<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Esra Havva Aydın Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Boş Boş Bakan</title>
<description>İçimde bir durgunluk var, Sıkışıyor sanki kalbim uzun saçlarım ensemi rahatsız ediyor. Bir kör sinek gözüme girmeye çalışıyor. İtiyorum onu bir kenara... Önümde açılmış bir kaç kitap ve dağılmış renkli kalemler, Toplanmamış yatağım ve ben.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/bos-bos-bakan-siiri/</link>
<guid>1560699</guid>
<pubDate>2011-05-20T15:28:00+03:00</pubDate>
<author>Esra Havva Aydın</author>
</item>
 <item>
<title>Olağan Sesler</title>
<description>Yaşam kolay, Kolay olmasına rağmen zorlanıyoruz, Ayağımız takılıyor, Bir bir kaybediyoruz, Dışarıda olağan sesler uçak,araba,rüzgar çığlıkları.. Beni rahatsız ediyorlar, </description>
<link>https://www.antoloji.com/olagan-sesler-siiri/</link>
<guid>1488772</guid>
<pubDate>2010-12-10T14:50:00+03:00</pubDate>
<author>Esra Havva Aydın</author>
</item>
 <item>
<title>Sıkıntı</title>
<description>Sıkıntımı yaşıyorum içimdeki huzursuzlukla, Sanki canımı çekiyorlar işkence yapıyorlar acımasızca, Kulaklarım tüm sesleri yitirdi artık, Sanki konuşamaz haldeyim.  Sıkıntımı yaşıyorum içimdeki mutsuzlukla, </description>
<link>https://www.antoloji.com/sikinti-70-siiri/</link>
<guid>1488771</guid>
<pubDate>2010-12-10T14:47:00+03:00</pubDate>
<author>Esra Havva Aydın</author>
</item>
 <item>
<title>Kirli Duvarlar..</title>
<description>Bazen kötü hissediyorum kendimi, Yalnız solgun bir kadın gibi, Tecavüze uğramış bedenim gibi, sen gibi kendim gibi, Ben istemedikçe zorba gibi gelen yalnızlığı ve bir kadının bağrışları, korku dolu gözleri gibi.. İşte beni böyle almıştır yalnızlık beni hakimiyetine, Ne yapsam kurtulamayacağımı bilirim, </description>
<link>https://www.antoloji.com/kirli-duvarlar-siiri/</link>
<guid>1484937</guid>
<pubDate>2010-11-30T20:57:00+03:00</pubDate>
<author>Esra Havva Aydın</author>
</item>
 <item>
<title>Herşey Bomboş..</title>
<description>Ellerimle besledim hayatı büyüsün diye, Ne bileyim böle olacağını, Ben kovaladıkça, Daha çok uzaklaşacağını, Şimdi bir başımayım ne yapıcağımı bilemeden, Ellerim bomboş,kafam,beynim,gözlerim bomboş.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/hersey-bombos-2-siiri/</link>
<guid>1483140</guid>
<pubDate>2010-11-26T13:53:00+03:00</pubDate>
<author>Esra Havva Aydın</author>
</item>
 <item>
<title>Düşünüyorum</title>
<description>Düşünüyorum değişmişliğimi, günden güne değişimimi, Küçücük bir bebekken büyüyüşümü.. Hayal dünyamı yitirişimi,sevgimi mutluluğumu kaybedişimi, Her akşam başımı yastığa koyduğumda, Kendimden önce işime yaramıcak ama gelecek için önemli olanları Düşünüyorum.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/dusunuyorum-101-siiri/</link>
<guid>1483139</guid>
<pubDate>2010-11-26T13:50:00+03:00</pubDate>
<author>Esra Havva Aydın</author>
</item>
 <item>
<title>Kalemimin Gölgesi</title>
<description>Bir Güneşmi ellerimizden ellerimizden düşen, Yoksa bir parça mutlulukla yoğrulmuş mutluluk mu? Bir bekleyiş mi bu? Yoksa usul usul kayboluş mu?  Birimi hayatını kaybediyor ne.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/kalemimin-golgesi-siiri/</link>
<guid>1483135</guid>
<pubDate>2010-11-26T13:44:00+03:00</pubDate>
<author>Esra Havva Aydın</author>
</item>
 <item>
<title>Ruhumu Zincirleyen Kuytu Adam..</title>
<description>İçimde bir hüzün var bugün ne olduğunu anlayamadım, İçimde bir sevinç var bugün nerden geldiğini bulamadım, Kalbim çok çalışıyor bugün ölmek üzereyim heralde, İçim bir tuhaf bugün öldüm ve çıktım bedenimde.. Bugün çok sıcak nasıl dayanırım bilmiyorum, Bugün çok garip ne olduğunu çözemiyorum, </description>
<link>https://www.antoloji.com/ruhumu-zincirleyen-kuytu-adam-siiri/</link>
<guid>1440051</guid>
<pubDate>2010-08-16T15:29:00+03:00</pubDate>
<author>Esra Havva Aydın</author>
</item>
 <item>
<title>Dediler</title>
<description>Bir silgim var elimde, Bazı şeyleri silmek gerekir dediler..   Bir kalemim var elimde, Mutlu olman için yazman gerekli dediler.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/dediler-36-siiri/</link>
<guid>1439827</guid>
<pubDate>2010-08-16T01:41:00+03:00</pubDate>
<author>Esra Havva Aydın</author>
</item>
 <item>
<title>Sesler</title>
<description>Sesler, boğucu ve ürkek sesler, Kulağımda yankılanan sesler, Tıkarım kulaklarımı ellerimle, Sesler ellerimi deler geçer, Korkarım daha çok ellerim artık yok, Korkarım daha çok kulaklarımda sesler çok... </description>
<link>https://www.antoloji.com/sesler-33-siiri/</link>
<guid>1439825</guid>
<pubDate>2010-08-16T01:33:00+03:00</pubDate>
<author>Esra Havva Aydın</author>
</item>
 <item>
<title>Rüzgar Kazandı...</title>
<description>Ben sadece susuyorum, Konuşmayı sevmiyorum, Ruhumun derinliklerinde, Yazıyorum biliyorum...   </description>
<link>https://www.antoloji.com/ruzgar-kazandi-siiri/</link>
<guid>1436303</guid>
<pubDate>2010-08-08T17:51:00+03:00</pubDate>
<author>Esra Havva Aydın</author>
</item>
 <item>
<title>Pembe Ojem</title>
<description>Hava sıcak, dışarıda çocuk sesleri, Karşı komşu yine kavga ediyor bağırarak, Bulutlar sıcağı yenmek için toplanıyor usul usul.. Ben mi? Bense pembe ojelerimi sürüyorum ruhuma, Akarlar diye üflüyorum.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/pembe-ojem-siiri/</link>
<guid>1436300</guid>
<pubDate>2010-08-08T17:46:00+03:00</pubDate>
<author>Esra Havva Aydın</author>
</item>
 <item>
<title>Seni İzlerim</title>
<description>Karanlık basar, Korkarsın, Gözlerin beni arar, Bulamazsın, Belki bir dokunuş dersin, Yapamazsın... </description>
<link>https://www.antoloji.com/seni-izlerim-siiri/</link>
<guid>1435978</guid>
<pubDate>2010-08-07T22:57:00+03:00</pubDate>
<author>Esra Havva Aydın</author>
</item>
 <item>
<title>Canavar Lamba</title>
<description>Odam dağınık her yere kıyafetler saçılmış, Topluyorum annemin topla ikazından sonra, Odadan çıktığımda evde yalnız olduğumu görüyorum, Balkona gidiyorum İkitelli dolaylarına bakıyorum, Lambalar küçük göz gibi hepsi canavar gibi bakmakta, Gözümü lambalardan ayırmıyorum, </description>
<link>https://www.antoloji.com/canavar-lamba-siiri/</link>
<guid>1435970</guid>
<pubDate>2010-08-07T22:42:00+03:00</pubDate>
<author>Esra Havva Aydın</author>
</item>
 <item>
<title>Çiziyorum</title>
<description>Çizemiyorum, Düşlerimdeki gerçeği, İstesemde çizemiyorum.   Anlatamıyorum, </description>
<link>https://www.antoloji.com/ciziyorum-2-siiri/</link>
<guid>1435967</guid>
<pubDate>2010-08-07T22:34:00+03:00</pubDate>
<author>Esra Havva Aydın</author>
</item>
 <item>
<title>Melek Yüzlü Şeytan Dünya...</title>
<description>Gün gelir ya yeniden usulcacık yalnız kalırsın sen bilmeden, kanatsız,mutsuz olursun ya ama kendine güvenirsin hiç bıkmadan bu kötü anda mutlu olursun helal sana... Naptığımı bilmiyorum bende sokaklarda gezerken. Otobüse binerken yavaş yavaş binaların geçtiğini görürken,güneş en dibe batarken naptığımı bilmiyorum gerçekten. Gülüyorum bunlara sadece hiç durmadan gülüyorum,bunlara ve tek kalmışlığıma.... Yine bir sokak buluyorum akşam olmuş lambalar beni sarı ışıklarıyla sorguya almış. Soruyorlar konuşamadan bana hep soruyorlarki neden yandıklarını anlasınlar bu dünyada... Bense anlamıyorum Dünya o kadar karanlıkken aydınlatılmasına tıpkı melek yüzlü şeytan gibi dünya... Çıkarıyor lambalar beni aralarından galiba doğru söyledim gidiyorlar kandıklarına.. Ben yine yalnızım ama öyle bir yalnızlık değil,belki çevrende çok kişi var ama öyle bir yalnızlık gönülden olanına...Gökyüzüne bakıyorum birden bayadır bakmadığımı hissediyorum, tabi kaf dağının ardından çıkmayalı çok oldu, o yüzden unutmuşum gökyüzünü masal dünyamda.. Bir değil bu gökyüzü sönen bulutlar sonsuza kadar döner dönen bulutlar... Yere bakıyorum ardından orda da dönen karıncalar sonsuza kadar yemek taşıyarak ezilen hayvanlar,sadece yemek taşımakla ezilmiyorlar 41 numaralı ayakkabının altında da ezilmiş olabilirler... Korkarak basıyorum yinede ben kimliğim çantamda ama kimliğimi bilmeden deli gibi cenneti düşlerken basıyorum ben yere... Ağaca bakıyorum dallarında çiçekler dökülmüş,savrulmuş,yeni açmış..Tir tir tireyen çiçekler susmadan konuşarak koku yaymış.. Pencereler kapalı, kokusuz ve havasız, Gözlerim kapalı göremiyorum, Ellerim yazarken göremiyorum, </description>
<link>https://www.antoloji.com/melek-yuzlu-seytan-dunya-siiri/</link>
<guid>1434849</guid>
<pubDate>2010-08-05T18:45:00+03:00</pubDate>
<author>Esra Havva Aydın</author>
</item>
 <item>
<title>Koku</title>
<description>Kokuyorum evet kokuyorum Pis iğrenç bir koku bu anlıyorum Merdivenleri çıkarken Duyuyorum bu kokuyu Hızla çıkıyorum kurtulmak istiyorum Basamaklar çıkıyorum </description>
<link>https://www.antoloji.com/koku-66-siiri/</link>
<guid>1431883</guid>
<pubDate>2010-07-29T19:56:00+03:00</pubDate>
<author>Esra Havva Aydın</author>
</item>
 <item>
<title>Başlık Bende Saklı</title>
<description>Hayat bir iğne ucunda acı çekmek ve atlamak, Uçurumdan ölece düşmek ve dertlerini savuşturmak, Mide bulantıları içinde kıvranmak ve hasta olmak, Kazanamamak,kaybetmek,kaybedilmek, Hayat bir kalem ucunda yazı, Her yazışta var etmek,her var edişte acı çektirmek, </description>
<link>https://www.antoloji.com/baslik-bende-sakli-siiri/</link>
<guid>1431880</guid>
<pubDate>2010-07-29T19:53:00+03:00</pubDate>
<author>Esra Havva Aydın</author>
</item>
 </channel>
</rss>
