<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Filiz Bed&#252;k Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Şarabın Öyküsü</title>
<description>sizin bağınız yüksekti beyim!   yüksek cümleler kurdum hayata derin acılar aldım hepinizden düşlerimi gören can atar ölüme  </description>
<link>https://www.antoloji.com/sarabin-oykusu-siiri/</link>
<guid>1700626</guid>
<pubDate>2012-04-04T02:28:00+03:00</pubDate>
<author>Filiz Bedük</author>
</item>
 <item>
<title>Aşığın Öyküsü</title>
<description>Maşuğun aynasında billurdan bir zerreyim. Verdiğin süt kaynadı; halime şaşma anne. Hiç bir yerde yokum ben, her yerde bin kerreyim, mâzîye âteş düştü; ardıma düşme anne!  Kapkaranlık kayboldum; gülzârın yolu harzâr. </description>
<link>https://www.antoloji.com/su-kanayan-agzimdan-konusan-kimdir-anne-siiri/</link>
<guid>705093</guid>
<pubDate>2007-04-02T00:53:00+03:00</pubDate>
<author>Filiz Bedük</author>
</item>
 <item>
<title>Kuyu...</title>
<description>Dipsiz bir kuyuyum ıssız öyküsünü içine saklayan  yüzümü geç ya da </description>
<link>https://www.antoloji.com/kuyu-24-siiri/</link>
<guid>653633</guid>
<pubDate>2007-02-06T23:41:00+03:00</pubDate>
<author>Filiz Bedük</author>
</item>
 <item>
<title>Âhenk Mûcizesi....</title>
<description>Bir damla su, bir çok unsurun toplanma yeri değildir, âhenkli bir zıtlığın mucizesidir. İki damla su bir araya gelince 'vahdet' meydana gelir. Her sanatçı, bir 'kâse-i fağfur'dur; içine esritici damlalar biriktiren, bir ince ve incelikli kâsedir. Biriktirdiğini/kendini, içmeleri için insanlara sunar. Her sanatçı, oluşturduğu her sanat eseri için kâsesine farklı bir tat doldurmak durumundadır. Her kâseden bir kaç yudum içildiğinde ruhun değişik bir hale geldiği, tatlı bir esriklikle başka dünyalara yol aldığını görülmelidir.   İnsan her zaman ayırdında olmasa da hep 'güzel'in peşinde koşar. Her sanat eseri GÜZELdir. Güzelliği oranında büyüklüğü tartışılır. Siz hiç ÇİRKİN sanat eseri gördünüz mü?  Öyleyse GÜZEL ne demek? Bir sanat eserinin ya da bir şiirin güzel olmasının sırrı ne?  </description>
<link>https://www.antoloji.com/ahenk-mucizesi-siiri/</link>
<guid>651765</guid>
<pubDate>2007-02-05T00:16:00+03:00</pubDate>
<author>Filiz Bedük</author>
</item>
 <item>
<title>Gazel/1</title>
<description>(Vezin: Mef’ûlü, Mefâ'îlii, Mefâ'îlü, Fe'ûlün)     bir nur gibi parlar gece, renginle efendim bozkır bile gülzâr gibi ilginle efendim  </description>
<link>https://www.antoloji.com/gazel-1-6-siiri/</link>
<guid>648710</guid>
<pubDate>2007-02-01T16:40:00+03:00</pubDate>
<author>Filiz Bedük</author>
</item>
 <item>
<title>Aforizma/1</title>
<description>Hiçbir şey zamansız değil ve herşey ömrü kadar...    </description>
<link>https://www.antoloji.com/aforizma-1-siiri/</link>
<guid>628748</guid>
<pubDate>2007-01-10T17:35:00+03:00</pubDate>
<author>Filiz Bedük</author>
</item>
 <item>
<title>Bendeki Sen…</title>
<description>Aşk sayfası yırtık bir kitaptın sence...  Yarım yamalak sevinçler takınırdın çıkarıp süslü bohçandan.  Öyle derinlere gizliydi ki sırların </description>
<link>https://www.antoloji.com/bendeki-sen-42-siiri/</link>
<guid>613557</guid>
<pubDate>2006-12-22T03:05:00+03:00</pubDate>
<author>Filiz Bedük</author>
</item>
 <item>
<title>Damla ve Okyanus/Deneme</title>
<description>(Cemil Meriç hakkında bir şeyler yazmaya yeltenmek bile benim için bir büyük ukalalık, bunu biliyorum ancak, duygularımı söyleyecek kadar cesurum her zaman, tıpkı onun gibi. Bir damla, okyanus hakkında ne anlatabilirse ben de o kadar anlatacağım onu…)     Ben kendimi arıyordum Hint’in göklerinde, sesinde, şiirinde... Kendimi aradığım o yerde “Bir Dünyanın Eşiğinde” buldum onu (o mu beni buldu?) . Gözlerimiz benziyordu, dilimiz de… bir damla, okyanusa ne kadar benzerse...  Meriç’le geç mi karşılaştım? Bence hayır. Her şeyin bir zamanı var. O zaman henüz gelmişti. Daha önce de yaşamın bir köşesinde onu görmüştüm ama görmezlikten geldim… Onu dinleyemezdim. Bir sürü kuru gürültüyle doluydu çevrem. Dinlemiyor ama duyuyor, hissediyordum derinlerden seslenen bu adamı. Derinlerden… okyanusun derininden, göğün ve yerin derininden kopup gelen çığlığı hissediyordum.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/damla-ve-okyanus-deneme-siiri/</link>
<guid>582130</guid>
<pubDate>2006-11-14T20:07:00+03:00</pubDate>
<author>Filiz Bedük</author>
</item>
 <item>
<title>Sappho'dan Bir Bakış</title>
<description>'uçuşan sözlerle şarkıma başlarım ben'...   'Arkaik lirizm' denilen M.Ö. ilk bin yılın ilk yarısını kapsayan 'elejiler' şairleri ile hemen onlardan sonra gelen dönemde Alkman, Alkeos, İvikos Anakreon, Simonidis, Koorinna ve özellikle Sappho'nun ortaya koyduğu şiirsel şarkı(melos)  akımı içindeki şairlerden, M.Ö.637-557 yılları arasında yaşayan Sappho; dünya edebiyatında bugün bile en önemli yerlerden birine sahiptir. Bizde sadece “lezbiyen” oluşu bilinen bu kadın şair, dünya edebiyatında musalardan 10.su olarak tanımlanacak bir öneme sahiptir.  Çok uzak değil, Lesbos(midilli)  adasında yaşayan Sappho aruz veznine benzeyen adına 'metron' denen ölçüye uygun şiirler yazmıştır. Eserlerinden bir bölümü 1951 yılında bir papirüs yaprağında bulundu.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/sappho-dan-bir-bakis-siiri/</link>
<guid>576176</guid>
<pubDate>2006-11-07T13:16:00+03:00</pubDate>
<author>Filiz Bedük</author>
</item>
 <item>
<title>Bir Deniz Ölümü /Öykü</title>
<description>Gözlerine baktığı ilk anda avuçlamıştı göz bebeklerinde yanıp sönen kırmızı noktayı. Belli ki sonu yakındı. Ömrün son demlerini keyiflendirmeyi istedi. Dudak  kenarlarındaki davetkâr gülümseyişle elini uzattı. -Sevindim geldiğine Adam daha da geniş bir gülümseyişle 'ben de… ben de' dedi. -Ne zamandır bekliyorsun beni? -Yaklaşık 2 aydır. İkisinin de gözleri aynı sıcak davetle birbirini çekiyordu. Bir gebe susku bulutu aralarında duruyordu. İlk önce adam üfledi. Elini uzatıp kadının elini tuttu. Hafifçe sıkarak kendine çekti. </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-deniz-olumu-oyku-siiri/</link>
<guid>568375</guid>
<pubDate>2006-10-28T09:57:00+03:00</pubDate>
<author>Filiz Bedük</author>
</item>
 <item>
<title>Şiirde Somut ve Soyut Arayışlar Üzerine Bir Deneme…</title>
<description>Genel anlamıyla sanat; nesnel gerçekliği, estetiksel ve öznel biçimde yeniden yaratmaktır. Şiir, malzeme olarak sözcükleri kullanan bir sanat dalıdır. Şiire “gerçek/real” bağlamda değil de “hakikat/truth” bağlamında bakarsak, bugüne kadar kesin olarak tanımlanamayış nedenlerinin; hakikatin göreli olması, nesnel gerçekliği tam anlamıyla yansıtamayışı ve zamansal hareketle değişken olması olduğunu söyleyebiliriz. Buna dayanarak şiire, göreli hakikatlerin bütünü olan “saltık  hakikat” olarak da bakabiliriz..  Herhangi bir ayrım ya da tanımlama yapmadan, şiirle ilgili bazı kavramları ayrımsayarak şiirin, gerek içerik/öz gerekse söze dönüştürme, sunuluş açısından özgün, etkilemeye, duygulandırmaya yönelik, yaratı niteliği taşıyan bir söz sanatı olduğunu söylemeliyiz.  Mallarme’nin Degas’a verdiği o müthiş yanıtta olduğu gibi malzemesi sözcük olan şiirin yapıtaşı “imge”dir. İmge (hayal,image) , en az iki sözcükten oluşan ve duyulur bir kaynaktan gelen tasarımdır. Rus incelemecisi Alexander Potebnya; “imgesiz sanat olmaz, şiir ise hiç olmaz” diyor.(1)   Maiakovski ise,  imgeyi temel ve destek imge şeklinde ayrıştırıp imgenin amaç değil toplumsal siparişi ve emekçi kitlelerin isteğini yerine getirmek için bir araç olduğunu söylüyor.(2)  </description>
<link>https://www.antoloji.com/siirde-somut-ve-soyut-arayislar-uzerine-bir-deneme-siiri/</link>
<guid>558891</guid>
<pubDate>2006-10-13T20:41:00+03:00</pubDate>
<author>Filiz Bedük</author>
</item>
 <item>
<title>Havva'dan Önce Geldik Biz bu Bahçeye...</title>
<description>'Güle dair bir neden yok.  Gül açar, çünkü açar. Ne gözetir kendini, Ne görünmek arzular.' A.Silesius  </description>
<link>https://www.antoloji.com/havva-dan-once-geldik-biz-bu-bahceye-siiri/</link>
<guid>558877</guid>
<pubDate>2006-10-13T20:21:00+03:00</pubDate>
<author>Filiz Bedük</author>
</item>
 <item>
<title>Rubailer...</title>
<description>Vezin: Mef'ûlü Mefâ'îlü Mefâ'îlü fe’ul  1- Hicranla geçen her gece kâbus gibidir Akşam; güne kasvetle çöken pus gibidir Aşkınla mapushâneye benzer bedenim </description>
<link>https://www.antoloji.com/rubailer-22-siiri/</link>
<guid>530448</guid>
<pubDate>2006-08-31T21:22:00+03:00</pubDate>
<author>Filiz Bedük</author>
</item>
 <item>
<title>Yaprağın Öyküsü…</title>
<description>............................................-Takvimden yaprak düşer  .......................................................zaman sarsılır-  tarihe bağdaş kuran şehir hüzünler haykırır hangi darbeye gömülür gölgesi hangi bağlaç ular yılları </description>
<link>https://www.antoloji.com/yapragin-oykusu-3-siiri/</link>
<guid>493071</guid>
<pubDate>2006-07-07T00:54:00+03:00</pubDate>
<author>Filiz Bedük</author>
</item>
 <item>
<title>Aceleye Getirme</title>
<description>Karşı dağda duman yıldız keyifle göz kırpar hicaz saz semaisine  Yakutumsu kızıllıklar sana döner ışıltılı gölgelerle  </description>
<link>https://www.antoloji.com/aceleye-getirme-siiri/</link>
<guid>58304</guid>
<pubDate>2002-09-03T21:41:00+03:00</pubDate>
<author>Filiz Bedük</author>
</item>
 <item>
<title>Dostum Acı</title>
<description>Gözlerin sımsıkı tuttu gözlerimi. Kapattım kapılarımı bin kez daha. Çarptın durdun hiç acımadan, Sevdamın cılız dal uçlarına.  Mor bulutlara sardın dolunayımı. </description>
<link>https://www.antoloji.com/dostum-aci-siiri/</link>
<guid>58303</guid>
<pubDate>2002-09-03T21:39:00+03:00</pubDate>
<author>Filiz Bedük</author>
</item>
 <item>
<title>Yakamoz Resim</title>
<description>Köhne bir kent  yüzünü çizdiğim yakamoz resim yeryüzünün en yalnızı rüzgârın aksayan ritminde bugün  Sen </description>
<link>https://www.antoloji.com/yakamoz-resim-siiri/</link>
<guid>58302</guid>
<pubDate>2002-09-03T21:37:00+03:00</pubDate>
<author>Filiz Bedük</author>
</item>
 <item>
<title>Kalbim</title>
<description>Uykusuz bir geceyi taşıyor kirpiklerim gözlerim ufuklara çiziyor hayalini içince sonbaharın derin sessizliğini yine bir ney üflüyor ta içerime seni biliyor musun belki ilk kez fena iyiyim seni nefesliyorum kalbim duyuyor musun? </description>
<link>https://www.antoloji.com/kalbim-7-siiri/</link>
<guid>53940</guid>
<pubDate>2002-07-20T00:38:00+03:00</pubDate>
<author>Filiz Bedük</author>
</item>
 <item>
<title>Kibritçi Kız</title>
<description>Kendine çıkar bu sokak  ağır bir taş gibidir ağzında yalnızlık çarpar ve düşer zaman kanadı kırılarak  Kuytusuna eski bir evin </description>
<link>https://www.antoloji.com/kibritci-kiz-siiri/</link>
<guid>24145</guid>
<pubDate>2001-05-12T18:11:00+03:00</pubDate>
<author>Filiz Bedük</author>
</item>
 </channel>
</rss>
