<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Ezgin Kılı&#231; Şiirleri
</description>
 <item>
<title>En Son Ne Zaman Bir Kadını Sevdin</title>
<description>En son ne zaman bir kadını sevdin?  Ama öyle öptün, sarıldın, uyudun falan değil; en son ne zaman bir kadını gerçekten sevdin? Kaybetmekten korkarak, yanındayken bile özleyerek, deli gibi kıskanarak, koruyup kollayarak... Delikanlı adam korkmaz diye bir şey yok. Korkacaksın! Sevdiğin kadını kaybetmekten korkacaksın, kıskanacaksın da... Sokakta elinden tutacaksın, tanıdığın herkesle onu tanıştıracaksın. "İşte benim hayatım bu! " der gibi tanıştıracaksın. Güzel bir kadın sevmek istiyorsan onu gülümseteceksin. Çünkü dünyanın en güzel kadını mutlu bir kadındır. Bu yüzden kirpiklerini sev bir kadının, Avuç içlerini, Makyajsız yüzünü, </description>
<link>https://www.antoloji.com/en-son-ne-zaman-bir-kadini-sevdin-siiri/</link>
<guid>2027539</guid>
<pubDate>2014-07-31T19:26:00+03:00</pubDate>
<author>Ezgin Kılıç</author>
</item>
 <item>
<title>Bir Kadını Anlamak</title>
<description>Hiçbir kadın bir ilişkiye biteceğini düşünerek başlamaz, son olmasını diler…  Erkek için tecrübeden ibaret olan bazı yaşanmışlıklar, kadın için büyük kayıplar demektir. Bu yüzden kolay bitiremezler yüreklerinde, biraz zaman gerekir. Dünyanın neresine gidersen git bu böyle… Yaşadığı ilişkinin etkisinden çıkmaya başlayan kadın daha da güzelleşir. İşte tüm güzellik ve ihtişamıyla evren o zaman kucak açar ona. Keşfedilmemiş bütün harikalarını sunar. Hayatın tadılmamış en muhteşem günlerinin kapıları aralanır. Etrafındaki insanların sayısı artar… Bu yüzden kaybetmek istemediğin kadını sakın yokluğuna alışacak kadar yalnız bırakma. Seviyorsan eğer; basit tartışmalardan sonra onu aramamakla cezalandırmaya çalışma, gurur yapma… Bir kadın, bir erkeğin sesini duymamaya alışırsa daha sonradan duymaya tahammül bile edemez. Çünkü kadını bağlayan şey ne kadar sevildiği değil, ne kadar sevdiğidir. Sen ne kadar seversen sev, onun sevgisi bittiğinde her şey bitmiş demektir.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-kadini-anlamak-2-siiri/</link>
<guid>1974613</guid>
<pubDate>2014-03-10T00:12:00+03:00</pubDate>
<author>Ezgin Kılıç</author>
</item>
 <item>
<title>Uğruna Ölünmüş Bir Kadına</title>
<description>Hayır hayır… Sana kıyamadığımdan canıma okumana izin vermeyeceğim bu defa! Şimdi seni sana anlatmanın tam da sırası! Ne bir öfke nöbetidir bu, Ne de bir sinir harbi… Son bir defa içinden geçir, </description>
<link>https://www.antoloji.com/ugruna-olunmus-bir-kadina-siiri/</link>
<guid>1964221</guid>
<pubDate>2014-02-07T16:28:00+03:00</pubDate>
<author>Ezgin Kılıç</author>
</item>
 <item>
<title>Kalimera</title>
<description>Merhaba Kalimera… Umarım her şey yolundadır. Ben bazı şeylerin içinden çıkamıyorum hala. Nefes alamıyorum, cam yutuyor gibiyim inan. Boğazıma düğümlenen bir şeyler var, yutkunamıyorum…  Lütfen kendine dikkat et Kalimera… Yalnız başına geç saatlere kadar dışarıda kalma, tanımadığın insanlarla alkol alma… Hatta bindiğin taksinin plakasını bile bir arkadaşına bildir, ihmal etme sakın. </description>
<link>https://www.antoloji.com/kalimera-3-siiri/</link>
<guid>1886792</guid>
<pubDate>2013-07-11T15:10:00+03:00</pubDate>
<author>Ezgin Kılıç</author>
</item>
 <item>
<title>Hazreti Muhammed'e</title>
<description>Yaradan’ın Cebel-i Nur’a gönderdiği Nur, İnerken köhne cehaletin karanlığına, Bir gül filiz verir katı bir taşın bağrında. Ağlar yağmur hürmetten, rahmet rahmet üstüne, Bir Nur yağar iken yağmur yağmur insanlığa…  </description>
<link>https://www.antoloji.com/hazreti-muhammed-e-siiri/</link>
<guid>1725175</guid>
<pubDate>2012-06-01T17:13:00+03:00</pubDate>
<author>Ezgin Kılıç</author>
</item>
 <item>
<title>Bitmiş Bir Aşkın Kalıntıları</title>
<description>Bir gecikmişliğin mektubudur bu sana. Bir geç kalınmışlığın kalıntıları… Senden sonra içime batan ne kaldıysa yüreğime hediye, Hepsi bitmiş bir aşkın kalın tığları… Batıyor canıma, Canım cehenneme… </description>
<link>https://www.antoloji.com/bitmis-bir-askin-kalintilari-siiri/</link>
<guid>1724382</guid>
<pubDate>2012-05-30T15:39:00+03:00</pubDate>
<author>Ezgin Kılıç</author>
</item>
 <item>
<title>Sadece bil istedim…</title>
<description>Nasılsın, Yolunda mı her şey, dikkat ediyorsun değil mi kendine?  Kalın giyin havalar soğuk, sabah erken kalkacaksın hadi uyu artık, geç kalma, koşma, düşme, seni sevdiğimi unutma, boş ver üzülmene bile değmez, hadi gel seveyim saçlarını, her şey daha güzel olacak… Diyemiyorum sana…  </description>
<link>https://www.antoloji.com/sadece-bil-istedim-siiri/</link>
<guid>1663166</guid>
<pubDate>2012-01-12T21:30:00+03:00</pubDate>
<author>Ezgin Kılıç</author>
</item>
 <item>
<title>Öp, Üşüyor Dudaklarım</title>
<description>Gidişin, henüz iyileşmemiş yarayı terk eden kabuk kadar acımasız. Yalnızlığımdan öp beni; acıma, sız…  Gir kimsesizliğimin can evine bir gece vakti. Çal kafesinden yüreğimi, Çal yayı kırık bir kemanla son senfoniyi, </description>
<link>https://www.antoloji.com/op-usuyor-dudaklarim-siiri/</link>
<guid>1645883</guid>
<pubDate>2011-12-07T23:16:00+03:00</pubDate>
<author>Ezgin Kılıç</author>
</item>
 <item>
<title>Ey Yar...</title>
<description>Hiç olmazsa bir ‘hoşça kal’ de giderken. Bilirsin, bir bahanesi olsun ister herkes ölürken…  Salladığın el, sallandırdığın umutlar aslında elinde. Elinde değil biliyorum, Ve elimde değil sil baştan başlamak her şeye. </description>
<link>https://www.antoloji.com/ey-yar-64-siiri/</link>
<guid>1620873</guid>
<pubDate>2011-10-08T17:11:00+03:00</pubDate>
<author>Ezgin Kılıç</author>
</item>
 <item>
<title>Sevmekten Öldüm, Seni...</title>
<description>Ey Allah’ım onun içini en iyi sen bilirsin, Çıkışı nerede bu kalabalık şehrin?  Sevdim… Dudakları suni teneffüs taşıyordu kırılgan nefesime. Ve kırmızı… </description>
<link>https://www.antoloji.com/sevmekten-oldum-seni-siiri/</link>
<guid>1619844</guid>
<pubDate>2011-10-05T18:13:00+03:00</pubDate>
<author>Ezgin Kılıç</author>
</item>
 <item>
<title>Ben en çok ellerini özledim senin…</title>
<description>Gülümseyebilmek şimdilerde yalancı bir bahar yüzümde… Önce biraz tebessüm, ardından parçalı aşklar ve yüzümü yıkayan bir yağmur…  Gitmek ne kadar kolaydı. Arkana bile bakmadan, el sallamadan ve bir zamanlar bana ait dediğin tene hiç dokunmadan gitmek… Vebalı bir aşkın vedaları kaldı şimdi avuçlarımdan. Düşlerim gülümseyişlerinin tam ortasından kırık ve boğuluyor yüzme bilmeyen umutlarım gözyaşlarımda. Kal demedi belki dilim, keşke biraz da yüreğimi dinleseydin…  Bir mutfak masasının tam ortasında yalnız duran bir çatal kadar anlamsızım şimdi. Kaldırıp bir çekmeceye atasım geliyor kendimi, tırnaklarımı kemiren dişlerimden asılasım var… </description>
<link>https://www.antoloji.com/ben-en-cok-ellerini-ozledim-senin-siiri/</link>
<guid>1566592</guid>
<pubDate>2011-06-01T13:26:00+03:00</pubDate>
<author>Ezgin Kılıç</author>
</item>
 <item>
<title>Elimi Sallasam; El, Veda Eder Aşka</title>
<description>Yabana atma bu aşkı. Ya içine at, ya bana…  Seni seviyorum, Yasak bir dinin günah emirleri gibi inanıyorum gözlerine. Ben en çokta bu yüzden yanacağım, biliyorum. </description>
<link>https://www.antoloji.com/elimi-sallasam-el-veda-eder-aska-siiri/</link>
<guid>1554953</guid>
<pubDate>2011-05-10T13:49:00+03:00</pubDate>
<author>Ezgin Kılıç</author>
</item>
 <item>
<title>Gidişin Değil, Kırılmışlığım Batıyor Avuçlarıma</title>
<description>Tam da alıştığını düşündüğünde, biri anar o’nu ansızın. Ve yeniden öldürmeye başlar seni onun adını duyduğun an, sızın…  Yalnızca ‘sol’ anahtarı olanlar mı kalp çalabilir? Seviyorum anlıyor musun? Kırgınım. </description>
<link>https://www.antoloji.com/gidisin-degil-kirilmisligim-batiyor-avuclarima-siiri/</link>
<guid>1542548</guid>
<pubDate>2011-04-13T21:10:00+03:00</pubDate>
<author>Ezgin Kılıç</author>
</item>
 <item>
<title>Beynime Bir El'Veda Sık, Öldür Beni Rose</title>
<description>Bir ikindi vakti öldür beni Rose!  Gün batarken batır sözlerini göğsüme. İki şarjör bakış boşalt üzerime, beynime bir el veda sık!  Rose, yıldırımlar çarpışıyor. Martılar atlıyor kentin en yüksek minarelerinden. </description>
<link>https://www.antoloji.com/beynime-bir-el-veda-sik-oldur-beni-rose-siiri/</link>
<guid>1516896</guid>
<pubDate>2011-02-18T22:19:00+03:00</pubDate>
<author>Ezgin Kılıç</author>
</item>
 <item>
<title>Dudak Payı Bırakır Her Veda</title>
<description>Ne zaman eşini kaybeden bir melek hüzünlense, matem siyahı giyer gökyüzü ve sırılsıklam ıslanır kent…  Aşağılık, yobaz; sadizmin doruklarına ulaşan bir bulutun terlemesiyle yeniden yeşerir bitki örtüsü. Ve gökyüzü tanrılarının kılıç sesleri değildir yıldırımlar, Onlar terk edilen bir meleğin ağlarken dudakları arasından düşürdüğü kanlı öksürüğü…  </description>
<link>https://www.antoloji.com/dudak-payi-birakir-her-veda-siiri/</link>
<guid>1490366</guid>
<pubDate>2010-12-14T13:36:00+03:00</pubDate>
<author>Ezgin Kılıç</author>
</item>
 <item>
<title>Aforizmalar</title>
<description>*Kıyamet değil, içimden “o” kopuyor yalnızca…  *Şimdi yoksun diye krallıktan alıp soytarı yapacak değilim seni. Soytarılar gülümserken en çok kralına küfrederler. Seni hala gülümseyerek anıyorum sevgili… Kralsın…  *Korkuyorum sana sormaya beni seviyor musun?  diye </description>
<link>https://www.antoloji.com/aforizmalar-28-siiri/</link>
<guid>1474862</guid>
<pubDate>2010-11-04T19:48:00+03:00</pubDate>
<author>Ezgin Kılıç</author>
</item>
 <item>
<title>Kalbimin Dibine Kadar Yolun Var</title>
<description>Sen teşhisi gecikmiş en tehlikeli iç hastalığımsın Çoktan sevmişim seni…  Aşkın cinsellikle bulaştığını savunanları g*t edercesine Bakışlarından bile korunan gözlerimde, Ütopik ve en platonik aşk olarak yaşatıyorum seni içten içe… </description>
<link>https://www.antoloji.com/kalbimin-dibine-kadar-yolun-var-siiri/</link>
<guid>1471310</guid>
<pubDate>2010-10-27T22:06:00+03:00</pubDate>
<author>Ezgin Kılıç</author>
</item>
 <item>
<title>Seni Sevdiğim Kadar Nefret Et Benden...</title>
<description>Sevgilim, Bunlar asla dudaklarımdan duyamayacağın, belki de üzerine bile hiç alınmayacağın satırlardır…  Bunlar satırlar ki, bir kasabın tüm kuvvetiyle ete indirişi gibi elindeki satırı kalbime. Öylesine cansız, öylesine canını dişinden alıp dış kapı girişinde ki anahtarlığa bırakmış haldeyim. Bitkinim… Bittiğini kendi kendime her söylediğimde aslında o kadar sendeyim. Uzaklaşmak mı senden? </description>
<link>https://www.antoloji.com/seni-sevdigim-kadar-nefret-et-benden-siiri/</link>
<guid>1466876</guid>
<pubDate>2010-10-18T00:09:00+03:00</pubDate>
<author>Ezgin Kılıç</author>
</item>
 <item>
<title>Gözyaşları da Ağlar</title>
<description>Hadi dök içini rahatlarsın diyor herkes Biraz sen dökülüyor dilimden kızıyorlar Oysa ki içim dışım hep sen! Anlamıyorlar….  Kandırmayalım şimdi birbirimizi, bunun adı aşk olamaz! </description>
<link>https://www.antoloji.com/gozyaslari-da-aglar-2-siiri/</link>
<guid>1462518</guid>
<pubDate>2010-10-06T22:05:00+03:00</pubDate>
<author>Ezgin Kılıç</author>
</item>
 <item>
<title>Ters Giydirilen Deli Gömleği</title>
<description>Müptelayız belki aşka, Ama sevemeyecek kadar da tahammülsüz birbirimize Alt yapısı gelişi güzel kurulmuş kurgusal dünyamız hasarlı Ve adettir aşkta sol tarafın hep zamansız kanayışı Pamuk yerine kalp basarken kanayan yaralarımıza Delicesine sevişimizdendir belki kollarımızın birbirimize belden dolanışı… </description>
<link>https://www.antoloji.com/ters-giydirilen-deli-gomlegi-siiri/</link>
<guid>1456977</guid>
<pubDate>2010-09-25T18:19:00+03:00</pubDate>
<author>Ezgin Kılıç</author>
</item>
 </channel>
</rss>
