<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Fikri Demirtaş Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Suzan'ım</title>
<description> 2 Mayıs 2016 takvimden kopardığım en acı yaprak. gözelerinde beslendi bebeler bağrında uyudular, büyüdüler.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/suzan-im-siiri/</link>
<guid>2412046</guid>
<pubDate>2017-11-20T20:51:00+03:00</pubDate>
<author>Fikri Demirtaş</author>
</item>
 <item>
<title>Soma'da  Kara Elmasa Kan Damladı</title>
<description> Omuz omuza madene girdi canlar, Kamyonlar dolusu geliyor tabutlar… Omuzlar üzerinde döndü canlar, Bir avuç kömür için yüzlerce can yandı SOMA’DA.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/soma-da-kara-elmasa-kan-damladi-siiri/</link>
<guid>2412038</guid>
<pubDate>2017-11-20T20:36:00+03:00</pubDate>
<author>Fikri Demirtaş</author>
</item>
 <item>
<title>Kızılcık Ağacı</title>
<description>  Ben bir kızılcık ağacıyım Barguzu bağında; Tarihler kadar eskidir ömrüm, Üç yüz yetmiş yaşında, ihtiyar bir kızılcık. En erken benim açar altın sarısı çiçeklerim. </description>
<link>https://www.antoloji.com/kizilcik-agaci-siiri/</link>
<guid>2412021</guid>
<pubDate>2017-11-20T18:53:00+03:00</pubDate>
<author>Fikri Demirtaş</author>
</item>
 <item>
<title>Hazan Mevsimi</title>
<description>Yine hazan mevsimi geldi. Alev rengine boyanmış ağaçlar, Ayrılık melodisi çalıyor rüzgâr, Hüzünle dans ediyor yapraklar. Sensiz geçen günleri neyleyim.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/hazan-mevsimi-97-siiri/</link>
<guid>2412020</guid>
<pubDate>2017-11-20T18:37:00+03:00</pubDate>
<author>Fikri Demirtaş</author>
</item>
 <item>
<title>Çocuklar Okulda</title>
<description>Yankılanıyor çığlıklar, Yuvalara dönüyor kuşlar. Güneşe koşar çocuklar, Karanlıklar aydınlanır okulda.  Esmer, kumral, sarı tenler, </description>
<link>https://www.antoloji.com/cocuklar-okulda-siiri/</link>
<guid>2412015</guid>
<pubDate>2017-11-20T18:28:00+03:00</pubDate>
<author>Fikri Demirtaş</author>
</item>
 <item>
<title>Baharımın Son Deminde Doluyor Gözlerim</title>
<description>Güneş vedaya hazırlanıyor, Rüzgâr ney üflüyor, Ayrılık şarkısı söylüyor yapraklar, Soluyor dallarda güller, Sararmış gazeller, Yüreğimde ince bir sızı bırakıp gider. </description>
<link>https://www.antoloji.com/baharimin-son-deminde-doluyor-gozlerim-siiri/</link>
<guid>2412012</guid>
<pubDate>2017-11-20T18:23:00+03:00</pubDate>
<author>Fikri Demirtaş</author>
</item>
 <item>
<title>Köy Enstitülerine Selam</title>
<description>Yeşertilen topraklar, Örülen duvarlar, Işığa çevrilen sular, Aydınlatan kütüphaneler, Üreten atölyeler, Söylenen türküler, </description>
<link>https://www.antoloji.com/koy-enstitulerine-selam-siiri/</link>
<guid>2193858</guid>
<pubDate>2015-11-27T10:26:00+03:00</pubDate>
<author>Fikri Demirtaş</author>
</item>
 <item>
<title>Süleyman Demirel'in Ardından</title>
<description>Bu toprağın büyüklerini, Anlatır bize tarihler, ! 924’de kerpiç bir evde. Güller diyarında doğdu Demirel.  Gece gündüz demeden, yorulmadan, bıkmadan </description>
<link>https://www.antoloji.com/suleyman-demirel-in-ardindan-siiri/</link>
<guid>2142046</guid>
<pubDate>2015-06-21T11:37:00+03:00</pubDate>
<author>Fikri Demirtaş</author>
</item>
 <item>
<title>Şehit Pilotlar</title>
<description>(Yüzbaşı Gökhan Ertan ve Teğmen H. Hüseyin Aksoy anısına)   Bağımsız kalsın diye düşmandan vatanımız. Yemin etmiştiniz göklerde aktı kanınız. Yalnız silahsız ve korkusuz şehit pilotlarımız, 74 milyon yürek sizedir dualarımız. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sehit-pilotlar-siiri/</link>
<guid>1747547</guid>
<pubDate>2012-07-27T13:53:00+03:00</pubDate>
<author>Fikri Demirtaş</author>
</item>
 <item>
<title>Kışın Açar Sema Çiçekleri</title>
<description>Gökyüzünden yeryüzüne 
Bembeyaz âyetler indirildi.
Toprağa beyaz gelinlik giydirildi.
Ağaçlara can suyu,
İhtiyarların gözlerine fer, 
Çocuklara neş’e geldi.

Gökyüzünden yeryüzüne 
Bembeyaz bir tebessüm indi.  
Ey güzel Allah’ım, 
Onca günahımıza
Onca karamıza rağmen,
Yine üzerimizi sema çiçekleriyle örttün.

Yeryüzü bembeyaz bir duâda. 
Gökten yere kar yağar da
Yerden göğe dualar yağmaz mı? 
Dilekler, niyazlar ulaşmaz mı? 
En beyaz dilekler yazılıyor 
Bembeyaz sayfalara.

Yeryüzü, karlarla beyaza boyanmış. 
Karların üzerinde yürümek, 
Üşümek istiyorum. 
Üşüyenlerin hâlini 
Üşümeyi anlamak istiyorum. 

                                   10 Ocak 2012 Malatya </description>
<link>https://www.antoloji.com/kisin-acar-sema-cicekleri-siiri/</link>
<guid>1678920</guid>
<pubDate>2012-02-13T14:34:00+03:00</pubDate>
<author>Fikri Demirtaş</author>
</item>
 <item>
<title>Sarıkamış</title>
<description>1915 yılı Birinci Dünya Savaşı
Zemheriler diye bilinen en soğuk günlerdi,
Enver paşanın 
Sarıkamış Kuşatma Harekâtı;  
Düşman kuvvetlerinin arkasına düşmekti.
Bahar gelmeden; 
Rus ordusunu bozguna uğratmaktı. 
İzin vermedi karakış.
Damarlarında dondurdu kanlarını
Tek kurşun atamadan Mehmetçik.
Kar taneleri gibi yerlere döküldüler,
Bembeyaz yorgana sarıldılar Sarıkamış’ta.

Allahuekber dağlarında,
Kar, tipi, boran…
Sıfırın altında kırk dereceye düşen soğuk,
Düşmandan, daha düşman.
Yer gök üşüdü,
Bir gecede binlerce kınalı kuzu,
Karlar üzerine cansız serpildi.
Beyaz ölümün cennetlik yolcuları Sarıkamış’ta.

Anadolu’dan, Yemen’den, 
Tabur tabur askerler,
Derelerden, tepelerden, dağlardan aştılar,
Bazılarının üzerinde yazlık elbiseler
Ayaklarda yırtık çarıklar,
Omuzlarda mavzerler,
Neferler, dillerinde Kelime-i Şahadet ile
Kar kış demeden gece gündüz,
Bile bile ölüme yürüdüler.
Allahuekber dağında,
Moskof’a değil
Allah’a teslim oldular.
Binlerce kefensiz kar çiçeği Sarıkamış’ta.


Kar altında şehitler, şehitler…
Ordunun işaret taşları gibi yollara dizilmiş,
Kimi kayaların kuytularına sinmiş,
Kimi bir ağacın gövdesine dayanmış,
Kimi sırt sırta vermiş,
Kimi oturmuş, 
Kimi çömelmiş,
Ay yıldız altında. 
Kardan heykeller SARIKAMIŞ’TA…
                                   (Malatya  12 Ocak 2012) </description>
<link>https://www.antoloji.com/sarikamis-ta-sehitler-siiri/</link>
<guid>1662890</guid>
<pubDate>2012-01-12T11:38:00+03:00</pubDate>
<author>Fikri Demirtaş</author>
</item>
 <item>
<title>Malatya Kürecik</title>
<description>Küreciği yine duman kapladı
Müfreze kurşunları dağlarında
Kınalı keklikler vuruldu toprağında
Nice güller soldu ömürlerinin baharında
Kan damlar yüreğime Mayıs yağmurlarında

Haçlıya dost, Hilale düşman
Malatya –Kürecik’te NATO füze kalkanı! 

Ağ gibi NATO üsleri sarmış
Dünyanın dört bir yanını
Mazlum halklar kaldırırsa başını
Yerle bir eder toprağını taşını

Haçlıya dost, Hilale düşman
Malatya –Kürecik’te NATO füze kalkanı! 

Amerikan radarları en güzel tepelerde
Su, altın, petrol iştahlarını kabartmakta
Nilden Fırata kadar Mezopotamya’da
Yalancı baharla halklar oyalanmakta

Haçlıya dost, Hilale düşman
Malatya –Kürecik’te NATO füze kalkanı! 

Emperyalistler göz dikmiş bu cennet yurda
Ecdadım Seyid Battalgazi’nin diyarında
Hiç ezan susmamış bu topraklarda
Düşman askeri girememiş tarihinde

Haçlıya dost, Hilale düşman
Malatya –Kürecik’te NATO füze kalkanı! 

Ben bir kayısı ağacıyım Yeşil Malatya’da
Kardeşlik barış şarkıları söylenir toprağımda
Şifa dağıtır, altın sarısı meyvelerim dünyada
Gün uyanır taptaze sabahlar kayısı dallarında
Bağımsızlık türküleri söylenir ay yıldız altında

Haçlıya dost, Hilale düşman
Malatya –Kürecik’te NATO füze kalkanı! 
                                   (4 Ocak 2012 Malatya) </description>
<link>https://www.antoloji.com/malatya-kurecik-te-fuze-kalkani-siiri/</link>
<guid>1658382</guid>
<pubDate>2012-01-04T13:37:00+03:00</pubDate>
<author>Fikri Demirtaş</author>
</item>
 <item>
<title>Kızıma</title>
<description>Telli turnam Sakaryaya gidersen Selamımı götür nazlı yavruma. Penceresine hafifçe vurasın, Sakın uykudaysa uyarmayasın.  Yalnız rüzgâr, Beydağı’ndan esersen </description>
<link>https://www.antoloji.com/kizima-152-siiri/</link>
<guid>1649201</guid>
<pubDate>2011-12-15T10:16:00+03:00</pubDate>
<author>Fikri Demirtaş</author>
</item>
 <item>
<title>Şehit Öğretmenler</title>
<description>Gönüllü yazılmıştılar bu silahsız savaşa
Kimi karda tipide dondu
Kimi selde boğuldu
Kimi teröristlerce şehit oldu
Kimi son nefesini verdi göçük altında
Gece gündüz yürüdüler karanlığa doğru
Bu kutsal davanın neferleri…

En büyük mabetti okulları
Bilgiye susayan öğrencileri
Harfleri mermi, silahtı kalemleri 
Başucunda yastıktı kitapları
Yürüdüler cehaletin üstüne
Sonsuzluğa uçan adsız öğretmenler…

Bitmez benim baharım 
Toprak benim, tohum ben
Sönmez benim ışığım 
Yıldız benim, güneş ben
Bitmez benim suyum 
Kaynak benim, pınar ben

Kahpe kurşunlarla sırtımdan vurulsam da
Fırat’ta, Dicle’de sel olur çağlarım
Munzur’da, Zap suyunda coşarım
Kızılırmak’ta, Aras’ta yunurum
Van gölüne karışır gözyaşlarım
Ağrı’da, Kato’da sarılır kefenim 
Ağlamayın çocuklar
Bu kavga cehalete karşı
Bu kavga özgürlük kavgasıdır…

Susmayacak bu şarkılar bu türküler
El ele verecek yurdumun çocukları
Halaylar çekilecek, horanlar tepilecek
Bahar yağmurları yağacak
Kar çiçekleri, güller açacak
Çocuklar ilim irfan öğrenecek 
Köy okullarında kahraman öğretmenler…
                                   (24Kasım 2011 Malatya) 
                                   Fen Lisesi Md.Yrd. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sehit-ogretmenler-3-siiri/</link>
<guid>1641333</guid>
<pubDate>2011-11-28T09:01:00+03:00</pubDate>
<author>Fikri Demirtaş</author>
</item>
 <item>
<title>10 Kasım Sarı Paşa</title>
<description>Yıl 1938, on kasım
Saat dokuzu beş geçe
‘’Ve Aleykümüs Selam’’diyerek
Mavi gözlerini sessizce kapadı
Uğruna öldüğü toprak ağladı 
Hüzünlüdür martı çığlıkları bugün

Yedi düvele karşı yaptı Kurtuluş Savaşı
Ezan-ı Muhammedi yeniden inletti arşı
Albayrak altında söylenir İstiklal Marşı
Rüzgârda savruluyor altın saçları
Kanat çırptı son saraya Sarı Paşa

Tüm ulus ağlar derin derin
‘’Derya, önünde çırpınarak Dolmabahçe’nin’’
Mazlum milletlere örnektir devrimlerin
Savaşta barışta Türkülüğe can verensin
Anıtkabir’de rahat uyu Atam
Sen, ölmedin düşüncelerinle 
İlelebet yaşayacaktır Türkiye Cumhuriyeti…

                                   (16 Kasım 2011 Malatya)  
                                   Fen Lisesi Müd.Yrd. </description>
<link>https://www.antoloji.com/10-kasim-sari-pasa-siiri/</link>
<guid>1636405</guid>
<pubDate>2011-11-16T14:05:00+03:00</pubDate>
<author>Fikri Demirtaş</author>
</item>
 <item>
<title>Yaşasın Cumhuriyet</title>
<description>Emperyalist devletlere karşı
Yapıldı muhteşem Kurtuluş Savaşı.

Cihana ders verdi kahraman Türk’ler.
Bu kutlu savaşı örnek aldı mazlum milletler.

Atatürk’ün önderliğinde yapıldı devrimler 
Gösterdiği hedefe yürüyor gençler.
Cumhurbaşkanı başta, meclis, hükümet, millet
El ele vermişlerdi; buydu en büyük kuvvet.

Yıkıldı saltanat, her yanda hürriyet
29 Ekim 1923’de kuruldu Cumhuriyet.

Vatan’ın her köşesine kuruldu fabrikalar
Tekel, Sümerbank, Demirçelik,Seka’lar 

Yapıldı barajlar, çıkarıldı madenler 
Denizde filolar, gökyüzünde uçaklar

Demir ağlarla örüldü dört bir yan
Nasırlı ellerle yollar yapıldı yorulmadan

Köylere de açıldı binlerce okul
Yurdu aydınlattı öğretmenler.

Camiler yapıldı, susmadı ezanlar
Özgürce ibadet etti insanlar.

“Demokrasi olamaz yollamazsan Meclise 
Kendine vekil diye beğendiğin kim ise.”

Kadın erkek ayrımı olmadan
Meclistedir Milletvekilleri yurdumun her ilinden. 

Kayserili tornacı ustası oğlu Cumhurbaşkanı
Rizeli Kaptanın oğlu oldu Başbakan

Köylü çocuğu Genelkurmay başkanı
İşçi, memur, esnaf çocuğu bakan

Ay yıldızlı bayrağı çekin her yere
Sevinin, bu cumhuriyet nasip olmaz her kula! 
Bağırın haydi çocuklar, yaşasın Cumhuriyet

                                   (29 Ekim 2011 Malatya) </description>
<link>https://www.antoloji.com/yasasin-cumhuriyet-15-siiri/</link>
<guid>1635132</guid>
<pubDate>2011-11-14T12:46:00+03:00</pubDate>
<author>Fikri Demirtaş</author>
</item>
 <item>
<title>Van, Erçiş Depremi</title>
<description>Dökülürken yapraklar hazan mevsiminde  Müthiş bir sarsıntıyla sarsıldı yer gök Yer kabuğunda emri ilahiyle koptu kıyamet Yeşil Van’da, Erçiş’te yaşandı bu büyük afet Afetlerden ders çıkarmayanlar ağlasın.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/van-ercis-depremi-2-siiri/</link>
<guid>1627415</guid>
<pubDate>2011-10-26T20:19:00+03:00</pubDate>
<author>Fikri Demirtaş</author>
</item>
 <item>
<title>Gül Kokulu Peygamber</title>
<description>Dünyayı süsleyen gülün kokusu,
Sevginin efendisi Nebi’yi hatırlatır,
Bir sevda dinmiş cennet bahçesinden,
Teşbihi gül, teri gül, yüzü gül Muhammed.

Gül aşktır, sevdadır, özlemdir, kavuşmaktır
Gül ayrılıktır, hüzündür,  gözyaşıdır.
Gül kokuların özü, ruhudur.
Gül çiçeklerin padişahı, Gül-i Muhammed.

Renklerin şereflendiği güllere bakınca,
Şair lal, ressam biçare kalır.
Ey Gül-i Rana’dan kokusunu almış rüzgâr.
En güzel sevgilinin toprağından serin serin eser.

Nur-u Kuran’ın aydınlığında,
Mısralarımla gül koklatmak istiyorum.
Yitirsek de baharı avuçlarımızda,
Gül muhabbetiyle kucaklıyorum.
                                   (21 Ekim 2011 Malatya) </description>
<link>https://www.antoloji.com/gul-kokulu-peygamber-siiri/</link>
<guid>1626623</guid>
<pubDate>2011-10-24T15:01:00+03:00</pubDate>
<author>Fikri Demirtaş</author>
</item>
 <item>
<title>Hazan Mevsiminde Yaşamak</title>
<description>Hazan mevsiminde
Yapraklar bir bir düşüyor yere
Dalından kopan her bir yaprak 
Bir şeyler hatırlatır bize
Her doğuşun bir batışı 
Her baharın bir kışı var
Bir yok oluş değil Hazan mevsimi 
Taze bir başlangıcın en sırlı haberi.

Ağaçların dökülmüş yaprakları arasında
Sonbaharın sarı soluk yüzüne 
Yüzümü sürüyorum gündüz gece
Bir gün sararıp düşeceğiz sonunda
Hafif bir esintiyle kara toprağa
Gelip geçici bu dünyada
“Her canlı ölümü tadacak”
Kaç takvim yaprağı daha kopacak.

Sararmış yapraklar döküldüğünde 
Ölüm daha acıklıdır güz güneşinde
Ağaçlardaki ağlamaklı musiki
Çalmaktadır sonbahar savaşında.
 
Ağaçlar elbiselerini çıkardığında
Bülbül ağlar, gül ağlar 
Sararan yapraklar, ağaran saçlar
Ölüm ve diriliş muştusunu anlar
Hazan mevsiminde ölmek.
Hazan mevsiminde yaşamak.
                                 
                                 (13 Ekim 2011Malatya) </description>
<link>https://www.antoloji.com/hazan-mevsiminde-yasamak-siiri/</link>
<guid>1622626</guid>
<pubDate>2011-10-13T14:42:00+03:00</pubDate>
<author>Fikri Demirtaş</author>
</item>
 <item>
<title>Son Zil Çalarken</title>
<description>Cıvıl cıvıl ses veren minik yavrular
Masmavi gökyüzünde kanat çırptılar
Okul bahçesinde kardeşçe kucaklaşanlar
Nerede şimdi mendil kapmaca oynayan çocuklar.
Şen şakrak özgürce öten kuşlar
Nerede kalemler, defterler, kitaplar
Kara tahta başında yazı yazan minik eller
Nerede şimdi o güzelim okullar, derslikler.
Nasılda geçti yıllar, saçlarıma düştü aklar
Kulağımda hala öğrencilerin sesleri var
Biliyorum son zilin çaldığını çocuklar
Gökyüzünde kayboldu artık gelmez o kuşlar
Düşlerimde her gün yaşayacaklar
Zil çaldı hadi okullara koşun çocuklar.

                                                       (Malatya 13 Eylül 2011) </description>
<link>https://www.antoloji.com/son-zil-calarken-siiri/</link>
<guid>1611403</guid>
<pubDate>2011-09-13T14:03:00+03:00</pubDate>
<author>Fikri Demirtaş</author>
</item>
 </channel>
</rss>
