe, dönen sen değilsin, suretin, aynalık eder sadece, dağıldıkça toplayan zaman telleri, yakınlığa karışmış, ezelden beri taşır her yere, ileriye, hayali gerekçelendirir, gidip, geldikçe, dön desen dönmez ki, tozdur o, sıkı tutulmasa dağılır, ve konar bilmediğine, geri çağırsan gelmez ki, uçarken bakılmamıştır, ve derin yapılarda unutulmuş, hatırlamaz ki, seni sana armağan eden, kayıptır, bulunmaz ki. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yaprak-189-siiri/</link>
<guid>3473472</guid>
<pubDate>2023-05-25T17:26:00+03:00</pubDate>
<author>Gökhan Oflazoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Ruh</title>
<description>Biz gerçekte orda yaşarız, şekilde ölür, yine doğarız,  bakışlarından uçan kartallar birden kondular, biz görmedik, onlar uçtular, anlaşılmadık yerlerde mekan kurdular, yeni haberlerin kaynağında nefes aldılar, bakışlarını indir, susmasınlar. </description>
<link>https://www.antoloji.com/ruh-101-siiri/</link>
<guid>3472213</guid>
<pubDate>2023-05-21T17:15:00+03:00</pubDate>
<author></author>
</item>
 <item>
<title>Birisi</title>
<description>Ya biri sana dokunur, ya da sen dokunacaksın belki de, ince nağmelerden can soluğu yayılırken ötelere, sesler dokunmak olur, akar iklimlere, bir hassas yapıda toplanır, çekirdeği kurar emince, gel uykuların taştığı yerde an olan, kim bakışında üremiş, uzan, gül deren yakınlığın elinde başlayan, söner görülmeyende, ama, görebilirsin, dokun sesle yükselen yüze. Aynı sarmaşık, varlığına dolaşık, bütün katmanlarda görünür, o dokunduğun sesle. </description>
<link>https://www.antoloji.com/birisi-44-siiri/</link>
<guid>3464375</guid>
<pubDate>2023-04-23T04:52:00+03:00</pubDate>
<author>Gökhan Oflazoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Silik</title>
<description>Ne kadar sussan duyuluyor uzaklığın, bir zamanın kırılmasında, eksilen kırıntıların. Kuşların pencere kenarında beslendiği, ele geçen silik görüntüler, tekrar izleyiş, getirmeyecek yitirilmiş utkuların görkemini. Son öpülen sessizlikte terketti, bir aralıkta </description>
<link>https://www.antoloji.com/silik-10-siiri/</link>
<guid>3464209</guid>
<pubDate>2023-04-22T15:34:00+03:00</pubDate>
<author>Gökhan Oflazoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Sayı</title>
<description>Bir sabah çiğinde açılır saklı zamanın yaprakları, sen ben duymayız, görünün sancısıyla örtülü, uyanır burda olmayana, hep istediğin, olmamışın kucağında bir pamuk hülyası, uykuların kadar canlı, durağanlıkta gömülü sevinç yumağı, örmüş kendini, sayıların görkemini yokla, sana dönen nedir, yoksa </description>
<link>https://www.antoloji.com/sayi-3-siiri/</link>
<guid>3459081</guid>
<pubDate>2023-04-06T08:26:00+03:00</pubDate>
<author>Gökhan Oflazoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Gülümsemede yerleşik.</title>
<description>Bir gülümseme süresince uçuşan anların,  uzaklığın potasında erimesiyle elde edilir zaman, sana nefes, kararsız iklimi sarar, yazıklanışında üreyen kendilik ve ötenin zemininde yankılanan, duru ve saf yapıdır ilk duyulan, tercihini parlatır, kabulun görkemidir fetih, bildiğini unutmuş, bilginin kaynağına taşan. Görmezliktir varkılan, süreklilik çemberini , dolan dur, elinde yersizlik ve darlık ekseni. Say ki omuzlarında buncası, ya tekinlik, ya da kaygan zemin içre unutulur, uzakta kalan. </description>
<link>https://www.antoloji.com/gulumsemede-yerlesik-siiri/</link>
<guid>3459080</guid>
<pubDate>2023-04-06T08:18:00+03:00</pubDate>
<author></author>
</item>
 <item>
<title>Gerçeğin İvmesi</title>
<description>Her damlada öksüz kalan doğar tabii ki, senden artan da yokun zümresi aykırının kucağında yer yer, olmayan kendi başkalarında, dile sinmiş ve varlığa, terkolunmuş iç, bakmışın dışarda, yapılanır yeniden ilk olanın ilkesinde, varlıksa, demir prangalar kırılır, bakarsın özgürlük söylemden başka, söze sinmiş yok evreninden taşar gerçek zeminine, söyleyerek ve dileyerek yapamadığın, damarlarından filizlenmişse, işte o zaman, gerçekliğin payandası çekilmek yerine, çıkar önüne. </description>
<link>https://www.antoloji.com/gercegin-ivmesi-siiri/</link>
<guid>3459076</guid>
<pubDate>2023-04-06T08:00:00+03:00</pubDate>
<author>Gökhan Oflazoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Sis</title>
<description>Sanki yoğun bir sis inmiş, görünmezi daha görünmez yapan, belki karanlık içime sinmiş, ışığı dehlizde kuran. Gidip görmedim, kendi geldi, neden demedim, bir harcıalem duygu ki her yerde sarfederim, bir etrafa bakar bir kendime dönerim, dönerim de ne olur, kendimi yerinden ederim, hiç olmamış yerim, sökülse dert mi olur, böyle de geçer giderim, kem bakışın gül de birikmiş teri akar teninden, yaz göğü rengarenk, durgun. Havayı terkederim. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sis-101-siiri/</link>
<guid>3450989</guid>
<pubDate>2023-03-12T15:33:00+03:00</pubDate>
<author>Gökhan Oflazoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Yaşanacak</title>
<description>Kimse kimseyi dinlemez, ama, herkes konuşur, bunun ölüçüsü budur, anlamak değildir derdimiz, yükümüzü devredecek bir gönüllü tercihimiz. Hiç buluşamadığımız, buluşmalarda, ne var ne yok ortaya dökeriz, kimse almaz, geldiğimiz gibi gideriz, her kafadan bir ses çıkar, dünyayı dünya yapar, bir tatlı esintiyle sarmaş dolaş, rüzgar dinlemişse, başkası boşa uğraş, çek küreklerini engine, kayıp define yoktur ama, aramadığına kapıyı aç, işte gene </description>
<link>https://www.antoloji.com/yasanacak-4-siiri/</link>
<guid>3450983</guid>
<pubDate>2023-03-12T15:16:00+03:00</pubDate>
<author>Gökhan Oflazoğlu</author>
</item>
 </channel>
</rss>
