<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Ersen İbiş Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Kutsal Yalnızlık.</title>
<description>Biliyorum Her şey yine eskisi gibi olacak Dereler, atılanı yine kusacak. Lisan-ı hal ile her daim İnsanlar Çirkefi kanıksayacak. </description>
<link>https://www.antoloji.com/kutsal-yalnizlik-siiri/</link>
<guid>1544940</guid>
<pubDate>2011-04-19T10:10:00+03:00</pubDate>
<author>Ersen İbiş</author>
</item>
 <item>
<title>Veda...</title>
<description>Çığlıklarım daima uzaklarda yankılandı, siz duymadınız.  Her hafta başımı alıp gidişimde, kalender şarkımı dinleyecek birilerini bulamamanın ıstırabı vardı… Bu ıstırap hal ve hareketlerimde tutunamıyordu artık… Derin, ağır bir melankoliydi bakışlarım, hiç mi görmediniz? Hançeremden her kelime bir sitem kararsızlığıyla çıkıyordu, hiç mi duymadınız?  Hemen yanı başınızdan bir dervişten ziyade mecnun edasıyla birkaç kez, iki büklüm geçmişimdir, hiç mi görmediniz?  Hemen hepinizin bir derdine derman olmuş; olamamışsam da çaresiz kalışınıza ortak olmuşumdur hiç mi hatırlamazsınız? Başkalarının derdi için hüznün zirvelerinde yalpalamış, uykusuz gecelerin birçoğunda baygınlık geçirmiş, lakin en küçük bir minnet ifadesi sarf etmemişimdir…  Bir lokma ekmek kavgası için başladığımız yolda, ateş çemberinden geçtiğimiz günleri hiç mi hatırlamazsınız? “Herkesin kendine göre bir sadakat yemini vardır” diye düşünmüş ve beş vaktin hitamında, yana yakıla muvaffakiyet temennilerimi kainatın sahibine arz ettiğimde, sizin de en az benim kadar samimi olduğunuzdan hiç şüphe etmemişimdir… </description>
<link>https://www.antoloji.com/veda-641-siiri/</link>
<guid>1485856</guid>
<pubDate>2010-12-03T07:59:00+03:00</pubDate>
<author>Ersen İbiş</author>
</item>
 <item>
<title>Adımı Silmek...</title>
<description>Adımı silmek mümkün olsaydı… Önce dostlarımın kalplerinden başlardım, İçimde yaşayan o masuma karşı Dostlarım daha şahindi çünkü…  Çünkü düşmanlarım samimiydi </description>
<link>https://www.antoloji.com/adimi-silmek-siiri/</link>
<guid>1449665</guid>
<pubDate>2010-09-07T13:27:00+03:00</pubDate>
<author>Ersen İbiş</author>
</item>
 <item>
<title>Hazan</title>
<description>Gecenin sunduğu şölenden artakalan Duyulmadık serüvenler gibi Süzülür dalların ardından Günışığı, aydınlık bir rüya…  Eleğim sağma hüzünler </description>
<link>https://www.antoloji.com/hazan-106-siiri/</link>
<guid>1043155</guid>
<pubDate>2008-10-15T10:32:00+03:00</pubDate>
<author>Ersen İbiş</author>
</item>
 <item>
<title>Münzevi</title>
<description>Ey dar-ı dünya, ıstırap vadisi, Nettin allı telli turnamı? Kaç bahar geçti  yalpa yalpa, Kaç bahar böyle hüzün sarhoşu? Gözlerime ne oldu? Gözlerim, ah cam kırıkları, </description>
<link>https://www.antoloji.com/munzevi-6-siiri/</link>
<guid>535248</guid>
<pubDate>2006-09-08T18:52:00+03:00</pubDate>
<author>Ersen İbiş</author>
</item>
 <item>
<title>Beyan-ı Hâl</title>
<description>Güneşler doğar, güneşler batar Kalleş bir aymazlıktadır ufuklar Yanıbaşında bir çark Biteviye dönmektedir. Bir değirmen taşı. Aşinadır artık </description>
<link>https://www.antoloji.com/beyan-i-hal-2-siiri/</link>
<guid>239994</guid>
<pubDate>2005-03-12T07:54:00+03:00</pubDate>
<author>Ersen İbiş</author>
</item>
 <item>
<title>Dostum</title>
<description>Arkadaşlıkta zevkler, dostlukta acılar Müşterektir der, avunurduk. Başka kimimiz vardı Büyük acılarımızı anlayabilecek? Gözyaşımız birbirine karışırdı. Tebessümün, mütecanis çehren </description>
<link>https://www.antoloji.com/dostum-53-siiri/</link>
<guid>201619</guid>
<pubDate>2004-10-22T08:58:00+03:00</pubDate>
<author>Ersen İbiş</author>
</item>
 <item>
<title>O Derviş Benim</title>
<description>I.  Çek güneşini kutuplarımdan Kirlenmesin mukaddes yalnızlığım Varmışım, yokmuşum, oradaymışım ………………………ama yok saymışlar </description>
<link>https://www.antoloji.com/o-dervis-benim-siiri/</link>
<guid>199105</guid>
<pubDate>2004-10-13T08:01:00+03:00</pubDate>
<author>Ersen İbiş</author>
</item>
 <item>
<title>Aksam</title>
<description>Meczûp bir humma-yı âşk, yahut akşam mıdır bu?  Nedir bu gelen Yarâb? Dert mi derman mıdır bu? Encam-ı Kays-u Leyli, yahut hicran mıdır bu? Kılmadın bir dem cüda, belâ-yı âşk mıdır bu?  Suretim gibi sakit, viran derunum gibi, </description>
<link>https://www.antoloji.com/aksam-19-siiri/</link>
<guid>197459</guid>
<pubDate>2004-10-06T16:17:00+03:00</pubDate>
<author>Ersen İbiş</author>
</item>
 <item>
<title>Adını Anmak İstemiyorum</title>
<description>Neler yapmadım ki senin için Kelimeleri inci gibi dizdim İhtişamlı bildiğim mısralarıma Gerdanlığın kadar zarifti şiirlerim Okumadın bile zalim! Adını anmak istemiyorum. </description>
<link>https://www.antoloji.com/adini-anmak-istemiyorum-siiri/</link>
<guid>193799</guid>
<pubDate>2004-09-24T10:29:00+03:00</pubDate>
<author>Ersen İbiş</author>
</item>
 <item>
<title>Yalnızım</title>
<description>Ağlamak isterim mahşere kadar  Daralıyor duman dolu göğsüm Bu karanlık, bu şeddeli acılar İntizar... Nerdesin ey güzel ölüm?  Ne Mecnun aşık, ne Leyla güzeldir </description>
<link>https://www.antoloji.com/yalnizim-48-siiri/</link>
<guid>178043</guid>
<pubDate>2004-07-29T16:14:00+03:00</pubDate>
<author>Ersen İbiş</author>
</item>
 <item>
<title>Sessizlik ve Tedai</title>
<description>..................................'Yeryüzünün, bütün işitme engellilerine, gözyaşımla,,,' Gökyüzü karanlık kümbet Renkler, şekiller izafiyet Ruhum sessizliğe kefenli Her doğan gün Umutsuz bir kaçış </description>
<link>https://www.antoloji.com/sessizlik-ve-tedai-siiri/</link>
<guid>174042</guid>
<pubDate>2004-07-14T13:54:00+03:00</pubDate>
<author>Ersen İbiş</author>
</item>
 </channel>
</rss>
