<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Ferit Aslankurt Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Sen bil/mezsin....</title>
<description>Yalan değil sana olan hislerim...ve gözlerim tavana çakılı sabahlara dek seni düşlediğim yalan değil... Ellerin,dudakların,gözlerin..hatta ayak bileklerin ve de sözlerin gelir geçer imgelerimden..ben mutlu olurum.. kimse bilmez.sen bil/mezsin.. Böyle geçer benim gecelerim..ve akşamdan kalma ve senden kalma hallerimle başlarım sabaha..istemeyerek de olsa..bağıra çağıra...ve iple çekerim geceyi..gece içindeki senli hallerimi..gelmez...ve başlarım ana avrat sövmeye..yelkovanına da  akrebine de...kimse bilmez sen bil/mezsin.. Akşam olur karışırım kalabalığın arasına..herkesin elinde bir şeyler..ekmek,soğan vesaire..seni görebilmemin sevinci oysa benim ellerimde..adımlarım sıklaşır hemde kan ter içinde..kimse bilmez sen bil/mezsin.. Karşılar beni buğulu bir çift göz ve ardından sımsıcak bir'hoş geldin'nasıl derler kadife gibi hani...işte tam da öyle..Dağılırım... Böyle başlar geceye ilerleyen akşamın ilk saatleri..mutlu olurum..kimse bilmez sen bil/mezsin... </description>
<link>https://www.antoloji.com/sen-bil-mezsin-siiri/</link>
<guid>1253365</guid>
<pubDate>2009-09-12T02:31:00+03:00</pubDate>
<author>Ferit Aslankurt</author>
</item>
 <item>
<title>Tutunamadık....</title>
<description>Ne sen ne de ben tutunamadık...hiç bir sevgi ve aşk'a..tutkuyu anlatan bir şiirdeki mısralara bile biz tutunamadık..Ne ben yaza bildim sana..ne de sen yorum yapabildin aslında hiç olmayanbir aşkın anlatıldığı beyaz sayfalara..Dedim ya biz tutunamadık.. Ne çok sevgililerimiz oldu bilirsin..hiç birinde yaşamadık biz ve aramızda olmayan ve hiç yaşanmayan aşkı bulamadık sevgili dediğimiz o insanlarda..Biz aslında hiç olmadık..hiç karşılaşmadık..hiç göz göze gelmedik ve ellerimiz hiç hissetmedi sıcaklığımızı...biz aslında hiç yoktuk ve olamdığımızdan tutunamadık.. Çocukluğumda kanadından yaraladığım küçücük bir serçenin yere düşmemesi adına..yaşamda kalmak adına verdiği mücadele geldi aklıma..nasılda geçirdi tırnaklarını ağacın dalına..ve salmadı kendini bırakmadı aşağılara.. Ya biz.. sana sorsam ölüm'ü düşlüyorsun..ben ise aynı keza...dedim ya biz tutunamadık..ne aramızda hiç başlamamış olan aşk'a ne de yaşama dair..biz tutunamadık...Biz hiç sevmedikte birbirimizi biliyor musun..kahrolası gidişlerde hiç ardı sıra bakılan da olmadık ki aslında..biz uykusuzda kalmadık hani..bir birine susamış iki tenin birleşmesi de yaşanmadı ki rüyalarda..Sahi bizim düşlerimiz de olmadı ki...diyorum ya biz tutunamadık.. Nikotin kokulu ellerimde yazılmaya hasret şiirlerim de olmadı benim..tozlu sehpamın üzerine bir değilde iki kadehte koymadım ben..ve şarabın sarhoşluğuda olmadı hiç..kestane karası gözlerinin de... </description>
<link>https://www.antoloji.com/tutunamadik-5-siiri/</link>
<guid>1247769</guid>
<pubDate>2009-09-02T01:21:00+03:00</pubDate>
<author>Ferit Aslankurt</author>
</item>
 <item>
<title>İsmail(bey,amca,baba..babam)</title>
<description>Yıl 1993.Babam son yolculuğuna hazırlanıyor.Bağrışmalar,saç baş yolmalar ve gözyaşları içinde.Benimse bir yanım eksik..kahrediyorum bu ansızın gidişe..Ve bu yaşanan  acı son olur diyordum..kendimce..aklım yettiğince.. Olmadı.. YIL 2006.Bir adam tanıdım..Önceleri bey,sonra amca,daha sonra baba..babam dediğim..Neden bu kadar sevdirdin ki kendini..hiç mi düşünmedin sonunda ayrılık olacağını..bu kadar yanar mıydı içimiz söyle..böylesine kan damlar mıydı yüreklerimizden..ALLAH RAHMET EYLESİN der geçerdik en azından..Belki ardından bir de FATİHA..Kimseye diyemedim..anlatamadım biliyor musun..Kasımın iki siydi sanırım..elinde kahvaltılık kafe den içeri girişin.Yalnız her zaman ki gelişin değildi bu..Bir ışık vardı çevreni kaplayan..senle bir bütün..ve eş zamanlı hareketler.. Hoş geldin baba..hoş geldin babam.. Sonra bana seslendin (Şef..bu lambalar gündüz vakti neden yanar)     yanar..yanar da..gidişin kadar değil be babam..gidişin kadar değil..Şimdi bir tek lamba dahi yakmıyorum..ne gündüzleri ne de geceleri..Sonuna kadar da sıktırdım ha çeşmeleri..Yine de bir sızıntı var be babam..damlar damlar da yakar yüreğimi..Hani tekrar döneceğini bilsem..hani duyacaksa kulaklarım o sansürsüz bağırışları..yalnızca kafe değil..sana yemin olsun ve sana ant olsun ki yaktırırdım tüm şehrin ışıklarını.. Sen gittikten sonra kahvaltıyı da değiştirdim biliyor musun..Eskisi gibi biraz bal..bir de vazgeçilmezin zeytinyağı yok artık..Şimdilerde karışık tost falan yiyorum..çünkü onlar seni hatırlatıyor..boğazıma düğümleniyor..geçmiyor be babam..inan boğazımdan geçmiyor.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/ismail-bey-amca-baba-babam-siiri/</link>
<guid>1057342</guid>
<pubDate>2008-11-05T15:36:00+03:00</pubDate>
<author>Ferit Aslankurt</author>
</item>
 <item>
<title>Ona Dair Şiirler Üstüne...</title>
<description>Kestane karası gözlerinle başladı herşey.. Aşk-sevgi-nefret.Umut-umutsuzluk-zaaf vesaire.. Sonra(benim duvarlarım ressam..benim duvarlarım usta..ve elleri yok)    diye başlayıp biten mısralar döküldü beyaz kağıda.. Ve ben gibi..sevdiğini imgeler dünyasında yaşatanlar adına...anlayana..  Görmediğim anlarda boğulacak gibi olurken.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/ona-dair-siirler-ustune-siiri/</link>
<guid>980732</guid>
<pubDate>2008-07-06T23:03:00+03:00</pubDate>
<author>Ferit Aslankurt</author>
</item>
 <item>
<title>Yalan...</title>
<description>Her şey bir yalanla başladı..'Seni Seviyorum' da olduğu gibi.. Yalandı tüm söylediklerin.. ve sahtelik diz boyuydu tavırlarında, Anlayamadım.. 'Seni Seviyorum' kelimesi anlamını yitirdi dudaklarında.. ve bir okadar sıradan... </description>
<link>https://www.antoloji.com/yalan-480-siiri/</link>
<guid>956523</guid>
<pubDate>2008-05-23T22:03:00+03:00</pubDate>
<author>Ferit Aslankurt</author>
</item>
 <item>
<title>Seni Arzulamak</title>
<description>Anadan üryan..öylece kalsan..saflığın ve berraklığın timsali gibi..ve dudaklarımın ilk başlangıç noktası olsa ayak parmakların..ve her milimetresinde seni duyumsayarak ve biraz daha yukarılara..Cehennem ateşinin bile sönük kaldığını düşündüğüm kasıklarının arasına... yavaş.. ve bir okadarda şehvet dolu dokunuşlarla.. Bu kez sen sarsılsan..ve teninin yarı yolundayken henüz.. Özgürce yaşaya bilmek..sevişmek..bıkmadan usanmadan..Dokuna bilmek..o ay parçası göğüslere..ve gezine bilmek uçlarında..pervasız.. hani..boynunda duraklasam..ve biraz daha derinden çekip kokunu..öpsem..öpsem..doyasıya.Sonra o yanılası dudaklarında bulsam kendimi..yaşam pınarım dediğim dudaklarından kana,kana içsem..ve dilim bulşsa dilinle..bu kez biraz hırçın..ve bir kez daha pervasız..kenetlenip kalsak öylece.. Seni çok arzuluyorum...Sen bilmesende..  </description>
<link>https://www.antoloji.com/seni-arzulamak-siiri/</link>
<guid>952389</guid>
<pubDate>2008-05-15T10:10:00+03:00</pubDate>
<author>Ferit Aslankurt</author>
</item>
 <item>
<title>Gece...</title>
<description>Geceler.. bir tek gecelerde yaşıyorum seni.. gözlerini,ellerini,dudakların ve tenini.. kimseler bilmiyor ve görmüyor inan..gece yarılarında koşarak bana gelişini.. sen bile bilmiyorsun..ve hangi rüyalardasın kimbilir... ve sana yemin olsun..bana gelişine,gökteki ay ve yıldızlar şahittir.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/gece-469-siiri/</link>
<guid>938808</guid>
<pubDate>2008-04-19T11:24:00+03:00</pubDate>
<author>Ferit Aslankurt</author>
</item>
 <item>
<title>Kelebek Ömrü</title>
<description>Bir ömür düşün ki..içerisinde sen olmayacaksın. Nefesin..dudakların..gözlerin ve tenin yok.. Öyleyse bir kelebeğin ömrünü yaşamak isterim. bir günlük..biliyorsun değil mi..bir gün..yalnızca birgün.. Oysa sen olsaydın bir çınarın ömrünü isterdim ki...seni doya doya binlerce yıl... </description>
<link>https://www.antoloji.com/kelebek-omru-10-siiri/</link>
<guid>934183</guid>
<pubDate>2008-04-11T11:21:00+03:00</pubDate>
<author>Ferit Aslankurt</author>
</item>
 <item>
<title>Yoksun..</title>
<description>Bu gün tüm renkler gri, saatlerde de bir anormallik..sorma gitsin.. yelkovan yorulmuş..peşinden gitmiyor akrebin. Yoksun.. Biliyorsun.. Sebebi gözlerin.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yoksun-296-siiri/</link>
<guid>933427</guid>
<pubDate>2008-04-09T20:40:00+03:00</pubDate>
<author>Ferit Aslankurt</author>
</item>
 <item>
<title>Duvar..Ressam..</title>
<description>Tüm camlarını kapadım odamın, aynı zamanda perdeleride.. Senden başka kimse olsun istemedim us'umda. Bir tek sen olmalıydın, Gözlerim çakılı duvarlara..  </description>
<link>https://www.antoloji.com/duvar-ressam-siiri/</link>
<guid>921018</guid>
<pubDate>2008-03-18T15:26:00+03:00</pubDate>
<author>Ferit Aslankurt</author>
</item>
 <item>
<title>Yedi Nokta Dört</title>
<description>bir kocaeli'nde yaşadım, yedi nokta dört şiddeti.. birde seni gördüğümde. o yürüyüş..o endam allahım neydi öyle  </description>
<link>https://www.antoloji.com/yedi-nokta-dort-siiri/</link>
<guid>855590</guid>
<pubDate>2007-11-28T21:30:00+03:00</pubDate>
<author>Ferit Aslankurt</author>
</item>
 <item>
<title>Yıllar Sonra</title>
<description>Yıllar sonra... Saçlarında kar tanesi beyazlık, yüzünde yaşamın izleri ve titreyen ellerle karşımdaydı. Evet..yıllar sonra..  </description>
<link>https://www.antoloji.com/yillar-sonra-75-siiri/</link>
<guid>850942</guid>
<pubDate>2007-11-20T19:20:00+03:00</pubDate>
<author>Ferit Aslankurt</author>
</item>
 <item>
<title>Kahrolası Gidişim...</title>
<description>Böyle mi olacaktı.. Her şeyi bir kenara bırakıp, ve..seni de umursamadan.. Çekip gidişim...  Öyle ya... </description>
<link>https://www.antoloji.com/kahrolasi-gidisim-siiri/</link>
<guid>662554</guid>
<pubDate>2007-02-16T17:50:00+03:00</pubDate>
<author>Ferit Aslankurt</author>
</item>
 <item>
<title>Bin yıllık özlem</title>
<description>Daha ne kadar oldu ki,, yanından ayrılalı.. Gözlerime sorsan, on yıl.... Kalbime sorsan, yüz yıl.... </description>
<link>https://www.antoloji.com/bin-yillik-ozlem-siiri/</link>
<guid>653320</guid>
<pubDate>2007-02-06T17:10:00+03:00</pubDate>
<author>Ferit Aslankurt</author>
</item>
 <item>
<title>Mahkum</title>
<description>Her yanım tel örgülerle çevrili kıpırdayamıyorum sanki kürek mahkumuyum eziliyorum. Ne bir arayan ne de bir dost, tahammülüm kalmadı...çıldırıyorum.  Buradaki insanlar nasıl.... </description>
<link>https://www.antoloji.com/mahkum-90-siiri/</link>
<guid>651151</guid>
<pubDate>2007-02-04T11:48:00+03:00</pubDate>
<author>Ferit Aslankurt</author>
</item>
 <item>
<title>Tutku</title>
<description>Neden bilmiyorum.. Yanımdayken bile sana özlem duymak.. ve.. sana doyamamak... Tenini tenimde hissetmek.. ve.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/tutku-73-siiri/</link>
<guid>648755</guid>
<pubDate>2007-02-01T17:46:00+03:00</pubDate>
<author>Ferit Aslankurt</author>
</item>
 <item>
<title>Sen gideli...</title>
<description>Sen gideli çok şey değişti buralarda. Yollar,sokaklar,caddeler. Bir ben mutsuzum insanlar arasında, bir ben kimsesiz... Gel gör... yok artık o eski cıvıltıları kuşların </description>
<link>https://www.antoloji.com/sen-gideli-43-siiri/</link>
<guid>588107</guid>
<pubDate>2006-11-22T19:55:00+03:00</pubDate>
<author>Ferit Aslankurt</author>
</item>
 <item>
<title>Bir Kadın...(2)</title>
<description>Her yağmur yağdığında, ve her çakışında şimşeğin. Bir maral gibi ürkek...ve tedirgin.... Dönüp duruyorsa yatağında, ve bırakılıyorsa yalnızlıklara.. Bilmem ki ne demeli. </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-kadin-2-3-siiri/</link>
<guid>574614</guid>
<pubDate>2006-11-05T11:05:00+03:00</pubDate>
<author>Ferit Aslankurt</author>
</item>
 <item>
<title>Hayalinle</title>
<description>Dün gece benimleydin, biliyor muydun bir tanem.... Beraber içtik sabahlara dek.. Sıcaklığın,bakışların tüm acılarımı dindirmişti. Sarılmıştık hiç ayrılmamacasına... Ne vardı sanki o gece, </description>
<link>https://www.antoloji.com/hayalinle-7-siiri/</link>
<guid>573587</guid>
<pubDate>2006-11-03T21:21:00+03:00</pubDate>
<author>Ferit Aslankurt</author>
</item>
 <item>
<title>Bir Kadın</title>
<description>Kadın..Her şeye hasret.. Arzulanmaya,sevilmeye,anlaşılmaya.. Sanki çöl ortasında bir çiçek. Susuz.... Dayanılmaz bir istek.. Ama ruh aç..Beden ise tutsak. </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-kadin-36-siiri/</link>
<guid>572370</guid>
<pubDate>2006-11-02T14:34:00+03:00</pubDate>
<author>Ferit Aslankurt</author>
</item>
 </channel>
</rss>
