<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Ersoy Oktay Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Gece Siyah</title>
<description>Gece, siyah gözlerinden Yoksa umut ışığım mı süzülen aydan? Yakamoz yol gösteriyor da Bende mi kalmamış artık derman?  Önümde uzanmış koca bir umman </description>
<link>https://www.antoloji.com/gece-siyah-siiri/</link>
<guid>3664765</guid>
<pubDate>2025-02-24T13:17:00+03:00</pubDate>
<author>Ersoy Oktay</author>
</item>
 <item>
<title>Sağ Yanım</title>
<description> Sağ yanım yok eksik hep bir parçam Sesler yankılanır anlamsız boşluktan Renkleri unuttum tarifler yetmiyor Dünya siyah beyaz soluk bir fonum var  </description>
<link>https://www.antoloji.com/sag-yanim-9-siiri/</link>
<guid>3662462</guid>
<pubDate>2025-02-19T10:13:00+03:00</pubDate>
<author>Ersoy Oktay</author>
</item>
 <item>
<title>Sabah</title>
<description>Kırıp geçirdi gece uykularımızı. Yataktan düşman edindik kendimize.  Sabah yine yeniden, gök kırmızı. Nihavend şarkılar yazmalı keyfimize. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sabah-158-siiri/</link>
<guid>2892284</guid>
<pubDate>2018-09-24T16:18:00+03:00</pubDate>
<author>Ersoy Oktay</author>
</item>
 <item>
<title>Mavi</title>
<description>Mavi çekingenliğiyle severdi seni çocuksu yanım Kar beyazım. Azıcık eksik sevsem sanki bozulacak tablo ve boşalacak sol yanım. </description>
<link>https://www.antoloji.com/mavi-403-siiri/</link>
<guid>2216707</guid>
<pubDate>2016-02-02T14:46:00+03:00</pubDate>
<author>Ersoy Oktay</author>
</item>
 <item>
<title>Şahit</title>
<description>Gökyüzü şahit!  "Ay"ım Gün isyanıma Şahitlik eder, Bazı geceler, Seyre değer. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sahit-65-siiri/</link>
<guid>2175964</guid>
<pubDate>2015-10-02T11:52:00+03:00</pubDate>
<author>Ersoy Oktay</author>
</item>
 <item>
<title>Satır Satır</title>
<description>Satır satır hasretim, Satır satır yazılır, Satır satır bölünür hislerim.  yani anlayacağın, Bir kasapla,edibin </description>
<link>https://www.antoloji.com/satir-satir-7-siiri/</link>
<guid>2175961</guid>
<pubDate>2015-10-02T11:49:00+03:00</pubDate>
<author>Ersoy Oktay</author>
</item>
 <item>
<title>Biçare</title>
<description>Yükün yüreğindeyse nasıl biçare yollar. Yollar ki sonu çok belirsizliğin, Vuslat mı sıla mı bilinmez ki sonlar. Hasret gayya kuyusu bilinmezliğin.  Kanatır elini, maziden elinde kalanlar. </description>
<link>https://www.antoloji.com/bicare-121-siiri/</link>
<guid>2175959</guid>
<pubDate>2015-10-02T11:47:00+03:00</pubDate>
<author>Ersoy Oktay</author>
</item>
 <item>
<title>Eylül II</title>
<description>Her eylül dirilirim ben,  Tabiatın aksine, Yeşil saplı hançerler gibi, Vahşice yüreğimi deler, Açar içimde, kitaplarda adı geçmeyen çiçekler, renk renk, </description>
<link>https://www.antoloji.com/eylul-ii-siiri/</link>
<guid>2080354</guid>
<pubDate>2015-01-03T14:58:00+03:00</pubDate>
<author>Ersoy Oktay</author>
</item>
 <item>
<title>Gitti</title>
<description>Çayımın Şekeri,  Sigaramın Kahvesi, Yemeğimin tuzu, Ekmeğimin suyu, Rakımın kavunu, Peynirimin Zeytini, </description>
<link>https://www.antoloji.com/gitti-249-siiri/</link>
<guid>2080353</guid>
<pubDate>2015-01-03T14:56:00+03:00</pubDate>
<author>Ersoy Oktay</author>
</item>
 <item>
<title>Baş Tacı</title>
<description>Yürek taşınamaz yüklere talepte, Akıl ise inat, tecrübeyle olmaz diyor. İnanmamaya meyilli olmakla birlikte, Ne gelirse senden, baştacı ediyor. </description>
<link>https://www.antoloji.com/bas-taci-10-siiri/</link>
<guid>2080349</guid>
<pubDate>2015-01-03T14:51:00+03:00</pubDate>
<author>Ersoy Oktay</author>
</item>
 <item>
<title>Çiçekte ne ki!</title>
<description>Çiçekte ne ki!  Umudu koklar, saçının köklerinden, Yaşamak öperim, eşsiz gözlerinden, haberin yokken.... </description>
<link>https://www.antoloji.com/cicekte-ne-ki-siiri/</link>
<guid>2080348</guid>
<pubDate>2015-01-03T14:50:00+03:00</pubDate>
<author>Ersoy Oktay</author>
</item>
 <item>
<title>Zamanında</title>
<description>Her şey zamanında güzel azizim  Oynasana sekseninde sek sek... Gitmeyi düşünmeye başladığında. Durmaz kimse önüne set çeksek. </description>
<link>https://www.antoloji.com/zamaninda-12-siiri/</link>
<guid>2080347</guid>
<pubDate>2015-01-03T14:49:00+03:00</pubDate>
<author>Ersoy Oktay</author>
</item>
 <item>
<title>Öylece</title>
<description>Öylece geçip gittik birbirimizin hayatından, Kısa bir an gönül gönüle geldik hepsi bu. </description>
<link>https://www.antoloji.com/oylece-32-siiri/</link>
<guid>2080346</guid>
<pubDate>2015-01-03T14:48:00+03:00</pubDate>
<author>Ersoy Oktay</author>
</item>
 <item>
<title>İspat</title>
<description>Sanki öyle değilmiş gibi olan tavırlar yaralar insanı, iliklerine kadar. Bilirsin oradadır aklın gibi, ruhun gibi, "O" ise yalanlarına ispat arar. </description>
<link>https://www.antoloji.com/ispat-14-siiri/</link>
<guid>2080345</guid>
<pubDate>2015-01-03T14:47:00+03:00</pubDate>
<author>Ersoy Oktay</author>
</item>
 <item>
<title>Bütünleşme</title>
<description>Yalnızlık;  İnsanın benliğini, kainat karşısında ki konumlandırmasından doğan, “Bir”le bütünleşme hadisesidir. </description>
<link>https://www.antoloji.com/butunlesme-8-siiri/</link>
<guid>2080344</guid>
<pubDate>2015-01-03T14:46:00+03:00</pubDate>
<author>Ersoy Oktay</author>
</item>
 <item>
<title>Ya olmazsa!</title>
<description>Ya olmazsa!  Emin oldukların, Ektiklerin, diktiklerin, Biçtiklerin, hatta biriktirdiklerin. Doldurmazsa kabını. Uç uca eklediğin sıfırların başından </description>
<link>https://www.antoloji.com/ya-olmazsa-2-siiri/</link>
<guid>2080343</guid>
<pubDate>2015-01-03T14:45:00+03:00</pubDate>
<author>Ersoy Oktay</author>
</item>
 <item>
<title>Yağmur</title>
<description>Ellerimin yağmurlu oluşundandı bu aşkın bereketi.  Kökü yüreğimde, dalları gülüşünde eğreti bir çiçekti. Sonu gelmez bekleyişe terk edilmiş ağaçtan farksız. Ömrün en yüksek tepesinde kendinden habersizdi. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yagmur-1300-siiri/</link>
<guid>2080342</guid>
<pubDate>2015-01-03T14:41:00+03:00</pubDate>
<author>Ersoy Oktay</author>
</item>
 <item>
<title>Parke Taşı</title>
<description>Kavuşmak için yapılır yollar. Alıp git diye değil, gariban ahını. Kimse duymaz zannetme sakın, Yaradan şahit tutar parke taşını. </description>
<link>https://www.antoloji.com/parke-tasi-siiri/</link>
<guid>2080341</guid>
<pubDate>2015-01-03T14:40:00+03:00</pubDate>
<author>Ersoy Oktay</author>
</item>
 <item>
<title>Galata Mevlevihanesi</title>
<description>Bana enteresan gelen ilk şey Mevlevihane’nin konumu oldu. Beyoğlu gibi alabildiğine kozmopolit ve karmaşanın ortasında olan ufak ama görkemli bir kapıdan girerek algınızı yüz seksen derece değişimini sağlayan bir yapının orada bulunması bile bence başlı başına bir mucize. Belki yüzlerce kez önünden geçmeme rağmen oradaki yapının farkında olmamak beni üzdü. Bu benim algımın zayıflığı olabilir fakat öyle bir kültür hazinesinin varlığının bilinmesini sağlamakta yetkililerin görevidir diye düşünüyorum. Mevlevihane’nin giriş kapısında derin bir sanatsal anlayış, gösterişsiz bir vakar, sadelikle zenginliğin içe içe geçtiği mimari bir yapı gözüme çarptı. Hat sanatı tuğra ve iki tarafa işlenmiş kitabeler, kemerin üzerindeki âlem çok estetik duruyordu. Sultan II Mahmud tarafından yaptırılmış olduğunu zannediyorum çünkü kapıda onun tuğrası vardı. Mevlevihane’nin girişinde hazirelerin oluşu bize ölmeden ölün, talimatını veriyor, maddeyi kapıda bırakıp, ruhunuz ve mana gözünüzle içeri girin der gibiydi. Öyle ya zamanımız materyalist anlayışına göre mezarlıklar mümkün olduğunca gözden uzak bir yere yapılmalı, ölüm insana unutturulmalıydı. Yani biz yeni bir Mevlevihane inşa etsek mezarları insanları rahatsız etmemek adına yapının en kuytu yerlerine konumlandırırdık. “Ne gerek var insanlar ölümü hatırlayıp rahatsız olmasın.” Kapının sağ tarafında bulunan kütüphane Kutsal kitabımız Kuran’ın ilk emri olan “Oku”’yu tavsiye ediyor, sol tarafın da ki hazirede ölümü unutma diyordu. Bahçenin ferahlığı, binaların konumu, genel olarak yerleşike, insan ruhuna uygun inşa edilmiş huzur demetleri içinde ömür geçirmenin sırlarını ifşa ediyordu. Bahçenin hemen girişinde bulunan Çeşme Osmanlının su medeniyeti olduğunu bize tekrar hatırlattı. Hazireler tarafında ki çilehane beni çok derinden etkiledi. Sebebi ise insanın en çok korktuğu şey kendisiyle yüzleşmesidir, yalnızlık bunu sağlar. Tasavvuf; derin tefekkür ve katıksız tanrı inancı, insanın kendisi ile yüzleşmesini görev olarak görünüyor. İç çatışmadan galip çıkabilmek için bu, inancın ne kadar sağlam ve sarsılmaz temellere oturması gerektiği, nefsani ve dünyevi ihtiyaçlardan arınıp sadece Allah ile kul irtibatının sağlanması ve bunun riyadan uzak olarak tamamlanabilmesi, ancak bu derece katı bir arınmadan geçmekle mümkün olabilir. Müzenin içerisinde ki eserler, zamanında kullanılmış olan aletler o zamanın yaşam tarzı ve tarikat hiyerarşisi ile ilgili ipuçlarını bize sunuyor. Müze güzel bir şekilde dizayn edilmiş. Eserler hakkında gerekli bilgi verilmiş yeterince aydınlatıcı. Gördüğümüz şeylerin bir ruhu var bize bu yansıtılıyor.  Osmanlı İmparatorluğunda özellikle gerileme döneminden yıkılışına kadar geçen süre içerisinde Sanat, kültür, felsefe, tarih, teoloji, medeniyet, insan, teknoloji ve sosyoloji alanındaki gelişme eksikliği İslam’ın anlayış ve yorum farkları ve eksikliği en büyük etken. Osmanlı her ne kadar son zamanlarda kabuğunu yırtmaya ve değişmeye çalıştıysa da teolojik baskı ve eksik İslam anlayışı buna imkân vermemişti. </description>
<link>https://www.antoloji.com/galata-mevlevihanesi-siiri/</link>
<guid>2080339</guid>
<pubDate>2015-01-03T14:39:00+03:00</pubDate>
<author>Ersoy Oktay</author>
</item>
 <item>
<title>Cumartesi</title>
<description>Cumartesi;  Alkında olanın, Yanında olması gereken gündür. Yanında değilse, Aklında olamayı da hak etmez. Göm kadehe, </description>
<link>https://www.antoloji.com/cumartesi-47-siiri/</link>
<guid>2080340</guid>
<pubDate>2015-01-03T14:39:00+03:00</pubDate>
<author>Ersoy Oktay</author>
</item>
 </channel>
</rss>
