<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Fikret Kanat Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Mecnun ve Kum Saati</title>
<description>aşkın bir tarifi de şöyle;  dolarken kalbimiz heyecanla o tertibi keşfedilmemiş iksirle buna mukabil boşalır beynimiz aşk ile işleyen kum saatimiz yani ne kadar seversek </description>
<link>https://www.antoloji.com/mecnun-ve-kum-saati-siiri/</link>
<guid>359769</guid>
<pubDate>2006-01-05T02:55:00+03:00</pubDate>
<author>Fikret Kanat</author>
</item>
 <item>
<title>Ferhatın Gürzü</title>
<description>seninle yaşadı gönlüm baharı güzü dayanılmaz oldu hasretin dağlar misali ne zaman elime almaya kalksam ferhat misali gürzü </description>
<link>https://www.antoloji.com/ferhatin-gurzu-siiri/</link>
<guid>356352</guid>
<pubDate>2005-12-29T23:20:00+03:00</pubDate>
<author>Fikret Kanat</author>
</item>
 <item>
<title>Sincan Lisesi</title>
<description>yıllar önce seni karşıma dikti bir daha çıkmaya sincan lisesi el atıp ruhumu yerinden çekti dilerim yüzün gülmeye sincan lisesi  ayaş caddesi olmuştur yolum </description>
<link>https://www.antoloji.com/sincan-lisesi-siiri/</link>
<guid>354662</guid>
<pubDate>2005-12-27T01:32:00+03:00</pubDate>
<author>Fikret Kanat</author>
</item>
 <item>
<title>Bilmem</title>
<description>unuttum demeye varmadı dilim kırıldı kollarım kalkmıyor kolum ateşe yanarım perişan halim bu halim ne zaman sezilir bilmem  sevgime karşılık çile kâr oldu </description>
<link>https://www.antoloji.com/bilmem-31-siiri/</link>
<guid>354658</guid>
<pubDate>2005-12-27T01:25:00+03:00</pubDate>
<author>Fikret Kanat</author>
</item>
 <item>
<title>Memet Emmi</title>
<description>terkettiler hepsi seni dönerlermi memet emmi sahte dostlar nerde hani gelirlermi memet emmi  dostların çıktılar aya </description>
<link>https://www.antoloji.com/memet-emmi-2-siiri/</link>
<guid>354656</guid>
<pubDate>2005-12-27T01:15:00+03:00</pubDate>
<author>Fikret Kanat</author>
</item>
 <item>
<title>Sanma Arkadaş</title>
<description>bana diyorlar ki neden inlersin anlatsam derdimi herhal dinlersin dinlersen belki de o an anlarsın anlarsan derdimi yanma arkadaş  bu devri alemde geçtikçe günler </description>
<link>https://www.antoloji.com/sanma-arkadas-siiri/</link>
<guid>344700</guid>
<pubDate>2005-12-08T01:30:00+03:00</pubDate>
<author>Fikret Kanat</author>
</item>
 <item>
<title>Sevgililer Günü</title>
<description>herkes sarmaş dolaş  herkes sokaklarda ben sensizlikten ben yalnızlıktan üşüyorum sokak lambaları loş ışık her köşede bir sevgili </description>
<link>https://www.antoloji.com/sevgililer-gunu-34-siiri/</link>
<guid>344690</guid>
<pubDate>2005-12-08T01:23:00+03:00</pubDate>
<author>Fikret Kanat</author>
</item>
 <item>
<title>Gidenler Dönmez</title>
<description>ya gönlüme elem ya da bir merhem bunlardan birini ver de öyle git ya derdime derman ya da ecelim birinden birini seç de öyle git  sensiz bir hayata kul etme beni </description>
<link>https://www.antoloji.com/gidenler-donmez-siiri/</link>
<guid>344687</guid>
<pubDate>2005-12-08T01:18:00+03:00</pubDate>
<author>Fikret Kanat</author>
</item>
 <item>
<title>Gül Yanakların</title>
<description>güzel yüzünden eksilmesin neşe  böyle daha güzel gül yanakların sevdiğim ne olur çıkma güneşe gün vurup yanmasın al yanakların  beni benden aldı sade bir sözün </description>
<link>https://www.antoloji.com/gul-yanaklarin-siiri/</link>
<guid>311991</guid>
<pubDate>2005-09-27T01:34:00+03:00</pubDate>
<author>Fikret Kanat</author>
</item>
 <item>
<title>Şiirin Sonu Ne Kaldı Bize Söyleyecek</title>
<description>Zorlamadan  yürek  Yaz demeden kalem Yazdırmıyor şiir kendini Ne zaman yıkıp taşarsa Duygular bendini İlham denilen  şâki </description>
<link>https://www.antoloji.com/siirin-sonu-ne-kaldi-bize-soyleyecek-siiri/</link>
<guid>274562</guid>
<pubDate>2005-06-26T12:50:00+03:00</pubDate>
<author>Fikret Kanat</author>
</item>
 <item>
<title>Elveda</title>
<description>vuslatı seninle tattı bu gönlüm elveda birtanem elveda sana gün günü eriyip bitiyor ömrüm elveda birtanem elveda sana  buraya kadarmış tekmil neşemiz </description>
<link>https://www.antoloji.com/elveda-140-siiri/</link>
<guid>270138</guid>
<pubDate>2005-06-12T02:14:00+03:00</pubDate>
<author>Fikret Kanat</author>
</item>
 <item>
<title>Örtün Karanlıklar</title>
<description>Yine gönlümde elem yine gözümde yaş Gelin gözümden yaşı silin karanlıklar Vefasız alemde bulamadım bir sırdaş Gelip yalnızlığımı alın karanlıklar  Aynı bozuk düzen,kuma gömülmüş kafa </description>
<link>https://www.antoloji.com/ortun-karanliklar-siiri/</link>
<guid>270136</guid>
<pubDate>2005-06-12T02:11:00+03:00</pubDate>
<author>Fikret Kanat</author>
</item>
 <item>
<title>Ben Olacağım</title>
<description>aklına gelirsem günün birinde  belki bir şarkıda belki şiirde özlemle kurduğun hayallerinde iyi bak onlarda ben olacağım  yağmurlu gecelerin sabahında </description>
<link>https://www.antoloji.com/ben-olacagim-4-siiri/</link>
<guid>270135</guid>
<pubDate>2005-06-12T02:06:00+03:00</pubDate>
<author>Fikret Kanat</author>
</item>
 <item>
<title>Lütfen Sevgi</title>
<description>Bu sefer gerçekten de sonundayız sanırım yolun. Sanırım ayrılacak ellerimiz ve son defa kucaklaşacağız bir şeylerin bittiğinin farkına varıp.Dört yıl boyunca kanımızın kaynamadığı, hep itici bulduğumuz, görmek istemediğimiz arkadaşlara bile buruk bir tebessümle bakacağız.Keşkelerimiz bizi pişmanlığın dehlizlerine sürükleyecek.Sahi yaşanan zaman ya da yaşayamadığımız zaman nereye gider diye sorgulayacağız dönüp geçmişimizi. Acı tatlı bir çok anıya gebe dört yılımız gözlerimizin önünden bir film şeridi gibi kayıpgeçecek.Başarılarımız,başarısızlıklarımız,mutluluklarımız,hüzünlerimiz,sevgilerimiz,nefretlerimiz bir yumak oluşturup yüreğimizin başında bağdaş kurup oturacak. Olanca tazyikine, yüreğimizi sıkıştırmasına,hadi söyle de sen de kurtul o da kurtulsun ikazına rağmen bir türlü diyemediğimiz iki kelimeden müteşekkil “seni seviyorum” klişesi bugün belki de tüm anlamını yitirecek. Bu seni seviyorum, bir daha görüşemeyiz anlamına bürünen hüzünlü bir veda sloganına dönüşecek.Keşkelerimizin gün günü artmaması için keşke birbirimizi sevdiğimizi söyleyebilseydik. Sırf insan olduğu için bugün öldürülen onca insanın yerine, keşke birbirimizi sırf insan olduğumuz için sevdiğimizi söyleyebilseydik.Ve bu ayrılık seremonisinde seni seviyorum lafı “gözün çıksın “anlamını taşımasaydı. Nefretimizi, kırgınlığımızı, kızgınlığımızı, saldırganlığımızı nasıl olanca  haşmetiyle  ortaya koyabiliyorsak;  sevgimizi, dostluğumuzu, kardeşliğimizi, yardımımızı, şefkatimizi,bağışlayıcılığımızı,hoşgörümüzü de öylesine coşkun gösterebilseydik..Bunu bizler,yani okumuş insanlar,yarının büyükleri, eğitimcileri gerçekleştiremeyecekse,sevmeyi bile beceremeyecekse,  dünyanın  gidişatından memnun  olmama  gibi bir hakka nasıl sahip olabiliriz. Sevgisizlik değil mi? Bugün dünyayı savaş cehennemine çeviren, göz yaşına boğan,çocukları yetim bırakan, insanları kaderine terk eden. Bizim paylaşamadığımız ne var.O benden daha çalışkan,notları daha iyi diye bir insana gıpta ile bakabilir,kıskanabiliriz ama ondan nefret etme hakkına sahip değiliz. Kafası kel, gözü şaşı, ayağı aksak, burnu uzun, gözlüklü, kulağı büyük diye insanların kendi elinde olmadan yaratanın öyle uygun görüp yarattığı için sahip olduğu özellikler nedeniyle bir insanı aşağılayıp, hor görmek bizlere yakışır bir davranış olamaz.Bu tip düşünce ve tavırlar bizi küçültecek değerimizi düşürecek ilkelliklerdir. Evet bu sefer gerçekten de bir sonun başlangıcındayız sanırım.İşte hayatın bir dönemi daha kapanıyor.Herkes ekmeğin aslan midesine indiği bir hayat mücadelesinin içine düşecek.Ve bu mücadele belki çok önemli dostlukların önüne geçip  bazı ilişkilerin bitmesine neden olacak.Belki de bu mücadeleyi ortak yapanlarımız,yüreğini birleştirip el ele göz göze sırt sırta devam edecekler.Üniversite hayatı kanımca hayatın bazı gerçekleriyle yüz yüze gelmemizi sağlasa da, hayatımızın en kolay,en anlamlı dönemini oluşturuyor.Bundan sonra bizi zorlu bir yaşam mücadelesi bekliyor.İnancımızı ve sevgimizi hiç yitirmeden yarınlardan daha ümit-vâr olarak bu mücadeleye girişmeliyiz. </description>
<link>https://www.antoloji.com/lutfen-sevgi-siiri/</link>
<guid>270132</guid>
<pubDate>2005-06-12T01:53:00+03:00</pubDate>
<author>Fikret Kanat</author>
</item>
 <item>
<title>Anneye Çelenk</title>
<description>SÜREYYA BERFE'YE    çocuklar anne babalarının cenazesine çelenk gönderirler mi? </description>
<link>https://www.antoloji.com/anneye-celenk-siiri/</link>
<guid>270131</guid>
<pubDate>2005-06-12T01:50:00+03:00</pubDate>
<author>Fikret Kanat</author>
</item>
 <item>
<title>Aşk Masalı</title>
<description>bırak periyi masalı bize kekik kokulu sevdalar lazım kim kaybetmiş ki; kim bulacak cam ayakkabısını kül kedisinin, pamuk prensesin </description>
<link>https://www.antoloji.com/ask-masali-9-siiri/</link>
<guid>266022</guid>
<pubDate>2005-05-30T01:30:00+03:00</pubDate>
<author>Fikret Kanat</author>
</item>
 <item>
<title>Ümit Bu Ya Gözde</title>
<description>dün gece bir dostum aradı Gözde  çok dertliydi konuştuk biraz konu yine benim muzdaripliğim yalan sözler,  sahte yüzler,riyakâr insanlardı artık tanıyamıyorum diyordu Gözde tanıyamıyorum kim sahici dost </description>
<link>https://www.antoloji.com/umit-bu-ya-gozde-siiri/</link>
<guid>253215</guid>
<pubDate>2005-04-25T01:26:00+03:00</pubDate>
<author>Fikret Kanat</author>
</item>
 <item>
<title>Hani Ya</title>
<description>dört kitap üstüne yemin ederek yalnız benim olacaktın hani ya eğer aramıza girerse felek karalar bağlayacaktın hani ya  parmağında yüzük elinde kına </description>
<link>https://www.antoloji.com/hani-ya-4-siiri/</link>
<guid>252764</guid>
<pubDate>2005-04-24T01:44:00+03:00</pubDate>
<author>Fikret Kanat</author>
</item>
 <item>
<title>Ankara</title>
<description>ANKARA   Masa başında kurulmuştur Ankara.Masa başı adamları yaratmış, masa başı adamları sevmiştir. Masa başı işlerinin kenti olmuştur Ankara. Sokakları cetvelle çizilmiş isimleri bir alfabetik indeksten sırayla seçilmiştir. Bestekar, Bilir, Büklüm Bülten...diye yan yana giderler. Tarihi, üzerine sonradan dikilmiş elbisedir,yaşanmışlığı değil. Akildir, mantıktır. Ruh ona sonradan biçilmiştir, gerekliliği bilindiği için. Arkasında hayat değil bilgi vardır. Bu yüzden toplamadır ruhu Kültürleri toplamış kendince birleştirerek kendinin yapmıştır bu kent. Tren garı binasının karşısındaki Hitit aslanına ters binen Nasreddin Hoca’dır. Sterildir Ankara heterojendir. Fakiriyle zenginin hayatları pek karışmaz birbirine Lalia bile yakınlaştıramaz dünyaları,hayalleri farklı bu insanları. Sıhhiye köprüsü görünmez bir duvardır kuzey ve güney arasında; iki Ankara’yı böler.Ve Yenişehir’in inadına Sıhhiye’dir sittin sene değişmez. Sınırlar nettir Ankara’da.Çünkü devlettir Ankara. Devlet sınırları sever. Ne topraktır ne beton Ankara; ne de ikisi arasında bir şey. İkisine de uzaktır kendine özgüdür Ankara. Denizsizdir. Otobüslerde, minibüslerde, parklarda pastanelerde....insanların yüzlerine bakılarak kurulur hayaller. Çünkü bir denizi yoktur,insanlara sırtınızı dönüp seyredebileceğiniz. Yalnız kalamazsınız denize kaçamazsınız. İnsanların dönüp gelecekleri yer yine birbirlerinin yüzüdür. Bu yüzden insan ilişkileriyle varolur Ankara’da. Mekanlarından öte insanlarının yüzleridir bu kente bağımlılığımızın temeli. </description>
<link>https://www.antoloji.com/ankara-33-siiri/</link>
<guid>252762</guid>
<pubDate>2005-04-24T01:41:00+03:00</pubDate>
<author>Fikret Kanat</author>
</item>
 <item>
<title>Sanma Sen Sakın</title>
<description>güzelsin gönlünü çalmak isterler  ellerin sözüne kanma sen sakın aşkın alemine salmak isterler bir daha maziye kanma sen sakın  çileyle saçını aka boyarsın </description>
<link>https://www.antoloji.com/sanma-sen-sakin-siiri/</link>
<guid>252760</guid>
<pubDate>2005-04-24T01:37:00+03:00</pubDate>
<author>Fikret Kanat</author>
</item>
 </channel>
</rss>
