<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Ferda İnanoğlu Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Yanılgı</title>
<description>Seninle düştük toprağa Filizlendik Buğday durdu başağa Harman olduk sonbaharda Un olduk, ekmek olduk kurulduk sofralara. İlk öptüğün yerde </description>
<link>https://www.antoloji.com/yanilgi-270-siiri/</link>
<guid>3816898</guid>
<pubDate>2026-04-13T19:52:00+03:00</pubDate>
<author>Ferda İnanoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Beklemek</title>
<description>Kar Taneleri Gibi Özlem, geceye düşen bir nefes, Aşk, ellerimde eriyen kar tanesi… Bir görünüp, bir kaybolan, İçime işleyen. Beklemek… </description>
<link>https://www.antoloji.com/beklemek-606-siiri/</link>
<guid>3816896</guid>
<pubDate>2026-04-13T19:50:00+03:00</pubDate>
<author>Ferda İnanoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Üşümesin Yüreğim</title>
<description>    Uzadı gitti yollar, ne çok özledim seni. Susuz çöllerde kum gibiyim, gel de sar beni.  Issız gecelerimin kalabalığı sendin, </description>
<link>https://www.antoloji.com/usumesin-yuregim-siiri/</link>
<guid>3619253</guid>
<pubDate>2024-09-27T00:30:00+03:00</pubDate>
<author>Ferda İnanoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Tebessüm</title>
<description>Dün akşam gelmeni istedim, karbondioksitlenmiş odamda. Donmuş zamana seyirci gözlerimde, saçların uçuştu. Eylüldü serin , yüreğim savruldu.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/tebessum-223-siiri/</link>
<guid>3619252</guid>
<pubDate>2024-09-27T00:28:00+03:00</pubDate>
<author>Ferda İnanoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Yap_boz</title>
<description>Sen ve ben, yap-bozla kule yapmaya çalışan çocuklar gibiyiz, titrek ellerimizle. Son parçayı eklerken , bir sarsıntıyla yıkılır kulemiz. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yap-boz-43-siiri/</link>
<guid>3619251</guid>
<pubDate>2024-09-27T00:27:00+03:00</pubDate>
<author>Ferda İnanoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Son</title>
<description>Zaman kaybolur da gözlerinde  İz olur da yerin yedi kat dibinde Gece mi aydınlık gündüz mü bilemezsin Sessizlik ayaz gibi vurduğu zaman şamarı Üsteleyemez hiç bir sonu ya da başı Kırk katırın kırkının yükü omuzlarında </description>
<link>https://www.antoloji.com/son-50-siiri/</link>
<guid>3619225</guid>
<pubDate>2024-09-26T22:56:00+03:00</pubDate>
<author>Ferda İnanoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Mavimsi</title>
<description>           Mavimsi gözlerinin ardından  Sonsuz bir boşluğa düşen Arsız bir nehir gibi Böğüre böğüre çaglayan yüreğim Çok yorgun.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/mavimsi-6-siiri/</link>
<guid>3619160</guid>
<pubDate>2024-09-26T17:35:00+03:00</pubDate>
<author>Ferda İnanoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Sığıntı</title>
<description>             bilinmezden gelip bilinmeze giderken açıldıkça açılıyor perdeler kendimden kendim doğuyorum milyonlarca yıldır karanlığı ateşle yırtarken havva’ dan eskiyim  </description>
<link>https://www.antoloji.com/siginti-27-siiri/</link>
<guid>3619012</guid>
<pubDate>2024-09-26T00:15:00+03:00</pubDate>
<author>Ferda İnanoğlu</author>
</item>
 </channel>
</rss>
