<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Evira Ayaz Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Nokta ve gerçek anlamı</title>
<description>Ağırlığı önceden tespit edilen bir acının insan ruhuna inen şiddetini hesaplamak için yapılan bir araştırmanın daha sonuçsuz kaldığını günlük okuduğum gazetenin ilk sayfasından öğreniyorum…gözlerde ki boş bakışların anlam ifade etmesi için montajlandığı her halinden belli olan ve daha çok ilgi çekmek için büyük puntolarla atılan başlık aslında acının değil çaresizliğin kuşe kağıda basımı gibi duruyor…şiddetli bir baş ağrısına yenik düşmeden önce son birkaç nefes alışım gözlerimin kararmasından anladığım bir his, bir sigara daha yakarsam eğer gece olduğu gibi sise teslim olacakmış gibi, buna hakkım olmadığını biliyorum, bu saatte sayısız insan yıldızların kaymasını bekliyor(yeni bir dilekte bulunmak için) oysa ben ne yapıyorum, yıldızların önüne dumandan bir set çekip (kaymamasını önlediğimi düşünmüyorum elbette) görünmelerini engelliyorum…herkesin benim kadar karanlığa düşmesi düşüncesinden vazgeçip sigaramı söndürüyorum(en az iki dakika ömrümü uzattığımı düşündüren saçma gazete yazılarından biri aklıma geliyor) baş ucumda duran kitaba boş bir bakışla varlığından haberdar olduğumu belli edip,elbette bir gün onu bitireceğimi düşündüren bir kafa sallamayla yeniden huzursuz bir yalnızlığa geri dönüyorum… seni kelimelere katmamak için gösterdiğim insan üstü direniş bile yokluğuna yenik düşecek kadar zayıf(sabah sporu yapmaya başlamalıyım) ve biliyorum ki sen diye nitelendirdiğim bir hiçliğe sahibim, adını daha önce sana söylemiştim (boşluk)  Kaygı duyarak geleceğimden, bir vasiyet mektubu gibi duran bu yazıda, kimseyle hiçbir ilgisi olmayan cümlelerden sonra sıra herkesin hikayesinde(tanıdık gelmeli sana, senin kelimelerinden çalıntı hatırla) ve herkesin hikayesine benzettiğim hikayen dramatik bir sonla suda erimeye terk edeceğimi bildiğim bir kağıda yazılıyor(taş kalplilerin sonu hep aynıdır) mektup imzalandıktan sonra üzerine dökülen simitin susamlarını(sabah kahvaltım) özenle toplayıp bir güzel yuttuktan sonra, burada olmamın asıl amacını hatırlıyorum(geçici hafıza kaybı her insanda olur beni yargılama)  </description>
<link>https://www.antoloji.com/nokta-ve-gercek-anlami-siiri/</link>
<guid>3079655</guid>
<pubDate>2020-01-15T23:47:00+03:00</pubDate>
<author>Evira Ayaz</author>
</item>
 <item>
<title>Ay'ın Sessizliği</title>
<description>Duvarın dibine tünemiş kuşların sessizliği bu Her akşam üstü bir parça yaşamaya direttiğim şey bu.  Aşk’ı kendimden uzaklaştırıp aşksız kalmaya mecbur olduğum bir acıyla demleniyorum yine. Ve sen uzaklığın koynunda bir bebek gibi uyurken aslında ben kuşların sessizliğine ekmek kırıntıları bölüyorum içimden. Kendime benzemeyen bir adamla her gece kavga edip yabancılaşıyorum hayata. </description>
<link>https://www.antoloji.com/ay-in-sessizligi-siiri/</link>
<guid>3079452</guid>
<pubDate>2020-01-15T14:53:00+03:00</pubDate>
<author>Evira Ayaz</author>
</item>
 <item>
<title>Zamanın tersine akan düşünceler</title>
<description>ve sen;  telaşlı bir bahar mevsimi unuttuğun bir fotoğrafı kaybettiğin yerde yas tutarak bekliyorsun…ellerine dokunmadan merhaba diyorum sana ve gözlerimi kaçırarak nasılsın diye soruyorum, sense hala aynı yerde gözlerini kaybettiğin o fotoğrafta arıyorsun, acemi bir gülüş geçiyor dudaklarının kenarından, özledim </description>
<link>https://www.antoloji.com/zamanin-tersine-akan-dusunceler-siiri/</link>
<guid>3079306</guid>
<pubDate>2020-01-15T00:43:00+03:00</pubDate>
<author>Evira Ayaz</author>
</item>
 <item>
<title>İronik Cehennem 2</title>
<description>Dünya ya bakıp gülüyorum.. Hiç kimse umurumda değil, sadece gülüyorum..   Tanrıyı kaybettikten sonra çok yalnızlaştık. Kader deyip geçenler oldu, yeni isyanlar başlatanlar. İnsanlığın ilk aşk denemesi hayal kırıklığıyla biterken, hiçliğin yankısı kaldı karşılıksız bir acıda. Ve büyüyeceğimize küçüldük, şimdi elma şekerleri satılıyor bütün tekel bayilerde. Herkes her gece tatlı bir sarhoşluk yaşıyor dilinin ucunda. Güneş'in yardımı olmadan ısınıyor insanlar, ‘insanca’ öğrenmeye çalışıyor herkes..  Belki bir gün devrim yaparız umuduyla yaşıyor herkes. Oysa ki devrim çocuklarının asıldığı bir dünya da artık asılacak çocuklar olmadığından devrim fikri de saçma geliyor. İnanacağımız bir Tanrı'nın yokluğunda resimler çiziyoruz ellerimizde ki kanla. </description>
<link>https://www.antoloji.com/ironik-cehennem-2-siiri/</link>
<guid>2897124</guid>
<pubDate>2018-10-07T21:37:00+03:00</pubDate>
<author>Evira Ayaz</author>
</item>
 <item>
<title>Aşk</title>
<description> Ben ve sensizlik… Böyle başlıyor bizim aşkımız İki kelimede tüketiyoruz tüm hayatı Acıları omuzlayıp,dağları hedef alıyoruz. Kararlı adımlarla yol alıyoruz uçurumda ki çiçeğe </description>
<link>https://www.antoloji.com/ask-3407-siiri/</link>
<guid>2897044</guid>
<pubDate>2018-10-07T20:24:00+03:00</pubDate>
<author>Evira Ayaz</author>
</item>
 <item>
<title>Anne</title>
<description> Çok uzaklardan geliyorum anne Üstümde geçmişten kalma bir çocukluk Ellerini aradım bütün boşluklarda Ve en sonunda unuttuğum bir oyunda Buldum seni </description>
<link>https://www.antoloji.com/anne-1479-siiri/</link>
<guid>2895938</guid>
<pubDate>2018-10-04T21:37:00+03:00</pubDate>
<author>Evira Ayaz</author>
</item>
 <item>
<title>İronik Cehennem</title>
<description>Bütün dünya aynı anda bana bakıp gülüyor kimsenin umurunda değilim ama yine de bakıp gülüyorlar bu hayatı ben seçmişim gibi gözlerimde kendi ironik dünyalarını arıyorlar ironik bir cehennem diye tekrarlıyorum bağırarak ama herkes hümanist çelişkiler diz boyu </description>
<link>https://www.antoloji.com/ironik-cehennem-siiri/</link>
<guid>2883311</guid>
<pubDate>2018-08-28T22:13:00+03:00</pubDate>
<author>Evira Ayaz</author>
</item>
 <item>
<title>Mavi kaplı defterimden kısa notlar 2</title>
<description>Kapının ardından geliyor bu ses Ağır adımlarını gizlice sürükleyip yaklaşıyor bana Kırmızı ojeli parmak uçlarında kin ve nefretle Hak ettiğim bir son/suzluk bu…   </description>
<link>https://www.antoloji.com/mavi-kapli-defterimden-kisa-notlar-2-siiri/</link>
<guid>2883302</guid>
<pubDate>2018-08-28T21:51:00+03:00</pubDate>
<author>Evira Ayaz</author>
</item>
 <item>
<title>Mavi Çocuklar</title>
<description>Sessiz şimdi bütün sokaklar enkaz altından gelen çığlıklar biter... artık kim ne arıyor bilinmez suçlular bile çoktan kayboldular  dudaklarında sımsıkı susup unutmadıkları birer isim kalır herkeste </description>
<link>https://www.antoloji.com/mavi-cocuklar-siiri/</link>
<guid>2883300</guid>
<pubDate>2018-08-28T21:43:00+03:00</pubDate>
<author>Evira Ayaz</author>
</item>
 <item>
<title>Mavi kaplı defterimden notlar</title>
<description>Sigara dumanından göz gözü görmüyor  sesleri takip ediyorum adımlarım olabildiğince kararsız her ses sonraki mevsim kadar uzak ve bir sigara daha yakıyorum sesler artık ulaşılmaz … </description>
<link>https://www.antoloji.com/mavi-kapli-defterimden-notlar-siiri/</link>
<guid>1842746</guid>
<pubDate>2013-03-16T22:05:00+03:00</pubDate>
<author>Evira Ayaz</author>
</item>
 <item>
<title>Bazen</title>
<description>Yeni bir sabah ve yine bir sabah…  Bütün bir gece aynı şarkıyı dinlemenin sarhoşluğunu yaşıyorum bilirsin hiç eskimeyen şarkılar vardır ya onlardan biri işte… hep imkansız, hep uzak, bazen de kaderi suçlayan, yazıldığı an büyük ihtimalle bir rakı sofrasında herkesten birkaç cümle alınarak bestelenen </description>
<link>https://www.antoloji.com/bazen-354-siiri/</link>
<guid>1832284</guid>
<pubDate>2013-02-20T20:30:00+03:00</pubDate>
<author>Evira Ayaz</author>
</item>
 <item>
<title>Acı</title>
<description>Aynı güneş yine doğdu,  Farkı yok ki,hep aynı.. Yatağımdayım, uyumuyorum, Doğru kelimeleri arama telaşı, Dilimi suskunlaştırıyor…  </description>
<link>https://www.antoloji.com/aci-393-siiri/</link>
<guid>1832273</guid>
<pubDate>2013-02-20T19:38:00+03:00</pubDate>
<author>Evira Ayaz</author>
</item>
 <item>
<title>Lal</title>
<description>Sesleri izliyorum, kulaklarıma değip geçen sessizlikleri.  Paslı yüreğimi çıkarıp eski oyuncaklarımın arasından, Dünyaya gelişleri hissediyorum, yeni başlangıçları. Dilsizim acılar karşısında, görmez gözlerim şafak vakti yolculukları. Ellerim donar, </description>
<link>https://www.antoloji.com/lal-111-siiri/</link>
<guid>1832272</guid>
<pubDate>2013-02-20T19:35:00+03:00</pubDate>
<author>Evira Ayaz</author>
</item>
 <item>
<title>Bu Kent ve Sen</title>
<description>Uzaklardan sana yazarken en çok buna takıldı duygularım sürüyle bulut geçerken gözlerimden hangi mevsim olduğunu tenime değen yokluğunla anladım.  kırmızıya boyarken her çerçeveyi çerçevedeki yüzlerin utangaçlığıyla değişti bütün yolculuklar ve ben hep en uzağını seçtim uzun süren bütün yolculuklardan öteye giden yolların… hüznü anımsarken gözlerinin çukur yalnızlığında ellerine değebilecek kadar yakın olamadığım için yağmura adadım bütün dualarımı </description>
<link>https://www.antoloji.com/bu-kent-ve-ben-siiri/</link>
<guid>1799314</guid>
<pubDate>2012-12-07T03:31:00+03:00</pubDate>
<author>Evira Ayaz</author>
</item>
 <item>
<title>Yalnızlık</title>
<description>Bırakır gideriz başladığımız yerden iyice uzaklastığımızı bildiğimiz için Geriye dönmenin imkansızlığını kazırız geçtiğimiz sokaklardaki duvarlara nerede eksik kaldığımız sorusunu buruşturup atarız Yazdığımız bütün notlar aynı çöp kutusunda bir akşam vakti Ebedi sonuna doğru yola çıkartırız.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/yalnizlik-1284-siiri/</link>
<guid>1700642</guid>
<pubDate>2012-04-04T05:49:00+03:00</pubDate>
<author>Evira Ayaz</author>
</item>
 <item>
<title>Karanlık ve Aforizma</title>
<description>Kalıcı bir aforizma, kirpiklerimin ucundan ayak tırnaklarıma kadar tüm benliğimi sarıyor…ilk defa seninle ilgili olmayan bir düşe ismini veriyorum, çocuklar bu sabah çok haylaz, sesleri bir iki sokak öteden bana ulaşıyor…bir daha sevmemek üzere yeminler edilen bir şarkıyı tesadüfen dinliyorum, bu saatte başka ne çalar ki radyoda ve bende yeminler ediyorum, inandığım tek gerçek uğruna…  gün renginde bir ıslıkla yoldan geçen kadının celladım olduğu düşüncesini taşıyan korkularla sadece pencereden bakabiliyorum ona, kim olduğunu ve saatin farkında olup olmadığını sorgulamıyorum, sorgusuzca teslim olmak sanırım en acısız son benim için…  o da bunun farkında sanırım, kendime ayırdığım kurşunlardan birini kullanmak için bir yabancı gibi davranmasından anlıyorum bunu…tekrar yatağıma dönüyorum, soğuk bir ürpertiyle, kadının unutamadığım bakışlarıyla…yastığımın kenarında biriktirdiğim beklentiler toplamını yaşadığım gün sayısına böldüğümde karşıma çıkan kalıcı aforizmayla yeniden tutsak oluyorum düşüncelere,  </description>
<link>https://www.antoloji.com/karanlik-ve-aforizma-siiri/</link>
<guid>1655080</guid>
<pubDate>2011-12-28T06:28:00+03:00</pubDate>
<author>Evira Ayaz</author>
</item>
 <item>
<title>İstanbul</title>
<description>  Bir şarkıydı seni yaşamak...   adınla başlayan hayatlardan geride kalan </description>
<link>https://www.antoloji.com/istanbul-1477-siiri/</link>
<guid>1367525</guid>
<pubDate>2010-03-30T18:02:00+03:00</pubDate>
<author>Evira Ayaz</author>
</item>
 <item>
<title>Bir Zamanlar Aşktım ( Yankısız Çığlıklar)</title>
<description>Çocuktum ben,  yamalı elbiselerimden dökülen yağmur taneleriyle büyürdü çiçekler. zaman göz açıp kapayıncaya dek sürgün hayatımın tutsaklığında nefes alırdı. papatyalar büyütürdüm küçük bahçemin güneşe açılan penceresinde duvar diplerinde dururdu kırık oyuncaklarım </description>
<link>https://www.antoloji.com/yankisiz-cigliklar-bir-zamanlar-ask-tim-siiri/</link>
<guid>1326677</guid>
<pubDate>2010-01-20T15:26:00+03:00</pubDate>
<author>Evira Ayaz</author>
</item>
 <item>
<title>Yamalı Hayat</title>
<description>  Düş’üm bir çocuk oyunu bir ileri bir geri hızla sallanan durduğunda başımı döndüren yokluğunda nefesimi kesen </description>
<link>https://www.antoloji.com/yamali-hayat-5-siiri/</link>
<guid>1256894</guid>
<pubDate>2009-09-18T14:41:00+03:00</pubDate>
<author>Evira Ayaz</author>
</item>
 <item>
<title>Bir Veda Havası</title>
<description>Değişti gözlerimin rengi... başladığım yeri şimdi hayal etmek bile acı bitirdiğim yerde ise solmuş menekşeler var... ağrısız,yarasız son vermek vardı ya ellerim yine ihanet içinde yüreğime öyle bir hasretle battı ki güneş yeniden umut </description>
<link>https://www.antoloji.com/yankisiz-cigliklar-bir-veda-havasi-siiri/</link>
<guid>1159115</guid>
<pubDate>2009-04-10T12:25:00+03:00</pubDate>
<author>Evira Ayaz</author>
</item>
 </channel>
</rss>
