<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Filiz Kayan Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Toprak Kokan Yarim ANADOLUM</title>
<description>Sen mertlik timsali güzel yüreğim  Sen dostluk misali en sevdiceğim Sen sağlam bileğim en son dileğim Toprak kokan yarim, Anadolumsun  Seni anlatmaya dil aciz kalır </description>
<link>https://www.antoloji.com/toprak-kokan-yarim-anadolum-siiri/</link>
<guid>1387321</guid>
<pubDate>2010-05-03T08:46:00+03:00</pubDate>
<author>Filiz Kayan</author>
</item>
 <item>
<title>Aynalarda  Sevmiştim Seni</title>
<description>Çorak gönlüme düşen serin damlalarınla Hangi mevsimin yağmuruydun ki sen  …. Tutmaya kıyamadığım ellerini Bilmem kaç kez koklamak istemiştim de Utanmış, vazgeçmiştim her defasında Bakınca, içinde kaybolmaktan korktuğumdan </description>
<link>https://www.antoloji.com/aynalarda-sevmistim-seni-siiri/</link>
<guid>1313471</guid>
<pubDate>2009-12-31T16:33:00+03:00</pubDate>
<author>Filiz Kayan</author>
</item>
 <item>
<title>Gözlerin İdamıma Kurulan Sehpa Olmuş  Bu Aşkta.</title>
<description>Sen,gecenin bilmem hangi yarısında, kaçıncı uykunun kollarındayken sarmaş dolaş, ben, uyanıkken gördüğüm rüyamı, masalımı kim bilir kaçıncı defadır okuyorum.... Hayatındaki bütün kirleri arıtarak girmişti bu masalda yakışıklı prens zavallı genç kızın yaşamına.Evet zavallıydı,çünkü onca yaşanmış yıllarına rağmen henüz aşkı tanıyamamıştı kız.Öylesine masum öylesine savunmasızdı ki aşka karşı.Aşk ise,  pusuda bekleyen bir cellat,idamına kurulmuş bir sehpa misali...Nereden bile bilirdi ki aşk = ölüm olacaktı onun için. Onsuz yaşanan tek bir saatin binlerce asıra bedel olacağını, nasıl bilebilirdi ki.......? Bu masalda da bir VARmış bir YOKmuş olmuş ve gün gelmiş yollar ayrılmış,ayrılmak zorunda kalmış. İzin alınmadan çıkılan sevda yolunda çıkmazlara dalınmış. Yakışıklı prens bu aşka kefaret ömrünü teklif etmiş kadere ''olmaz demiş'' kader. Genç kız ise konuşamayacak kadar bitkin,yorgun, nefes alamıyor neredeyse.Kirpikleri o'nsuzluğu taşımaktan yorgun düşmüş.Ha kapandı, ha kapanacak...Son bir çabayla toparlanıp dönerek kadere,  neredeyse bir fısıltı edasıyla  seslenmiş: -Uyandır beni ne olur.O, benim uyanıkken gördüğüm en güzel rüyam diye yalvarmış. Olmaz demiş zalim kader.Genç kız son bir bakıp sevdiğinin gözlerine, gülümsemiş her zaman ki kadar içten.Kadere inat..Ardından  aşkını da alıp yanına kaf dağının ardına uçmuş.....Bir daha da uyanamamış …! Peki masal burada bitmiş mi…? ? ? </description>
<link>https://www.antoloji.com/gozlerin-idamima-kurulan-sehpa-olmus-bu-askta-siiri/</link>
<guid>1292484</guid>
<pubDate>2009-11-23T19:37:00+03:00</pubDate>
<author>Filiz Kayan</author>
</item>
 <item>
<title>Unut Gitsin (Deneme)</title>
<description>Gurur dikeniyle zehirli çiçek…… Seni aşkımın ağırlığınca özlerken ben, sen nerelerdeydin… Kalan son gücümü kullanarak yazıyorum bu dizeleri işte….Sana,birini bile beğendiremediğim hayatın tüm renklerini sunmuşken bu aşkta, sen,tek bir rengi bile çok gördün bana. Gözlerinin rengini…. Masum sevgimi ucuz gururlarınla yıktın hep..ucuz ihanetlerinle..Söyle? ? .Yoksa artık sen de herkes gibi misin ya da ben herhangi biri mi oldum senin için? Öyle ise şimdi çıldırmanın tam zamanı. Aşkı beş geçe geç kalmışız sevmelere demek.. Hani pek övünürdün ya sevginle, unutma o sevginin, o çok övündüğün sevginin ‘’aslı’’ bende! ..Yine de teşekkür ediyorum sana bana aşkın yanında pek çok şeyi de öğrettiğin için’’Yok saymayı’’ mesela...Bir dilin kaybolan sözcükleri gibi yitirdim ben seni bu sevdada günbegün. Yenemedin o kahrolası gururunu bir defacık bile olsa.Onca zaman ne aradın ne sordun sevgili.Oysa ki ben aşkın için, en kuytu sokaklara bile dalabilecekken, senin için… </description>
<link>https://www.antoloji.com/unut-gitsin-deneme-siiri/</link>
<guid>1283306</guid>
<pubDate>2009-11-07T00:49:00+03:00</pubDate>
<author>Filiz Kayan</author>
</item>
 <item>
<title>Dostluk Üzerine..</title>
<description>Kaçımızın,bu hayatta ''gerçek dost'' diyebileceği dostu var?  Ya da kaçımızın zorda kaldığında daima hissettiği bir el'i var sırtında? Yaşadığımız hayat,bizlere pekçok değeri silip yititrtirken yavaş yavaş, kaçımız en özel,en gizli sırlarımızı paylaşabiliyoruz dostlarımızla ya da dost bildiğimiz insanlarla? Kaçımız dostluğunu sınayacak kadar güvenebiliyor dostuna? Peki,ya sonunda hiç te beklemediği </description>
<link>https://www.antoloji.com/dostluk-uzerine-7-siiri/</link>
<guid>1174722</guid>
<pubDate>2009-05-08T00:37:00+03:00</pubDate>
<author>Filiz Kayan</author>
</item>
 <item>
<title>Aşkın Gaz Halindeyim</title>
<description>Göçmen kuşların hazanda yuvalarını terk ettiği gibi,ümitlerim de beni bir bir terkediyor.Geriye kalan kırıntılarsa,hayal kurmama bile yetmeyecek kadar az. Yalnızlık deli edecek kıvamda.Kordan farkı yok sensizliğin ve yakmaya devam ediyor son hız.Güvercin tedirginliğindeki yüreğim son bir umut,son bir çabalayla silkeliyor kanatlarını uçmak için sana,uçmak için umuda...Ama olmuyor...Uçamıyorum.Bırak uçmayı kımıldayamıyorum bile.Sanki,sanki beton dökmüş hayat bedenime,kımıldayamıyorum. Önceleri pek çok hayalim vardı sana dair sen'li,gerçeğe dönmesi için çabaladığım.Şimdi ise bunları düşünmemeliyim hatta unutmalıyım diyorum kendime.Evet zor da olsa unutmalıyım seni.Çünkü biliyorum ne sen gelebilirsin köklerinden kurtulup bana... ne de ben buraları terk edebilip sana... Belki de saklamalıydık duygularımızı.Sen, benim ulaşamadığım  bir yıldız olarak kalmalıydın,ben ise sana uzak bir gezegen.Dokunmamalıydık birbirimize,tıpkı şimdi olduğu gibi.Sen benim hayalim olmamalı,sevdam olmamalıydın.. Şimdi vazgeçmeli hayallerden vazgeçmeli sevmelerden.Unutmalı gülüşleri unutmalı öpüşleri...Olur mu ki? Bu kadar severken olur mu ki be Yiğidimmm.Unutmaya çalışmak,unutmaktan daha zor inan. Sen daima benim hayalim olarak kalmalısın,daima..Daima sen, sevdam olmalısın.Ben ise sevenin,daima. </description>
<link>https://www.antoloji.com/askin-gaz-halindeyim-siiri/</link>
<guid>1172869</guid>
<pubDate>2009-05-04T18:57:00+03:00</pubDate>
<author>Filiz Kayan</author>
</item>
 <item>
<title>Yasemin (Hikaye) *7*</title>
<description><img src='http://www.antoloji.com/siir/media/91/www_antoloji_com_1071491_301.JPG'   Mustafa konuşmaya başlamıştı.Önündeki set açılmış ….. -Beş yaşına girdiğin birlikte kutladığımız o son doğum gününü hatırlıyor musun? Sizin evde tadilat işleri olduğundan bizim evde kutlamıştık hani.Unutmuşsun! Ben unutmadım.O benim için öyle önemli bir gündü ki.Hayatımın ilk,tek ve gerçek aşkı…Onu  öptüğüm gündü o gün..Ben hiç unutmadım.! Yanağından öpmek isterken  sendelemiş üzerime doğru düşmüştün ve ben seni kazayla da olsa  dudaklarından öpmüştüm.Biliyor musun ben o anı unutmamak için, hiçbir kadını öpmedim.Bu sapık! dudaklar o küçük kızdan başka birini öpmedi, öpemedi.İster takıntı de ister delilik ister başka bir şey..Yani senin dediğin ve hatırladığın gibi ilk öpüşün o hayvan herifle değil benim ile olmuştu.Çocukça bir şeydi bu ama gerçek bu Yasemin.Bendim! Seni ilk öpen bendim! Peki sence neden  düğününe gelmedim.Hiç düşünür müydün bu sapığın seni ölesiye sevebileceğini? Seni başka birinin yanında görmeye dayanacak kuvveti bulabilseydim belki gelirdim.Ama bulamadım..Sen ne kadar uzak kaldıysan aşktan ben o kadar iç içeydim.Evet bir gün, tam tüm cesaretimi toplayıp sana açılmayı denedim ki, sen benden önce davranıp Doğan’ı ve ondan aldığın evlilik teklifini anlattın bana.Günlerce kendime gelemedim.Seni kaybetme düşüncesine alışamadım. Bu sırada cebinden çıkardığı oldukça eski bir kağıt parçasını ağlayarak Yasemin’e uzatarak: </description>
<link>https://www.antoloji.com/yasemin-hikaye-7-siiri/</link>
<guid>1071491</guid>
<pubDate>2008-11-27T17:08:00+03:00</pubDate>
<author>Filiz Kayan</author>
</item>
 <item>
<title>Yasemin (Hikaye) *6*</title>
<description><img src='http://www.antoloji.com/siir/media/87/www_antoloji_com_1071487_571.JPG'   Kahvaltıdan sonra birlikte dolaşmaya sahile inmişti iki eski arkadaş.Biraz yürüdükten sonra mütevazı bir çay bahçesinde oturdular. -Neden bana söylemedin? -Neyi? </description>
<link>https://www.antoloji.com/yasemin-hikaye-6-siiri/</link>
<guid>1071487</guid>
<pubDate>2008-11-27T16:58:00+03:00</pubDate>
<author>Filiz Kayan</author>
</item>
 <item>
<title>Yasemin (Hikaye) *5*</title>
<description><img src='http://www.antoloji.com/siir/media/81/www_antoloji_com_1071481_861.JPG'   Mustafa yaşanan korkunç kazayı Safiye Hanım’dan öğrenmiş ancak tüm aramalarına rağmen Yasemin’le konuşmayı başaramamıştı.İşte yine kabuğuna çekilmiş kimseyle konuşmuyordu Yasemin.Ailesi çaresiz ve mutsuz, o ise her zamankinden daha fazla umutsuzdu. Aradan geçen birkaç ay Yasemin’in hayatını epeyce değiştirmişti.Artık yeniden ailesiyle birlikte yaşıyordu.Ancak Doğan’ın ailesi hala çok yakın ve sıcaktı ona karşı.Hatta Cem Bey balayı ısrarından dolayı için için vicdan azabı bile duymaktaydı.Her gün düzenli olarak Yasemin’i arıyor ona destek oluyordu.Gelinleri onlara biricik evlatlarının emanetiydi. Bu sırada Mustafa Yasemin’e ulaşamamanın üzüntüsünü yaşarken hayatı kendisine gelen bir iş teklifiyle değişecekti. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yasemin-hikaye-5-siiri/</link>
<guid>1071481</guid>
<pubDate>2008-11-27T16:50:00+03:00</pubDate>
<author>Filiz Kayan</author>
</item>
 <item>
<title>Yasemin (Hikaye) *4*</title>
<description><img src='http://www.antoloji.com/siir/media/78/www_antoloji_com_1071478_748.JPG'   Sabah ilk ışıklarını perdeden içeri süzdürürken genç çift o sabah güne farklı uyanmışlardı.Doğan,günaydın deyip Yasemin’e gülümsedi.Bu gülümseyiş her zamankinden farklıydı, her ikisi içinde.. Genç adam  hazırlanmış evden çıkmıştı. Bu arada Yasemin  geceden kalma bitkinliğiyle evin içinde geziniyordu.Ama içinde garip bir huzur vardı.hafta sonu için planlar yapıp kendi kendine konuşuyordu. Bu tek kişilik sohbetini çalan telefonun sesi kesti.Arayan Mustafa’ydı.Evet hala sık sık görüşüyorlardı, telefonla da olsa…,  Ne yazık ki işlerinin yoğunluğu nedeniyle düğüne gelememiş,dolayısıyla  neredeyse dört aydır görüşememişlerdi.Anlatacak çok şey vardı. Bir Mustafa bir Yasemin  heyecanla  anlatıyordu yaşadıklarını. Konu  hafta sonu gitmeyi planladıkları gecikmiş balayına geldiğinde konuşmalar gülüşmelere dönmüştü, Mustafa, </description>
<link>https://www.antoloji.com/yasemin-hikaye-4-siiri/</link>
<guid>1071478</guid>
<pubDate>2008-11-27T16:43:00+03:00</pubDate>
<author>Filiz Kayan</author>
</item>
 <item>
<title>Yasemin (Hikaye) *3*</title>
<description><img src='http://www.antoloji.com/siir/media/75/www_antoloji_com_1071475_612.JPG'   Yasemin ve Doğan gösterişli sayılabilecek bir düğünle evlenmişlerdi.Bu sırada üzerinden bir hafta geçmiş ama hala gerçek bir çift olamamışlardı..Yaşanan o olaydan yirmi yıldan fazla zaman geçmiş olmasına rağmen Yasemin hala  etkisinde, hala o korku dolu dakikaları yeniden,yeniden yaşıyordu.Genç adam artık tepki vermeye, Yasemin’e kötü davranmaya da başlamıştı.Bazen hakarete varabilecek sözlerle tartışıyorlardı.Oysa ki henüz on günlük bile değildi evlilikleri.Yasemin Doğan’a anlatmak istedikçe utanıyor,bazen utangaçlığını  bastırıp tam söyleyecek hale geliyordu ama bu sefer de Doğan onu dinlemek istemiyordu.Yapacağı açıklama onu tatmin etmeyecek gibi görünüyordu sanki. Bu arada günler geçmeye devam ediyordu.Aile büyükleri aralarındaki uzaklığı fark edememiş bu durum olayın çözümlenmesini iyice imkansızlaştırıyordu.Haluk Bey kızının yaşadığı sorunları hissedebilse, belki olaya el koyacak Doğan’a yaşanan o kabus dakikaları anlatacaktı.Anne Safiye Hanım ise belki de çekip alacaktı kızını.O, yuvanın en kolay kırılan çocuğu en hassas evladıydı.İlerlemiş yaşlarında Allah’ın ailelerine verdiği bir hediyeydi.Ve elbetteki diğer çocukları gibi çok kıymetliydi. Kimsenin onu üzmesine izin veremezdi.Ama kimin aklına gelirdi ki Yasemin’in bir yanının hala o apartman boşluğunda, hala o loş ışıkların gölgesinde ve hala burnundaki o rutubet kokusuyla can çekiştiğini.. Doğan her geçen gün biraz daha geriliyor Yasemin ise etkiye tepki verircesine karşı bir tavır sergiliyordu.Artık o da Doğan’ı haklı olarak  bilemediği bu olaydan ötürü yargılıyor her gününü ayrı bir kabus olarak görüyordu.Doğan yatak odalarını ayırmış,sözüm ona  ileride sahip olacakları bebekleri için hazırladıkları o boş ve soğuk odaya taşımıştı yatağını….İçeride bebeğin huysuz zamanları düşünülerek alınmış bir kanepe vardı.Uzanırken:                               	-Neye niyet,kime kısmet,dedi sinirli bir şekilde.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yasemin-hikaye-3-siiri/</link>
<guid>1071475</guid>
<pubDate>2008-11-27T16:37:00+03:00</pubDate>
<author>Filiz Kayan</author>
</item>
 <item>
<title>Yasemin (Hikaye) *2*</title>
<description><img src='http://www.antoloji.com/siir/media/43/www_antoloji_com_1071443_357.GIF'   Ailesi, Yasemin’in bu olayin etkisini görecegi psikolojik desteklerle asabilecegini  düsünse de o, bazi geceler gördügü kabuslarla aslinda hayatina ne kadar da isledigini biliyordu bunun. Ama onlari üzmemek için belli etmiyordu.Zaten sirf bu sebeple, olaydan birkaç gün sonra dogdugu o sirin mahalleden bile tasinmislardi.Belli ki babasi çevresinde ona yasadiklarini hatirlatacak hiçbir sey istemiyordu..Iste minicik Yasemin için bir yikim daha...Bu yasadiklari neyin bedeliydi. Ne yapmisti bunlari hak edecek.Onun simdiye kadar ögrendigi sey, yapilan hatalar bedel ödetirdi insana,cezalar bu yüzdendi, ama o hata yapmamisti ki.Tek suçu kendini savunamayacak kadar masum olmasiydi aslinda.Evet Mustafa da yoktu simdi.En iyi oyun arkadasi.Oysa ki onlar birlikte büyüyüp okula birlikte gitmek için birbirlerine söz bile vermislerdi….. Günler haftalari onlar aylari kovaliyordu. Yasemin,kendince, çevresine çizdigi koruyucu çemberle büyüyordu.Aslinda öyle hayat doluydu ki, ama nedense yanina birisi biraz fazla yaklassa birinin nefesini ne zaman yakininda  yüzünde biraz fazla hissetse geriliyor,bulundugu ortami terk ediyordu. Onun bu anlam verilemeyen davranislari çevresinde garip biri  oldugunu düsündürüyordu.Oysa hala kulaklarinda  o hayvani soluyus, dudaklarinda zonklama ve bedeninde o hirpalanma vardi Yasemin’in. Pasif bir arkadas çevresi ve oldukça basarili bir okul hayati vardi simdi genç kizin.Gün geçtikçe daha da güzellesiyordu.Yasitlari flört etmeye baslamisti.O ise hep bir kösede,yalniz, masum, içindeki o küçücük kizi teskin etmeye çabaliyordu.Bazi geceler rüzgar, bazi günler nefes kesen ayaz ve bazen de hafta sonlari gittigi yüzme dersleri …Hepsinde o adami, yüzünü, sesini, nefesini görüyordu.Bazen nefessiz kaliyor, kapali ortamlarda duramiyor dursa da  pencere kenarinda oturuyordu </description>
<link>https://www.antoloji.com/yasemin-hikaye-2-siiri/</link>
<guid>1071443</guid>
<pubDate>2008-11-27T15:21:00+03:00</pubDate>
<author>Filiz Kayan</author>
</item>
 <item>
<title>Yasemin (Hikaye) *1*</title>
<description><img src='http://www.antoloji.com/siir/media/29/www_antoloji_com_1071429_101.JPG'      </description>
<link>https://www.antoloji.com/yasemin-hikaye-1-siiri/</link>
<guid>1071429</guid>
<pubDate>2008-11-27T15:03:00+03:00</pubDate>
<author>Filiz Kayan</author>
</item>
 <item>
<title>*Vuslat MahŞerde Belki</title>
<description>Elveda deyip gitti dönülmez olan yolda  Elim koynumda kaldı elemli bakıyorum Savruldum rüzgarıyla kah o yanda bu yanda Canı ateşe attım durmadan yakıyorum  Anahtarı ondadır gönül kilitli kalmış </description>
<link>https://www.antoloji.com/vuslat-mahserde-belki-siiri/</link>
<guid>997799</guid>
<pubDate>2008-08-04T16:16:00+03:00</pubDate>
<author>Filiz Kayan</author>
</item>
 <item>
<title>-Çare Sende Derman Sende Aşk Sende</title>
<description>Huzuruna geldim  affeyle Rabbim Çare sende derman sende aşk sende Tek isteğim  bulsun felahı kalbim Çare sende derman sende aşk sende  Yüzüm yok ki sana dua edeyim </description>
<link>https://www.antoloji.com/care-sende-derman-sende-ask-sende-siiri/</link>
<guid>964131</guid>
<pubDate>2008-06-07T17:12:00+03:00</pubDate>
<author>Filiz Kayan</author>
</item>
 <item>
<title>-Öyle Olmalı ki..</title>
<description>Sevgini kağıda öyle bir saç ki Menba-ı yar olup çıksın ilhamın Aşkını başına kondur o taç ki Dillerden nameler döksün ilhamın  Gerçek aşkları say dünyada kaç ki </description>
<link>https://www.antoloji.com/oyle-olmali-ki-2-siiri/</link>
<guid>959755</guid>
<pubDate>2008-05-31T14:11:00+03:00</pubDate>
<author>Filiz Kayan</author>
</item>
 <item>
<title>-Şimdi Senden Vaz mı Geçmeli..</title>
<description>Sevdânın gölgesinde zıpkınla vurulmuşum  Tutkunun zirvesinde aşkına kurulmuşum Coşkun bir nehir iken seninle durulmuşum Elveda deyip gitme, gönlünden itme beni.  Dünya artık bana dar, etsem de son bir gayret </description>
<link>https://www.antoloji.com/simdi-senden-vaz-mi-gecmeli-siiri/</link>
<guid>941566</guid>
<pubDate>2008-04-24T17:23:00+03:00</pubDate>
<author>Filiz Kayan</author>
</item>
 <item>
<title>-Gitmeli</title>
<description>Tarifi namümkün acılardayım Bu aşkı yürekten söküp gitmeli Aşk-ı ateşiyle yangınlardayım Ne varsa içimden döküp gitmeli  Bu garibin aşkı yetmedi ona </description>
<link>https://www.antoloji.com/gitmeli-14-siiri/</link>
<guid>939274</guid>
<pubDate>2008-04-20T16:21:00+03:00</pubDate>
<author>Filiz Kayan</author>
</item>
 <item>
<title>Hikaye -3- ASİL YÜREĞİN SEVDASI..</title>
<description>Zümrüt adını  yemyeşil gözlerinden almıştı.Ona bu adı babası takmıştı.. 3 yaşında geçirdikleri korkunç trafik kazasından sonra ailesini kaybetmiş babaannesinin yanında büyümüştü. Babasını ve tabi ki annesini çok özlüyordu Kazadan ona kalan tek anı sakat bacağı ve yaşlı babaannesiydi.Babaannesi oldukça varlıklı bir kadındı. Torununa kendi evladını kaybetmenin verdiği acıyı bile hissettirmemişti onca yıl. Zümrüt  zayıfça  solgun yüzlü bir genç kızdı.Son zamanlarda hepten solmuş içine kapanmıştı.Babaannesi gözünün nuru  torunundaki  farklılıkları hissetmeye başlamıştı bile.Biricik torunu büyüyordu artık. Odasına kapanıp saatlerce bilgisayarı başında bir şeyler yazıyordu.Hiç arkadaşı yoktu genç kızın.Sakatlığı onu hep bir adım geri bırakıyordu çünkü.. Bacağı yüzünden koşamamış ip atlayamamıştı yaşıtları gibi.Dolayısıyla da hep yalnız kalmıştı..Bunca  acımasızlığına rağmen hayata sevgi ile bağlıydı. Sevgi dolu bir genç kızdı. Nihayet son zamanlardaki sıkıntının sebebini çözmüştü yaşlı kadın.Bilgisayarda tesadüfen okuduğu aşk şiirlerinden sonra. Zümrüt mahallenin yakışıklısı Ali’ye gönlünü kaptırmıştı. Ahh diyordu.Ahh ona bir layık olabilsem.Aklına girsem..Gönlüne düşsem.Rüyası olsam..Belki bir  gün fark edileceği umuduyla hep beklemişti.Sessizce gizlice uzaktan sevmişti.İmkansız olduğunu bile bile.Fark edilmeyeceğini göre göre.Bir dilenci olmuş kapısında bekliyordu sanki.Bir yudum mutluluk bir içimlik aşk için…Her gece erkenden yatağa giriyor.Gözlerini sımsıkı kapıyor ve bekliyordu…Hadi hadi sevgilim gel gir rüyalarıma. Ali oldukça yakışıklı dikkat çeken bir gençti.Sosyal ilişkileri de buna bağlı olarak oldukça faaldi. Etrafında her zaman bir arkadaş çemberi olurdu.Oldukça da zekiydi. Zümrüt’ün ona olan ilgisini fark edecek kadar…Usulca bir avcı edasıyla sokulmaya başladı ürkek ceylana.Zümrüt’e bacağının sakat olduğunu bile unutturtmuştu Ali. Başına geleceklerden habersiz bu tehlikeli yakınlaşmanın heyecanını yaşıyordu kendi saf dünyasında genç kız.   Öyle ya sonunda gelmişti beklenen. Bakışlarda özlenen.Ateşlerde közleyen..Gelmişti …Hayatına girmişti ya.. Ne önemi vardı varsın benim kadar sevmesin.Varsın benim gözümle görmesin.Benim sevdam ikimize de yeter diyordu.O benim nefesim diyordu.İnsan nefes almadan yaşabilir miydi ki… Pek güzel değildi ama yüreği  asildi sevdası asildi Zümrüt’ün. 3 hafta olmuştu uzaktan bakışmalar ve kaçamak gülüşmeler artık yerini  el ele  dolaşmalara bırakalı.Zümrüt Ali’sine sevgisini aldığı pahalı hediyelerle  yazdığı aşk şiirleriyle ispatlamak için adeta çırpınışken  Ali alınan hediyeler ve kendisi için yazılmış şiirleri arkadaşlarına göstererek saatlerce eğleniyordu. Vefasız sevilen asil yüreğin sevdasını kullanmayı aklına yerleştirmişti bir kere.Hiç sevene bu yapılır mıydı.Sevdalı yürek böylesi yaralanır mıydı. </description>
<link>https://www.antoloji.com/hikaye-3-asil-yuregin-sevdasi-siiri/</link>
<guid>928913</guid>
<pubDate>2008-04-01T12:41:00+03:00</pubDate>
<author>Filiz Kayan</author>
</item>
 <item>
<title>-Hayat Üstüme Gelme..Ne Olur</title>
<description>Hep böyle güldüğüme bakıp ta aldanmayın  Zevk ü sefa içinde yüzdüğümü sanmayın İmkansız sevdaları hep yüzüme vurmayın Söyleyin hayat üstüme gelmesin..ne olur  Boş yıllarım böylece bir bir yitip giderken </description>
<link>https://www.antoloji.com/hayat-ustume-gelme-ne-olur-siiri/</link>
<guid>922111</guid>
<pubDate>2008-03-20T14:37:00+03:00</pubDate>
<author>Filiz Kayan</author>
</item>
 </channel>
</rss>
