<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Fatih &#214;zkonyalı Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Güneşe Çiğ Düşerken</title>
<description>alnımda  mücrimin duasıyla asılı kaldı bir hurafenin miladından bir müsbetin iflasına kadar Kâbilin damarında ki pişmanlık  </description>
<link>https://www.antoloji.com/gunese-cig-duserken-siiri/</link>
<guid>1218500</guid>
<pubDate>2009-07-13T09:24:00+03:00</pubDate>
<author>Fatih Özkonyalı</author>
</item>
 <item>
<title>Aşk-ı Kaotik</title>
<description>Adam suskunluğu körükler durmadan tazelediği iç çekişiyle, uçurumdan düşer masanın orta yerine. Gözlerine mil çekilmiş bir akşamüstüdür gene bütün anlatımlar, akşamdan sabahı çıkartıp kalanını gündüzün zehirli sarmaşıklarına kurban etme vakti bir hal içinde sanki. Adam konuşsa idam edecek kendini, kadın anlasa belki çekip gidecek adresi belli olmayan ülkeye.  Aziz; bana ekmekten çok sabır öğütle şimdi, şimdi yolları ayırmadan, pusulamı delirmişliğime kaptırmadan; belki Hızır’ın geçtiği yoldur hani işte oraya çıkar yönümü, yoksa adam konuşacak yoksa idam edecek baharın kendini anladığı vakte denk zamanda.  Ya sular yanarsa kapkara bir geçmişi aydınlatmak için. Körpeliğini kim anlatacak o zaman bahçelere. Adam çözülmemiş buz dağıysa okyanusun ortasında, güneşin içine alevden bir anıt dikilse de, aklını panayır meydanlarıyla süslese de bütün itiraflar, penceresine buzdan güvercinler konacaktır gene. Işığın kırılganlığını anlayacak halden geçmiş gözbebeklerim. Kadın konuşmamalı adam susarsa yangın çıkacak adam konuşursa idam edecek kendini.  Dar çizgiler çevresi sur Yakar bir haykırışın... Sus  </description>
<link>https://www.antoloji.com/ask-i-kaotik-siiri/</link>
<guid>883513</guid>
<pubDate>2008-01-18T00:43:00+03:00</pubDate>
<author>Fatih Özkonyalı</author>
</item>
 <item>
<title>Doktrin</title>
<description>  işte kovuldum cennetinden haram da yemedim üstelik ardından </description>
<link>https://www.antoloji.com/doktrin-3-siiri/</link>
<guid>845999</guid>
<pubDate>2007-11-11T23:18:00+03:00</pubDate>
<author>Fatih Özkonyalı</author>
</item>
 <item>
<title>Hiç</title>
<description>Dosttan ve düsmandan ayri tutuyorum seni.   Eger günesin batidan dogmaya çirpiniyorsa, beni anlaman için bütün gerekçeleri kaldiriyorum. Artik dünya, kamburumda ki igneli besiklerde tarazlanmis, yagmurun gardiyanligindan rüzgârin husumetine sükre durmustur. Ellerim geçmis takvimlerin sonbaharlarina dokunmuyorsa, benimde yedekte tuttugum müntehirligim var elbet. Ve duvarlari incitmemek için aklimin betonlarina kazidigim zaman figürlerim. Ne zor is incitmemek için incinme sanati.  Simdi anlatacaklarim var sana… Ruhuma kusursuz infazlar yükleyen geceye, ruhumu kendi ellerimle yakmadan, öldürmeden içimde ki son merhameti, küllerini bir yüzük gibi yildizlarin boynuna takmadan teslim olmayacagim. Beni beklemeyecek günesin aydinligi biliyorum. Yeni zindanlara misafir edilecekse yalnizligim, bu bende ki iç çekisin alin teri demektir. Gecenin her zerresine sinmis aglamakligimla gögü kanirtarak kazandigim, insanin savasmadan, bilekleri kopmadan kazanilmayacak zaferlerim var elbet. </description>
<link>https://www.antoloji.com/hic-161-siiri/</link>
<guid>814879</guid>
<pubDate>2007-09-19T03:21:00+03:00</pubDate>
<author>Fatih Özkonyalı</author>
</item>
 <item>
<title>Gümüş Kurşun</title>
<description>şarabın bardağa düşen yanlarını kemiren sen sevdanın en mahrem yerini tutuyorsan güneşe karşı yaralarımı kurutmaya yetmiyorsa sözlerim başında kıyamet tütsüleriyle şaşılacak bir karanlık geçiyorsa içimden... bilirim </description>
<link>https://www.antoloji.com/gumus-kursun-siiri/</link>
<guid>664007</guid>
<pubDate>2007-02-18T01:20:00+03:00</pubDate>
<author>Fatih Özkonyalı</author>
</item>
 <item>
<title>Kös</title>
<description>isyana boğacağım çarmıha gerilmiş şehirleri ki dudağı kesik kızlarındır kırmızı şarap kadehleri sakalına kirpiler sürünmüş ihtiyarın asasını budayan kahinindir  </description>
<link>https://www.antoloji.com/kos-12-siiri/</link>
<guid>558420</guid>
<pubDate>2006-10-13T03:11:00+03:00</pubDate>
<author>Fatih Özkonyalı</author>
</item>
 <item>
<title>Kambur</title>
<description>ı Güneşin rahminden düşen bir kıvılcımdır kavgam Afganlı çocukların dinlediği masallar kadar hala kanlı bıçaklı gözbebekleri şövalye yeminlerinden kan fışkıran gecelerde kurşun dökülmüş avluda şafak ölümleriyle </description>
<link>https://www.antoloji.com/kambur-5-siiri/</link>
<guid>512518</guid>
<pubDate>2006-08-05T22:59:00+03:00</pubDate>
<author>Fatih Özkonyalı</author>
</item>
 <item>
<title>Yafta</title>
<description>(Harun Dilli Şaire)     Ateş baş baş düşüyor hurafe şehrine Kül kül yaslanıyor fanusa ruhun Asma yapraklarında patlıyor üzüm fişekleri Ard arda karalanan bir resimde </description>
<link>https://www.antoloji.com/yafta-2-siiri/</link>
<guid>402920</guid>
<pubDate>2006-03-16T00:19:00+03:00</pubDate>
<author>Fatih Özkonyalı</author>
</item>
 <item>
<title>Hörgüç</title>
<description>Akşamların bileği kesilmiş yıldızıyım şarap şölenlerinin kanı fışkırır damarımdan alnına mühür vurulmuş kavgalar içinde yedi tenden yedi kırmızı devran yetmiş kervandan yedi devedir boynum necis yağmurlar toplanınca mezarlıklara </description>
<link>https://www.antoloji.com/horguc-siiri/</link>
<guid>369450</guid>
<pubDate>2006-01-23T13:20:00+03:00</pubDate>
<author>Fatih Özkonyalı</author>
</item>
 <item>
<title>Kıskaç</title>
<description>Dilim yırtılan yıldızların miracında  Kefenime kundakladım süt çiçeklerini Çarpılmış ruhların eline dokunamam Bir kum tanesi çekti bütün suyumu Ölümü sindi üstüne emzirdiğim çakalların Deniz fenerlerin de kırdım sapanlarımı </description>
<link>https://www.antoloji.com/kiskac-2-siiri/</link>
<guid>332806</guid>
<pubDate>2005-11-13T02:18:00+03:00</pubDate>
<author>Fatih Özkonyalı</author>
</item>
 <item>
<title>Merhamet (sesli şiir)</title>
<description>Yorumlayan: Semih Yücel Yücetürk  Stüdyo: Studıo FX Mix-Editing: Semih Yücel Yücetürk Müzik: Derya Köroğlu - Musikarium </description>
<link>https://www.antoloji.com/merhamet-sesli-siir-siiri/</link>
<guid>322695</guid>
<pubDate>2005-10-20T23:57:00+03:00</pubDate>
<author>Fatih Özkonyalı</author>
</item>
 <item>
<title>Ağaç 2 (Muhasebe)</title>
<description>I. Şehir  Ağaç Kan var; şehrinizin zehirli çiçeklerinde kan Güneşi söndüren kar taneleriniz var Bir gizem, bir boynuz,  bir ruhsuz gölge </description>
<link>https://www.antoloji.com/agac-2-muhasebe-siiri/</link>
<guid>312457</guid>
<pubDate>2005-09-28T00:54:00+03:00</pubDate>
<author>Fatih Özkonyalı</author>
</item>
 <item>
<title>Ağaç</title>
<description>Ey ağaç Sar yıldızlarını yavaş yavaş aya Hüzünlü mahzenlerinde gezinen sessizliği Tek tek say kaybolan yılları mazinin kollarında Bu doğumun sancısını beyaz yelkenlere yay Bekleme solacak güllerin vadesini bu akşam </description>
<link>https://www.antoloji.com/agac-37-siiri/</link>
<guid>299280</guid>
<pubDate>2005-08-27T00:55:00+03:00</pubDate>
<author>Fatih Özkonyalı</author>
</item>
 <item>
<title>Merhamet</title>
<description>Sevgili  Bir gemi götürüyor bütün hatıraları Limansız ülkelerin amansız sığlığına Boğazıma dolayıp halatlarını Dalgalarda bir akdin imzasıyla Yosunsu gülüşlerin düşüp peşine </description>
<link>https://www.antoloji.com/merhamet-10-siiri/</link>
<guid>278087</guid>
<pubDate>2005-07-05T21:33:00+03:00</pubDate>
<author>Fatih Özkonyalı</author>
</item>
 <item>
<title>Ellerin...Ellerin</title>
<description>Soğuk bir ölüm çığlığıdır sana dokunmak intahar kuklacısının öz niyeti şehir son nefesini verirken dar sokaklarda eğilip sesinin pırltısıyla göz göze bir mermiye kucak açmak sana dokunmak  </description>
<link>https://www.antoloji.com/ellerin-ellerin-2-siiri/</link>
<guid>268163</guid>
<pubDate>2005-06-05T19:07:00+03:00</pubDate>
<author>Fatih Özkonyalı</author>
</item>
 <item>
<title>Cefalı Özlemim… İstanbul</title>
<description>bu gamsız hasreti hangi sürgün boğar ey şehir!  hangi şehir ağartır yüzünü senin kadar gözyaşımın dilsiz kâhini İstanbul ateşler içine bir başka siniyor gül kokusu ateşlerin içinde ellerim ve güllerinin kokusu mavi gözlerini seyretmeli bu bahar </description>
<link>https://www.antoloji.com/cefali-ozlemim-istanbul-siiri/</link>
<guid>255715</guid>
<pubDate>2005-04-29T17:53:00+03:00</pubDate>
<author>Fatih Özkonyalı</author>
</item>
 <item>
<title>Sus...</title>
<description>Sus, sustukça sesin yayılacak göğe, Kus perçinlerini içinden, Kaçsın özünden hicran âlemi, Çalkalansın buğulu bakışın dünyası. Hayatta mahpus çözdüğün düğüm, Konuş maveraya çıktığın gün. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sus-45-siiri/</link>
<guid>254180</guid>
<pubDate>2005-04-26T23:08:00+03:00</pubDate>
<author>Fatih Özkonyalı</author>
</item>
 <item>
<title>Kadere Bak</title>
<description>Tunç burçlara sancağı çekmeli asker Hıncını almadan zaman burgusu Kılınçlar çıkmış kından, cenge meydan gerek, Vur gürzü kaçmaz bu seferde kutlu ölüm, Keten tohumlu tarlalara yatır yüzü Tarihinle dolsun satır satır öksüz semalar, </description>
<link>https://www.antoloji.com/kadere-bak-siiri/</link>
<guid>245066</guid>
<pubDate>2005-03-30T21:52:00+03:00</pubDate>
<author>Fatih Özkonyalı</author>
</item>
 <item>
<title>Bir Gün Güneş Doğacak</title>
<description>Karardı umutlarım bir zemheri gecesi, Hicranlı akşamlara gün doğdu dostum yine. Dilimde arta kalan yalnız sevda hecesi, Sinemin alevine visali bastım yine.  Düşlerde arzuları mizana dizdim bensiz, </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-gun-gunes-dogacak-siiri/</link>
<guid>227635</guid>
<pubDate>2005-01-24T22:45:00+03:00</pubDate>
<author>Fatih Özkonyalı</author>
</item>
 <item>
<title>Sönmüş Kandillerde Kaynıyor Kirli Ferman</title>
<description>Bak sönmüş kandillerde kaynıyor kirli ferman. Bilemem bu illetten sabah çıkar mı yarın, Kaçıyor umutlarım bende donarken zaman, Kasveti belli yüzde kahırlı akşamların.  Nasıl gölgeler mekan bu aşikar mihengi, </description>
<link>https://www.antoloji.com/sonmus-kandillerde-kayniyor-kirli-ferman-siiri/</link>
<guid>224718</guid>
<pubDate>2005-01-13T00:34:00+03:00</pubDate>
<author>Fatih Özkonyalı</author>
</item>
 </channel>
</rss>
