<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Ertuğrul Hatipoğlu Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Susma</title>
<description>Öyle nefret et ki benden,ölesiye nefret... Nefretinin büyüklüğü sarsın beni Duyduğun nefret,boğsun kalbimi. Görünce beni dursun zaman! Adımı andığında solsun yaşam! Öyle nefret et ki benden,ölesiye... </description>
<link>https://www.antoloji.com/susma-177-siiri/</link>
<guid>2200339</guid>
<pubDate>2015-12-12T18:55:00+03:00</pubDate>
<author>Ertuğrul Hatipoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Eksik</title>
<description>sevgimin zerresine dek ayaklarına serdiğim  ruhumda silinmez,silik kalmış  sevda hüsranım kalbim hasretinden dolup taşarken sen var zihnimin gölgelerinde gezin.  aklım çıkıyor unutmak illetinden ve ah tabi umut! </description>
<link>https://www.antoloji.com/eksik-92-siiri/</link>
<guid>1946511</guid>
<pubDate>2013-12-19T00:55:00+03:00</pubDate>
<author>Ertuğrul Hatipoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Hissi Gece</title>
<description>şimdi nerde en özlediklerim kişiler...şeyler...nerde kaldılar şimdi ruhtan en yoksun yıllarımla ben zamanın ezgisinde dans ediyoruz ki titriyor ellerimiz,bedenimiz.raks ediyoruz.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/hissi-gece-siiri/</link>
<guid>1904232</guid>
<pubDate>2013-08-29T21:30:00+03:00</pubDate>
<author>Ertuğrul Hatipoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Hissi Sükut</title>
<description>aşkın en büyük kanıtıdır varlığın aciz  kelimelere süsleyemediğim... ben sustumda uzaklığın ardında içim içime konuştu durdu hep şimdiye dek tek doğru yanımısın sen.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/hissi-sukut-siiri/</link>
<guid>1852291</guid>
<pubDate>2013-04-06T17:24:00+03:00</pubDate>
<author>Ertuğrul Hatipoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Ay Işığı</title>
<description>Bir dolunay akşamıydı Büyülü ellerinin dokunduğu. Işığında birbirimize oynadığımız Kıpkızıl bir dolunay...  2 aralık 2011 </description>
<link>https://www.antoloji.com/ay-isigi-114-siiri/</link>
<guid>1660444</guid>
<pubDate>2012-01-08T04:47:00+03:00</pubDate>
<author>Ertuğrul Hatipoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Kafa</title>
<description>şair titrek kalbini;  sadece beyaz kağıtlara yazabilir beyaz,bomboş,tertemiz... bir başka kalbe kalbini işleyemezsin kağıtlar yazılmak için vardır gözler okumak </description>
<link>https://www.antoloji.com/kafa-11-siiri/</link>
<guid>1660443</guid>
<pubDate>2012-01-08T04:43:00+03:00</pubDate>
<author>Ertuğrul Hatipoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Gece Ayazı</title>
<description>en tenha yerine uzanıyorum gecenin varlık ile yokluk arası ipince bir bağ. gülümseyipte içime sonsuz dert verenin peşinden uzanıp atıyorum delik bir ağ.  en uzak yerinden izliyorum yıldızları </description>
<link>https://www.antoloji.com/gece-ayazi-6-siiri/</link>
<guid>1660442</guid>
<pubDate>2012-01-08T04:28:00+03:00</pubDate>
<author>Ertuğrul Hatipoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Işık Hızı</title>
<description>gölgemden hızlıydım çocukken
mutlak bilirdim böyle olduğunu
her ne kadar hilleyle kandırsa da
mesela gözlerimi kısardım iyice görmek için
lakin ne yapar ne eder
hep taklit ederdi beni d/c farkla.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/isik-hizi-siiri/</link>
<guid>1660441</guid>
<pubDate>2012-01-08T04:21:00+03:00</pubDate>
<author>Ertuğrul Hatipoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Okul</title>
<description>yine gecenin yarısına takıldı kaldı uykum sabahında sen varsın diye kapanmak bilmiyor gözlerim halbuki kapanıverse,hemencecik sabah olsa ah,nasıl da çok isterim....  sabah(sa)  herkes pür dikkat </description>
<link>https://www.antoloji.com/okul-33-siiri/</link>
<guid>1660440</guid>
<pubDate>2012-01-08T04:18:00+03:00</pubDate>
<author>Ertuğrul Hatipoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Uyku</title>
<description>iki bardak zehir gibi çay uykumu benden almış esir her geçen dakka sanki bir ay lakin bilmem artık pek zahir  herkes uykuda ve rüyada </description>
<link>https://www.antoloji.com/uyku-163-siiri/</link>
<guid>1660439</guid>
<pubDate>2012-01-08T04:15:00+03:00</pubDate>
<author>Ertuğrul Hatipoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Gideme</title>
<description>Dur,dur dokunma sakın gözyaşlarıma benim
Eritir,acıtır hüzün değmemiş o narin ellerini.
Dur,acıma sen sakın
Yüzüme gülermiş gibi yap yeniden
Sonra da var,kayboluver aniden
Ama,ama yaklaşma bana
Bir bakış uzaklığından öte

Dur,dur söyleme sakın hiçbirşey
Lanetler okurken gözlerine gözlerim
Dur,konuşma sen sakın
Kalbinle düşünürmüş gibi yap yeniden
Sonra var,bakıver gözlerime aniden
Akıversin kirpiklerimden yanaklarıma nefretim
Ama,ama bakma sakın gözlerimden öteye
Bir yokolmuşlar ülkesinde kaybolur cismin
Dur,dur dokunma sakın gözyaşlarıma benim
Yaklaşma da bir bakış uzaklığından öte bana
Belki de o an en büyük düşmanın oluverir bedenim..

03:02 04/02/2011 </description>
<link>https://www.antoloji.com/gideme-siiri/</link>
<guid>1653133</guid>
<pubDate>2011-12-24T16:40:00+03:00</pubDate>
<author>Ertuğrul Hatipoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Üç Nokta...</title>
<description>ben mi seni kandırdım 
sen mi beni,yoksa ben mi beni inandırdım
yaşanmamışlıklarla dolu bu hüzne.
halbuki öyle bir aşk kurmuştum ki
uzansan dokunacak,dokunsan asla dönemeyeceğin
başka birinden özlemeyeceğin kadar bir aşk
yaklaşmıştık,tatmıştık biraz,sevmiştik
hatta rüyalar bile yormuştuk üstüne kaç kez
geriye sadece yaşamaktı kalan bize
 
gözlerinden güneşi izlerdim önceleri
şimdiyse sebebi meçhul nefret.
gerekmedikçe sormaz,konuşmazsın bile
birbirini iyi bilen iki yabancı sadece
lakin bilir misin? 
hala bi yerlerde titrer durursun içimde
kabiliyetli ellerden dökülen en muhteşem ezgiler gibi.
titredikçe kovamam sensizliği başımdan,
yalnızlığım yankılanır senden kalma boşluğunda
ve hala,ne yazık ki hala...
                                   haziran 2011 </description>
<link>https://www.antoloji.com/uc-nokta-117-siiri/</link>
<guid>1653128</guid>
<pubDate>2011-12-24T16:33:00+03:00</pubDate>
<author>Ertuğrul Hatipoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Ben</title>
<description>Bir tuhaf adamdır ben Herşeyi ister,hiçbirşey yapar Herşeye güler,hep ağlar Hep rahattır vicdanı sızlar Koştuğunu sanır,yerinde sayar Böyle saçma sapan bir adamdır ben </description>
<link>https://www.antoloji.com/ben-871-siiri/</link>
<guid>1653124</guid>
<pubDate>2011-12-24T16:29:00+03:00</pubDate>
<author>Ertuğrul Hatipoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Cengizhan</title>
<description>Sekiz yaşında çocuktum ben
Sense yeni doğmuş bir küheylan..
Elimde tahta kılıcım
Bindim ince daldan doğma atıma
Önümde mısır koçanlarından bir ordu
Başlarında ölüm adlı kumandan..
Koşarken atım savrulurdu kılıcım
Belki seni hayallerimde kurtarır,alırdım
 
Şaha kalkar gibiydi gidişin
Bense peşinden yetişemedim
 
Sekiz yaşında çocuktum ben
Sense yeni doğmuş bir küheylan
Kalan o son tebessümü de
Verirken sonsuzluğa
Henüz iki aylıktın Cengizhan! 
 
Doğumundan iki ay sonra kaybettiğimiz biricik kardeşime..                                           

3 ocak 2011 </description>
<link>https://www.antoloji.com/cengizhan-a-siiri/</link>
<guid>1653123</guid>
<pubDate>2011-12-24T16:23:00+03:00</pubDate>
<author>Ertuğrul Hatipoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Gözlerin</title>
<description>o an işte o an; bu an gibi 
belki birkaç ömür belki salise 
iki gözün buluştuğu an, an dahi değildi belki de 

gözlerinden bir cehennemdi bedenime giren 
benimse gözlerine verdiğim sefil bir boşluk 
bir yalnızlığım vardı önceleri benden aldığın 
şimdi yalnızlıktan bile daha yalnızım

ŞUBAT 2009 </description>
<link>https://www.antoloji.com/gozlerin-947-siiri/</link>
<guid>1653122</guid>
<pubDate>2011-12-24T16:20:00+03:00</pubDate>
<author>Ertuğrul Hatipoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Efsane</title>
<description>Burburdan adasında
bir güzel yaşarmış denir
Herkesçe bilinen
henüz dillenmemiş cümlelerde.
O ada ki; ay gibi
güneş gibi gerçek
Hem gece
hem de gündüz görünen
 
Şimdi tam buracıkta
boşasam kalbimi bu histen
Sonra da bassam palavrayı
aslında güzellik gö-göre-ce...(n) 
Dilimi lal eder güzelliği
diyemem
 
 
Tek bildiği kalbimin
bal rengi bir gemi
adı:Çinçin
Usulca gidermiş
bilmeden
bilinmeden
çin
çin
çin...
 
                                            
25/02/2011 03:04 </description>
<link>https://www.antoloji.com/efsane-67-siiri/</link>
<guid>1653121</guid>
<pubDate>2011-12-24T16:18:00+03:00</pubDate>
<author>Ertuğrul Hatipoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Bir Meçhule İthaf</title>
<description>bugün yıllanmış acılarımdan tattım sahipsiz kaldı hayallerim,şiirlerim yıkılmaz dediğim aşkın enkazında aradım kendimi bugün döküldü tek tek sevdam,öldü inancım..  adına şiirler düzdüğüm şuan; </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-mechule-ithaf-siiri/</link>
<guid>1653120</guid>
<pubDate>2011-12-24T16:16:00+03:00</pubDate>
<author>Ertuğrul Hatipoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Avuntu</title>
<description>artık üzülme güzel kız gözlerinle gül tıpkı eskisi gibi en taştan yüreği bile eritsin bakışların ağlama çünkü, gözyaşların kurutur düştüğü yeri.. ben silemem gözlerini,dokunamam </description>
<link>https://www.antoloji.com/avuntu-114-siiri/</link>
<guid>1652808</guid>
<pubDate>2011-12-23T21:16:00+03:00</pubDate>
<author>Ertuğrul Hatipoğlu</author>
</item>
 </channel>
</rss>
