<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Furkan Diker Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Vurgun</title>
<description>Bir yangın düştü içime adı sensiz geceler Ne uyku sığar gözüme ne dilime heceler Seni soran her hatıra kanatır yaramı Ben sustukça büyüyor içimdeki çileler  Özlem değil bu bildiğin damarlarımda zehir </description>
<link>https://www.antoloji.com/vurgun-171-siiri/</link>
<guid>3844478</guid>
<pubDate>2026-06-19T10:51:00+03:00</pubDate>
<author>Furkan Diker</author>
</item>
 <item>
<title>İhtiyacım Var</title>
<description>İhtiyacım var bir çift sıcak söze Yorgun düştü gönlüm sensiz bu gece Bir umut bırak da tutunayım yine Karanlık yollarımda sana ihtiyacım var  İhtiyacım var yarım kalan düşlere </description>
<link>https://www.antoloji.com/ihtiyacim-var-110-siiri/</link>
<guid>3844052</guid>
<pubDate>2026-06-18T09:19:00+03:00</pubDate>
<author>Furkan Diker</author>
</item>
 <item>
<title>Sen Sevmezsen Olur</title>
<description>Sen sevmezsen olur elbet alışırım zamanla Bir fotoğraf kalır senden konuşurum akşamla Yüreğime yük bıraktın sustum bütün dünyaya Kırgınlığım arkadaşım yürürüm ben onunla  Sen gülerken içimde kaç fırtına sakladım </description>
<link>https://www.antoloji.com/sen-sevmezsen-olur-siiri/</link>
<guid>3843014</guid>
<pubDate>2026-06-15T10:03:00+03:00</pubDate>
<author>Furkan Diker</author>
</item>
 <item>
<title>Bunu Okuyan Herkese Sesleniyorum</title>
<description>Bunu okuyan herkese sesleniyorum;  Ben sadece bir yabancıyım. Belki bu satırları okurken bir otobüstesiniz. Belki gece yarısı odanızın sessizliğinde belki de kalabalığın içinde kendinizi yalnız hissediyorsunuz. Nerede olursanız olun şunu bilin; hayat sandığınızdan daha kısa zaman ise sandığınızdan daha acımasızdır. Bir gün sevdiğiniz insanların sesini son kez duyacaksınız ve bunu o an fark etmeyeceksiniz. Bir gün son kez bir sokağın köşesinden dönecek son kez bir dostla gülecek son kez birine sarılacaksınız. İnsan hayatındaki en değerli anların çoğunun son kez yaşandığını o an anlayamıyor. Bu yüzden kırgınlıklarınızı sonsuza kadar taşımayın. Gururunuzu mezarınıza kadar götürebilirsiniz ama sevginizi götüremezsiniz. Sevdiğiniz insanlara onları sevdiğinizi söyleyin. Annenizin, babanızın, kardeşinizin, dostunuzun sesini duyduğunuz her günün bir hediye olduğunu unutmayın. Bir gün hepimiz bir hatıraya dönüşeceğiz. Kimimiz bir fotoğraf karesinde kalacağız, kimimiz bir şarkıda, kimimiz eski bir mesajın içinde. Ardımızdan büyük başarılarımız değil bir kalbe nasıl dokunduğumuz hatırlanacak. Eğer bir gün kendinizi çok yalnız hissederseniz gökyüzüne bakın. Aynı yıldızlara bakan milyonlarca insan var. Kimi ağlıyor, kimi bekliyor, kimi özlüyor, kimi de hayata yeniden tutunmaya çalışıyor. Belki birbirimizi hiç tanımıyoruz ama aynı göğün altında aynı acılara ve aynı umutlara sahibiz. Eğer bugün hayat sizi yoruyorsa biraz dinlenin ama vazgeçmeyin. Çünkü sizin haberiniz olmadan bile bir yerlerde varlığınız birinin dünyasını güzelleştiriyor olabilir.  Ben kimim bilmiyorsunuz. Belki adımı hiç öğrenmeyeceksiniz. Bu satırlar bir gün karşıma çıkmazsa bile sizden küçük bir ricam var. Bir çocuğun gülüşünü önemseyin. Bir yaşlının anlattığı hikayeyi sonuna kadar dinleyin. Bir hayvana su verin. Bir ağacın gölgesinde birkaç dakika durun. Sevdiklerinize sarılın. Çünkü hayatın anlamı büyük zaferlerde değil fark edilmeyen küçük güzelliklerde saklıdır. Yıllar sonra bu satırları hatırlarsanız eğer beni değil kendinizi hatırlayın. Çünkü bu yazı aslında bir yabancının değil bir gün her şeyi geride bırakacak olan insanlığın ortak vedasıdır. Eğer hala nefes alıyorsanız hala geç değildir.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/bunu-okuyan-herkese-sesleniyorum-siiri/</link>
<guid>3841403</guid>
<pubDate>2026-06-10T19:11:00+03:00</pubDate>
<author>Furkan Diker</author>
</item>
 <item>
<title>Ölsem Ne Olur</title>
<description>Hangi kapı biraz daha yavaş kapanır ardımdan? Hangi ses eksildiğimi fark eder de bir anlığına susar? Ben zaten yarım yaşadım Bir yanı hep eksik bir yanı hep suskun Kalbim konuştuğunda kimse dinlemedi Sustum </description>
<link>https://www.antoloji.com/olsem-ne-olur-3-siiri/</link>
<guid>3796871</guid>
<pubDate>2026-02-20T09:50:00+03:00</pubDate>
<author>Furkan Diker</author>
</item>
 <item>
<title>Vazgeçmeye Mecbur Kaldım</title>
<description>Bir ömrü avuçlarımda senin için sakladım Her kırılışta susup içime kan akıttım Sevgi derken hep kendimi yok saydım Gitmedim aslında vazgeçmeye mecbur kaldım  Gözlerin başka düşlere perde oldu bir akşam </description>
<link>https://www.antoloji.com/vazgecmeye-mecbur-kaldim-siiri/</link>
<guid>3793621</guid>
<pubDate>2026-02-12T19:58:00+03:00</pubDate>
<author>Furkan Diker</author>
</item>
 <item>
<title>Ve Sen Sevgili</title>
<description>Hangi söz tarif eder sevgiyi? Yıldızlar, güneş, bahar çiçekleri... Benim gözlerimden baksaydın kağıda İçin parçalanana kadar sensizlik yazardın Oysa ben penceren de Bir fesleğen olmak istedim. </description>
<link>https://www.antoloji.com/ve-sen-sevgili-4-siiri/</link>
<guid>3790641</guid>
<pubDate>2026-02-06T08:10:00+03:00</pubDate>
<author>Furkan Diker</author>
</item>
 <item>
<title>Yalnızım Ben</title>
<description>Bir ev var içimde ışığı hiç yanmaz Duvarları dert tavanı çökük biraz Kapıyı kapatsam da geçmiş durmaz Yalnızlık beni gece bile bırakmaz  Kırgınlığım adım olmuş aynalarda </description>
<link>https://www.antoloji.com/yalnizim-ben-5-siiri/</link>
<guid>3790640</guid>
<pubDate>2026-02-06T08:06:00+03:00</pubDate>
<author>Furkan Diker</author>
</item>
 <item>
<title>Cevapsızlık</title>
<description>Tanrım, Bu mektubu sana dua niyetiyle yazmıyorum. Çünkü dualarımı bitirdim. Bu bir yakarış da değil. Bu yorgun bir insanın iç döküşü. Yıllardır susuyorum. Sen sustukça ben sustum. Belki sen duyarsın diye değil kendimi kaybetmeyeyim diye. Artık soruyorum;  -Bunca yıl beni gördün mü gerçekten? -Yoksa ben sadece kalabalık bir sessizliğin içinde kaybolmuş bir ses miydim? -İnsan ne kadar bekler? </description>
<link>https://www.antoloji.com/cevapsizlik-2-siiri/</link>
<guid>3788251</guid>
<pubDate>2026-01-31T11:42:00+03:00</pubDate>
<author>Furkan Diker</author>
</item>
 <item>
<title>Dilenci</title>
<description>Kaldırım taşlarında üşür ayaklarım Gecenin yükü çöker omuzlarıma Bir avuç umut ister yorgun kalbim Kimse dönüp bakmaz yaralarıma  Bir kapı ararım ışığı sızmayan </description>
<link>https://www.antoloji.com/dilenci-299-siiri/</link>
<guid>3765809</guid>
<pubDate>2025-12-06T12:08:00+03:00</pubDate>
<author>Furkan Diker</author>
</item>
 <item>
<title>Sende Yan</title>
<description>Sen değil miydin bir başıma bırakan Sen değil miydin geceler boyu ağlatan Geçmez günüm bir kez olsun yanmadan Bir gün koparacaksın beni bu hayattan  Sen değil miydin aydınlık dünyamı karartan </description>
<link>https://www.antoloji.com/sende-yan-3-siiri/</link>
<guid>3696694</guid>
<pubDate>2025-05-30T22:59:00+03:00</pubDate>
<author>Furkan Diker</author>
</item>
 <item>
<title>Kısacası Yalnızlık Vardı</title>
<description>Sevmek vardı Sırılsıklam aşık olmak Yağmur olmak vardı Bulutlardan düşerken Tenine dokunmak Gözlerine bakarken </description>
<link>https://www.antoloji.com/kisacasi-yalnizlik-vardi-siiri/</link>
<guid>3691959</guid>
<pubDate>2025-05-19T22:25:00+03:00</pubDate>
<author>Furkan Diker</author>
</item>
 <item>
<title>Üşüyordum</title>
<description>Üşümesem yeterdi aslında Gülüşlerim acılarımın çığlığıymış Oysa hep sevgi olsun istemiştim Kışa hazır mıyım bilmiyorum Karlar işgal ediyordu ruhumu Soğuyan bir bardak çayın tadı </description>
<link>https://www.antoloji.com/usuyordum-4-siiri/</link>
<guid>3691102</guid>
<pubDate>2025-05-17T23:56:00+03:00</pubDate>
<author>Furkan Diker</author>
</item>
 <item>
<title>Kazanan Sadece Yalnızlıktı</title>
<description>Her şey turunç kokulu bahar günlerinin yaşandığı bir gecede başlamıştı. Zaman saatlerin en tenhasıyla birlikte geçerken ay karanlıklardan süzülerek pencere kenarında ki boş yatağını selamladı. En kıymetli en güzel anılara şimdiler de karabasanlar eşlik ediyordu. Adını bilmedi denizlere yol alınırken her geçen gün bir şeylerin eksildiği saksıda kuruyan papatyalardan belliydi. Sessizlik bıçak gibi kesiyordu evin her köşesini. Kalbinde ki çırpınışlar duvardan duvara çarparak sarı sayfalara bir bir dökülüyordu.  Düşlerinde büyüttüğü umutlar ruhunun derinliklerinde ki dokunuşlarda kaybolmuş, kalp var oluş sebebini sorgulamaya başlamıştı. Çok korkunçtu! İnsan hiç bu kadar kör olmamıştı. Dünyanın büyüsü bozulmuş, bütün yalnızlıklar gecenin zifiri karanlığıyla yıldızlara dağılırken kaybolan yıllar kayıp giden her yıldızın belirsiz ufuklarıyla bütünleşti. Penceresini açtığında sokaklar artık turunç kokmuyordu. Derin bir sessizlik ağarmaya başlarken gökyüzü hıçkıra hıçkıra bağırmaya başladı. Aslında hep ait olmak istediği bir dünya vardı. Zaman ilaç falan değildi. İyi bir kalbe sahip olmanın bedeli en ağır şekilde ödeniyordu. En sonun da yalnızlığın kurbanı oldu. Önce kalbini sonra da ruhunu ateşe verdi. Geride kalan son sevgi kalıntılarınında göz yaşlarıyla boğulduğuna taş kesilen yastığı şahitlik etmişti. Nasıl biteceğinin bir önemi yoktu. Önemli olan nasıl bitireceğindeydi. Her şeyin bir sonu vardı. Ama kırgınlığın yoktu…  Kalabalıkların arasında gözlerden kaybolmuş, o günden sonra bir daha hiç kimse ondan haber alamamıştı. Tan vakti usulca kimsesiz sokaklara dağılırken masasının üzerine son yazdığı kitabını bırakmıştı. Geceden kalan kül tablasının kokusu bütün odayı kucaklarken eski taşlı evin bütün pencereleri açıktı. O son kitabının ismi yoktu. Sevgiler yerini kayıp bir yapboz parçası gibi sarı sayfalara bırakırken aslında herkesin bir hikayesi vardı. Onun hikayesi yeni başlıyordu. Kaderi kendi haline bırakmıştı. Olacak her şeye hazırdı. Yalnızlığın çağı başlerken isimsiz kalan kitabın son satırlarıydı;  Sevgili kendim; Sesini duymayalı uzun zaman oldu. Belki duyarsın beni. Sevgi hiç bir şeye yetmedi. Oysa herkesin aradığı sevgiydi. Zaman herkesi aldı gitti. Yaşamak desem kim inanır. Söylesene hangi ölü bana yaşamanın güzel olduğunu anlatır… </description>
<link>https://www.antoloji.com/kazanan-sadece-yalnizlikti-siiri/</link>
<guid>3688392</guid>
<pubDate>2025-05-10T23:14:00+03:00</pubDate>
<author>Furkan Diker</author>
</item>
 <item>
<title>Yalnızlığın Uğultusu</title>
<description>Kalbi hassas olan insanların çoğu intihar etmeyi seçmişti. Ben yalnız yaşamayı seçtim. Oysa yalnız yaşamakta bir intihar etme biçimiydi. Aramızda fark yoktu... </description>
<link>https://www.antoloji.com/hayat-senfonisi-2-siiri/</link>
<guid>3686767</guid>
<pubDate>2025-05-06T23:24:00+03:00</pubDate>
<author>Furkan Diker</author>
</item>
 <item>
<title>Günaydın</title>
<description>Günaydın Kaf Dağı'nda ki umutlar Günaydın sevgili Anka kuşu Ve sana da günaydın yaşadığım hayat... </description>
<link>https://www.antoloji.com/gunaydin-638-siiri/</link>
<guid>3682912</guid>
<pubDate>2025-04-27T09:25:00+03:00</pubDate>
<author>Furkan Diker</author>
</item>
 <item>
<title>Ey Sevgili</title>
<description>Ey sevgili! Nasıl anlatayım sana kendimi Sen ki gönül bahçemin hüzün çiçeği Ah çekerim her koklayışta Ruh meftun sana Gözlerin gece de mahperi </description>
<link>https://www.antoloji.com/ey-sevgili-598-siiri/</link>
<guid>3682810</guid>
<pubDate>2025-04-26T22:58:00+03:00</pubDate>
<author>Furkan Diker</author>
</item>
 <item>
<title>Hep Uzakta Hep Derin</title>
<description>Bazen öyle anlar vardır ki yaşanılanların kokusu üzerine sinmeye başlar. Boğazında düğümlenirken bütün kelimeler elveda demeden yollara düşersin. Artık hiç bir şeyin eskisi gibi olmayacağını anladığında tuz basarsın yaralarına. Bütün anıların kızgın bıçaklar gibi ciğerlerine saplanırken düşlerin birer birer son bulur. Kısacası bu hayatta iyi bir kalbin varsa bedelini her zaman yalnızlıkla ödersin. Böylece bir masalın ortasında kaybolursun. Bir varmış bir yokmuş. Evvel zaman da birisi varmış;   Sevgi mi? Gökyüzü ve denizin mavisi gibi Hep uzakta hep derin…  </description>
<link>https://www.antoloji.com/hep-uzakta-hep-derin-siiri/</link>
<guid>3673668</guid>
<pubDate>2025-03-27T23:01:00+03:00</pubDate>
<author>Furkan Diker</author>
</item>
 <item>
<title>Soğuk Bir Mersin Akşamı</title>
<description>Rüyalar yıkılan sabahlarla süslenirken İçimi lime lime kesiyordu hasretin Hayalin saklanıyordu gözlerimde Sana günaydın demek istiyordum Asit yağmurları süzülüyordu yanaklarımdan Taze iyot kokuları sarıyordu her yanı </description>
<link>https://www.antoloji.com/soguk-bir-mersin-aksami-siiri/</link>
<guid>3673632</guid>
<pubDate>2025-03-27T20:46:00+03:00</pubDate>
<author>Furkan Diker</author>
</item>
 </channel>
</rss>
