<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Ertan Akbayrak Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Dünya (Irak)</title>
<description>Mutluluk,tarifsiz bir ütopya...Sevgi ise tam bir fiyasko alemde…!  Güzel olan çirkin,çirkin olan güzel,sevmek bazen yalan,bazen de yaban… İnsan olmak cambazlık işi,herkesin elinde ipler,yürümeye çalışan garipler…  “Aşk” ise son nokta bu durakta…  </description>
<link>https://www.antoloji.com/dunya-irak-siiri/</link>
<guid>790467</guid>
<pubDate>2007-08-09T05:12:00+03:00</pubDate>
<author>Ertan Akbayrak</author>
</item>
 <item>
<title>Çocuk Gençliğim</title>
<description>Çocuklugum,kabına sığmayan,sığsada dolup taşan...Aşklarım vardı benimde...Sözlerim vardı söylenecek,söyleyecek,yıpranacak,dağılmayacak yüreğim vardı...Buzlarım vardı güneşe isyan eden,bir yandan da erimeye aday...Benim çelişkilerim de vardı,anlaşılamayan,olmayan,oldurulamayan...Gençliğim vardı,genç olmanın ne oldugunu merak etmekle geçen,kör olası gençliğim... Çiçeklere,kuşlara,umuda,sevgiye yazılacak şiirlerim yoktu...Kör olası gençlik,kör olmustu bile,ıslak ıslak öpemiyordu artık hayatın renklerini... Sarfedilen o kadar çok şey vardı ki çocuklugum da... Aşklar,sözler,gülüşler,umutlar...Kör olası gençliğim de sırayla,aşk,(ihanet) ...sözler  (yalan) ...gülüşler (göz yaşı) ...Umutlar ise gülüşlerin tam aksine...(hüsran)  Umutsuzluk... Şimdi soruyorum önce çocukluguma...? Hangi fosforlu yeşil yol gösterdi? hangi simit tat verdi süt kokan ağzına? hangi semt çocuk parkını açtı sana doyasıya? Çocuk,sen çocuk değilsin demediler mi her seferinde? hataların da dur demediler mi sana? Oyuncaklarını sen değil de arkadasların kırıp dökmedi mi? Ne suçun vardı ki senin Çocuk? Sıra geldi çattı gençliğine,çocuksun halâ...iç yerlerinde delisin,haytasın şuursuzca fakat; çocuk kalamadım,bari gençlikte biraz duraklayayım,atayım çadırırımı biraz oyalanayım bu taze baharda mı dedin? Hey,genç! ,Sen  buralarda yenimisin dediler...'Yeniyim' dedin,ama 'Yenemedin'...! Başına yıkılan o kadar çok Dünyan oldu ki,zamanla Cografya Öğretmenine de inancın kalmadı...Öğretmenin de hangi dünya da oldugunu bilmeden öğretmişti sana dünyanın ne oldugunu,ama 'kaç bucak' oldugunu gösteren öğretmenin değilde,zamanla Hayat oldu sana... Gelelim 'Aşk' meselesine...Aslında gelmeyelim,artık' O ' GELSİN GELECEKSE... ÇOCUKLUGUMA GELSİN,GENÇLİĞİMİN İZLERİNE GELSİN....GELSİN DE HAYAT GÖRSÜN 'AŞK''IN GÖZLERİ... </description>
<link>https://www.antoloji.com/cocuk-gencligim-siiri/</link>
<guid>603513</guid>
<pubDate>2006-12-11T04:45:00+03:00</pubDate>
<author>Ertan Akbayrak</author>
</item>
 <item>
<title>Deli Düş</title>
<description>Deli bir 'düş'üm',sevmenin ve sevilmenin tam ortasındayım... İklimlerim değişti,kaybolmaktayım,isyanlardayım... Sonbahar, bahar gibi değil artık,korkmaktayım... Gördüm düşerken yaprakları,yaşlanmaktayım... </description>
<link>https://www.antoloji.com/deli-dus-3-siiri/</link>
<guid>597996</guid>
<pubDate>2006-12-05T05:08:00+03:00</pubDate>
<author>Ertan Akbayrak</author>
</item>
 <item>
<title>Pistanbul</title>
<description>Bir “yâr” verdik koynuna...Sahip çık,üzme diye...'güvendik' sana, boşa çıktı ama... Olsun be 'Koca Şehir',Sen alışkınsın 'sevdaları' yutmaya...Kucağında eritmeyi bilirsin sen en tazelerini en güzellerini 'aşkların'... Tadını da sen verirsin,acısını da...Uzaktan sevmeleri öğretirsin 'köydekilere',sendekilere de, köydekileri unutmayı...Bazen hatırlamak bile istemiyor insan adını,neydi ki senin adın?  Koca Şehir! ... </description>
<link>https://www.antoloji.com/pistanbul-2-siiri/</link>
<guid>572046</guid>
<pubDate>2006-11-02T02:17:00+03:00</pubDate>
<author>Ertan Akbayrak</author>
</item>
 <item>
<title>Düşen Güller...</title>
<description>Sevdiğimi söyleyemeden gidiyorsun...hayatı hiçe sayarak kalabalıklara karışma isteğin nedendir bilinmez...bir ana nasıl bekler Revan ellerinden Mehmed’ini...mehmed gelmez...bir bebek nasıl doğmaz...güneş hiç mi yakmaz ölü sabahları...hep mi gece...hep mi hüsran saatleri bu zamanlarda... gülün gittiği anlarda gülün bittiği zamanlarda kokusunu sakladığı kıyametlerdemi olur bu? eşkiyanın yüreğindedir isyan,koklayamadığı gülünedir,severken söyleyememenin pişmanlığı ve acısıdır içini kavuran,güneşi anlamsız,bebeği anasız, anayı çocuksuz bırakan…Güller düştü salkım saçak gökyüzünden, savruldu üstümden,kökleri söküldü bağrından ana yüreğinin,evlat beklendi evlat gelmedi,doğmadı güneşe misali yeni bebekler…gelmedi sevilipte  yüzüne haykırılamayan sevgililer…! Düştü güller,kaldıran olmadı…! Yandı güller …goncalığına doyamadan…kavruldu, savruldu düşen güller…! </description>
<link>https://www.antoloji.com/dusen-guller-siiri/</link>
<guid>459745</guid>
<pubDate>2006-05-22T05:33:00+03:00</pubDate>
<author>Ertan Akbayrak</author>
</item>
 <item>
<title>Ağla Karadeniz...</title>
<description>11 nisan 2006 salı...  Yağmurlu bir Karadeniz sabahı... Uykudan uyanılmış...yağmurun çatıya sinsice dokunuşu titretmişti içini bir süre... Ardından eski sevgili cama tıklatmıştı narin ve incecik parmaklarını... İrkilmişti sevda çeken yaralı yüreği... </description>
<link>https://www.antoloji.com/agla-karadeniz-siiri/</link>
<guid>423549</guid>
<pubDate>2006-04-12T14:49:00+03:00</pubDate>
<author>Ertan Akbayrak</author>
</item>
 <item>
<title>Mavilerde Martı...</title>
<description>Martılar... Ben gibiler.. Uçarlar mavi semalarda... Uçtukça uzaklaşır maviler... Her kanat çırpışta bir kez daha ölürler... Tam maviye dokundum derken...saçılır kanatları karadeniz üzeri... dökülür gövdesi,mavi yâr yoluna...her gidiş,her uçuş mavilere,her ölüş mavi yoluna... kandırmadı martıları... yükseklerde aradı yâr kokusunu,aldandı mı hep... o da hiç bilmedi...maviler yangını oldu,sevmese uçar mı semalarında,dokunmak ister mi,yazar mı kanatlarıyla gökyüzüne,en sadık şiirlerini... </description>
<link>https://www.antoloji.com/mavilerde-marti-siiri/</link>
<guid>395250</guid>
<pubDate>2006-03-04T04:04:00+03:00</pubDate>
<author>Ertan Akbayrak</author>
</item>
 <item>
<title>Mavi Ömrüm...</title>
<description>Maviler, yer yerinden oynadı, daha sana alışamadan...seni silemedim Mavi ömrüm...Hasretler zindan oldu,rüyalar karmaşa...seni silemedim Mavi ömrüm...seslenemedi sana Karadeniz yüreklin,gün geldi duyamadı... Maviler sakladı ömrünün kasaba akşamlarında...yine de silemedi seni Mavi ömrüm...korktum,kaçtım,gittim..sorular vardı cevapsız yüzlerimizde,ölümler vardı bir kaç kat aşağılarımızda,sarılmak vardı esmer tenlerimizde,seni silmek vardı Mavi ömrüm,seni silmek... Mavilere boyun eğmemek vardı,maviydi yaşadığım,maviydi düşlediğim,yağmurdu istediğimin yüreği,maviydi ömrüm... ömrüm,Mavi ömrüm,seni silemedim...!  yağmurlar oldum yüreğin de,seni bana yine akıtamadım,poyraz oldum estim yağmurlarına,seni bana getiremedim MAVİ ÖMRÜM...! </description>
<link>https://www.antoloji.com/mavi-omrum-siiri/</link>
<guid>395246</guid>
<pubDate>2006-03-04T03:53:00+03:00</pubDate>
<author>Ertan Akbayrak</author>
</item>
 <item>
<title>Mavi...</title>
<description>yangınım ol mavilerde... kes sesimi, derinlerinde... at beni koynundan... çırpınmasın kanatlarım boş yere...  rüzgarın yıksın mavilerimi... </description>
<link>https://www.antoloji.com/mavi-78-siiri/</link>
<guid>395239</guid>
<pubDate>2006-03-04T03:45:00+03:00</pubDate>
<author>Ertan Akbayrak</author>
</item>
 <item>
<title>Denizlerime Aktım...</title>
<description>Gidenlere yazılan şiirlerim... Gelenlere yapılan planlarım oldu vaktiyle... Her giden, önce yüreğimde nehir... Sonra  damarlarımda ırmak... En sonunda da gözlerimdeki akarsu oldu... Aktılar ağır ağır... </description>
<link>https://www.antoloji.com/denizlerime-aktim-siiri/</link>
<guid>391803</guid>
<pubDate>2006-02-26T04:50:00+03:00</pubDate>
<author>Ertan Akbayrak</author>
</item>
 <item>
<title>Gözlerim...!</title>
<description>Seni, bende eriten gecelerden biri daha… Süzüldün gözlerimden dudaklarıma... Sert esiyordu rüzgar... Buna rağmen, getiremiyordu seni bana...  Dudaklarımdan,yüreğime döküldün sonra... </description>
<link>https://www.antoloji.com/gozlerim-40-siiri/</link>
<guid>391802</guid>
<pubDate>2006-02-26T04:43:00+03:00</pubDate>
<author>Ertan Akbayrak</author>
</item>
 <item>
<title>Keyfin Bilir...</title>
<description>O kadar çok özledim ki 'yâr' kokusunu..o kadar özledim ki...kapattım beni, dört mavi duvar arasına,çıkamadım...bir zamanlar 'yâre' koşan bu ayaklar yürüyemedi...donuk  bir yürek,faaliyetleri kısmen durmuş fakat hala düşünmek için çabalayan ve bir türlü işin içinden çıkamayan anlamsız bir 'beyin'...aklı ile 'firara' kalkan,yüreği ile 'otur' yerine diyen,manâsız bir 'adam'...Kapattım kapılarımı gün yüzüne,tanımaya çalıştım 'beni'... tanımaya çalıştım 'seni'... Artık,kendi kendime konuşmaya başladım...savunması olarak ta; 'ben sesli düşünüyorum,haykırarak düşünüyorum dedim'...'sana ne oldu böyle'? diyenlere,hafifçe bir tebessümle hep; 'hiiiiçç'  dedim... acaba 'hiiiiçç' dediğim şey neydi benim? acaba hiç benmiydim? ya da, yine acaba...'hiç senmiydin'...? 'hayırdır...! yüzünden düşen bin parça'? 'yüreğim kaç parça'?  'bilen var mı'? bu kadar soru sormamın sebebini   bilen var mı? soran var mı? ' yok mu'?    Birşeylere son vermek,boşvermek,kötü olana iyi demek,iyi olana,yine iyi demek 'gerek'...birilerine söz vermek,sonrada tutmamak 'gerek',birilerinden emanetler almak,daha sonra da teslim etmemek 'gerek'...birini sevmek,birine değer vermek,birine bağlılık duymak 'gerek'...toplamda ise okkalısından büyük bir acı vermek 'gerek'...! peki bana ne 'gerek'? artık böyle yaşanır olmuşsa ve ben bunların hiç birini yapamıyorsam,yaşamak benim neyime gerek?  En son gördüğüm rüyada ellerim bağlanmıştı,izin verilmiyordu bana,göremezsin,görme,boşver diyorlardı,herkesin içinden sıyrılıp,önümdeki merdivende bekleyen seni kucaklıyordum,pek uzun sürmüyordu,çünkü merdiveni işgal etmekten korkuyordum,aklımın en derini, bana: 'Sarıl ve çek git diyordu'...'Başardım'... Rüyalarımda da olsa  başardım bunu...Keşke gerçek dediğim şu yalan ömrümde de bunu becerebilsem,sana sarıldıktan sonra kollarını  boş bırakabilsem...Her ne olursa olsun,'ben' 'beni' üzmemek için,yine 'bana' sarılıyordum,'benim benden' başka benim yoktu ve olmayacaktıda...! 'EY AŞK'...Sen bilirsin gerekeni,sen bilirsin işini,'EY AŞK' SEN BİLİRSİN,KEYFİN BİLİR...! </description>
<link>https://www.antoloji.com/keyfin-bilir-siiri/</link>
<guid>390770</guid>
<pubDate>2006-02-24T15:36:00+03:00</pubDate>
<author>Ertan Akbayrak</author>
</item>
 <item>
<title>Bana Ahh Çektiren Kadın...!</title>
<description>Yine vuruldum bu gece... Yine vurdun beni,kahrolası Kan aksın gözlerimden Bana ah çektiren kadın...  Yine yordun bu gece... </description>
<link>https://www.antoloji.com/bana-ahh-cektiren-kadin-siiri/</link>
<guid>371787</guid>
<pubDate>2006-01-26T06:22:00+03:00</pubDate>
<author>Ertan Akbayrak</author>
</item>
 <item>
<title>Aynalar</title>
<description>Ben acıydım,yanandım,sönmek bilmeyendim... alevdim,her yağmurlu bakışında gecenin... Karadenizdim,yalan değildim... Hırçındım kara dalgalar misali...  Her kavgamda,ağlamamayı öğrendim... </description>
<link>https://www.antoloji.com/aynalar-54-siiri/</link>
<guid>364243</guid>
<pubDate>2006-01-13T12:50:00+03:00</pubDate>
<author>Ertan Akbayrak</author>
</item>
 <item>
<title>Kaybettik</title>
<description>Mahur bakışlıydı,parıldayan gözleri vardı... Uzaklaştı hep, ben gözlerine daldıkça... Aldandı büyük şehrin sıcağına... Zerre bırakmadı,avuç avuç çaldı yüreğimden... Zamansızdı gidişi,belkide veda... En güzelini yaşadı belki; </description>
<link>https://www.antoloji.com/kaybettik-4-siiri/</link>
<guid>359461</guid>
<pubDate>2006-01-04T16:05:00+03:00</pubDate>
<author>Ertan Akbayrak</author>
</item>
 <item>
<title>Neydik Biz...?</title>
<description>NEYDİK BİZ...?  Ne için vardık...? Hakkımızda ferman yazacaklar için mi geldik bu dünyaya? Pazarlara satılacak kölemi gelmişiz bu sahte hayata? YÂR yoluna mı ölürüz...yoksa ekmek davasına mı? Sen sen ol; ekmeğini hem bölüş, hemde sakla... </description>
<link>https://www.antoloji.com/neydik-biz-siiri/</link>
<guid>356463</guid>
<pubDate>2005-12-30T03:01:00+03:00</pubDate>
<author>Ertan Akbayrak</author>
</item>
 <item>
<title>Feryadın Anlamı Son Dizededir...</title>
<description>Az önce limandaydım,yapayalnız...!  Rüzgara hasret,durgun denizin,içsel uğultusuyla irkildim... Derken martılar belirdi gökyüzünde... İlk kez martıların sesinden bu kadar rahatsızlık duymuştum...  Çığlık çığlığa dolandılar tepemde... </description>
<link>https://www.antoloji.com/feryadin-anlami-son-dizededir-siiri/</link>
<guid>293929</guid>
<pubDate>2005-08-15T06:23:00+03:00</pubDate>
<author>Ertan Akbayrak</author>
</item>
 <item>
<title>Yar Dediğin Ezerde Geçer...</title>
<description>Yar yüreğin üstüne basarda gider,acımaz ki ayaklarının altı... Bilmez ki bilinmeyene gittiğini... Ardında bıraktıklarının hesabını yapmaz ki... Görmez ki gözleri acıttığı canı...  Yıkarda gider yar dediğin,ardına bakmadan... </description>
<link>https://www.antoloji.com/yar-dedigin-ezerde-gecer-siiri/</link>
<guid>292329</guid>
<pubDate>2005-08-11T07:47:00+03:00</pubDate>
<author>Ertan Akbayrak</author>
</item>
 <item>
<title>Hala Yürümediğim Yollar Var Aklımda...</title>
<description>Hala yürümediğim yollar var aklımda Sana ait kalmış umutlar ardımda Ne bugündür yaşadığım ne de dün,yarınlar yürür sevgisiz Akşamlarımın aynasında...  Ve şimdi yürüyorum yarım bıraktığın o yolda bir o yana bir bu yana...! </description>
<link>https://www.antoloji.com/hala-yurumedigim-yollar-var-aklimda-siiri/</link>
<guid>291684</guid>
<pubDate>2005-08-10T05:47:00+03:00</pubDate>
<author>Ertan Akbayrak</author>
</item>
 <item>
<title>Kırıldım</title>
<description>Bebek yüzlü şeytan…. Düşlerimin evi,yürek yanışım… Aldın da götürdün benden seni… Kaybolan benliğim gibi…  Parçalandım,savruldum,yoldan yola,tepeden tepelere… </description>
<link>https://www.antoloji.com/kirildim-4-siiri/</link>
<guid>288446</guid>
<pubDate>2005-08-02T04:53:00+03:00</pubDate>
<author>Ertan Akbayrak</author>
</item>
 </channel>
</rss>
