<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Fikri K&#252;&#231;&#252;kukur Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Kamil Babam.</title>
<description>Fikri Küçükukur   SEVGİ SAYGI VE ÖZLEM LE ANIYORUM SENİ BABAM BENİM.. ***Kamil babam*** Benim kamil babam Oturmuş şimdi kürsüye Akasya ağacının altında Dalgın dalgın bir yerlere bakar Kim bilir neler düşünür o an. Yalnızlığını ı mı Yanındaki kızını İleride kızına neler olacağını Ona kimin bakacağını mı Kim bilir. Kim bilir belkide anamı düşünüyordur. Yarın kalkıp erkenden Gitsem diyor mezarına Hem Velo mu hem eşimi ziyaret etsem Kim bilir. Ah benim Kamil babam Esas adı Hüseyin dir Ama kimse onu Hüseyin diye bilmez Kamil amca diye bilirler. Benim Kamil babam Ta ellili yıllarda isyan etmişi Köyündeki yaşamına. Bu sefil yaşamda büyümesinler diye Çekmesinler benim çektiklerimi diye Almış üç çocuğunu Toplamış pılını pırtını İzmir'e yerleşmiş.Fabrikada bir iş bulmuş Birde ev almış fabrikaya yakın İşte demiş Burada çalışırım Çocuklarımı burada büyütürüm. Kim bilir ne hayaller kurmuş Ne planlar hazırlamış Çocukları için Ah Kamil babam ah. Yıl 1950 Babam fabrika işçisi İzmir de Okuma yazması yokmuş babamın Askerlikte öğrenmiş Dört sene yapmış askerliğini Benim Kamil babam. Zaman geçmiş aradan Anam dayanamamış memleket hasretine Köyünü çamurlu yollarını yoksulluğu Havasını suyunu özlemiş anam Almış gelmişler çocukları Geri dönmüşler köylerine Ama pes etmemiş benim Kamil babam. Bir gün yeniden karar vermiş Toplamış yorganını döşeğini Vurmuş katırlara yükünü Düşmüş Hozat yollarına. Alıp götürecek çocuklarını Onları köyde bırakmayacak Şehre götürecek Orada büyütecek okutacak. Yerleşmiş şehrin bir köşesine Tam on çocuğu olmuş Hiç birini kucağına alamamış Sevememiş Sarılmamış kucaklamamış hiç birini On çocuklu Kamil babam. Şimdi oturmuş kürsüsüne Yaslamış sırtını akasya ağacına Dalmış gitmiş düşüncelere. Seksen yıllık ömründe Ne acılar görmüş Ne çileler çekmiş Nice geceler uykusuz Nice geceler aç kalmış Seksen yıllık ömründe. Anlatmışmıdır hayatından parçalar Kimselerle dertleşmişmidir Sanmıyorum.Çünkü hep çalışıp çırpınmış Kolay mı on çocuk büyütmek Şehirde çocuk okutmak Kimseye muhtaç olmadan. Şimdi yalnız başına Meral kızıyla O gecekondusunda. Diğer çocukları uzaktalar Kilometrelerce Ankara da İstanbul da Bursa da Almanya lar da Hepsi dağmadağınık kilometrelerce Ah benim Kamil babam ah. Seksen yıllık bir ömür Acı tatlı koca seksen yıl. İşte Kamil babam Koca çınarım Canım ciğerim pos bıyıklım Kır saçlım ak sakallım Yine aklıma düştün sen. Özledim Babam seni Kim bilir belki bir gün gelirim. 2003_İstanbul </description>
<link>https://www.antoloji.com/kamil-babam-2-siiri/</link>
<guid>3603615</guid>
<pubDate>2024-08-03T17:34:00+03:00</pubDate>
<author>Fikri Küçükukur</author>
</item>
 <item>
<title>Merhaba.</title>
<description>"Merhaba kardeşim arkadaşım, gönüldaşım Can dostum merhaba... İçtiğim su, aldığım hava, yediğim ekmek uyuduğum döşek merhaba Gördüğüm rüya beklediğim umut yaşadığım toprak merhaba Merhaba ağaçlarım selvilerim, çınarlarım Ey benim güzel memleketim merhaba!" Fikri Küçükukur.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/merhaba-770-siiri/</link>
<guid>3598744</guid>
<pubDate>2024-07-15T20:44:00+03:00</pubDate>
<author>Fikri Küçükukur</author>
</item>
 <item>
<title>Hep seveceğiz.</title>
<description>Sevdik  DOSTLAR.  Bu  ülkeyi, çocukları, yoksulları işçileri, emekçileri. Kadınları , gökyüzünü Deniz'i, maviyi, Özgürlüğü, Demokrasiyi, Eşitliği, Kardeşliği, kır çiçeklerini aşkı, İnsanca yaşamayı ,Özgürlüğü çok sevdik seviyoruz hep seveceğiz de....Fikri Küçükukur. </description>
<link>https://www.antoloji.com/hep-sevecegiz-siiri/</link>
<guid>3598742</guid>
<pubDate>2024-07-15T20:38:00+03:00</pubDate>
<author>Fikri Küçükukur</author>
</item>
 <item>
<title>Korkuyorum.</title>
<description>Diyorlar ki Sen korkmuyormusun sürekli yazıyorsun çok korkuyorum o yüzden yazıyorum yaklaştığımız uçurumda düşeceğimizden çocuklarımızın geleceğinin karanlık olmasından korkuyorum siz sustuğunuz için uçurumdan düşmeyeceğinizi mi sanıyorsunuz...Fikri Küçükukur.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/korkuyorum-771-siiri/</link>
<guid>3598734</guid>
<pubDate>2024-07-15T20:31:00+03:00</pubDate>
<author>Fikri Küçükukur</author>
</item>
 <item>
<title>Yaşamak.</title>
<description>YAŞAMAK HER TÜRLÜ ZORLUKLARA KARŞIN İNADINA NEFES ALMAK İNANÇLA VE DİRENEREK HAYKIRMAKTIR YAŞIYORUM  İŞTE DİYEBİLMEKTİR TIPKI TOPRAK TESTİDEKİ ARITILMIŞ BİR BARDAK SU GİBİ BİR YAMAÇTA RÜZGARDA SALLANAN BİR BUĞDAY TARLASI GİBİ GÖK YÜZÜNDE DOLNAN  BİR ATMACA GİBİ TAHILIN SAVRULDUĞU SAMANLARIN UÇUŞTUĞU HARMAN YERİNDEKİ ALABİLFİĞİNE SINIRSIZ BİR ALAN GİBİ YAŞAMAK VE DE ŞAİRİN DEDİĞİ GİBİ BİR AĞAÇ GİBİ TEK VE HÜR BİR ORMAN GİBİ KARDEŞCESİNE.....Fikri Küçükukur.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yasamak-1104-siiri/</link>
<guid>3598729</guid>
<pubDate>2024-07-15T20:27:00+03:00</pubDate>
<author>Fikri Küçükukur</author>
</item>
 <item>
<title>Salacak a İnmek..</title>
<description>salacak'a inmek doğancılar parkının oradan, ara sokaklardan geçerek, aşağıya doğru. yukarıdayken denize bakmak, seyretmek kız kulesini uzaktan. </description>
<link>https://www.antoloji.com/salacak-a-inmek-siiri/</link>
<guid>2322149</guid>
<pubDate>2017-02-11T01:53:00+03:00</pubDate>
<author>Fikri Küçükukur</author>
</item>
 <item>
<title>Kadınlarımız.</title>
<description>Kadınlarımız. kadın evde anadır çocuklarına, doktorudur evinin, hasta bakıcıdır ev halkına. eğitmenidir,Öğretmenidir çocuklarının, arkadaşıdır evinde. </description>
<link>https://www.antoloji.com/kadinlarimiz-92-siiri/</link>
<guid>1969815</guid>
<pubDate>2014-02-24T09:42:00+03:00</pubDate>
<author>Fikri Küçükukur</author>
</item>
 <item>
<title>Yürek sızım.</title>
<description>YÜREK SIZIM. Güzel gözlüm. Senin olmadığın zamanı Ben yaşanmış saymıyorum. Sen yoksan yanımda. O anlar var ya sensiz geçen, </description>
<link>https://www.antoloji.com/yurek-sizim-14-siiri/</link>
<guid>1883568</guid>
<pubDate>2013-07-02T09:43:00+03:00</pubDate>
<author>Fikri Küçükukur</author>
</item>
 <item>
<title>Kadınım.</title>
<description>Kadınım.  ben seni senden habersiz sevdim. hem nasıl girdin yüreğime inan bende bilmiyorum işte. sevdana esir düştüm biliyor musun, </description>
<link>https://www.antoloji.com/kadinim-403-siiri/</link>
<guid>1883567</guid>
<pubDate>2013-07-02T09:40:00+03:00</pubDate>
<author>Fikri Küçükukur</author>
</item>
 <item>
<title>Sen Bilirsin Yüreğim.</title>
<description>Sen Bilirsin Yüreğim.  Sen Bilirsin Yüreğim. Bence boşuna yorma kendini, Bence kurma hayallerini onunla, Ve bence çok beklentiye girme. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sen-bilirsin-yuregim-siiri/</link>
<guid>1883566</guid>
<pubDate>2013-07-02T09:38:00+03:00</pubDate>
<author>Fikri Küçükukur</author>
</item>
 <item>
<title>Sen bilirsin</title>
<description>**Sen.....  • sen yaşam kaynağım soluduğum hava, içtiğim su, gölgesinde oturduğum ağaç </description>
<link>https://www.antoloji.com/sen-bilirsin-83-siiri/</link>
<guid>1883565</guid>
<pubDate>2013-07-02T09:36:00+03:00</pubDate>
<author>Fikri Küçükukur</author>
</item>
 <item>
<title>Haydi Dağlara.</title>
<description>Yine bu gün patladı bir volkan gibi İçimdeki kin, Nefret. Aktı göz yaşlarım Yanardağ lavları gibi Göz pınarlarımdan. </description>
<link>https://www.antoloji.com/haydi-daglara-siiri/</link>
<guid>1756552</guid>
<pubDate>2012-08-18T01:48:00+03:00</pubDate>
<author>Fikri Küçükukur</author>
</item>
 <item>
<title>*Yazmayacağım..</title>
<description>YAZMAYACAĞIM… Bir an için bir çocuğun gözleri oldum,aradım o güzellikleri.Gezdim dolaştım insanlarımın arasında.çok uğraştım görmeyi ama yoktu o çocuk gözleriyle görmek istediğim saf temiz duygular. Bir ananın yüreği oldum girdim insanlarımın arasına taşıdığım o duyguları  görmek için.Bir ananın yüreği olarak çok dolaştım,çok uğraştım bulmak için:sevgiyi,sevmeyi,şefkati,bağlılığı,hasreti,özlemi.Bir ananın yüreği oldum bütün bunları aradım,ama yoktu aradıklarım yurdum insanının yüreklerinde. Bir baba yüreği oldum,deneyimli,anlında yılların oluşturduğu çizgileri olan,yaşamın her alanında yaşamış olan bir babanın yüreği.Gezdim insnlarımın arasında:ders almışlarmı geçmişlerinden,yeni şeyler eklemişlermi geçmişteki deneyimlerine,çoğaltabilmişler mi bilgi birikimlerini,yarına hazırlanmışlar mı,gelecek için hazırlıkları varmı diye.Aradım aradım da bulamadım aradıklarımı.Elleri nasırlı,alnı çizgi,çizgi babamın yüreğindekilerini,o deneyimli bilgilerini. Sanki Kerem’ler-Aslı’lar,Leyla’lar ve Mecnun’ların sevgi dolu aşkları yaşanmamıştı hikaye dağarcıklarımızda.sanki inandıkları özgürlük için,demokrasi için darağacına gidilmemişti bu yaşadığımız toplumda. Gezdim dolaştım aşkı bulmak için,bulmak için uğruna ölümlere gidilen Özgürlük kavramını-demokrasi kavramını-bağımsızlık kavramını gerçek anlamlarıyla.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yazmayacagim-10-siiri/</link>
<guid>1522330</guid>
<pubDate>2011-03-03T19:35:00+03:00</pubDate>
<author>Fikri Küçükukur</author>
</item>
 <item>
<title>*Artık şiir yazmıyacağım**</title>
<description>O ki kan barut kokar havası yanık yıkık evleri, alevler içinde dağı,taşı mavzer sesleri domdom kurşunları vızıldar </description>
<link>https://www.antoloji.com/artik-siir-yazmiyacagim-siiri/</link>
<guid>1452723</guid>
<pubDate>2010-09-16T01:12:00+03:00</pubDate>
<author>Fikri Küçükukur</author>
</item>
 <item>
<title>***** Fikri KÜÇÜKUKUR..</title>
<description>Kısaca Fikri KÜÇÜKUKUR Ben Anadoluyum.Binbir fidan yetişir toprağımda,her türlüsü vardır bağım da bostanım da.İnsanlık için ne dilersen.Toprağımın mayasında sevgi var,insan aşkı var,doğa sahipliliği var.Düşünce merkezinde insanca yaşam var.Toprağımda kötülük tohumları filizlenmez,çürür yok olur.İnsanlığa zararlı tohumlar yeşermez toprağımda.Ben Anadolu'yum,Anadolu toprağından filizlendim,köklerim Amadolu toprağında damarlaştı,yer tuttu,büyüdü,olgunlaştı,meyve verdi,dal budak saldı yeryüzüne.Ben anadoluyum,Anadolu toprağıyım ben.Damarlarımda ki canlılık bu topraklardan beslendi,büyüdü,gelişti.Ben Anadolu'yum nice medeniyetlere ev sahipliği ettim çeşitliliğim ondandır.Bahçemde güller,nergizler,menekşeler,gelincikler,papatyalar yani doğanın binbir çeşit çiçekleri yetişir.Güneşimle,yağmurumla,suyumla bağrımda onlara yer vermişim filizlendirmişim,kök tutturmuşum,çeşitliliğim ondandır.Ben Anadolu'yum.  Yaşadığım ülkenin sınırlarını tel örgüler değil sevgi kuşatsın isterim,sınırlarda kan barut koksun istemem gül çiçekleri açsın gül koksun isterim.Ben sınırsız ve sınıfsız bir dünyada çocuklarım yaşasın isterim,ben gelecekte insanların yaşamında sınırlar olmasın isterim.Tüm insanlığın özgürce yaşamasını isterim.Dünya tüm canlıların ortak malıdır her canlı eşit ve özgürce yaşasın isterim.Ortak olan bu dünyamızın parselleşmesini istemem.Şairin dediği gibi kaldırın duvarları,yıkın gitsin hepsini.Bu gezegen hepimizin araya kanla sınır çizilmesin.Ben bunun gelecekte böyle olacağına inanıyorum ve bu inancımı diri tutuyorum.. Evli ve üç çocuk babasıyım.1969'da Devrimci düşünce ile tanıştım ve benimsedim,yudum,yudum içtim o güzelliği. Yaşamımın her zerresinde Devrimci disiplini uyguladım.Devrim evrenseldir,Devrimcinin yeri,yurdu dünyadır.İnsanların yaşadığı her yer Devrimci'nin İlidir,Vatanıdır.Sınırsız ve sınıfsız bir dünya özlemi çekiyorum.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/fikri-kucukukur-siiri/</link>
<guid>1401375</guid>
<pubDate>2010-05-31T21:23:00+03:00</pubDate>
<author>Fikri Küçükukur</author>
</item>
 <item>
<title>İmkansız.</title>
<description>geçmişe dönüp yaşanmışlığı yeniden yaşamak ve ya yaşamaya çalışmak insanın içini yakıyor. </description>
<link>https://www.antoloji.com/imkansiz-108-siiri/</link>
<guid>1207913</guid>
<pubDate>2009-06-28T22:08:00+03:00</pubDate>
<author>Fikri Küçükukur</author>
</item>
 <item>
<title>Kısaca Fikri Küçükukur..</title>
<description>Evli ve üç çocuk babasıyım.1969'da Devrimci düşünce ile tanıştım ve benimsedim,yudum,yudum içtim o güzelliği. Yaşamımın her zerresinde Devrimci disiplini uyguladım.Devrim evrenseldir,Devrimcinin yeri,yurdu dünyadır.İnsanların yaşadığı her yer Devrimci'nin İlidir,Vatanıdır.Sınırsız ve sınıfsız bir dünya özlemi çekiyorum.. Yazdıklarımın arasında benden iz bırakan satırları aşağıya aldım..O duygularımı sizinle paylaşmak istedim.. Sisteme isyan şiirimi ilk o köyde yazmıştım.İlk o köyde lanet okumuştum rezil yaşam biçimine.Munzur'un doğanın bağrını yırtarak deli akışını o köyde görmüştüm,at sırtında Munzur'u orada geçmiştim.Alabalıkları ilk o köyde yakalamıştım Munzur^'un derinliklerinde.Kardelenleri,menekşeleri,nevruzları o köyün yamaçlarında toplamıştım. Denizlerin mücadelesi döneminde ben o köydeydim.Kızıldere olaylarının estirdiği havayı en ince ayrıntılarına kadar o köyde iken yaşamıştı. hasretim sana </description>
<link>https://www.antoloji.com/kisaca-fikri-kucukukur-siiri/</link>
<guid>1084651</guid>
<pubDate>2008-12-19T11:07:00+03:00</pubDate>
<author>Fikri Küçükukur</author>
</item>
 <item>
<title>Fırın İşçisi Musa.</title>
<description>Yaşamdan Kesitler kitabımdan bir kesit..  Fırın işçisi Musa bir garip adam,düşmüş hayatın çekilmez cenderesine.Yetim büyümüş Musa,çobanlık yapmış dağlarda,yaylalarda,koyunlarla kuzularla yaşamını paylaşmış.Aç kalmış,yorgun düşmüş,üşümüş,bazen yalınayak,bazen yırtık ayakkabılarıyla,bazen aç bazen tok uyumuş ağaç diplerinde.Yazı yabanda kenger toplamış,yemlik yıkamış su başlarında tuzsuz yemiş yemlikleri kengerleri tuzun tadına varmadan,koşmuş sürünün peşinde keklik kovalamış dağların yamaçlarında,dizboyu çamurlarda yürümüş kar tipi,soğuk ayaz günleri geçmiş yetim Musa'nın,yokluk içinde büyümüş. Musa değirmenlerde yediği ekmeği ballandıra ballandıra bir anlatışı var ki iştahım çekiyor,olsada bende yesem gerçekten anlattığı gibi lezzetlimi diye.Dinliyorum Musa'ı hafif soğumuş çaylarımızın son yudumlarını da alıyoruz sigaralarımızdan birer nefes daha çekiyoruz,çaylarımız yeniden geliyor önümüze.Musa demli çayı çok sever gerçekten de çay demli tadı bir başka güzel insan ağzına bir yudum alıyor yutası gelmiyor hemen, biraz bekletiyorum ağzımda tadı damağıma yerleşiyor. Musa parçalar halinde anlatıyor yaşamından,işçi oluyor Musa kireç ocaklarında,ciğerlerine çekiyor o zehirli buharı,aksırıyor,tıksırıyor ama çalışıyor soluduğu havanın zehirli olduğunu bilmeden aldırmıyor terlediğine,yorulduğuna karınca misali işini yapıyor.Taş ocaklarında çalışıyor Musa elleri paramparça kan ter içinde.Okur yazar değil ama o çileli yaşam içinde Devrimci gençlerle tanışıyor,arkadaş oluyor,içli dışlı dostluklar kuruyor onlarla. Musa fakir ama gönlü zengin,çaresiz ama umutlu,kararlı sarılmış hayata yaşamaya gayret ediyor.....Şubat-2006.Elazığ.. Fikri KÜÇÜKUKUR. </description>
<link>https://www.antoloji.com/firin-iscisi-musa-siiri/</link>
<guid>1008462</guid>
<pubDate>2008-08-21T18:36:00+03:00</pubDate>
<author>Fikri Küçükukur</author>
</item>
 <item>
<title>1972,li Yıllrdaki Bir Fıkra</title>
<description>1972'li yıllar::Bir fıkra..     1972'li yıllardaydı..köyde kahvede oturuyoruz,tütün tabakalarında birer sigara sarmışız elimizde demli çay dolu bardaklar,o günün sorunlarını tartışıyoruz.Duvarda asılı idare lambalarının loş ışıkları sigara dumanlarıla iyice loş karanlık bir havaya büründürmüş içerisini.Konu nasıl oluştuysa bir fıkra anlatma gereği duydum.O fıkrayı sizinle paylaşmak istiyorum: Ali okulundan eve gelmiş,yemeğini yemiş ve yarınki derslerini yapmaya koyulmuş.Öğretmen bir ödev vermiş,Ali'de babasına yardım etmesi için:Baba öğretmen dediki akşam babanıza sorun bakalım,Vatandaş,Devlet ve İstikbal ne demektir yazın getirin.Baba düşünmüş bak demiş:Vatandaş benim çalışıyorum didiniyorum,akşam kazandıklarımı eve getiriyorum,Devlet de annen,oda kazançlarımı evde eşit bir şekilde dağıtıyor,idareli kullanıyor,İstikbal ise şu kundaktaki küçük kardeşin,yarın büyüyecek okuyacak adam olacak vatana fayda sağlayacak. </description>
<link>https://www.antoloji.com/1972-li-yillrdaki-bir-fikra-siiri/</link>
<guid>1008345</guid>
<pubDate>2008-08-21T15:51:00+03:00</pubDate>
<author>Fikri Küçükukur</author>
</item>
 <item>
<title>O Elazığ'ı Özlüyorum</title>
<description>..O Elazığı özlüyorum..     Kışı da güzel di,yazı da.Hele mart ayından nisana geçiş dönemi,karların eriyişi,toprağın kabartıları ve doğanın canlanması.Ben yaşadığım o yıllardaki Elazığ'ı özlüyorum.Kerpiçten yapılmış evlerden oluşan mahalleleri,beton yığınlarına boğulmamış yem yeşil ovasını,ilkbaharda zümrüt yeşili tarlalarını,bağlarını,bahçelerini özledim,özlüyorum.Elazığın.Biliyorum geriye dönüş yok.Çevirme dediğimiz şimdi yüksek binaların,asfalt yolların oluşturduğu kerpiçlerle çevrili koskoca bir bahçe olan,meyvelerin her türlüsünün bulunduğu o çevirmeyi görmek mümkün değil,anlatsan da o yıllarda yaşamıyanlar inanmazlar.birtek beton bina Özcan apartmanıydı çevirmenin aşağısında,iki yanı ağaçlarla dolu olan derenin sol yanında Doktor İlhanlar caddesinin bulunduğu yerde az aşağısında foto şedele vardı.O derenin üzerinde iki tahta köprü vardı insanların karşıdan karşıya geçmesi için.Ben önce Cumhuriyet İlkokuluna yazıldım daha sonra yanında bulunan Murat İlkokuluna geçtim,nasıl olduğunu şimdi bile hatırlamıyorum,karne tatilinden sonra da Dumlupınar İlkokuluna devam ettim,barakalardan oluşan sınıflarımız vardı,Hergün o tahta köprüden geçip okula giderdim.Küçük Mezrada otururduk.Tek tük kerpiç evlerden oluşan mahallemiz bir toprak cadde ile şehir merkezine bağlanırdı.Bir büyük kanal yapmışlardı,bizim ev kanalın üstündeydi.Şevket'in bahçesi vardı,göz alabildiğine büyük,göz alabildiğine ağaçlık,yeşillik,bağlık bahçelik.Havuzları çeşmeleri vardı.Hele karadutları,badem ağaçları,erikleri...şimdi hatırladıkça yüreğimin derinliklerinden bir yerlerin ağrıdığını hisediyorum.Haşim ve Şevket Balişer Ağalarından iki kardeşlerdi ve o bağlar,bahçeler onlarındı.Şevketin bahçesi denilirdi.Daha yukarılarda Sakinenin bağı onun üstünde Alman bağları vardı.Gülmez tepelerine doğru Hasan Ağanın havuzlu evi vardı.Bir ziyaret vardı kanalın üstünde kom dereye doğru,Tek Ağaç'tı ziyaretin adı.Ben Elazığ'ın o halini özlüyorum.Sevgilime aşk mektuplarımı o yıllardaki Elazığ'da yazmıştım.şiirlerime de o yıllardaki Elazığ'da başlamıştım. Sabahları:simit var simit arpacının unundan,karaçalı suyundan,nohut ekmeği simit var sesleri şu an kulaklarımda çınlıyor gibi.Bende satmıştım hastahanenin arka sokaklarında.Deli hastahanesi derdik,tımarhane derdik o yerlere. </description>
<link>https://www.antoloji.com/o-elazig-i-ozluyorum-siiri/</link>
<guid>1008335</guid>
<pubDate>2008-08-21T15:39:00+03:00</pubDate>
<author>Fikri Küçükukur</author>
</item>
 </channel>
</rss>
